ÇEVRE - 14 Eylül 2025 Pazar 09:04

Kurutulmaya bırakılan tütünler, tarım arazilerini renklendirdi

A
A
A
Kurutulmaya bırakılan tütünler, tarım arazilerini renklendirdi

HATAY (İHA) – Türkiye’nin tarım merkezlerinden olan Hatay’da 40 dereceyi bulan kavurucu sıcakta kurutulmaya bırakılan tütünler, tarım arazilerini renklendiriyor. Sıcağa rağmen çalışmak zorunda olan çiftçiler ve işçilerse, zorlu şartlarda mesaiyi sürdürüyorlar.


Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde ilerlediği Hatay’da tütünde hasat devam ediyor. Tarlada zor şartlarda toplanan ve açık arazide kurutulmaya bırakılan tütün için çiftçilerin ve işçilerin zorlu mesaisi sürüyor. Antakya ilçesi Demirköprü Mahallesi’nde hasat edilen tütünün kurutulmaya bırakıldığı araziyse adeta renklendi. Çiftçi Cuma Yılmaz, kurutulmuş tütünün kilogram fiyatının tarladan 165 TL’den satıldığını söyledi.



"Bu sıcakta zor oluyor ama tütün bizim geçim kaynağımız ve dermanımız olduğu için sıcaklık sorun olmuyor"


Kavurucu sıcaklıklara rağmen geçim kaynakları olan tütünü kurutma mesaisini sürdürdüklerini ifade eden çiftçi Cuma Yılmaz, "Hasat ettiğimiz tütünleri sabah kırımlarını yaptıktan sonra şimdi kurutmasını yapıyoruz. Tütünleri 13 ila 17 gün içinde kuruttuktan sonra toplayıp ambarlara koyuyoruz. Evde tütünleri paketledikten sonra Diyarbakır’a gönderiyoruz. Diyarbakır’da kurutulan tütünler ıslatılıp 500 kiloluk paketlere koyularak ABD’ye gönderiliyor. Amele işçileri sabahın erken saatlerinde gelip 11 gibi eve gidiyorlar. Biz tarla sahibi olarak saat 4 ila 5’e kadar mesai yapıyoruz. Bu sıcaklar çok zor oluyor. Sıcaklıklar bazen 45 ila 50 dereceye kadar geçiyor. Şükürler olsun ki tütünden geçen yıl kazandık ama bu yıl maliyetlerde yüzde 30’luk artış oldu. Bu sıcakta zor oluyor ama tütün bizim geçim kaynağımız ve dermanımız olduğu için sıcaklık sorun olmuyor. Tütünün kilosu Eylül’den itibaren 165 TL’den satılıyor. Tütünün satışından bize yüzde 30’luk kısmı kalıyor" ifadelerini kullandı.



Kurutulmaya bırakılan tütünler, tarım arazilerini renklendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.