GÜNDEM - 14 Mart 2026 Cumartesi 09:56

Meslek hayatında 50 bin öğrencinin hayatına dokunan 40 yıllık öğretmene alkışlar içerisinde hüzünlü veda

A
A
A
Meslek hayatında 50 bin öğrencinin hayatına dokunan 40 yıllık öğretmene alkışlar içerisinde hüzünlü veda

Hatay’da 40 yıllık eğitimcilik hayatını tamamlayarak emekliliğe ayrılan öğretmen Sezgin Öztürk, 30 yıl boyunca görev yaptığı İskenderun Lisesi’nden eski ve yeni öğrencilerinin alkışları arasında hüzün içerisinde ömrünü adadığı 40 yıllık mesleğine veda etti.


Rizeli olan ve 1986 yılında İskenderun Lisesi’ne stajyer olarak atanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni 65 yaşındaki Sezgin Öztürk, 30 yıl boyunca aynı okulda ve 10 yıl boyunca imam hatip lisesinde görev yaptı. Meslek hayatının 35 yılını idareci olarak geçiren Öztürk, öğretmenlik yaşantısında 50 bin öğrencinin hayatına dokundu. Meslek hayatında 40 yılını geride bırakan ve yaş haddinden emekli olan emektar öğretmen Öztürk için İskenderun Lisesi’nde eski ve yeni öğrencileri tarafından veda programı düzenlendi. Öğrencilerinin alkışları arasında yıllarını geçirdiği mesleğine veda eden öğretmen Öztürk ve öğrencileri duygusal anlar yaşadılar. Öztürk’e meslektaşları tarafından çiçek ve plaket takdim edildi.



"Kalabalık okul olduğu için İskenderun Lisesi’nde 50 binin üzerinde öğrenci okuttuk"


Emekli olan öğretmen Sezgin Öztürk, meslek hayatının 30 yılını geçirdiği İskenderun lisesinden hüzün içerisinde alkışlarla uğurlandığını belirterek "1 Aralık 1986’da İskenderun Lisesi’ne stajyer olarak geldim. 2011’e kadar burada müdür yardımcısı olarak devam ettim. 2011’den sonra 10 yıl imam hatipte, son 5 yılı İskenderun Lisesi’nde görev yapmaktayım. Kalabalık okul olduğu için İskenderun Lisesi’nde 50 binin üzerinde öğrenci okuttuk. 35 yılını idareci olarak görev yaptım. Son 5 yılını öğretmen olarak devam ediyordum, 10 Mart’ta emekli oldum. Beni de ağlattılar tüm öğrencilerimde üzüldü. Tabi eskiden biraz sert davrandığımız öğrencilerden dönüş alamadık. ‘Hocam aynı duyguları, internetten sizinle izlerken paylaştık ve biz de üzüldük’ diyenler oldu. 10 Mart’ta doğum günüm ve emekli oldum. Hepsi beni kapıya kadar uğurladı, sınıfıma çağırdı. En son vedalaşmayı onunla yaptım. Herkes koridorlara doluştular. Ben üzülmem diyordum ama gözlerimden yaş akmaya başladı" dedi.


Emeklilik planından bahseden Öztürk, "Rizeli olduğum için memlekete gitmeyi düşünüyordum ama biraz zor. Çocukların biri Adana, biri Kastomunu ve biri Aksaray’da yaşıyor. Onların yanında vakit geçireceğim ve herhangi bir işle uğraşmayacağım" ifadelerini kullandı.



"1 Aralık 1986 tarihinde Sezgin hocam dersimize geldi, hiç unutmuyorum 5-F sınıfında eğitim görüyordum"


Öğrencisi olarak eğitim gören ve Sezgin öğretmenle birlikte görev yapan İskenderun Lisesi Müdürü Yaşar Düzen, "1 Aralık 1986 tarihinde Sezgin hocam dersimize geldi, sınıfımız 81 kişiydi. Hiç unutmuyorum 5-F sınıfında eğitim görüyordum. Sınıfa geldi, 15. dakikadan sonra sınıfta sessizlik oldu. Bizde zannettik ki gelen stajyer öğretmen değil, yılların öğretmeni. Ama o gün ki tecrübesiyle bugün ki tecrübesi neredeyse bana göre aynı noktada çünkü çizgi aynı noktada’’ dedi.



Meslek hayatında 50 bin öğrencinin hayatına dokunan 40 yıllık öğretmene alkışlar içerisinde hüzünlü veda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.