ASAYİŞ - 21 Haziran 2025 Cumartesi 00:47

Park halindeki 2 midibüs alevlere teslim oldu

A
A
A
Park halindeki 2 midibüs alevlere teslim oldu

Hatay’da park halindeyken alevlere teslim olan 2 midibüs kullanılmaz hale geldi.


Yangın, Erzin ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde yaşandı. Park halindeki 2 minibüs, bilinmeyen bir nedenle alevlere teslim oldu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Alevler, itfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alındı. Yangında 2 araçta kullanılmaz hale geldi. Araçların alev alev yandığı anlar ise kameraya yansıdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
Kocaeli Yalova’daki terörist ile HTS kaydına "hurma" savunması Yalova’da 3 polisin şehit olduğu terör örgütü DEAŞ operasyonunun ardından yürütülen soruşturma kapsamında Kocaeli’de tutuklanan ve hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istenen sanık Rıza Turgay L., delil yetersizliğinden beraat etti. Seyyar satıcı olan sanık, çatışmada öldürülen teröristle olan telefon irtibatını ise "Bana hurma fiyatı sormak için aradığını düşünüyorum" sözleriyle savundu. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılanan tutuklu sanık Rıza Turgay L. (45) ile avukatı Gizem Dirbisoğlu katıldı. İddianameden detaylar Duruşmada, terör örgütü DEAŞ’ın hücresel yapılanmasına dikkat çekilen iddianamenin detayları okundu. İddianamede, 29 Aralık 2025’te Yalova’daki çatışmada etkisiz hale getirilen terörist Zafer Umutlu’nun kullandığı "@zafer_ebuhafsa" uzantılı Telegram hesabında ses kaydının bulunduğu, örgütsel paylaşımlar yapıldığı ve şahsın bir sosyal medya grubuna da üye olduğu belirtildi. Soruşturma dosyasında ayrıca, terörist Zafer Umutlu’nun Temmuz 2025’te Semih Can Y.’den 100 bin lira borç istediği, Semih Can Y.’nin HTS kayıtları incelendiğinde ise sanık Rıza Turgay L. ile iletişimde olduğunun tespit edildiği bilgisi yer aldı. Sanığın Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki evinde 31 Aralık 2025’te yapılan aramalarda ise terör örgütü DEAŞ’ın flaması, amblemini içeren ve suç unsuru olduğu değerlendirilen üzerinde Arapça yazılı siyah bere ile metal anahtarlık ele geçirildiği kaydedildi. Ayrıca, iddianamedeki dijital verilerde ise L.’nin rehberinde Yalova’daki çatışmanın faillerinden Zafer Umutlu’nun "Zafer Yalova" adıyla kayıtlı olduğu ve ikili arasında 26 Şubat - 14 Aralık 2025 tarihleri arasında WhatsApp üzerinden irtibat kurulduğu ifade edildi. "Teröristin beni hurma fiyatı sormak için aradığını düşünüyorum" Kimlik tespitinde aylık 20 bin lira geliri olduğunu ve seyyar satıcılık yaptığını belirten sanık Rıza Turgay L., hakkındaki suçlamaları reddederek, terör örgütüyle hiçbir bağlantısının ve irtibatının bulunmadığını savundu. HTS kayıtlarında irtibatı tespit edilen terörist Zafer Umutlu’yu tanımadığını öne süren sanık savunmasında, "Zafer Umutlu’yu tanımıyorum. Olay sonrası araştırdığımda benden hurma fiyatını sormak için arayan şahıslardan olduğunu düşünüyorum. Semih Can Y.’yi ise tanıyıp tanımadığımı bilmiyorum ancak Semih adlı kendisine telefon parçası sattığım bir şahıs vardır, soruşturma aşamasında bundan bahsetmiştim, bu şahısla görüşmüşsem iş nedeniyledir, hiçbir yere ortak seyahatimiz olmadı. Mehmet Cami Sordabak’ı ise tanımıyorum. 4 kez irtibatımın telefon malzemesi satışından dolayı olabileceğini düşünüyorum" dedi. "Bere ve anahtarlığı Eminönü’nden aldım" Sanık, savunmasına şöyle devam etti: "Telefonumda tespit edilen videonun örgütsel bir yönü yoktur, ne şekilde telefonuma geldiğini hatırlamıyorum. İnternet sitelerinden gezindiğim linklerden yanlışlıkla basmam nedeniyle telefonuma inmiş olabilir, bilinçli şekilde kaydetmedim. İddianamede belirtilen anahtarlık ve berenin örgüt mensuplarınca kullanıldığını soruşturma aşamasında öğrendim. Ben bunları Eminönü’nden satın aldım, suç oluşturduğunu bilmiyordum. Üzerlerinde DEAŞ ile ilgili hiçbir şey yazmaz. Ben daha önce DEAŞ’a üyelik suçundan yargılandım ve hakkımda beraat kararı verildi, kesinleşti. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum." "Bere ve anahtarlık hala internet siteleri üzerinden de satılan eşyalardır, bakılabilir" Sanık avukatı Gizem Dirbisoğlu da müvekkilinin savunmasına katıldığını belirterek, "İddianamede suçlamaya dayanak yapılan bere ve anahtarlık hala internet siteleri üzerinden de satılan eşyalardır, bakılabilir. Ayrıca Mehmet Cami Sordabak ve Zafer Umutlu ile müvekkilimin birebir irtibatı yoktur, geniş kapsamlı Whatsapp grubunda yer almaları nedeniyle irtibatlı olduğu tespit edilmiştir. İddianame içeriğinde de internet tabanlı programlar üzerinden iletişimi olduğu tespiti yapılmış olup bu savunmamızı doğrulamaktadır, örgüte üye olduğuna dair somut hiçbir delil yoktur, beraatini ve tahliyesini talep ediyoruz" diye konuştu. Karar açıklandı Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın silahlı terör örgütü DEAŞ’ın hiyerarşik yapısı altında faaliyet yürüttüğünü ve örgüt içindeki eylemlerini örgütün amaç ile hedeflerini bilerek, isteyerek gerçekleştirdiğini belirterek, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Dosyayı inceleyen mahkeme heyeti ise sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair savunmasının aksini ispatlayan, mahkumiyetine yeterli açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanığın beraatine ve tahliyesine karar verdi.
Bilecik BŞEÜ’de ‘Osmanlı’nın Son Yüzyılı’ programı düzenlendi Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) ‘Osmanlı’nın Son Yüzyılı’ programı düzenlendi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ev sahipliğinde, İlahiyat Fakültesi öğrencileri tarafından ‘Osmanlı’nın Son Yüzyılı’ konulu konferans düzenlendi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa akademisyenler ve öğrenciler yoğun katılım gösterdi. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın konuşmacı olarak yer aldığı programda, Osmanlı Devleti’nin son dönemine ilişkin tarihi süreçler ele alındı. Programa Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Yurdakul, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Baş, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan Prof. Dr. Kızıltoprak, "Osmanlı’nın son yüzyılı sadece bir çöküş süreci değildir. Aynı zamanda modernleşme ve dönüşümün yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde başlayan reform hareketleri, Tanzimat ile birlikte merkezileşme çabaları ve II. Abdülhamid döneminde hız kazanan kurumsal modernleşme, devletin yeniden yapılanma arayışını göstermektedir. Balkanlar, Arap vilayetleri ve diğer bölgelerde yaşanan dönüşümler ile Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Mondros Mütarekesi sonrasında ortaya çıkan süreç, modern dünyanın şekillenmesinde önemli bir eşik olmuştur" dedi. Program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilirken, Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı tarafından Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’a teşekkür hediyesi takdim edildi. Etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.