ASAYİŞ - 22 Şubat 2026 Pazar 08:58

Penceredeki sinekliği parçalayarak evden ayrılan psikolojik rahatsızlıkları bulunan genç sırra kadem bastı

A
A
A

Hatay’da 3 gündür kayıp olan ve psikolojik rahatsızlıkları bulunan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’ın yaşadığı evin penceresindeki sinekliği parçalayarak sırra kadem bastığı anlar kameraya yansıdı. Oğlundan 3 gündür haber alamayan baba Abdurrahman Çalışkan, ailecek üzüntülü olduklarını söyleyerek yetkililerden ve vatandaşlardan evladının bulunması için destek istedi.

Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce psikoloji rahatsızlığından dolayı bipolar bozukluğu tanısı konmuştu. Psikolojik rahatsızlığını atlatmak için ilaç kullanan Çalışkan, 3 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısına ait evin penceresindeki sinekliği parçalayarak aşağı indi. Pencereden aşağı indikten sonra bir süre gezinen Çalışkan, pencereden binaya tekrardan çıkmaya çalıştı ama başaramadı. Anbean kameraya yansıyan görüntülerde; yaşadığı binaya girmeyi başaramayan Çalışkan, binaya giremeyince evinden uzaklaşarak sırra kadem bastı. Sabah uyandığında yeğenini odasında göremeyen dayısı Erdal Erbaş, binanın kamera kayıtlarını incelediğinde yeğeninin evden gittiği anları gördü ve durumu jandarma ekiplerine bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Evladının kaybolmasıyla hayatı perişan olan baba Abdurrahman Çalışkan, ailecek üzüntülü olduklarını belirterek evladının bulunması için yetkililerden ve vatandaşlardan destek istedi.

Penceredeki sinekliği parçalayarak evden ayrılan psikolojik rahatsızlıkları bulunan genç sırra kadem bastı

"Annesi ve ben perişan haldeyiz, oğlum 3 gündür kayıptır"

Evladının 3 gündür kayıp olduğunu söyleyen baba Abdurrahman Çalışkan, üzüntü içerisinde olduklarını anlatarak "Oğlum Uğur Çalışkan, 27 yaşındaydı ve çok beyefendi birisiydi. Oğlum psikiyatri hastasıydı, 3 yıl önce psikoloji rahatsızlığı başladı. Ben burada değildim ama dayısı daha iyi anlatır. Benim yanımdayken hiçbir sıkıntısı yoktu ama şimdi annesi ve ben perişan haldeyiz, oğlum 3 gündür kayıptır. Annesi zaten hastaydı ve daha çok üzülüyor. Devletten bulunması için yardım istiyorum" dedi.

Penceredeki sinekliği parçalayarak evden ayrılan psikolojik rahatsızlıkları bulunan genç sırra kadem bastı

"Kameraya baktığımızda yeğenim pencereden inip karşı binaya geçmiş, tekrar binaya gelip binaya çıkmaya çalıştı ama çıkamamış"

Yeğeninin penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldığını ve 3 gündür aramalarına rağmen hiçbir iz bulamadıklarını söyleyen Erdal Erbaş, "Genç bir yeğenimdi, çok beyefendi biriydi ama biraz psikolojik rahatsızlığı var. Yeğenime ilacını kullanıyor musun dediğimde kullandım dedi. Memlekete gitmek istiyor musun dediğimde yok dedi ama birlikte gidersek tamamdır dedi. Sabah kalkıp gidecektik, sabah 9’da kalktığımızda o başka oda da kalıyordu. Ben odasına baktığımda yeğenim yoktu. Belki lavaboya gitti diye düşümdüm ama orada da değildi. Odasına baktığımda penceresi açıktı. Pencereye baktığımda sinekliği yırtılmıştı ve tereddütte kaldım. Sağa sola baktık ama bulamadık. Sonra bina sahibini arayıp kameralara baktık. Kameraya baktığımızda yeğenim pencereden inip karşı binaya geçmiş. Tekrar binaya gelip binaya çıkmaya çalıştı ama çıkamadı. Bu seferde karşı tarafa doğru gitmiş. Ondan sonra 2 gündür arıyordum ve bugün 3’üncü gündeyiz. 3 gündür hiçbir iz alamadık. Jandarmayı aradık ve kayıp ilanını verdim. Annesi, babası perişan oldu. Biz burada 3 gündür arıyoruz ve herkes perişandı. Benim yeğenim burada kayboldu. Benim gözümün önünde kayboldu gitti, perişanız. Yeğenimin acaba nereye gitti, düştü mü veya aç mı bilmiyoruz. Tabii ki hayati tehlikesinden korkuyoruz ve şu an çok endişeliyiz" ifadelerini kullandı.

Penceredeki sinekliği parçalayarak evden ayrılan psikolojik rahatsızlıkları bulunan genç sırra kadem bastı

Ramazan İlın - Cemal Kılınç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kötü karne korkusuyla evden kaçıp camiye sığındığı gün hayatı değişti Kocaeli’de ortaokul yıllarında karnesi kötü geldiği için eve gidemeyip sığındığı cami avlusunda donmak üzereyken uyanan ve o gecenin travmasıyla yüzde 45 engelli kalan 33 yaşındaki Akan Uran, tedavi sürecinde başladığı resim sanatıyla karanlık günleri geride bırakarak 4’üncü kişisel sergisini açtı. Yaklaşık 15 yaşlarındayken zayıf gelen karnesini ailesine göstermekten korkarak evden ayrılan ve başka bir ilçeye kadar yürüyen Akan Uran, geceyi geçirmek için girdiği bir cami avlusunda donmak üzereyken duyduğu bir sesle uyandı. O gece yaşadığı korku ve travma nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar yaşamaya başlayan Uran’a, yüzde 45 engelli raporu verildi. Hastalığının ilk dönemlerinde eve kapanan Uran, bu zorlu süreci kendi imkanlarıyla çizdiği karakalem ve boya resimleriyle aşmaya çalıştı. Zamanla sanat eğitimleri alarak yeteneğini geliştiren genç adam, 300’den fazla eser üreterek 4’üncü sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu. "O sesi duymasaydım donarak ölecektim" Yaşadığı o zorlu geceyi ve rahatsızlığının başlama sürecini anlatan Uran, korkunun hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı. Uran, "Benim karnem zayıftı ve sınıfta kalırım diye çok korktum. Başka bir ilçeye kadar yürüdüm. Akşam vaktiydi, kalacak yer bulamayınca bir cami avlusunda uyudum. Kış günüydü. Uyurken bir ses duydum ve uyandım. O sesin Allah tarafından geldiğine inanıyorum; çünkü o sesi duymasaydım kış günü orada donarak ölecektim. O uyandıran sesten sonra korkularım ve başka sesler duymalarım başladı. Tedavim de bu şekilde başlamış oldu" dedi. "Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam" Rahatsızlandığı ilk dönemde çevresiyle iletişimini kestiğini ancak resim çizmenin kendisine bir çıkış kapısı olduğunu belirten Uran, sanata tutunma serüvenini şöyle anlattı: "İlk başlarda kendimi tamamen eve kapattım. Çizimlere de o dönemde kendi imkanlarımla başladım. Ortaokulu bitirdikten sonra eğitime de katılarak kendimi geliştirdim. Karakalem, çizgi film karakterleri, manzara, karikatür ve doğa resimleri yapıyorum. Uzun zamandan beri hastanede tedavi görüyorum ama şu an resimlerim bana büyük bir huzur veriyor, mutlu oluyorum. Şimdiki halime çok şükrediyorum, eskisinden çok daha iyiyim. Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam." Bugüne kadar 300’ü aşkın esere imza atan Uran, "Eğer destek verip elimden tutarlarsa kendimi çok daha fazla geliştirmek, daha iyi seviyelere gelmek isterim. İnşallah çizimlerim ve sergilerim çoğalacak" diye konuştu.
Trabzon Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.
Gaziantep Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin temeli atıldı Şehitkamil Belediyesi tarafından Karşıyaka Mahallesi’nde hayata geçirilecek ve aynı anda 400 öğrenciye hizmet verecek Karşıyaka Gençlik Kütüphanesinin temeli, düzenlenen törenle atıldı. Başkan Yılmaz, kütüphanenin bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, "Gençlerimizin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği, kendilerini geliştirebileceği modern ve donanımlı alanlar oluşturmak bizim temel önceliğimizdir" dedi. Temel atma törenine Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan, Mesut Bozatlı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halil Uğur, AK Parti Gaziantep önceki dönem Milletvekili Sait Kirazoğlu, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler ile çok sayıda davetli ve mahalle sakini katıldı. Yoğun katılımın olduğu törende, projeye duyulan ilgi dikkat çekti. "Gençlerin geleceğine en büyük yatırım" Törende konuşan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, gençlerin eğitim hayatını destekleyecek projelere ayrı bir hassasiyetle yaklaştıklarını belirterek, Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin yalnızca bir bina değil, gençlerin geleceğine yapılan güçlü bir yatırım olduğunu ifade etti. Yılmaz, "Gençlerimizin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği, kendilerini geliştirebileceği modern ve donanımlı alanlar oluşturmak bizim temel önceliğimizdir. Karşıyaka Mahallemizde hayata geçireceğimiz bu kütüphane, bölgede uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliği giderecektir" şeklinde konuştu. "Pek çok projeyi hayata geçirmeye devam edeceği" Başkan Yılmaz, Şehitkamil’in her mahallesine eşit hizmet anlayışıyla yaklaştıklarını vurgulayarak, ilçenin dört bir yanında eğitimden sosyal donatı alanlarına kadar pek çok projenin hayata geçirilmeye devam edeceğini söyledi. Yılmaz, "Bugün burada temelini attığımız bu proje, çocuklarımızın ve gençlerimizin daha iyi şartlarda eğitim alabilmesi için attığımız adımlardan sadece biridir. Şehitkamil’i geleceğe hazırlarken en büyük gücümüz gençlerimizdir" ifadelerini kullandı. "Kıymetli bir eser olacak" AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da törende yaptığı konuşmada, yerel yönetimlerin eğitime yönelik yatırımlarının büyük önem taşıdığını belirtti. Elitaş, gençlerin bilgiyle buluştuğu mekânların artmasının ülkenin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin bölgeye hayırlı olmasını diledi ve emeği geçenlere teşekkür etti. 400 kişiye aynı anda hizmet verecek Konuşmaların ardından dualar eşliğinde temel atma töreni gerçekleştirildi. Protokol üyeleri butona basarak Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin yapımı için ilk adımı attı. Törenin ardından alanda incelemelerde bulunulurken, proje hakkında yetkililerden detaylı bilgiler alındı. Tamamlandığında 400 öğrencinin aynı anda faydalanabileceği şekilde planlanan Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi; sessiz çalışma salonları, okuma alanları ve modern donatılarıyla bölgedeki öğrencilerin eğitim hayatına önemli katkılar sunacak.