ÇEVRE - 29 Mart 2026 Pazar 08:52

Son 65 yılın en kurak yılında tamamen kuruyan Yayladağı Barajı’nda su seviyesi 3 ayda yüzde 100’e ulaştı

A
A
A
Son 65 yılın en kurak yılında tamamen kuruyan Yayladağı Barajı’nda su seviyesi 3 ayda yüzde 100’e ulaştı

Hatay’da geçen yıl son 65 yılın en kurak yılının yaşanmasıyla tamamen kuruyan Yayladağı Barajı, 2026 yılının ilk 3 ayında etkili olan yağışlarla birlikte yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Aşırı yağışların devam ettiği kentte tamamen dolan Yayladağı Barajı’nda su tahliyesi gerçekleştiriliyor.


Yağışlı havasıyla bilinen ve Amanos Dağı’nın eteklerinde olmasıyla su bereketinin yaşandığı Hatay’da, geçen yıl son 65 yılın en kurak yılı yaşandı. Kuraklıktan etkilenen Yayladağı Barajı’nda su seviyesinde ciddi düşüş yaşandı ve neredeyse baraj tamamen kurudu. Geçen yıl kış ve ilkbahar mevsiminde yeteri kadar yağış almayan kentte 2026 yılının ilk 3 ayındaki yağışlar Yayladağı Barajı’nı yüzde 100 doluluk oranına ulaştırdı. Yayladağı ilçesinde içme suyunda ve tarımsal faaliyetlerde kullanılan Yayladağı Barajı, geçen yıl kuraklık nedeniyle çiftçiler üzerken bu yıl yağışlarla dolunca çiftçiyi mutlu etti. Geçen yılki kuraklıktan eser kalmayan ve su seviyesi yüzde 100 olan barajdaki doluluk havadan da görüntülendi.



"Geçen yıl çok zorlandık ve son 65 yılının en kurak sezonuydu ama şükürler olsun ki bu mevsim çok bereketli geçti"


Son 65 yılının en kurak yılının yaşanmasıyla çok zorlandıklarını ve 2026 yılında yağışların bereketli olmasıyla barajın dolduğunu söyleyen Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Yalçın, "Bu yıl mevsimsel olarak çok bereketli bir yılı geçirmiş oluyoruz. Yayladağı Barajımız 10 yıl sonra ilk defa yüzde 100 doluluk seviyesine erişmiş oldu. Hatta tahliyeden su da taşıyor. Tabii bizim için son derece önemli bir durumdu yağışların fazla olması. Yayladağı biliyorsunuz Yayla çileğiyle meşhurdur. Çilek de su isteyen bir bitki ve şu an bu yağışlarla birlikte ekim tekrar dört yıl önceki gibi 4 bin dekarın üzerine çıkmış oldu. Yayladağı çileği de tekrar en azından bu mevsimsel etkide yağışlarla birlikte ekim oranı artmış oldu. Yayladağı barajımızın 6.4 milyon metreküp kapasitesi var ve diğer bir önemi ise içme suyumuzu karşılıyor. Buradan Samandağ bandı özellikle Karaköse bölgesine Yayladağı Barajı’nın yüzde 6’sı içme suyu olarak veriliyordu. Bu konuda içme suyu sıkıntısı da barajımızın doluluğundan dolayı bu sene yaşamayacağız. Geçen yıl çok zorlandık ve son 65 yılının en kurak sezonuydu ama şükürler olsun ki bu mevsim çok bereketli geçti. Yağışlarımız da hala devam ediyor. Hatta 1994 yılından beri en büyük yağışları ilçe olarak alıyoruz. İnşallah vatandaşlarımız, çiftçilerimiz de çok bereketli bir yıl geçirecek" ifadelerini kullandı.



"Barajımız şu an yüzde 100 doluluk oranı mevcuttur ve bu da bizim tarımsal olarak yüzümüzü güldürecek inşallah"


Geçen yıl kurak geçtiği için kuruyan barajın bu yıl dolu olduğunu söyleyen vatandaş Mehmet Sürgüveç, "Geçen yıl barajımız kurumuştu ve çok kuraklık çektik. Bu yıl çok şükür rahmet güzel oldu. Allah bereketli eylesin, çok şükür memnunuz. Barajımız doldu. Şu an yüzde 100 doluluk oranı mevcuttur. Bu da bizim tarımsal olarak yüzümüzü güldürecek inşallah. Geçen yıl barajımız tamamen bitmişti ve kurumuştu. Son bir iki canlılar için suyumuz kalmıştı sadece. Burası hem içme suyu hem de tarımsal olarak kullanılmaktadır. İnşallah bereketli bir yılımız olacaktır" dedi.



"Barajın dolu olması bizi çok mutlu ediyor"


Bu yıl barajın dolu olmasının vatandaşları mutlu ettiğini ifade eden vatandaş Mehmet Aktaş da, "Geçen yıl çok kurak geçti. Baraj su seviyesi çok düştü ama bu sene Allah’a şükür güzel doldu barajımız. İnşallah bir sıkıntı olmaz. Bu sene daha bereketli olacak inşallah. İlerleyen zamanlarda artık yaşayıp göreceğiz. Barajın dolu olması bizi çok mutlu ediyor. Çilek üretenler var; bir sürü sebze, meyve yetişenler var. En azından çiftçiye güzel faydası oldu" şeklinde konuştu.



Son 65 yılın en kurak yılında tamamen kuruyan Yayladağı Barajı’nda su seviyesi 3 ayda yüzde 100’e ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Özer Matlı: "Orta doğu’daki gelişmeler tarım ve gıda piyasalarını etkiliyor" Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını da etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, "Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir" dedi. Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, "Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır" dedi. "Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor" Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, "Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, "Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır" diye konuştu. "Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde" Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, "Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak" Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, "Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz" dedi.
Adana Seyhan Barajı’nda kapaklar açıldı: Çağlayan sular Seyhan Nehri ile buluştu Adana’da etkili olan yağışların ardından Seyhan Barajı’nda su seviyesi yükselince baraj kapakları kontrollü şekilde açıldı. Kapaklardan bırakılan suyun çağlayarak Seyhan Nehri ile buluşması, ortaya güzel görüntüler çıkardı. Geçen yıl mart ayında yüzde 65 doluluk oranına sahip olan Seyhan Barajı, bu yıl yağışların etkisiyle yüzde 82 seviyesine ulaştı. Artan su seviyesi nedeniyle kontrollü şekilde açılan kapaklardan akan suyun oluşturduğu manzara vatandaşların ilgi odağı oldu. Öte yandan, kent genelinde etkili olan yağışlar diğer barajlara da olumlu yansıdı. Tarımsal sulamada önemli rol oynayan Nergizlik Barajı’nda doluluk oranı yüzde 29’dan yüzde 93’e yükseldi. Geçen yıl su seviyesi yüzde 14’e kadar düşen Kozan Barajı ise bu yıl yüzde 60 doluluğa ulaştı. Tarımsal sulamanın yanı sıra hidroelektrik enerji üretimi de sağlayan Yedigöze Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100’e çıkarken, kentin içme suyu ve sulama ihtiyacını karşılayan Çatalan Barajı’nda da doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70’ten yüzde 100’e yükseldi. Barajlardaki doluluk oranlarının artması hem tarımsal üretim hem de enerji ihtiyacının karşılanması açısından umut olurken, Seyhan Barajı kapaklarından akan suların oluşturduğu görsel şölen Adana’da doğanın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.