KÜLTÜR SANAT - 22 Ocak 2026 Perşembe 10:43

Yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları mozaiğe dönüştürüyor

A
A
A
Yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları mozaiğe dönüştürüyor

Hatay’da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor.


Depremin izlerinin silindiği Hatay’da Valilik tarafından Defne ilçesine inşa edilen Kültür Sanat Çarşısı’nda kentin kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Asrın felaketinde atölyesi yıkılan ve Kültür Sanat Çarşısı’nda yeniden sanatını yaşatma imkanı bulan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 30 yıldır taşları ilmik ilmik işleyerek eserler yapıyor. Sanata olan ilgisinin 5 yaşında yumurta kabuklarıyla başladığını ifade eden Serap Akgöl, "Aslında sanatla buluşmam 5 yaşında yumurta kabuklarıyla gerçekleşti. Kabukları kafalara dönüştürerek şekiller, objeler yaparak sanatıma başladım ve bu yolculukta birçok sanat dalını da yaptım. Elime geçen her objeyi nasıl değerlendiririm, dönüştürürüm şeklinde düşüncelerle ve hep ileri dönüşüm çalışmaları yaparak buralara kadar geldim. Sanatımın içinde örgüden tutun da dikiş-nakış, alüminyum folyo, ahşap boyama gibi birçok sanatı icra ettim ama kendime en yakın olan en zorunu, mozaik sanatını seçtim. Bu sanatı da 30 yıldır yapıyorum ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Taş Mozaik Sanatçılığı unvanını da almış bulunmaktayım" dedi.


Mozaik taşlarını yaşamın her alanındaki eşyalarda kullanmayı başardığını ifade eden Akgöl, "Mozaik geçmişten günümüze hep replika olarak Roma dönemi çalışılmıştı ve Antakya’nın geleneksel el sanatı olduğu için de günümüze kadar Roma tasvirleri gelmişti. Ama 30 yıl önce ben mozaikle tanıştıktan sonra hep dikkatimi ‘neden hep müze eserleri ya da Roma dönemi çalışılıyor’ konusu çekmişti. Bunu biraz değiştirmek gerektiğini düşündüğüm için mozaiği çağdaş sanatın içerisine geçirdik. Yani Roma’dan çıkartarak günümüze kadar yaşantılarımızı resmetmeye başladık. Bu yolculukta da taşların enerjisine inandığım için Türkiye’de ilk tasarımları şahsıma ait olan mozaik takıları üretmeye başladım ve çok talep gördüler. Kişiye özel olarak hazırladığım için enerjisi de çok yüksek ve size ait oluyor. Bunun yanı sıra da evlerimizde dekorasyon olarak kullandığımız objelere dönüştürdüm. Ayrıca moda sektörüne de geçirdiğimiz için çantalar, ayakkabılar, ceket ve gelinlik tasarımlarıyla da mozaiği oralara kadar taşıdık. Bu sefer de mozaiğin gidişi çok başka bir hale büründü, her yerde kullanılabilir bir sanat olmaya başladı" dedi.


Depremde atölyesinin yıkıldığını anlatan Akgöl, "Depreme kadar çok güzel atölyelerimiz vardı, işimizi çok güzel icra ediyorduk ama depremde her şeyimizi yitirdikten sonra sağ olsun valimiz bize böyle bir yer kazandırdı. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum, bizi manevi olarak ayağa kaldırdı. Kendisi sayesinde tekrardan üretmeye devam ettik ve mesleğimize tutunduk. Valimiz Mustafa Masatlı’ya ve vali yardımcılarımıza bizi verdikleri destekten ve böyle bir yer kazandırdıklarından dolayı da şükranlarımı sunuyorum. Her daim var olsunlar" ifadelerini kullandı.



Yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları mozaiğe dönüştürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk davasında sanıklar 3. kez hakim karşısında Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında 6’sı tutuklu 41 sanık, 3. kez hakim karşısına çıktı. Manavgat Belediyesi’nde aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın da bulunduğu 6’sı tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması görüldü. Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmaya tutuklu Niyazi Nefi Kara, eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in de aralarında bulunduğu sanıklar, tanıklar, sanık yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmanın ilk gününde tanıklar dinlendi. Tanıklardan A.E., eski futbolcu olduğunu ve Manavgat Belediyespor’un idari işleriyle ilgilendiğini, para alışverişi hakkında detaylı bilgiye sahip olmadığını söyledi. Deplasmana otobüslerle taraftar götürüldüğünü söyleyen A.E, A.A.’ya taşımacılık işleriyle ilgili kulübün kasasından para verildiğini ama ne kadar para verildiğini bilmediğini anlattı. Tanık A.A. ise otobüsçülük yaptığını, geçen sezon oynanan bir karşılaşmada otobüslerin taşlanarak zarar görmesinin ardından şirketlerden otobüs tedarik edilemediğini belirterek, "Bazı otobüsçü arkadaşlara söyledim ve bu şekilde taraftarlar taşınmaya başlandı. Bunun için 3 sefer halinde 600 bin lira para aldım ve otobüsçülere dağıttım" dedi. Belediyede şoför olarak çalışan B.U. da davada tutuklu sanık Mehmet Engin Tüter’in talebiyle Side’de bazı mekanlardan parfüm ve alkol şişeleri aldığını, alkol şişelerini Tüter’in özel aracına parfümleri ise odasına bıraktığını söyledi. Duruşmanın ikinci celsesinde dosyaya giren ek iddianame kapsamında savunma yapan Niyazi Nefi Kara, belediyenin temizlik işleriyle ilgili yapılan ihalede rüşvet alındığı iddialarını kabul etmediğini söyledi. Sanıklardan Demir D. ile aralarında husumet bulunduğunu savunan Kara, "Kamu israfı oluşmaması için benim gayretim olmuştur. Yine belediyeye bağış ile 26 araç kazandırdım. İhale kamuya açık ve şeffaf olarak belediyemizde gerçekleşmiştir, ödemeler muhasebe tarafında yapılmıştır. Belediyenin borçlu olduğu firmalara borçları oranında ödemeler yapılmıştır. Dosyada yer alan bilirkişi raporunu da kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum" diye konuştu. Sanık Mesut Kara, ek iddianamede örgüt yöneticisi olarak yer aldığını ve bu suçlamaları kabul etmediğini kaydetti. Mahkeme heyeti, tutukluların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı yarına erteledi.