GENEL - 21 Ekim 2017 Cumartesi 10:06

Asimder Genel Başkanı Gülbey: “PKK Ermenistan ve Kazakistan’da örgütleniyor”

A
A
A
Asimder Genel Başkanı Gülbey: “PKK Ermenistan ve Kazakistan’da örgütleniyor”

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Gülbey, PKK terör örgütünün Ermenistan, Gürcistan ve Kazakistan’da örgütlendiğini ve desteklendiğini iddia etti.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Gülbey, PKK terör örgütünün Ermenistan, Gürcistan ve Kazakistan’da örgütlendiğini ve desteklendiğini iddia etti.


Kazakistan Cumhurbaşkanının danışmanlığını yapan Prof. Dr. Nadir Nadırov’un, PKK’nın Kazakistan’da örgütlenmesine destek olduğunu belirten Asimder Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Terör örgütü PKK, Avrupa’dan İran, Suriye ve Kuzey Irak’a gelen militanların geçiş noktası olarak Ermenistan’dan sonra Gürcistan’ı da kullanmaya başladı. Ermenistan’daki kampları yeniden faaliyete geçiren örgüt, Türkiye ve Avrupadan götürdüğü gençlerin Kazakistan’daki Abay Alma-Ata devlet Üniversitesi Yabancı Diller Bölümünde eğitim görmelerini sağlıyor. Örgüt için Ermenistan büyük önem taşıyor. Örgütün, Gümrü, Spitag, Erivan, Laçin ve Kelbecer’de kampları var. Ermenistan’da PKK’ya en büyük desteği Taşnak partisi veriyor. Mart 1930’dan buyana çıkartılan yeni yol (Raye Taze) adlı gazete tamamen PKK’nın kontrolüne geçerken, Erivan’ın sesi radyosundan da propaganda yapılıyor. Gürcistan’da faaliyet gösteren Kürtlerin Hakları ve Dini Vakfı, Kürt Gençler Derneği, Kürt Kültür Derneği, Yezidi Kürt Kadınlar Derneği PKK’nın kontrolünde. Örgütün Gürcistan sorumluluğunu uzun süre Uluslararası Kürt Kültür ve Enformasyon Bürosu başkan yardımcılığı görevini yürüten Abdurrahman Patiyav yapıyor” dedi.


Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in danışmanlığını yapan Prof. Dr. Nadir Nadirov’un destek olduğunu söyleyen Gülbey, “PKK’nın, Kazakistan’daki faaliyetleri de Moskova merkezli olarak yürütülmekte. Kazakistan’da yaşayan yabancıların kurduğu dernekler Cumhurbaşkanının başkanlık yaptığı ‘Halklar Assamblesi’ ne bağlıdır. Bu derneklerden biri PKK’nın kontrolünde ki Kürt Kültür Derneğidir. Dernek devletin temin ettiği bir büroda faaliyet gösteriyor. PKK’nın Kazakistan’daki faaliyetlerinin yoğun olmasının nedenlerinden biri de Prof. Dr. Nadir Nadirov’dur. Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in danışmanlığını yapan Nadirov, Kürt Ulusal Kongresi üyelerine destek veriyor. PKK’nın Kazakistan’daki lideri ve örgütleyicisi aslen Gürcistanlı bir Azerbaycan Türk’ü kökenli olan ve kendisini Kürt olarak takdim eden Abay Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kinyas İbrahimoviç’dir. Bu şahıs 1994 yılında Moskova’da düzenlenen Kürt Konferansının düzenleyicisidir. İsveç’te Türkiye aleyhine olan eylemlerinden dolayı Türkiye’den kaçan gençleri Kazakistan’a getirmiştir. Onları çeşitli Üniversitelere öğrenci yapmış, onlardan faal militan olarak yararlanmış ve yararlanmaya devam etmektedir. PKK şu anda, Kazakistan’da gerek siyasi gücü, gerekse militan kadrosu ile Kazakistan’da en güçlü örgüt konumundadır” Şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.