- 19 Kasım 2020 Perşembe 11:01

Serdar Ünsal, “Soykırım” kitabını Meslek Yüksek Okulu müdürüne hediye etti

A
A
A
Serdar Ünsal, “Soykırım” kitabını Meslek Yüksek Okulu müdürüne hediye etti

Eğitimci, araştırmacı gazeteci yazar Serdar Ünsal tarafından yazılan Ermenilerin, 1919-1920 yılları arasında Iğdır ve çevresinde ve 1992 yılında Azerbaycan’ın Karabağ, Hocalı, Şuşa şehirlerinde yaptıkları soykırımın anlatıldığı ”Soykırım“ kitabını Iğdır Üniversitesi Meslek Yüksek okul Müdürü Dr.

Eğitimci, araştırmacı gazeteci yazar Serdar Ünsal tarafından yazılan Ermenilerin, 1919-1920 yılları arasında Iğdır ve çevresinde ve 1992 yılında Azerbaycan’ın Karabağ, Hocalı, Şuşa şehirlerinde yaptıkları soykırımın anlatıldığı ”Soykırım“ kitabını Iğdır Üniversitesi Meslek Yüksek okul Müdürü Dr.Öğr. Üyesi Turhan Moç ‘a hediye etti.


Bir süre önce Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğüne atanan Dr.Öğr. Üyesi Turhan Moç’u ziyaret edip hayırlı olsun diyerek Soykırım kitabı ve Azerbaycan bayrağı hediye eden Yazar Serdar Ünsal, kitabıyla ilgili şu bilgiyi verdi:


“Ermenilerin yaptığı zulmü, ve soykırımlar Türk milleti tarafından hiçbir zaman unutulmadı ve unutulmayacak. Ermenilerin 1919-1920 yılları arasında İrevan’ da, Iğdır’da yaptıkları vahşeti, Aras nehrini kan gölüne çevirmelerini, eşi kocadan, anneyi yavrusundan, anne ve babayı evladından ayırmalarını, o zamanki vahşeti yaşayanların dilinden dinleyeceğiz. Yine 1919-1920 yıllarında Iğdır ve çevresine soykırım uygulayan vahşi Ermenilerin torunlarının, Azerbaycan’da, Hocalı’da, Şuşa’da Erivan’da, Karabağ’da yaptıkları katliamları olayları yaşayanların dilinden okuyacaksınız. Okurken de hem hüzünlenecek hem üzüleceksiniz. Ermenilerin gerçek yüzünü bir daha görmüş olacaksınız. Yeni yetişen genç. Nesillere Ermenilerin gerçek yüzünü ”Sözde Soykırım yalanını “anlatmalıyız. Türk Milleti, gençliği Ermenilerin yıllardan beri ne kadar “Türk düşmanı olduğunu Türk’ün yaşadığı topraklarda gözü olduğunu” bilmeli öğrenmelidir. Azerbaycan’a yaptığı son saldırılarda göz önündedir.”


Iğdır Üniversitesi Meslek Yüksek okul Müdürü Dr.Öğr. Üyesi Turhan Moç’ta, “Bir akademisyen olarak çalışmalarınızı takip ediyorum. Başarılı çalışmalarınız var. Tebrik ederim bu tarihi konuları belgeler ve yaşayan insanların dilinden anlatmanız gençlerimizi aydınlatacaktır. Benim dedelerimde Ermeni mezalimine uğramıştır. Koçkıran köyünde insanlar su kuyusuna doldurulup öldürülmüş camide yıkılmışlardır. Iğdır’da yaşayan nüfusun yüzde 80’inin dede ve ninesi Ermeni mezalimini görmüştür .Her aileden en az 2 şehit vardır. Ermeniler 1915-20 yılları arasında Anadolu da Azerbaycan’da 1992 yılında yine Azerbaycan’da Hocalı’da yaptıkları ortadadır. Ermeniler, Sözde yalanlarına Avrupalıyı inandırmaya çalışıyorlar. Ermeniler Iğdır’da da katliam yapmışlardır. Türk Milleti asil bir millettir kimseye soykırım yapmamıştır. Soykırımı yapanlar yalanlara sığınan Ermenilerdir. Iğdır’da Oba, Hakmehmet, Koçkıran, Gedikli köylerinde katliam yapmışlardır.. Başarılar dilerim. Serdar Ünsal, yaşadığımız bölgelerde büyük acılar yaşanmıştır .Bu acıyı yaşayanların dilinden Ermeniler özellikle yirminci asırda Anadolu ve Kafkaslardaki Türk nüfusa karşı birçok vahşi katliamlar yapmış, göçe zorlanmış, Türk coğrafyasında bulunan tarihi yapıları bile ortadan kaldırarak, Rusların kendilerine armağan ettiği Revan Hanlığı topraklarını kadim Ermeni yurduymuş gibi yüzsüzce tüm dünyaya sunmuştur. Üstelik kendi yaptıkları soykırımları görmezden gelip,"Türkler bize soykırım yaptı," iddiasıyla dünya kamuoyunu meşgul etmiş ve etmeye devam etmektedirler. Bu kitapta; Ermeni propagandalarının ne kadar gerçek dışı olduğunu göreceksiniz. Ayrıca geçtiğimiz asrın başlarında ve sonlarında hem Türkiye hem de Azerbaycan’ın muhtelif bölgelerine göç etmek zorunda kalan tanıkların tüyler ürperten hikâyelerini ilk ağızdan dinleyeceksiniz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Maden ocağında hayat kurtaran tatbikat Zonguldak’ta maden ocağında düzenlenen tatbikat gerçeğini aratmadı. İşçiler arasında farkındalık oluşturmak amacıyla yapılan tatbikatta, maden işçileri yaşanabilecek bir deprem anında maden ocağından en hızlı şekilde tahliye olmayı başardı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde her yıl kutlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Yerin 320 metre altında düzenlenen deprem tatbikatında maden işçileri de yer aldı. Sabah 05.00 sıralarında başlayan tatbikatta, çalışma alanlarında kömür kazan madencileri için sirenler çalmaya başladı. Depremle birlikte yangının da başlamasıyla birlikte sirenler çalmaya başladı. İkazları duyan işçiler işçiler, mühendis ve amirleriyle tahliyeleri gerçekleştirdi. Madenciler, oksijenli ferdi kurtarıcı (OFK) olarak adlandırılan gaz maskelerini de takarak yerin metrelerce altından yukarıya çıktı. İhbar üzerine maden ocağına tahlisiye ve sağlık ekipleri de sevk edildi. Tatbikat son madencinin de tahliye edilip senaryo gereği tedavi altına alınmasının ardından başarıyla sonuçlandı. Müessese Müdürü Ümit Değirmenci, "Her 6 ayda gerçekleştirdiğimiz tatbikatlardan birisini başarıyla tamamladık. Bu tatbikatımızı gece vardiyasında gerçekleştirdik. İSG Haftasında hem sizleri iş güvenliği alanında daha duyarlı olmaya yönlendirmek, hem de her türlü olumsuzluğa karşı bizler ve sizlerin hazır olmasını sağlamak birinci önceliğimizdir" dedi. "’Bir şey olmaz’ mantığı ölüme götürür’" Madenciliğin hata kabul etmediğine dikkat çeken Değirmenci, "Yaptığımız iş madencilik. Her an her dakika hazır olmalıyız. Riski yüksek bir meslek hayatımız var. Bu tatbikatımızı deprem üzerine kurduk. Senaryo gereği yapmamız gereken ne varsa eksiksiz olarak yapıldı ve bir sorun yaşamadık. Nelere dikkat etmeniz gerektiğini belirli aralıklarla sizlere hatırlatıyoruz. İş güvenliği birinci önceliğimiz ve sizlere her zaman bunu söylüyoruz. ‘Bir şey olmaz’ mantığı bu sektörde bizleri ölüme götürür. ’Her an her şey olabilir’ diye düşünüp yanımızdaki arkadaşın koruyup kollamak zorundayız. Çalıştığınız yerleri iş güvenliğine uygun bırakın. Sizden sonra orada bir arkadaşınızın, köylünüzün, komşunuzun çalışacağını unutmayın. İşinizi yarım bırakmamaya çalışın. Kullandığınız malzemenin, yaptığınız işin tam olduğuna kanaat getirin ki sizden sonra gelen ve orada çalışan arkadaşınızın hayatına sebep olmayın" ifadelerini kullandı. Madencilere teşekkür eden İşletme Müdürü Melih Özer de, "Bu süreçlerde bizler sizin OFK maske kullanımı alışkanlığınızı artırmak ve maskelerimizin önemine dikkat çekmek istedik. Başarılı bir tatbikat gerçekleştirdik. Tatbikata gösterdiğiniz ehemmiyet için sizlere teşekkür ediyorum" dedi.
İzmir Aliağa’da Deprem Simülasyon Tırı vatandaşlarla buluştu İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Aliağa Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen AFAD Deprem Simülasyon Tırı etkinliği, 7-8 Mayıs tarihlerinde Aliağalı vatandaşlarla buluştu. Aliağa’da düzenlenen etkinliklerde öğrencilere ve vatandaşlara deprem öncesinde alınması gereken önlemler, deprem anında doğru davranış biçimleri ve deprem sonrasında yapılması gerekenler hakkında uzman ekipler tarafından kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Deprem simülasyon tırına katılan vatandaşlar, gerçeğe yakın bir ortamda deprem anını deneyimledi. Katılımcılar, yaş gruplarına göre belirlenen seviyelerde hazırlanan simülasyonlarla Türkiye’de yaşanan 6 farklı deprem senaryosu ile çocuklara özel hazırlanan simülasyon programına katıldı. Simülasyon sırasında "çök-kapan-tutun" pozisyonunun doğru uygulanışı uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca evlerde alınabilecek güvenlik önlemleri, afet ve acil durum çantasının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara deprem bilincini artırmaya yönelik broşürler dağıtıldı. Aliağa Belediyesi organizasyon sürecine destek verirken, Aliağa Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü tarafından ilçedeki okullara ve vatandaşlara yönelik duyurular gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, afet farkındalığının toplumun her kesimine ulaşmasının büyük önem taşıdığını belirterek etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen ekiplere teşekkür etti.