GENEL - 23 Kasım 2020 Pazartesi 10:47

ASİMDER Başkanı Gülbey: “Ruslar barış gücü değil ermenilere kalkan oldu”

A
A
A
ASİMDER Başkanı Gülbey: “Ruslar barış gücü değil ermenilere kalkan oldu”

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Rusların barış gücü olarak geldiği Dağlık Karabağ’da asıl görevlerini unutup Ermenilere kalkan olmak peşine düştüklerini söyledi.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Rusların barış gücü olarak geldiği Dağlık Karabağ’da asıl görevlerini unutup Ermenilere kalkan olmak peşine düştüklerini söyledi.


Rusların 1992 yılında Azerbaycan toprağını işgal eden Ermenilere destek oldukları gibi bu günde kalkan olma peşinde olduklarını belirten ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Dağlık Karabağ’ı 1992 yılında Rusların desteği ile yakıp yıkan Ermenilerin zulmünden ve katliamından 27 yıl önce terk etmiştir. Terk ettiği topraklarına geri dönerken bileklerinin ve askeri güçleriyle geri almalarının karşısına yine Ruslar dikilmiş barış gücü adı altında Ermeni kalkanı durumuna gelmiştir. Bu nasıl barış gücü ki, Rus birliklerinin güvenliği altında bulunan Laçın, Hankendi ve Hocalı’ya ziyarette bulunan Rus barış gücü komutanı sözde Türk kökenli Rüstem Muradov gittiği her noktaya sözde Dağlık Karabağ Ermeni Cumhurbaşkanı Arayik Harutyunyan ile gidiyor. Halen bu sözde uyduruk Cumhuriyet ve Cumhurbaşkanı neden resmi muhatap alınıyor bilemiyoruz. Rusya yine bölgede kurnazlık peşinde mi acaba, Rusya barış gücü birliklerinin güvencesinde olan bölgede neden halen Ermenistan bayrağı dalgalanıyor. O toprakların Azerbaycan toprağı olduğunu tüm dünya ve Rusya kabul ederken bu Ermeni seviciliği nedir” dedi.


Rusya’nın geçici beş yıllığına geldiği Dağlık Karabağ topraklarının Azerbaycan’ın olduğunu Rusya hiçbir zaman unutmamasını söyleyen Gülbey, “AGİT Minsk gurubu ve diğer ülkeler 27 yıldır Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu deyip durdular. Peki bileğinin ve askeri gücüyle 27 yıl sonra kendine ait toprakları geri alan Azerbaycan’a neden saygı duyulmuyor ve topraklarının tamamı teslim edilmiyor. Türk milleti ikinci kez bir Rus oyununa gelmeyecektir. Rusya Dağlık Karabağ’da ne sözde Cumhurbaşkanı nede sözde ermeni bayrağının asılmasına izin vermemelidir. Aksi halde Azerbaycan ve Türkiye bu oyunu bozmaya gücü yeter. ASİMDER Genel Merkezi olarak Rusya’nın bu Ermeni sevicilik davranışları şiddetle kınarız” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, kuantum bilgisayarlarının oluşturduğu güvenlik risklerine karşı 6. nesil haberleşme (6G) sisteminde tedbirlerin olacağını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından "Kariyer Zirvesi" düzenlendi. Zirveye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Ömer Abdullah Karagözoğlu konuşmacı olarak katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Karagözoğlu, Türkiye’nin veri ve iletişim alanında yürüttüğü çalışmalarla ilgili öğrencilerle bilgiler paylaştı. "5G’de yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik" 4.5G altyapısında şebekenin yüzde 52’sinin yerli ürünlerle sağlandığını ifade eden Karagözoğlu, "Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik, ’milli ürün’ diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik. İlk başta yüzde 15 ama sektörde bunun bulunması durumunda da yüzde 30’a kadar çıkartılabilme yükümlülüğünü getirdik" dedi. "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirlerini de içinde barındıracak" Türkiye’nin kuantum bilgisayar çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Karagözoğlu, "Bugün bizim kuantum bilgisayarımız var mı, çalışmalarımız var. Şu anda ARF, kuantum bilgisayar veya süper bilgisayar, kuantuma dönüştürebilecek süper bilgisayarlar üzerinde biz de çalışıyoruz. Peki, bunlar geldiği zaman ne olacak? Bu konuyla ilgili korku, bugüne kullandığımız kripto altyapılar, şifreleme algoritmalarını bu kuantum bilgisayarların kırabileceği kaygısı var. Bunun tedbiri var mı? Bunun da tedbiri var. Siz de o algoritmalarınızı değiştireceksiniz, algoritmaların kullanım sürelerini değiştireceksiniz. Örnek veriyorum; bugün 3 yıldır kullanıyorsam bir sertifikayı, belki 1 aylık, belki 1 yıllık gibi sürelerini tahdit edeceksiniz. Bunun kırılma risklerine karşı farklı önlem alacağız. 6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" diye konuştu. "Veri merkezi hizmetini 81 ilde yaygınlaştırmak için altyapı yatırımlarımız sürüyor" 6. nesil iletişim ile birlikte ‘bulut bilişimi’nde değişim yaşanacağını ifade eden Karagözoğlu, bunun için Türkiye’deki veri merkezlerinin yagınlaştırılacağını kaydederek, "Böylelikle bilhassa bulut bilişiminin önünü inşallah veri merkezlerimizle açacağız. Peki, gelecekte veri merkezlerinin bu haberleşme alanı için ehemmiyeti nedir? Örneğin; ben Kastamonu’dayım, burada bir veri merkezi varsa, benim talep ettiğim bilgi de Kastamonu’daki veri merkezinde varsa, oradan gelecektir. İstanbul’dan gelen ile Kastamonu’dan gelen arasındaki milisaniyeler belki günün sonunda sizin yapacağınız hesaplama, yapacağınız yapay zeka çalışmalarının hepsine etki edecek. Onun için altyapı yatırımlarımızı da gün geçtikçe yaygınlaştırıyoruz ve 81 ilimizde bu hizmetleri yaygınlaştırmakla ilgili de çalışmalar sürüyor" şeklinde konuştu. "Yerli ve milli bir yapay zekamız olsun" Türkiye’de 16 üniversite bünyesinde kurulan yapak zeka koordinatörlüklerini BTK olarak desteklerini söyleyen Karagözoğlu, yerli ve milli bir yapay zekanın yapılmasının önemine değinerek, "Böyle bir modelin hangisi çıkıyorsa onu, üniversitelerimizi de bu işin içine dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı "Sadece teknoloji üretmeyeceğiz, teknolojiye yön veren bireylerde yetiştireceğiz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise, "Üniversite olarak bizler de teknoloji odaklı bir üniversite olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Yapay zekanın konuşulduğu, üretildiği, araştırıldığı ve günlük akademik yaşamın bir parçası haline geldiği bir kampüs iklimi oluşturma gayreti içerisindeyiz. Çünkü artık mesele yalnızca teknolojiyi tüketmek değil, teknoloji üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bu noktada öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, proje üretme kültürüyle de yetişmesini çok önemsiyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de yapay zekayı eğitim, araştırma, projel, kampüs yaşamı başta olmak üzere her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programın ardından BTK Akademi eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde "change oto" operasyonunda 8 tutuklama İstanbul merkezli 3 ilde, hasarlı araçların şaselerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekeye yönelik düzenlenen operasyon kapsamında 8 şüpheli tutuklandı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kazalı, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçlara ait fabrikasyon seri numaralarını, yurt dışından veya piyasadan temin ettikleri hacizli/yakalamalı araçların seri numaraları üzerine uyarlayarak "change" işlemi yaparak vatandaşları dolandıran organize suç örgütüne yönelik çalışma yürümüştü. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen polis, şebekenin bu yöntemlerle change yapılan araçları üçüncü şahıslara satarak milyonlarca lira vurgun gerçekleştirdiklerini tespit etmişti. İstanbul merkezli olarak Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, birçok ev ve iş yerine yönelik baskınlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, 28 araca el konulmuştu. Gözaltına alınan 16 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmişti. 8 şüpheli tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. İşlemleri tamamlanan 16 şüpheliden 8’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 8 şahıs ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Başsavcılıkça, konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.
Sivas Başkan Uzun: "Atıl yapıları tek tek şehre kazandırıyoruz" Sivas Belediyesi tarafından kapsamlı şekilde yenilenerek yeniden hizmete açılan Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’nde 12 farklı kursta 250 kursiyer eğitim alacak. Sivas Belediyesi tarafından yenilenerek yeniden hizmete açılan Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi düzenlenen törenle vatandaşların kullanımına sunuldu. Kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve atıl durumdaki yatırımların yeniden şehre kazandırılması hedefiyle çalışmalarını sürdüren Sivas Belediyesi, bir süredir kullanılmayan Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’ni kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından yeniden faaliyete geçirdi. Düzenlenen açılış törenine Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun’un yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Kadın Kuaförlüğü Kursiyeri Esra Özdal, merkezde verilen eğitimlerin kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha aktif rol almasına katkı sunduğunu belirterek, kendilerine bu imkânı sağlayan belediye yönetimine teşekkür etti. Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim, Hazır Giyim, El Nakışı, Mefruşat, Aşçı Çırağı ve Kadın Kuaförlüğü başta olmak üzere toplam 12 kursta 250 kursiyerin eğitim aldığı öğrenildi. "Atıl yapıların tamamını şehrimize kazandırıyoruz" Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ise göreve geldikleri günden bu yana şehirde atıl durumda bulunan alanları yeniden kazandırmak için çalışma yürüttüklerini söyledi. Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’nin mahalle sakinleri için önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade eden Uzun, "Mahalle muhtarımızın ve özellikle hanım kardeşlerimizin talepleri vardı. Biz de hızlı bir şekilde planlamalarımızı yaparak binayı yeniden ayağa kaldırdık. Hem mahallemize değer kattık hem de vatandaşlarımızın taleplerini yerine getirdik. Şehrimizdeki atıl yapıların tamamını birer birer yeniden kullanıma kazandırıyoruz" dedi. Konuşmaların ardından edilen dualar eşliğinde kurdele kesilerek merkezin açılışı gerçekleştirildi.
Ankara Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliğinden "Marka-E-Haq Anma Programı" Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından "Marka-e-Haq Anma Programı" düzenlendi. Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliğince, Pakistan ile Hindistan arasında Mayıs 2025’te yaşanan çatışmalar için "Gerçeğin Savaşı" anlamına gelen "Marka-e-Haq Anma Programı" düzenlendi. Programa, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Ankara Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Demir, Jeostratejik Öngörü Enstitüsü Başkanı Dr. Güray Alpar, Emekli Büyükelçi Numan Hazar, Türk Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, düşünce kuruluşları, akademi, medya ve Pakistan toplumu temsilcileri katıldı. Törende konuşan Büyükelçi Dr. Yousaf Junaid, Marka-e-Haq sırasında Pakistan Silahlı Kuvvetleri ile Pakistan halkının gösterdiği cesaret ve profesyonelliğe övgüde bulundu. Pakistan’ın, Bunyan-un-Marsoos Operasyonu aracılığıyla meşru müdafaa hakkını itidal ve kararlılıkla kullanırken, uluslararası hukuka, barışa ve sorumlu davranış ilkesine bağlılığını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Junaid, Pakistan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya tamamen hazır olmakla birlikte, sürekli olarak diyalog ve gerilimin azaltılmasını savunduğunu vurguladı. Junaid ayrıca, gerginlik döneminde gösterdikleri kararlı destek ve tarafsız habercilik nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve halkına, ayrıca Türk medyasına teşekkür etti. AK Parti Milletvekili Burhan Kayatürk, Türkiye’nin Pakistan’a olan sarsılmaz desteğini yineleyerek, güçlü savunma kabiliyetlerinin çatışmayı caydırıcı bir unsur olduğunu ve saldırganlığı önleyerek barışın korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Kayatürk ayrıca, Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı teşvik etmeye yönelik yapıcı diplomatik çabalarını, özellikle bölgesel gerilimler sırasında yaptığı itidal ve diyalog çağrılarını takdir etti. Eski Büyükelçi Numan Hazar ise barışın korunmasının, uluslararası hukuka bağlılık ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanmasını gerektirdiğini ifade etti. Hazar, devletlerin egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini savunmaya her zaman hazır olmaları gerektiğini, ancak kalıcı barışın yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla sağlanabileceğini belirtti. Etkinlik, Pakistan’ın barışı, istikrarı ve sürekli refahı için yapılan dualarla sona erdi.