GENEL - 16 Temmuz 2021 Cuma 00:20

Iğdır’da 15 Temmuz coşkuyla kutlandı

A
A
A
Iğdır’da 15 Temmuz coşkuyla kutlandı

Iğdır’da 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen tören coşkuyla kutlandı.

Iğdır’da 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen tören coşkuyla kutlandı.



Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016 yılında hain darbe girişiminin 5’inci yılında Iğdır Valiliği koordinesinde bir dizi etkinlik düzenlendi. Düzenlenen program Valilik Yolunda Mehter Takımı eşliğinde yapılan demokrasi yürüyüşüyle başladı. Yürüyüş Iğdır Valiliği önüne kadar sürdü. Program saygı duruşunun ardından okunan İstiklal Marşı, Kuran-ı Kerim tilaveti ve dualarla devam etti. Mehteran Takımı’nın gösterisinin ardından protokol üyeleri ile yüzlerce vatandaşın katıldığı törende Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim konuşma yaptı. Vali Sarıibrahim’in konuşmasının akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitabı canlı olarak yayınlandı.



‘FETÖ terör örgütüne karşı kahraman milletimiz gereğini fazlasıyla yapmıştır’


Programda Arif Nihat Asya’nın Dua şiirini okuyan Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim, “Devletimizin bekasına, milletimizin birliğine, beraberliğine, huzuruna, istiklaline, istikbaline, seçilmiş iradesine Fetullahçı terör örgütünün 15 Temmuz 2016’daki ihanet girişiminin 5’inci yıl dönümündeyiz. Bu vesileyle vatanı, bayrağı ve milleti için her şeyden önemli canından aziz bildiği değerleri için vatan toprağına düşen tüm şehitlerimize cenabı haktan rahmet diliyor, bu kutlu yolda gazi olmuş bütün kardeşlerimi saygıyla, sevgiyle yad ediyor bugün bu toplantıya gelen Iğdırlı hemşerilerimizi saygıyla selamlıyorum. Kıymetli misafirler! Aziz Türk milleti, 15 Temmuz gecesi tıpkı Çanakkale’de, Milli Mücadelede ve Kıbrıs’ta olduğu gibi gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine tüm fertleriyle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tek yürek tek bilek olarak bu hain kalkışmaya geçit vermemiş onurlu dik bir duruş sergilemiştir. Milli Mücadele dönemindeki Nene Hatun’u Sütçü İmam’ı, Hasan Tahsin gibi kahramanları bağrından çıkaran aziz milletimiz 15 Temmuz gecesi de darbecilere karşı dik duruşuyla ilk kurşunu sıkan Ömer Halisdemir’i, hemşerilerimiz Bülent Aydın’ı ve Bülent Yurtseven’i de yine aziz bağrından çıkarmıştır. Vatanı ve ay yıldızlı bayrağı uğruna canını ortaya koyarak seçilmiş iradesine, demokrasiye ve bağımsızlığına el uzatmak isteyen emperyalist işbirlikçi FETÖ terör örgütüne karşı kahraman milletimiz gereğini fazlasıyla yapmıştır. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle başta Cumhuriyetimizin valisi Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.