EKONOMİ - 16 Temmuz 2021 Cuma 13:17

Doğu’da kurbanlık fiyatları Batı’ya oranla daha ucuz

A
A
A
Doğu’da kurbanlık fiyatları Batı’ya oranla daha ucuz

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala görücüye çıkarılan büyükbaş kurbanlıklar Doğu illerinde batı illerine oranla daha uygun fiyatlara alıcı bulabiliyor.

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala görücüye çıkarılan büyükbaş kurbanlıklar Doğu illerinde batı illerine oranla daha uygun fiyatlara alıcı bulabiliyor.


Yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla hayvan pazarlarında da hareketlilik her geçen gün daha da artıyor. Iğdır’da da kurbanlıklarını satmak isteyen tüccar ve besiciler de hayvan pazarının yolunu tuttu. Kentte besledikleri kurbanlıklarını görücüye çıkaran tüccar ve besiciler doğu illerinde kurbanlıkların maliyetinin altında satıldığını ancak buradan batı illerine gönderilen kurbanlıkların belli maliyetler kapsamında daha yüksek fiyatlardan satıldığını söyledi.


‘19 bin liraya sattığımız bu tosunun İstanbul’daki fiyatı 25 bin lira’


Iğdır Hayvan Pazarı’nda hayvan alım satımı yaptığını söyleyen tüccar Zülküf Ögen, artan ot, saman ve yem fiyatları nedeniyle hayvanlarını bu Kurban Bayramı’nda zararına fiyatlara sattıklarını dile getirdi. Burada yaklaşık 20 bin liraya sattıkları kurbanlık dananın fiyatının İstanbul gibi batı illerinde 25 bin liraya kadar satılabildiğine vurgu yapan Ögen, “Iğdır Hayvan Pazarı’nda ticaret yapıyorum. Bu gördüğünüz tosunumuzu 19 bin liraya sattık. 19 bin liraya sattığımız bu tosunun İstanbul’daki fiyatı 25 bin liradır bunu da biliyoruz. Fiyatların Iğdır ile İstanbul arasında bu kadar fark etmesinin sebebi ise kira parası, yem parası, çadır kirası gibi sebeplerden üzerine çok masraf bindiği için orada 25 bin liraya satılır bu tosun. Burada verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz. Şu anda bu tosun bize 20 bin liraya mal olmuş durumda ama biz 19 bin liraya zararına satmak zorunda kaldık. Yem ve ot fiyatlarının yüksek olmasının yanı sıra masrafları da çok olduğu için bizlere de haliyle yansıyor. Yani aldığımız ürünü istediğimiz fiyatlara satamıyoruz” dedi.


‘Parası olan istediği fiyata kurbanlık alabiliyor’


Iğdır’da en ucuz ve en pahalı kurbanlıkların fiyatları hakkında bilgi veren bir diğer tüccar Tahir Bedirhanoğlu ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Şu anda en ucuz büyükbaş hayvan fiyatı 4 ile 5 bin liradan başlıyor. Bu fiyatlar dananın kilosuna göre 25 bin liraya kadar çıkabiliyor. Parası olan istediği fiyata kurbanlık alabiliyor fakat ekonomik yönden cebi zayıf olan kişiler ise ortak aramaya çalışıyor. Bu noktada da ortak bulmak zor oluyor.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.