SPOR - 29 Temmuz 2021 Perşembe 10:31

Iğdırlı genç tenisçiler Türkiye Şampiyonası finalleri için ter döküyor

A
A
A
Iğdırlı genç tenisçiler Türkiye Şampiyonası finalleri için ter döküyor

Iğdırlı genç tenisçiler, İstanbul’da düzenlenecek olan 18 Yaş Altı Türkiye Şampiyonası Tenis Turnuvası’na katılabilmek için gece gündüz demeden çalışıyor.

Iğdırlı genç tenisçiler, İstanbul’da düzenlenecek olan 18 Yaş Altı Türkiye Şampiyonası Tenis Turnuvası’na katılabilmek için gece gündüz demeden çalışıyor.


Iğdır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde tenis faaliyetlerine devam eden Iğdırlı genç sporcular, 02-07 Ağustos 2021 tarihleri arasında düzenlenecek olan 18 Yaş Altı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Şampiyonası’nı birincilikle bitirmek için yoğun bir antrenman sürecinden geçiyorlar. Bölge şampiyonasını birincilikle bitirmek isteyen sporcular, daha sonrasında İstanbul’da düzenlenecek olan 18 Yaş Altı Takımlar Türkiye Şampiyonası finallerine katılmayı hedefliyor. Tenis Antrenörleri Yasin Yusuf Yılmaz öncülüğünde antrenmanlarını sürdüren genç tenisçilerin tek isteği ise Iğdır’ı en iyi şekilde temsil etmek.



Yılmaz: "Türkiye Şampiyonası’nda final oynamak istiyoruz"


Iğdır’ı temsilen 6 sporcuyla turnuvada yer alacaklarını belirten Yasin Yusuf Yılmaz, “İlimizde yapılan ilk turnuvada Gençlik ve Spor Kulübü olarak turnuvayı birinci tamamladık ve ilimizi temsil etme hakkı kazandık. 02-07 Ağustos tarihleri arasında Batman’da düzenlenecek olan Türkiye 18 yaş altı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge şampiyonasında amacımız final oynamak. Bu finalden sonra da İstanbul’da düzenlenecek olan ve her bölgeden gelen finalistlerle Türkiye Şampiyonası’nda final oynamak istiyoruz. Gördüğünüz gibi bu geç saatlere rağmen sporcularımız antrenmanlarına ara vermeden devam ediyor. Takım olarak şampiyonaya inanmış durumdayız. Turnuvaya ise 3. Grubun seri başı olarak katılacağız. Iğdır adına takım olarak 6 sporcu ile katılmaktayız. Bu sporcularımız ise tekler ve çiftler olarak turnuvada yer alacak. 2 sporcumuz teklerde diğer sporcularımız ise çiftlerde oyuna devam edecek şekilde hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Şampiyonanın tarihi bölge turnuvaları bittikten 15 gün sonra olarak planlanmakta. Batman’da düzenlenecek olan ve bizim de katılacağımız turnuva da 02-07 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. İlk başlarda grup halinde yapılacak müsabakalar daha sonra çapraz eşleşmeye dönecek. 07 Ağustos’ta finalist olan 2 takım İstanbul’da yapılacak olan finallere katılım hakkı elde edecek” dedi.



Özsular: "Tenis oynamaya 10 yaşındayken başladım"


Yaşı henüz genç olmasına rağmen birçok farklı şehirde düzenlenen tenis turnuvalarında oynadığını dile getiren 14 yaşındaki Nihat Özsular, “Şu anda 14 yaşındayım. Tenis oynamaya 10 yaşındayken başladım. 4 yıldır tenis oynuyorum. Profesyonel olarak Samsun’da, Malatya’da ve en son olarak da ilimizde düzenlenen Kayısı Cup Tenis Turnuvasına katılarak yer aldım. İlimizde yapılan Kayısı Cup Tenis Turnuvası’nda en genç oyuncu olarak katıldım ve ilk turu geçmeyi de başardım. Şimdi ise 18 yaş altı Türkiye Şampiyonası’na hazırlanıyoruz. Orada da birincilik peşindeyiz. İnşallah birinci oluruz” ifadelerini kullandı.



Özbey: "Gece gündüz demeden antrenmanlarımıza devam ediyoruz"


Iğdır’ı en iyi şekilde temsil etmek için elinden gelen her şeyin en iyisini yapmaya gayret edeceğini kaydeden sporcu Aykan Özbey ise şu açıklamalarda bulundu:



“Iğdır’ı ilk başta 02 Ağustos tarihinde düzenlenecek olan 18 Yaş Altı Türkiye Şampiyonası’nda temsil etmek istiyoruz. Bunun için de gece gündüz demeden antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Bölge şampiyonasında en iyi dereceyi yapıp İstanbul’da düzenlenecek olan Türkiye şampiyonasında yine Iğdır’ı temsil etmek istiyoruz. İstanbul’da da en iyi dereceyi elde ederek turnuvayı bitirmek istiyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."