- 03 Ağustos 2021 Salı 14:20

Ermenilerin yaptığı soykırımı, çekeceği belgesel filmi ile Avrupa’da anlatacak

A
A
A
Ermenilerin yaptığı soykırımı, çekeceği belgesel filmi ile Avrupa’da anlatacak

Avusturya’dan Türkiye’ye gelen Iğdırlı iş adamı Yardım Güneş, Ermenilerin yaptığı soykırımı Avrupa’ya duyurmak için bir belgesel filmi çekecek.

Avusturya’dan Türkiye’ye gelen Iğdırlı iş adamı Yardım Güneş, Ermenilerin yaptığı soykırımı Avrupa’ya duyurmak için bir belgesel filmi çekecek.


35 sene önce Iğdır’ın Hakmehmet köyünden Avusturya’nın başkenti Viyana’ya göç eden iş adamı Yardım Güneş, yıllar sonra memleketine geri döndü. 1919 yılında Ermenilerin başta Iğdır olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’nin birçok yerinde yaptığı katliamları konu alan bir belgesel film çekmeye hazırlanan Yardım Güneş, Türklerin yaşadığı vahşeti Avrupa’da duyurmaya çalışacak. Avusturya’da Ermenilere karşı kurduğu Azerbaycan-Türk Kültür ve İşadamları Derneği ile Ermenilerin yaptığı soykırımı her yerde anlatmaya çalışan Yardım Güneş’in tek isteği ise Avusturya’dan 3 bin 500 kilometre uzaklıkta bulunan baba ocağı Hakmehmet köyünde yaşanan katliamı Avrupa kamuoyuna duyurmak. Çekilecek belgesel film ile Ermenilerin Türklere yönelik yaptığı vahşet Avrupa’nın farklı bölgelerinde, çeşitli televizyon kanallarında, seminer ve konferanslarda anlatılacak.



"Ermenilerin yaptığı soykırımı elimden geldiğince şu ana kadar anlatmaya çalışıyorum"


Asıl mesleği halıcılık olan ancak Avusturya’nın başkenti Viyana’ya gittiği günden beri Ermenilerin soykırım yaygaralarına karşı büyük mücadele verdiğini belirten iş adamı Yardım Güneş, “35 yıldır Avusturya’nın başkenti Viyana’da yaşıyorum. 35 yıldır orada kendi köyümüzü ve aynı zamanda Ermenilerin Doğu Anadolu’yu kan gölüne çevirmesi ve Ermenilerin yaptığı soykırımı elimden geldiğince şu ana kadar anlatmaya çalışıyorum orada. Benim asıl mesleğim halıcılık fakat Viyana’da kurduğum Azerbaycan Türk Kültür ve İşadamları Derneği olarak da özellikle Avrupa’da yaygara koparan Ermenilerin her yıl 24 Nisan’da siyasi olarak da birçok Avrupa ülkesinin buna verdiği desteğe karşı biz de orada şu arkamızda gördüğünüz gerçekleri Ermenilerin ve Avrupalıların o kör vicdanına haykırmak için orada mücadele veriyoruz. Ermeni yalanlarına ve yaygaralarına değil gelin gerçekleri görün, Ermenilerin Doğu Anadolu’da yaptığı o katliamı, o soykırımı ve buradaki toplu mezarları gelin görün diye çağrılarda bulunuyoruz. 3 bin 500 kilometrelik yol gelmişim. Özellikle burada yapmak istediğim kendi köyümde yapılan o katliamı Avrupa’da duyurmak için bizi soykırımla itham edenlere, bize soykırım iftirası atanlara işte şu gerçekleri onların gözlerinin önüne sermek için geldim. Bunun için de bir belgesel niteliğinde program yapıp oradaki televizyon kanallarına, çeşitli seminer ve konferanslar vasıtasıyla Avrupa’ya duyurmaktır amacımız.” dedi.



"Benim köyümün bir neslini tarihten sildiler"


Yapılan belgesel çalışması için Yardım Güneş’e bilgi noktasında kaynaklık etmeye çalışan Muhtarlar Derneği Başkanı ve Hakmehmet Köyü eski Muhtarı Mehmet Ud, “Ermenilerin yaptığı katliam burada göz önünde. Olayın canlı şahitleri de birer birer ölüp gittiler. Benim köyümün bir neslini tarihten sildiler. Toplam 83 tane şehidimiz var. Biz her gün ve her an buradan geçtikçe bu şehitlerimizi anıyoruz, yad ediyoruz. Dünya kamuoyu bunu bilmelidir. Bu tür konuların Avrupa’da da gündeme gelmesi oldukça memnun ediyor. Bir nebze olsun yüreğimize su serpmiş oluyor.” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.