ÇEVRE - 16 Ağustos 2021 Pazartesi 09:32

Iğdır Ovası’nda Afrika’yı aratmayan görüntüler

A
A
A
Iğdır Ovası’nda Afrika’yı aratmayan görüntüler

Iğdır’da hayvancılık yapan besiciler tarafından yetiştirilen mandaların çamur ve su göletlerindeki görüntüleri Afrika’da çekilen belgeselleri aratmıyor.

Iğdır’da hayvancılık yapan besiciler tarafından yetiştirilen mandaların çamur ve su göletlerindeki görüntüleri Afrika’da çekilen belgeselleri aratmıyor.


Türkiye’nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı’nın Iğdır’a bakan yamacında besicilik yapan Iğdırlı vatandaşlar, ineğe göre daha verimli ve daha az masraflı olan manda yetiştiriciliği yapıyor. Besicileri manda yetiştiriciliğine sevk eden en önemli etken ise sütünün ve yoğurdunun lezzeti ile kalitesi. İneklere nazaran gördüğü her otu yiyebilme özelliğine sahip olan mandaların sıcak havalarda serinlemek için başvurdukları yöntem ise görenleri şaşkına çeviriyor. Gün içerisinde güneş ışınlarından korunmak için boylarını aşan çamur göletlerine giren mandalar, akşam eve dönüş yolculuğunda derin su göletlerine girerek temizleniyor. Girdikleri çamur ve su göletlerinde sadece baş bölümü dışarıda kalan manda sürüsünün çekilen görüntüleri ise Afrika’da çekilen belgeselleri aratmadı.



"Çamur ve su göletlerine girmeye çalışıyorlar"


Geçmişte yoğun bir şekilde yapılan manda yetiştiriciliğinin son yıllarda eskisi kadar olmasa da yeniden yapılmaya başlandığını belirten manda sahiplerinden Halis Uzunaras, bu hayvanların ineklere oranla daha verimli ve daha az masraflı olduğunu söyledi. Sıcak havalarda mandaların ilginç serinleme yöntemi hakkında bilgi veren Halis Uzunaras, “Manda yetiştiriciliği eskiden beri yapılıyordu. Özellikle sütünün ve yoğurdunun kalitesinden dolayı tercih ediliyordu. Ancak daha 1-2 sene öncesine kadar manda yetiştiriciliği yapılmıyordu. Ama tekrar manda yetiştiriciliğine devam edildi. Bu hayvanlar siyah renkli oldukları için güneş ışınlarını kendilerine çekiyorlar. Bu yüzden çamur ve su göletlerine girmeye çalışıyorlar. Diğer hayvanlar bu çamur ve su göletlerine girmiyor renklerinden dolayı. Bu hayvanların bir diğer özelliği ise gördüğü her otu yiyebiliyorlar. Diğer hayvanlar gibi değiller. Bunlar önüne gelen her otu yiyebilecek türden hayvanlar. Masrafları da çok az çünkü her çeşit otu yiyebildikleri için diğer hayvanlardan da çok farklılar bu mandalar” dedi.



"Buradaki görüntüler Afrika’yı aratmayan görüntüler"


Dışarıdan gelip buradaki mandaları gören vatandaşların yaşadığı şaşkınlığı dile getiren Uzunaras, "Dışarıdan gelip mandaları gören insanlar çok farklı düşüncelere geçiyorlar. Mandaları görünce Afrika’yı aratmayan görüntüler gördüklerini söylüyorlar. Buradaki görüntüler Afrika’yı aratmayan görüntüler. Dışarıdan gelen insanların aklına direk bu görüntüler geliyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ERÜ Rektörü Altun: "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) tarafından düzenlenen ‘Gevher Nesibe’den Türkiye Yüzyılına’ tanıtım programında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" dedi. Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri AR-GE çalışmalarının yapıldığı sergiyi inceleyerek, geliştirilen ürünler hakkında öğrencilerden bilgiler aldılar. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, " Son 4 yıl içerisinde üniversitemizin fiziki alt yapısını güçlendiren sağlık, hizmet kapasitemizi artıran ve 17 proje ile sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum. Birincisi artan hasta yoğunluğuna cevap vermek hizmetlerimizi daha üst kalitede ortaya koyabilmek için acil ek binamızın inşaatını tamamlamış ve süreçte hizmete almış bulunuyoruz. Hastanemizin 9-10-11 ve 12. Katlarında yüzde 30 un üzerinde ana binamızda bir yenileme çalışmasını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Diş hastanemiz her anlamda ön plana çıkmaya ve gündem de kalmaya devam edecektir. 41 bin kapalı metre kare alanı 399 üniti ile Türkiye’nin 1 numarasıdır. Sağlık hizmetlerinde ileri teknolojileri kullanmaya gayret ediyoruz. Robotik cerrahi burada bizim güçlenmemize çok büyük bir katkı sağlamıştır. 630 robotik cerrahi gerçekleştirmiş durumdayız. Aşı geliştirme binası aslında önce bir enstitü kurmak suretiyle adım attığımız devamında da; bioteknoloji ve sağlık alanlarında da güçlü bir ekosistemi ayağa kaldırıyoruz. Polikliniklerde yenilemeler yapıyoruz 48 yıllık fiziki bir yapıya sahibiz" ifadelerini kullandı. Sağlık yatırımlarının yanında kampüs yaşamını güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını da dile getiren Altun, "ERÜ Sahne, öğrencilerimize yönelik olarak ortaya koyduğumuz bu adım aslında sadece eğitim alan öğrenci profili yanında sosyalleşmeleri içinde mümkün mertebe öğrencilerimizin sosyal faaliyetlerini arttırmaya çalışıyoruz. Tarihi yapılarımızı unutmuyoruz onları restore ederek hem korumaya hem de kamu kurumlarının yararlanması anlamında istifadelerine sunmuş oluyoruz. Yaptığımız çalışmalar la 199 bin metre kareyi aşan alanı Milli Emlak’tan kendi üniversite arazimiz olarak takas yapmak suretiyle üniversitenin kendi mülkiyetine geçirmiş olduk. Kütüphanemizi yeniliyoruz kütüphanemizdeki bu yenileme öğrenciye doğrudan bir dokunuş olarak karşımıza çıkıyor. Çalışma alanlarında yüzde 25, sosyal alanlarda yüzde 40, kitaplık alanlarında ise yüzde 40 kapasite artışı sağladık. Dijitalleşiyoruz ve 24 saat açık kütüphane hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Teknopark geliştirme bölgesi 2, bizim Teknopark gelişim bölgemiz için önemli bir projedir. Bunun birinci etap projesini yaptık, üretiminde yaptık. Şuanda doluluk oranında yüz 100 doluluğa ulaşmış bir teknoparka sahibiz. Böyle bir şehirde üniversite lokomotif olmalı. Gayretlerimiz artarak devam etmeli" dedi. Program fotoğraf çekiminin ardından sona erdi