ASAYİŞ - 05 Ağustos 2025 Salı 17:45

15 yıl önce ölen mankenin davasında Yargıtay kararı bozdu

A
A
A

Muğla’nın Bodrum ilçesinde 15 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden manken Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili davada Yargıtay’ın iş insanı ve oğulları hakkında verilen beraat kararını bozdu. Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş, "Güçlünün değil, hukukun adaletini istiyorum. Başka Aslılar ölmesin, başka Aslılar öldürülmesin" dedi.

2003 yılında "Miss Model of Turkey" birincisi seçilen Aslı Baş, 21 Temmuz 2010 tarihinde, iş insanı Ahmet Bayer’e ait Bodrum’daki villanın balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Bayer ailesi hakkında "nitelikli kasten öldürme" ve "azmettirme" suçlamalarıyla dava açıldı. Yaklaşık 10 yıl süren yargılamanın sonunda, 15 Ocak 2020 tarihinde sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Ancak Aslı Baş’ın ailesi bu kararı temyize taşıdı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin onadığı karar, Yargıtay’a götürüldü. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin beraat kararında ciddi eksiklikler olduğunu belirterek kararı mart ayında bozdu, karar ise aileye dün tebliğ edildi.

Yargıtay gerekçeli kararını açıkladı

Gerekçeli kararda, Aslı Baş’ın ölmeden önce attığı bazı mesajların telefon kayıtlarında yer almaması, olay sırasında evde bulunan bazı tanıkların dinlenmemesi ve sanık Hakan Bayer’in olayın ardından güvenlik kamerası firması yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin detaylarının araştırılmaması gibi eksikliklerin, yargı sürecini olumsuz etkilediği vurgulandı.

15 yıl önce ölen mankenin davasında Yargıtay kararı bozdu

"Benim çocuğum toprak altında huzur içinde yatmıyor"

Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde İHA muhabirine konuşan Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş, "Benim kızım öleli 15 yıl oldu ve ben halen huzur içinde değilim. Çocuğum da huzur içinde yatmıyor. Kanunlar ve yasalar hakkını verene kadar ne ben ne de kızım huzura kavuşacağız. Tek istediğim, adaletin yerini bulması. Ben bir babayım, bir Türk vatandaşıyım. Bu dava yalnızca benim değil, herkesin davası. Türkiye’nin bu davaya sahip çıkması gerekiyor. Burada imtiyazlar değil, adaletin hükmü geçmeli" şeklinde konuştu.

"Kızım bir şeyler bildiği için susturulmaya çalıştı"

Baba Baş, kızının bir organizasyon için Bodrum’a davet edildiğini ifade ederek, onun bazı şeyleri bildiğini ve susturulmak istendiğini düşündüğünü söyledi. Delillerin karartıldığını iddia eden Baş, "Kızımın delillerini neden karartıyorsunuz? Neden kamera görüntüleri kayboluyor? Neden ilk ifadesi Türkçe alınırken ikinci ifadede tercüman çağrılıyor? Bu çelişkiler bizi, kızımın öldürüldüğü kanaatine götürdü. İntihar ettiği iddia edilen yer, 1 metre yüksekliğinde ve 1 metre genişliğinde, süs bitkileriyle çevrili bir çit. ’Balıklama atladı’, ’çiti yararak atladı’ gibi birbiriyle çelişen açıklamalar yapıldı. Uyuşturucu ya da depresyon ilacı kullandığı söylendi, ancak adli tıp raporlarında bunlara rastlanmadı. Bunların hepsi kızımı karalamak için uyduruldu" dedi.

"Aslılar ölmesin, adalet yerini bulsun"

Kızının dünyanın en iyi evlatlarından biri olduğunu söyleyen Mehmet Baş, "O benim canparemdi. Bildiği ve susturulmak istenen sırlar yüzünden öldürüldü. Ben güçlünün değil, hukukun ve adaletin gücünü istiyorum. Evladım geri gelmeyecek ama başka Aslılar ölmesin, başka kadınlar, kızlar, çocuklar öldürülmesin. Yaşam hakları ellerinden alınmasın. Mücadelem bunun için. Bu davayı Türkiye unutmasın diye elimden geleni yapacağım. Türkiye neyin ne olduğunu biliyor; şimdi adaletin de bunu bilmesini istiyorum" diye konuştu.

Mustafa Çakmak - Ramazan Sarıpınar



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.