GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 09:39

6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı

A
A
A

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde ailesinin yaşadığı apartmana depremden yaklaşık 25 dakika sonra kepçesiyle giden iş makinesi operatörü Cengiz Kamalı, enkazda yaşadığı acı dolu anları gözyaşları içinde anlattı. Annesinin cenazesini çıkartan, babasına ise sağ olarak ulaşan Kamalı, bir kartonun üzerine apartmanda daire daire yaşayan kişilerin isimlerini yazdıklarını, enkazdan çıkarılanların isimlerini sağ ya da hayatını kaybetmiş olarak işaretlediklerini ifade etti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde ilk müdahaleyi olaydan tam 25 dakika sonra kendi kepçesiyle yapan iş makinesi operatörü Cengiz Kamalı, o gün yaşananları gözyaşları içinde anlattı. Saatler süren çalışmalar sırasında cesetlerle karşılaştığını, ailesini ararken büyük bir çaresizlik yaşadığını ifade eden Kamalı, aradan 3 yıl geçmesine rağmen yaşadıklarının etkisini hâlâ üzerinden atamadığını söyledi. Enkaz başında yaşanan kaosu anlatan Kamalı, o anlarda bir karton parçasının üzerine apartmanda daire daire yaşayan kişilerin isimlerini yazdıklarını, enkazdan çıkarılanların isimlerini ise sağ ya da hayatını kaybetmiş olarak işaretlediklerini belirtti. Depremin ardından ailesi ve babasını da yanına alarak Hatay’dan ayrılıp Isparta’ya yerleştiğini ifade eden Kamalı, burada hayatlarına devam ettiklerini dile getirdi. Korku nedeniyle geceleri hâlâ uyuyamadığını söyleyen Kamalı, gözlerini her kapattığında enkazda kaybettikleri insanların gözünün önüne geldiğini ifade etti.

6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı

"Depremden 25 dakika sonra kepçemle enkaza girdim"

Hatay’ın Kırıkhan ilçesi doğumlu olan 50 yaşındaki Cengiz Kamalı, "Ben Hatay Büyükşehir Belediyesinden emekliyim. 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen depremde ilk müdahaleyi yaklaşık 25 dakika içinde yaptım. İş makinesiyle enkaza girdim. Bir iş makinesinin kovası parçalandı. Daha sonra iki büyük iş makinesi temin ederek çalışmalarımıza devam ettik. Bu makinelerle hem canlılara ulaşmaya hem de enkazdan cenazeleri çıkarmaya başladık" dedi.

6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı

"Babamı sağ çıkardım, annemi kaybettim"

Yaklaşık 7–8 saat sonra babasını sağ olarak enkazdan çıkardığını söyleyen Kamalı, "Enkaz çalışmalarına devam ettiğim sıra annemin eşyaları çıkmaya başladığında ‘Burası annemin evi’ dedim. O sırada vatandaşlar da araya girdi. Açtığım boşluktan içeri girildi, çekyatın ayakları kesilerek babam oradan çıkarıldı. Babam sağdı ancak bacaklarında, kollarında ve vücudunun birçok yerinde ciddi kırıklar vardı. Annemi ise enkazda kaybetmiştik. Rabbime şükür babam şu anda hayatta, ablamın yanında kalıyor. Kendi başına kalkamıyor, destekle ve yardımla ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz" diye konuştu.

6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı

"Depremin üzerinden yıllar geçti ama hâlâ uyuyamıyorum"

"Isparta’ya gelmemizin sebebi burada bir ablamın olmasıydı" diyen Kamalı, "Eniştem jandarma uzman emeklisi ve burada yaşıyorlar. Ayrıca Isparta’daki okulların eğitim seviyesinin iyi olması da bizim için önemliydi. Depremden bir ay sonra ailemi buraya getirdim. İki ay sonra emekli oldum ve tamamen buraya yerleştim. Operatör olduğum için zaman zaman çalışıyorum ama düzenli bir işim yok. Emekliyim, yevmiye ile geçinmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı

"Geceleri uyumakta çok zorlanıyorum"

Geceleri uyumakta çok zorlandığını belirten Kamalı, "Gözümü kapattığım anda kaybettiğimiz insanlar rüyalarıma giriyor. Korkuyla uyanıyorum. Geceleri 1–2 saatten fazla uyuyamıyorum. Gündüzleri fırsat bulabilirsem yarım saat, bir saat uyuyorum. Tüm şehitlerimize Rabbimden rahmet, geride kalanlara hayırlı ve güzel bir ömür diliyorum. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.

6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı

"Sobanın üzerine düşmeseydim kolon kafamı ezecekti"

Enkazda yaşadığı anları anlatan Cengiz Kamalı’nın babası ise, "Deprem olduğunda tavan çöktü ve arkamda bulunan demir sobanın üzerine düştü. Sobanın üzerine düşmeseydi kolon kafamı ezecekti. Beni kurtarmaya gelenler üzerime düşen betonu bir türlü delemediler. Oğlum kepçeyle vurarak kırmaya çalışıyordu ancak beton bir türlü parçalanmıyordu. İki kişi de beni çekmeye çalışıyordu ama canım çok yanıyordu, ben de ‘Çekmeyin, canım acıyor’ diyordum. Orada sıkışıp kalmıştım. Daha sonra üzerinde oturduğum koltuğun ayaklarını kestiler, biraz boşluk oluştu ve o şekilde kurtuldum. Vücudumun birçok yerinde kırıklar vardı. Daha sonra mutfak bölümünde olan eşime seslendim ancak ses gelmedi. O an ‘Gitti’ dedim. Bu vaziyette saatler sonra enkazdan çıkarıldım" ifadelerini kullandı.

Faik Güven Yılmaz - Farhad Dosmammadov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.