ASAYİŞ - 26 Ağustos 2025 Salı 10:46

Balıklama atlayış ölümle sonuçlandı o anlar arkadaşları tarafından görüntülendi

A
A
A

Isparta’nın Senirkent ilçesinde arkadaşlarıyla serinlemek için girdiği gölette balıklama atlayan çocuk, boynunu toprak zemine çarpması sonucu ağır yaralandı. Yoğun bakımda tedavi altına alınan çocuk, 15 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

Olay, 10 Ağustos Pazar günü Senirkent ilçesine bağlı Gençali köyünde bulunan gölette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki İsmail Karaaslan, arkadaşlarıyla serinlemek için girdiği gölette balıklama atlayarak boynunu toprak zemine çarptı. Karaaslan, çarpmanın etkisiyle ağır yaralandı. Acil olarak hastaneye kaldırılan çocuk, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Ancak Karaaslan, uzun süredir verdiği yaşam mücadelesini geçtiğimiz gün, sabah saatlerinde kaybetti.

Balıklama atlayış ölümle sonuçlandı o anlar arkadaşları tarafından görüntülendi

Olay anı cep telefonu kameralarına anbean yansıdı

Hayatını kaybeden Karaaslan’ın cenazesinin 25 Ağustos Pazartesi günü Gençali köyünde toprağa verildiği öğrenildi. Olay anı cep telefonu kamerasına da yansıdı. Görüntülerde çocuğun gölete balıklama atladığı ve kısa süre sonra su yüzeyinde hareketsiz kaldığı görüldü.

Farhad Dosmammadov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.