ASAYİŞ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 10:21

Bir çekiciyi kurtarmaya giden iki çekici de çamura saplandı

A
A
A

Isparta’da bir aracı çekmek için bölgeye giden çekici çamura saplanınca, yardıma gelen iki farklı çekici de aynı akıbeti yaşadı. Üç çekici, yaklaşık 3 saat süren uğraşın ardından bulundukları yerden çıkarıldı. Arkadaşını kurtarmak için gittiği bölgede kendi aracı da çamura saplanan Burak Gülgür, yaşadıkları trajikomik olayı, "Dün, arkadaşımın dükkânına uğrayıncaya kadar her şey gayet sıradandı. Sadece uğrayıp hâl hatır soracak, bir bardak çay içip dönecektim. Çayımı bile içemedim, eve sırılsıklam döndüm. Zaten bir daha da çay içmeyi düşünmüyorum, tövbe ettim" dedi.

Isparta’da 13 yıldır oto kurtarma hizmeti veren Sefa Piryandı, geçtiğimiz gün otoparktan bir aracı çekmek üzere bölgeye gitti. Aracı kurtarıcısına yükledikten sonra daha kestirme olması için toprak yola giren Piryandı’nın çekicisi çamura saplandı. Kendi çabasıyla çıkamayan Piryandı, yardım için kendisini ziyaret etmek üzere yola çıkan meslektaşı Burak Gülgür’ü aradı. Ancak Gülgür’ün kurtarıcı aracı da henüz Piryandı’ya ulaşamadan çamura saplanarak hareket edemez hale geldi. Bunun üzerine Piryandı, son çare olarak iş yerindeki çalışanı Mehmet Demiralay’dan diğer kurtarıcı aracı alıp bölgeye gelmesini istedi. Fakat Demiralay’ın aracı da daha bölgeye ulaşmadan uzak bir noktada çamura saplanınca üç araç da aynı sonu paylaştı.

Bir çekiciyi kurtarmaya giden iki çekici de çamura saplandı

Çamurda zincirleme kurtarma operasyonu

Yaklaşık 3 saat süren kurtarma çalışmalarında ilk olarak Burak Gülgür, yoğun çabalar ile kendi aracını saplandığı yerden çıkarmayı başardı. Ardından Piryandı’nın çalışanı Demiralay, kurtarıcının kasasını çamurlu alana değdirerek aracı tekerlerini kaldırıp bulunduğu yerden kurtardı. Piryandı’nın çekicisinin de bulunduğu yerden çıkarılması ile ekipler dükkanlarına geri döndü. Trajikomik olay, sosyal medyada paylaşılmasının ardından vatandaşların büyük ilgisini çekti. Yaşananları izleyenler duruma gülerken, olayın kahramanları da yaşadıkları bu ilginç deneyimi tebessümle karşıladıklarını ifade etti.

"Kurtarmaya gelen arkadaşım da çamura saplandı"

13 yıldır kurtarıcı hizmeti verdiğini dile getiren Sefa Pirayandı, yaşananları şöyle anlattı:

Bir çekiciyi kurtarmaya giden iki çekici de çamura saplandı

"Hemen aşağıda yediemin otoparkı var. Bir ağabeyimizin arabası vardı, oradan onu alıp aracıma yükledim. Normalde sola dönmem lazımdı ama kestirme olsun diye sağa döndüm. Gidiyordum, bir şey yoktu. Biraz ilerledikten sonra bir anda çamura saplandım ve çıkamadım. Kasayı açıp kendimi kasayla ittirip çıkaracaktım fakat bu sefer de aracımda elektrik arızası oldu. Diğer arkadaşlara haber verdim, onlar geldi. Sözde beni kurtarmaya geldiler ama onlar da çamura saplandı. Arkasından üçüncü aracı çağırdık, o da gelirken kaldı. İşin garip tarafı bir arkadaşımız da taksiyle geldi, o da çamura saplandı. Sosyal medyada paylaştıktan sonra gelen yorumlar da komikti. Birisi ‘çekici tutulması’ yazmış, biri ‘çekmeye gelip çekemeyenler’ demiş. Ama tabii öyle bir şey yok, biz çeker alırız evelallah. En son beni kurtarmaya gelen ikinci arkadaş biraz uğraştıktan sonra bulunduğu yerden çıktı ve gitti. Üçüncü saplanan arkadaşın aracını da kasayla ittirerek çıkardık. Benim aracı da ona yükleyip oradan çıkarmayı başardık çok şükür. Çekici arkadaşlarıma tavsiyem, çamurdan uzak durun."

Bir çekiciyi kurtarmaya giden iki çekici de çamura saplandı

"Bir bardak çay içmek için geldim, başıma gelmeyen kalmadı"

Arkadaşı Sefa Piryandı’ya çay içmek üzere dükkana gelen Burak Gülgür ise yaşadıklarını, "Dün, Sefa’nın dükkânına uğrayıncaya kadar her şey gayet sıradandı. Sadece uğrayıp hâl hatır soracak, bir bardak çay içip dönecektim. Dükkândayken Sefa beni aradı, ‘Aracım çamura battı, bir gelmen lazım’ dedi. Bölgeye geldim ve biz de Sefa’nın kervanına katıldık, bizim araç da çamura saplandı. Sonra dükkândan Sefa’nın diğer aracını çağırdık. Biz kendi araçlarımızla uğraşırken, gelen arkadaşıma ‘Buradan girme’ demeye kalmadan o da çamura çakıldı. Gerçekten tuhaf bir durumdu. Çayımı da içemedim, eve sırılsıklam döndüm. Mümkün değildi o çayı içmek. Zaten bir daha da içmeyi düşünmüyorum, tövbe ettim. Dün ‘Artık araçları burada bırakalım, ağustos ayında gelip alırız’ diye düşündüğümüz anlar oldu. Durum tam olarak böyleydi. Neyse ki uzun uğraşlar sonunda bir şekilde kurtulduk. Mümkünse Sefa’ya çaya gelmeyin, selamı sabahı kesin" sözleriyle anlattı.

"Ben de yardım etmek için içeri gireyim derken aynı yere saplandım"

Piryandı’nın çalışanı Mehmet Demiralay, "Dükkânda sobayı yakmak için odun kırıyordum. Yaklaşık yarım saat geçti, kimseden ses çıkmadı. Ardından telefon geldi; ‘Bu sefer araba kaldı, hemen gel’ dediler. Bölgeye bir gittim, baktım ikisi de çamura saplanmış. Ben de yardım etmek için içeri gireyim derken aynı yere saplandım. Daha sonra bir şekilde kendi aracımı çamurdan çıkardım. Bu kez başka bir yoldan dolaşıp Sefa ağabeyimle birlikte diğer aracımızı da saplandığı yerden kurtardık. Sonrasında elektrikçi gelip arızayı giderdi. Dün çamurdan görünmüyorduk. Burak ağabeyime de çayı içiremedik, inşallah bugün içireceğiz" dedi.

Bir çekiciyi kurtarmaya giden iki çekici de çamura saplandı

Faik Güven Yılmaz - Farhad Dosmammadov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yıllardır süren gelenek bozulmadı, Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğrencilerin heyecanla beklediği leylekler, baharla birlikte yuvalarına döndü. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak anılan Şehit Erdal Çetin İlkokulu, bu yıl da baharın habercisi olan misafirlerini ağırlamaya başladı. Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 42 yıldır leyleklere ev sahipliği yapan okulun çatısındaki yuvalar, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin gelişini sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler, leyleklerin yuvalarında görülmesiyle büyük sevinç yaşadı. Öğrenciler, uzun süredir boş kalan yuvaların yeniden dolmasıyla birlikte özlemlerini giderdi. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. "Üzerimizde uçuyorlar" 3. sınıf öğrencisi Melih Sert, leyleklerin gelmesiyle çok mutlu olduklarını belirterek, "Leylekler geldiği için çok mutluyum. Bu sene biraz geç geldiler ve gelmeyeceklerini düşündüm. Daha sonra leylekleri yuvalarında görünce çok mutlu oldum. Her gün buradalar ve üzerimizde uçuyorlar. Leylekler ile tanışmak istiyorum" dedi. "Leylekleri çok seviyorum" Öğrenci Ceylin Coşkun ise "Leylekleri çok seviyorum. Üzerimizde sürekli uçuyorlar. Leylekleri görünce çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
Muğla Muğla’nın özel sporcuları Ege’ye damga vurdu Manisa’da düzenlenen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’na katılan Muğlalı özel sporcular, Bocce branşında elde ettikleri derecelerle şehre gururla döndü. Şampiyonada bir altın ve iki bronz madalya kazanan sporcular, azimleriyle herkese örnek oldu. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yetişen özel sporcular, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’nın Kula ilçesinde gerçekleştirilen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’nda Muğla’yı temsil eden kafile, Bocce sahasında sergiledikleri performansla büyük beğeni topladı. Organizasyon boyunca disiplin ve sportmenlik ruhunu elden bırakmayan Muğla ekibinde, Murat Karatepe tüm rakiplerini geride bırakarak kürsünün zirvesine çıktı. Birincilik elde eden Karatepe, altın madalyayı boynuna takarak bölge şampiyonu oldu. Şampiyonada mücadele eden diğer başarılı sporcular Miraç Koçar ve Serkan Özdemir ise zorlu karşılaşmaların ardından üçüncülük basamağında yer aldı. Bronz madalya kazanarak Muğla’nın başarısını perçinleyen sporcular, hem ailelerine hem de antrenörlerine büyük mutluluk yaşattı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, elde edilen başarının sadece bir madalya değil, aynı zamanda kararlılık ve azmin zaferi olduğu vurgulanarak "Özel sporcularımızın spora olan bağlılığı, Muğla’da yürüttüğümüz sportif faaliyetlerin ne kadar kapsayıcı olduğunun en güzel kanıtıdır. Sporcularımızın gelişimine katkı sunmaya ve onların başarı hikâyelerini desteklemeye devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Kütahya KUTSO’da ’Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi’ Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KUTSO) düzenlenen "Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi", akademisyen Zeynep Hiçdurmaz’ın sunumuyla yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimde yeşil dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınırken; iklim-nötr, net sıfır emisyon ve karbonsuzlaşma gibi temel kavramlar katılımcılara aktarıldı. Üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan karbon ayak izi yaklaşımının önemi vurgulanarak, işletmelerin çevresel etkilerini ölçme ve yönetme gerekliliğine dikkat çekildi. Programda, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu politikalar da değerlendirildi. 2050 yılına kadar iklim-nötr kıta olma hedefi, 2030 emisyon azaltım planları ve "Fit for 55" paketi hakkında bilgiler paylaşılırken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaların özellikle ihracatçı firmalar açısından maliyet ve rekabet unsuru oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’deki yeşil dönüşüm sürecine ilişkin gelişmelerin de ele alındığı eğitimde, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefinin yasal zemine kavuştuğu belirtildi. Emisyon ticaret sistemine yönelik altyapı çalışmalarının başlatıldığı ve karbon piyasalarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığı aktarıldı. 2026 itibarıyla CBAM uygulamasının fiilen başlayacak olmasıyla birlikte yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Eğitimde ayrıca yeşil dönüşümün sanayi ve KOBİ’ler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının işletmelere hem maliyet avantajı sağladığı hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların ise finansmana erişimde zorluk yaşayabileceği ve raporlama yükümlülüklerinin artacağına dikkat çekildi. Program kapsamında işletmelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yöntemler de paylaşıldı. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerjiye yönelim, üretim süreçlerinde dijitalleşme, enerji ve kaynak verimliliğinin artırılması ile karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi başlıklar ele alındı. Eğitimin önemli başlıklarından biri de finansman ve destek mekanizmaları oldu. Çeşitli kurumlar tarafından sağlanan destekler ile Avrupa Birliği fonları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından eğitim sona erdi.