GÜNDEM - 29 Ocak 2026 Perşembe 10:01

Çayı türkülerle demliyor...Bu çay ocağına stresli giren türkü söyleyerek çıkıyor

A
A
A
Çayı türkülerle demliyor...Bu çay ocağına stresli giren türkü söyleyerek çıkıyor

Isparta’da kurduğu ‘Moral İstasyonu’ isimli çay ocağı işletesinde hem çay demleyip hem de türküleriyle sohbet havası estiren mahalli ses sanatçı Ramazan Akden, müşterilerine sunduğu ortamla dikkat çekiyor. İçeri adım atan hem stresini kapıda bırakıyor hem de kendini mini bir konserin içinde buluyor.


Isparta’da çay ocağı işletmeciliği yapan ve aynı zamanda mahalli ses sanatçısı olarak tanınan Ramazan Akden, 15 yıldır müşterilerine çay servisinin yanında mini konserler vererek fark oluşturan bir işletmeci olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 30 yıldır çay ocağı işleten Akden’in 15 yıl önce merkeze kurduğu "Moral İstasyonu" isimli çayevi ise son yıllarda stres atmak isteyenlerin uğrak noktası haline geldi. Bağlama, cura ve darbuka gibi enstrümanlardan oluşan yedi kişilik mini orkestrasıyla müşterilerine adeta müzik şöleni sunan Akden, hem çay dağıtıyor hem de sevilen türküleri seslendiriyor. Ayrıca giyim kuşamına özen göstererek müşterilerine saygısını her fırsatta gösteren Akden, günün stresinden uzaklaşmak isteyenlere adeta terapi gibi bir ortam sunuyor. Moral İstasyonu’na gelen yerel halkın yanı sıra farklı ülkelerden yabancı ziyaretçiler de hem çay içmek hem de Akden’in türkülerini dinlemek için çayevi tercih ediyor.


"Moral İstasyonu’nu sevgiyle kurduk"


Ramazan Akden, Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Eyüpler Köyü’nde doğduğunu belirterek, yıllardır bu işi sürdürdüklerini ifade etti. Buraya geleli 15 yıl olduğunu söyleyen Akden, "Bu çay ocağında ‘Moral İstasyonu’ olarak anılmamızda kardeşlerimizle birlikte yıllar boyunca ortaya koyduğumuz emeğin büyük payı var. Bu işi insanları severek yapıyoruz. Halkımıza hiçbir karşılık beklemeden destek olmak, çorbada bizim de tuzumuz olsun istedik" dedi. Eski yerlerinin oldukça küçük olduğunu hatırlatan Akden, televizyoncular geldiğinde "Burası neresi?" sorusuna hep "Moral istasyonu" diye yanıt verdiğini, ilginin artmasıyla birlikte gerçek bir moral istasyonu kurma kararı aldığını belirterek, "Böyle başladı her şey. Yıllar ise su gibi akıp geçiyor" şeklinde konuştu.


"İnsanların sevgisi bize güç veriyor"


Hayatın kısa olduğunu vurgulayan Akden, insanların birbirini sevmesi gerektiğini söyledi. "İnsanlara sevgiyle yaklaşırsak kötülük olmaz, her şey daha güzel yürür" diyen Akden, dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerin kendisine duyduğu sevgiyi, "Avustralya’dan, Amerika’dan, İngiltere’den, Almanya’dan gelenler var. Öyle güzel mesajlar yazıyor, öyle güzel şeyler söylüyorlar ki… ‘İyi ki varsın’ diyorlar. Yaptığımız türküleri dinleyip yıllar sonra bile bizi ziyarete gelenler oluyor. ‘Senin türkülerini dinledik, onlarla büyüdük’ diyorlar. Bu da bize mutluluk veriyor" sözleriyle anlattı.


"Moral İstasyonu’na herkesi bekliyorum"


Yaklaşık 15 şarkı yaptıklarını, bestelerin müziklerini arkadaşlarıyla birlikte hazırladıklarını belirten Akden, bunun insanlar için moral kaynağı olmasından gurur duyduğunu söyledi. "Her gün neredeyse program yapıyoruz, paylaştıkça büyüyoruz" ifadelerini kullandı. Moral İstasyonu’nun herkese açık olduğunu vurgulayan Akden son olarak, "Bizi izleyen, dinleyen, haber yapan tüm kardeşlerime; dünyanın dört bir yanındaki gurbetçilere selam olsun. Bizi izlemeye devam etsinler. Daha güzel şeyler yapacağız. Moral İstasyonu daima yanlarında" şeklinde konuştu.


"Ramazan ağabeyin yanında büyüdük"


Ramazan Akden’in türkülerini dinlemeye gelen 21 yaşındaki Emirhan Karataş. "Çocukluğumuzdan beri Ramazan abimizin yanına gelir, çayını kahvesini içerdik. Aynı zamanda ondan çok şey öğrendik. Küçükken buradan geçerken içeriden gelen müzikleri duyar, büyüyünce buraya girmenin hayalini kurardık. Ama burası öyle bir yer ki, sadece çocuklar değil, 7’den 70’e herkes geliyor. Ramazan abimize sonsuz teşekkür ediyoruz, bizi her zaman sıcak çayıyla, sıcak kahvesiyle ağırlıyor" dedi.


"Türküleriyle bize yol gösterdi"


Karataş, "Biz Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş’ın türküleriyle büyüdük; aynı zamanda Ramazan abimizin türküleri ve müzikleriyle de büyüdük. Burada öğrendiklerimizi devam ettiriyoruz. Kendi arkadaşlarıma, yaşıtlarıma ve öğrenci kardeşlerime buraya gelmelerini tavsiye ediyorum. Buraya gelmek sadece çay içmek için değil; müzik dinlemek, Ramazan abinin güler yüzünü görmek ve onun türkülerini duymak için geliyoruz. Kendisine sonsuz teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


"Buraya 11 yaşımda geldim, 9 yıldır çok şey öğrendim"


"Ben buraya ilk kez 11 yaşımda geldim. Yaklaşık 9 yıldır buradayım ve bu süre içinde bana çok şey kattı" diyen Karataş, "Ramazan abi türküleriyle, müziğiyle, sazıyla, sözüyle bize örnek oldu. Umarım ben de ileride onun gibi büyük bir insan olurum. Burada sadece türkü değil, oyun havalarımız da var. Ramazan abimizin yaptığı oyun havalarını isteyenlere çalıp oynatıyoruz. Yörüğü de geliyor, uzaktan gelen de geliyor… Burada çalıp oynamak isteyen herkese kapımız açık" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da jandarmadan mart ayında kapsamlı operasyon: 277 şüpheli yakalandı, 13’ü tutuklandı Tekirdağ’da jandarma ekiplerince mart ayında gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda silah, uyuşturucu madde ve kaçak ürün ele geçirilirken, 277 şüpheli hakkında işlem yapıldı. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ile mücadele ve silah kaçakçılığının önlenmesine yönelik 01 Mart-31 Mart tarihlerinde il genelinde geniş çaplı operasyonlar düzenlendi. Yapılan aramalarda 15 adet tabanca, 21 adet av tüfeği, 4 adet kurusıkı tabanca, 427 adet tabanca fişeği ve 830 adet av tüfeği mühimmatı, 422 gram esrar, 596 gram bonzai, 226 gram metamfetamin, 1 gram skunk, 101 gram kenevir tohumu ve 8 bin 722 adet sentetik ecza, 2 hassas terazi ve 20 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda ise 56 bin 393 adet sahte ürün, 248 bin 780 adet dolu makaron, 94 bin 400 adet boş makaron, 430 adet elektronik sigara, 62 kilogram açık tütün ve 1460 kilogram nargile tütünü ele geçirildi. Ayrıca 586 litre alkollü içki ile 45 litre etil ve metil alkol, 3 adet damıtma düzeneği ve 3 adet elektronik makaron doldurma makinesi bulundu. Tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 12 adet tarihi obje, 94 adet sikke, 14 adet çeşitli tarihi eser ile 2 adet dedektör ve 7 adet kazı malzemesi, 15 kilogram barut, 1 adet jeneratör, 2 adet para sayma makinesi, 132 adet senet, 4 adet çek, 5 adet ajanda, 9 adet cep telefonu, 2 adet bilgisayar ve 1 adet tablet ele geçirildi. Gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 277 şüpheli yakalanarak haklarında yasal işlem yapılırken, 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Jandarma Komutanlığının, halkın huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik suç ve suçlularla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü bildirildi.
Osmaniye Baba Yeşil, "Rahmetli olan öğretmenini, özellikle matematik öğretmenini çok seviyordu" Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrencinin hayatını kaybettiği, 17 öğrencinin ise yaralandığı olayda yaşamını yitiren 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil’in acısı Osmaniye’ye düştü. Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil’in ailesinin yaşadığı Osmaniye’nin Düziçi ilçesine bağlı İrfanlı Mahallesi’nde yaşadığı evine taziye çadırı kuruldu. Aile ve yakınları, küçük Adnan’ın kaybıyla büyük üzüntü yaşadı. "Rahmetli olan öğretmenini, özellikle matematik öğretmenini çok seviyordu" Adnan tek çocuğumuz olduğu için çok üzgünüz diyen Baba Cevdet Yeşil," Çocuğumuz çalışkan, başarılı bir çocuktu. Beşinci sınıfa geçmişti. Kendisi bu okulda okumayı çok istiyordu. O okul başarılı bir okuldu, iyi öğretmenleri vardı. Biz de kendisini kırmadık, o okula yazdırdık. Yine rutin, her zamanki gibi öğlen 12’de servisine bindi. Zaten öğlenciydi, beşinci sınıflar. Sonra saat 2-2 buçuk gibi okulda bir çatışma olduğunu söylediler. Biz de apar topar gittik. Maalesef saat 5’e kadar oğlumuzu aradık. Bir şekilde emniyet güçleri bize ulaştı. Hastaneye gittik, orada teşhis ettik. Oğlumuzun rahmetli olduğunu gördük. Okulunda 5. sınıftaydı ve deneme sınavında okul ikincisi olmuştu. Madalya taktılar, çok mutluydu. Rahmetli olan öğretmenini, özellikle matematik öğretmenini çok seviyordu. Matematik öğretmeni dersleri çok kolay ve güzel anlatıyormuş. Zanlı, matematik öğretmenini de vuruyor, ardından çocukları şehit ediyor. Sonuç böyle oluyor. Başarılıydı, çalışkandı. İnançlı, dürüst, vatanını milletini çok seven bir evladım vardı. 11 yaşında olmasına rağmen çok bilinçliydi. Bir tek çocuğumuz olduğu için çok üzgünüz. Allah, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Mekânı cennet olsun. İnşallah Peygamber Efendimiz’in yanında olur, cennette makamı yüksek olur" diye konuştu. Kelimeler boğazıma düğümleniyor Çocuğumuz çok naif çalışkan bir çocuktu diyen dayı Ahmet Cuma, "Yüreğimiz, ciğerimiz yanıyor. Başka evlatlar yanmasın. Sabah yavrucağımız annesinin elini öpüp, koklaşıp gitti. Şimdi toprağa verilecek. Bu acılar yaşanmasın. Buna hükümet olarak çok büyük ricamız var. Adnan zeki, akıllı, başarılı bir çocuktu. Nasıl tarif edeyim, üzerine söylenecek bir şey yok ki, Ciğerim, yüreğim yanıyor. Kelimeler boğazımda düğümleniyor" dedi. Öte yandan, Adnan Göktürk Yeşil’in cenazesinin öğle namazına müteakip Haruniye Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Düziçi ilçesindeki Yeşiller Aile Mezarlığı’nda defnedileceği bildirildi.
Manisa Görme engelliler için toplu taşımada "Sesli uyarı" talebi Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarını daha güvenli ve bağımsız kullanabilmesi için duraklarda ve araçlarda sesli uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin toplu taşımaya erişim olduğunu belirterek, bu alanda acil düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Köse, özellikle otobüslerde ve duraklarda sesli uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin, görme engelli vatandaşların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Toplu taşıma araçlarına binerken ve inerken büyük zorluklar yaşandığını vurgulayan Köse, "Hangi aracın durağa geldiğini, hangi durakta inileceğini bilmek görme engelli bireyler için hayati önem taşıyor. Sesli uyarı sistemleri bu noktada büyük bir ihtiyacı karşılıyor" dedi. Sesli sistemlerin yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda temel bir erişilebilirlik hakkı olduğuna dikkat çeken Köse, bu uygulamanın yaygın olduğu şehirlerde görme engelli bireylerin toplumsal hayata daha aktif katıldığını dile getirdi. Köse, "Bu sistemler sayesinde bireyler kimseye ihtiyaç duymadan seyahat edebiliyor, özgüvenleri artıyor ve sosyal hayata daha güçlü şekilde dahil oluyor" diye konuştu. Uygulamanın hayata geçirildiği bölgelerde hem güvenliğin hem de konforun arttığını belirten Köse, sesli anons sistemlerinin durak isimlerini ve hat bilgilerini net bir şekilde ileterek karışıklığı ortadan kaldırdığını söyledi. Bu sayede sadece görme engelli bireylerin değil, yaşlılar ve yabancı yolcular gibi farklı grupların da toplu taşımadan daha verimli faydalandığını kaydetti. Yetkililere çağrıda bulunan Köse, tüm şehirlerde toplu taşıma araçları ve duraklarının erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Erişilebilir bir şehir, herkes için yaşanabilir bir şehirdir. Sesli uyarı sistemleri artık bir tercih değil, zorunluluktur" ifadelerini kullandı.