ÇEVRE - 06 Ekim 2025 Pazartesi 10:35

Eğirdir Gölü’nde balıkçı tekneleri karaya oturdu, balıkçılık bitme noktasına geldi

A
A
A

Isparta’da son yıllarda hızla su kaybeden Eğirdir Gölü, hem balıkçılığı hem de tarımı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Teknelerini iskeleye yanaştıramayan balıkçılar zor günler geçirdiğini belirtirken, gölü görmeye gelen ziyaretçiler artık su yerine kara manzarasıyla karşılaşıyor. Eğirdir Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Cengiz Erdoğan, "Eğer güzel bir kış geçirirsek belki göl yavaş yavaş toparlanabilir. Gölün bir an önce eski haline dönmesini istiyoruz çünkü bu süreçten en çok biz balıkçılar etkileniyoruz" dedi.

Türkiye’nin dördüncü büyük gölü olan Eğirdir Gölü, son 5–6 yıldır yaşanan çekilme nedeniyle alarm veriyor. Su seviyesinin düşmesiyle gölde yaşayan balıkların yaşam alanı daraldı, verim azaldı. Balıkçılar, teknelerini iskelelere yanaştıramaz hale gelirken bazı tekneler tamamen karaya oturdu. Eğirdir Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Cengiz Erdoğan, tarımsal sulamada da ciddi sorunlar yaşandığını belirtirken, gölü görmeye gelen ziyaretçilerin artık mavilikler yerine geniş kara parçalarıyla karşılaştığını söyledi.

Eğirdir Gölü’nde balıkçı tekneleri karaya oturdu, balıkçılık bitme noktasına geldi

"Gölü görmeye gelen misafirlerimiz de artık su yerine kara görüyor"

Erdoğan, "Biz balıkçılar geçimimizi bu gölden sağlıyoruz. Gölümüz yaklaşık 5–6 yıldır sürekli çekiliyor ve şu anda geldiği nokta ortada. Suyun bu kadar azalması işlerimizi olumsuz etkiliyor. Gölde otlanma, kirlenme ve avcılık ekipmanlarını kullanma konusunda büyük zorluk yaşıyoruz. Teknelerimizi iskeleye yanaştıramaz hale geldik. Gölü görmeye gelen misafirlerimiz de artık su yerine kara görüyor. Bu da hem görüntü kirliliği oluşturuyor hem de bizleri çok üzüyor" dedi.

Eğirdir Gölü’nde balıkçı tekneleri karaya oturdu, balıkçılık bitme noktasına geldi

"Kışların yağışsız geçmesi, kar yağmaması da süreci hızlandırıyor"

Çekilmeden balıkların da olumsuz etkilendiğini belirten Erdoğan, "Yaşayabilecek alanları azaldığı için verim çok düştü. Gölün bu hale gelmesinin nedenleri arasında küresel ısınma, iklim değişikliği ve yanlış kullanım var. Gölden sürekli su çekiliyor. Kışların yağışsız geçmesi, kar yağmaması da süreci hızlandırıyor. Yaklaşık 20 gündür Hoyran bölgesinde göl ikiye ayrılmış durumda. Su seviyesi sıfıra düştüğü için oradan geçen balıkçılar, teknelerini bırakıp yürüyerek geçebildiklerini söylüyor" ifadelerini kullandı.

"Eğer güzel bir kış geçirirsek belki göl yavaş yavaş toparlanabilir"

"Ümidimiz artık Cenâb-ı Allah’a kaldı" diyen Erdoğan, "Eğer güzel bir kış geçirirsek belki göl yavaş yavaş toparlanabilir. Gölün bir an önce eski haline dönmesini istiyoruz çünkü bu süreçten en çok biz balıkçılar etkileniyoruz. Tarım da olumsuz etkilendi. Boğazova Köyü’nden çiftçilere kısıtlı su veriliyor, onlar da tankerlerle köylerine su taşımak zorunda kaldı" şeklinde konuştu.

Eğirdir Gölü’nde balıkçı tekneleri karaya oturdu, balıkçılık bitme noktasına geldi

"Bilinçsiz su kullanımı da en büyük sorunlardan biri"

Bilinçsiz su kullanımının halen devam ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Gölden su çekilmeye devam ediyor. Mevcut pompalar yetmediği için şimdi 250 metrelik rampalar yapılarak gölün içine kadar girildi ve su alınmaya devam ediliyor. Biz burada ‘Göl yok oluyor’ diye çığlık atarken, bazıları hâlâ çimleri ve asfaltları suluyor. Bu durumun artık art niyetli olduğunu düşünmeye başladık. Bazı teknelerimiz de su çok hızlı çekildiği için ilgilenilmedi ve karaya saplanıp kaldılar. Yetkililerden acil çözüm bekliyoruz" dedi.

Emel Turan Kartal - Farhad Dosmammadov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Menemen Belediyesi Aşevi’nden her gün 10 bin kişiye yemek Menemen Belediyesi, Ramazan Ayı nedeniyle aşevinin günlük yemek kapasitesini 10 bin kişiye çıkardı. Ustaların hazırladığı ve gıda mühendislerinin denetlediği yemekler, ilçenin dört bir yanında ihtiyaç sahibi ailelere kapı kapı dağıtılırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahiplerimizle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz" dedi. Menemen Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Ayı için kapasitesini artırdı. Lezzet ve hijyen kırmızı çizgisiyle hareket eden deneyimli mutfak ekibi, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın talimatıyla her gün 10 bin kişilik yemek hazırlıyor. Menemen Belediyesi Aşevi’nde gün aydınlanmadan başlayan hummalı hazırlıklar, sebzelerin titizlikle yıkanıp doğranmasıyla başlayıp, yemeklerin dev kazanlarda hazırlanıp, porsiyonlanarak paketlenmesiyle devam ediyor. 150 kişilik kadroyla hizmet veriliyor Hazırlanan paketler, yine Menemen Belediyesi personeli tarafından Çukurköy’den Maltepe’ye, Asarlık’tan Çaltı’ya kadar ilçenin dört bir tarafına hızla taşınıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Mutfaktan lojistiğe kadar toplam 150 personelin görev yaptığı günlük yemek operasyonu, vatandaşlardan da takdir görüyor. "Sofralara sıcak bir tebessüm ekliyoruz" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yılın 12 ayı kesintisiz olarak hizmet veren aşevimizin kapasitesini, bu yıl da Ramazan boyunca sınırlarımızı zorlayarak çok üst bir seviyeye çıkardık. Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz. 10 bin hemşehrimiz için hazırladığımız yemeklerle sofralara sıcak bir tebessüm eklemeye gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte sadece günlük yemekle değil, birçok farklı kalemde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Malatya Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde yoğun kar mesaisi Malatya Büyükşehir Belediyesi Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün kar yağışı uyarılarının ardından, aldığı tedbirlerle birlikte kent genelinde karla mücadele çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Yağışın başlamasıyla eş zamanlı olarak sahaya inen ekipler, vatandaşların ulaşımda herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için gece gündüz demeden yoğun mesai harcıyor. Ana arterler başta olmak üzere sorumluluk alanındaki yollarda tuzlama ve solüsyonlama çalışmaları gerçekleştiren ekipler, kar yağışının etkili olduğu yüksek kesimlerde ise kar küreme çalışmalarını sürdürüyor. Yolların açık tutulması ve ulaşımın aksamaması için ekipler gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmaları kapsamında, Akçadağ ilçesinde 9 mahallede, Arapgir ilçesinde 3 mahallede, Arguvan ilçesinde 3 mahallede, Battalgazi ilçesi kırsalında 3 mahallede, Darende ilçesinde 19 mahallede, Doğanşehir ilçesinde 5 mahallede, Doğanyol ilçesinde 3 mahallede, Hekimhan ilçesinde 18 mahallede, Kale ilçesinde 9 mahallede, Kuluncak ilçesinde 7 mahallede, Pütürge ilçesinde 18 mahallede, Yazıhan ilçesinde 6 mahallede ve Yeşilyurt ilçesi kırsalında 6 mahalle yolunda çalışmalar devam ediyor. Toplamda 109 mahalle yolunda 2 bin 105 kilometre uzunluğundaki yollarda ise ekipler çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yol açma çalışmalarının yanı sıra yolda mahsur kalan vatandaşlara müdahale ederken, hasta olan vatandaşların sağlık ekiplerine güvenli bir şekilde ulaştırılması için de yoğun çaba sarf ediyor. Ekipler Hekimhan ilçesi Başkavak Mahallesinde rahatsızlanan vatandaşı sağlık ekiplerine teslim ederek vatandaşın hastaneye ulaşımını sağladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının etkisini sürdürdüğü bölgelerde ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için 7/24 görev başında olmaya devam edecek.
İstanbul Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Bursa Yıldırım’da, gönüller de sofralar da bir Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. "Yıldırım’da kimse yalnız değil" Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor" ifadelerini kullandı.