ASAYİŞ - 06 Ağustos 2025 Çarşamba 11:05

İmamın darp ve ölüm tehdidi iddiasına yanıt geldi: "Çok film izlemiş galiba"

A
A
A
İmamın darp ve ölüm tehdidi iddiasına yanıt geldi: "Çok film izlemiş galiba"

Isparta’nın merkeze bağlı Yazısöğüt köyünde imamın darp edildiği ve ölüm tehditleri aldığı yönündeki iddialarına, olayın merkezindeki araç sahibi Semih Ö. ile olaya karıştığı iddia edilen köy sakini Osman isimli şahıstan yalanlama geldi. Yaşananları "kurgulanmış bir senaryo" olarak niteleyen Semih Ö., imamın köylüleri, "Ben bu köye ev yaptım, beni çekemiyorsunuz", "Erkekseniz teker teker gelin", "Ben kamu görevlisiyim, bana kimse dokunamaz" sözleriyle kışkırttığını öne sürdü. Semih Ö. ve bazı köylüler, olayda kimsenin imama saldırmadığını ve iddiaların abartılarak kamuoyuna servis edildiğini savundu.


Isparta’nın merkeze bağlı Yazısöğüt köyünde, Yaz Kur’an Kursu sırasında çocukların oyun oynadığı sırada bir otomobile kola döküldüğü gerekçesiyle başladığı öne sürülen gerginliğin, cami imamı ve ailesine yönelik saldırıya dönüştüğü iddia edilmişti. Yaşanan olayın ardından imam ve ailesi, köyde ölüm tehditleri aldıklarını öne sürmüştü. Olayın merkezinde yer alan araç sahibi Semih Ç., İHA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşananların imam tarafından kurgulandığını ve kamuoyuna yalan şekilde aktarıldığını iddia etti. Olayın ardından imam tarafından basına yansıyan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını savunan Semih Ç., imamın köy halkına yönelik, "Ben bu köye ev yaptırdım, o yüzden beni çekemiyorsunuz", "Erkekseniz teker teker gelin", "Ben kamu görevlisiyim, bana hiçbir şey yapamazsınız" gibi sözlerle halkı kışkırttığını ileri sürdü. Yaşanan arbedede kimsenin imama vurduğunu görmediğini belirten Semih Ç., olayın abartılarak kamuoyuna servis edildiğini söyledi. Olay anında köylüleri ayırmaya çalıştığını belirten bir diğer vatandaş ise, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, imamın tavırlarıyla gerginliği tırmandırdığını öne sürdü.



"İmam olayı yatıştıran eşime laf atınca dayanamadım ittirdim ama kesinlikle vurmadım"


Cami imamının kendisini darp ettiğini iddia eden bahse konu Semih, "Olay Perşembe günü sokakta başladı. İmam, bu yoldan çocuklarıyla birlikte geliyordu. Ben de aynı yoldan eşimle ekmek almaya gidiyordum. Aracımla karşıdan geldiğini fark ettim. Daha sonra imamın önünde durdum. Bu imam, muhtara ’arabayı buradan kaldırsın’ demiş. Ben de sadece ’neden bu konuyu muhtara söylüyorsun da bana söylemiyorsun’ demek istedim. Bu adam her gün evimizin önünden geçip bana selam verir. Babam da her gün camiye gider, gönüllü olarak caminin işlerini yapar. Bize neden söylemediğini merak edip sormak için durdurdum. ‘Sen ne diyorsun?’ diye bağırarak motosikletinden indi. O inince ben de aracımdan indim. Bir arbede yaşandı ama vurma olayı kesinlikle yoktu, sadece karşılıklı birbirimizi ittik. Daha sonra eşim bizi ayırmak için araya girdi. O da eşime, ’Sen buradan git, kadın halinle bu olaylara karışma’ dedi. Bu söz üzerine çok sinirlendim. Olay burada zaten burada başladı" şeklinde konuştu.



"Biranda ’Erkekseniz tek tek gelin’ diyerek köy halkını tahrik etmeye başladı"


Köy imamını 8 -10 kişilik grupla durdurmadıklarını belirten Semih, "Ben tek başıma durdurdum. Olay tamamen benim şahsi meselem. Öyle bir grup hiçbir zaman olmadı. Olayı gören köylüler de bizi sakinleştirmeye çalıştı. O an beni tutup aracıma götürdüler ve bir daha da bırakmadılar. Daha sonra imam biranda, ‘Ben bu köye kısa sürede ev yaptım, köylü beni çekemiyor’ deyince köylü tepki gösterdi. Bu sözlerle köylüyü tahrik etti. Bu yüzden köylülerle de tartışma yaşadı. Hatta tehdit edercesine herkese, ’Erkekseniz tek tek gelin’ diyordu" ifadelerini kullandı.



"Benim annem ayakta zor duruyor ve sopayla değil bastonla yürüyor"


Annesinin çocuklara vurduğundan haberinin olmadığını söyleyen Semih, "Bunu olay bittikten sonra öğrendim. Benim tek düşündüğüm şey, imamın araç konusunu neden bana söylemeyip muhtarı aradığıydı. Bu yüzden kızdım. İmama küfür ettiğimi kabul edebilirim, o sinirle ağzımdan kötü bir söz çıkmış olabilir. Ama ne Kur’an kursundaki çocuklarla ne de imamla bir sorunum vardı. Bu imamla daha önce hiçbir tartışmamız olmamıştı, gayet iyi geçiniyorduk. Ama şimdi düşünün, 10 kişiden dayak yediğini söyleyen biri, aradan 24 saat geçmeden basına röportaj veriyor, sendika üyeleriyle kol kola fotoğraf çektiriyor. Suratında ne morluk, ne çizik, ne de kan var. 10 kişi tarafından dövülen bir adam bunları nasıl yapabilir?" diyerek üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini belirtti.



Basını mensuplarının kamuoyuna tek taraflı aktarmasına tepki


Bazı basın mensuplarının olayı yalnızca imamdan dinleyip kamuoyuna tek taraflı aktarmasına tepki gösteren Semih, kendi görüşlerine başvurulmadan yargısız bir şekilde haber yapıldığını belirterek, ’Neden gelip bizimle konuşmadılar? Bu olayda bizim de görüşlerimiz önemliydi. Neden tek taraflı haber yapıldı? Asıl mağdur olan biziz" dedi.



"Benim annem ayakta zor duruyor sopayla değil bastonla yürüyor"


İmamın, annesinin sopayla çocuklara vurduğunu iddia etmesi üzerine konuşan Semih, "Benim annem yaşlı, zor yürüyor. Sopa dediği elindeki baston. Elini kaldıracak gücü yok. Ayakta zor duruyor. Çocuklara vurması mümkün değil. Bu konuyu neden bu kadar büyüttü, anlayamıyorum. Yapıcı yaklaşsaydı biz de anlayışla karşılardık. Büyük olduğu için saygı duyardık. Ama yapıcı olmadığı için şiddete meyilli biri gibi davrandı. Sanki kavga etmek için fırsat kolluyormuş" dedi.



"Ayağından bağlayıp ayağından süründürmek mi? çok film izlemişler"


İmamın eşinin, köylüler tarafından ölüm tehditleri aldıklarını iddia etmesi üzerine Semih, ’Bizi, imamı arabaya bağlayıp sürüklemekle tehdit ettiğimizi söylüyor. Köye giremiyoruz, can güvenliğimiz yok diyor. Bunlar çok mu film izliyor bilmiyorum ama böyle bir şey mümkün mü? Zaten biz öyle insanlar değiliz" ifadeleriyle iddialara tepki gösterdi.



"Ceviz kabuğunu doldurmayacak bir olay yüzünden infazım yandı"


Olay sonrası jandarma ekiplerinin ifadeleri alınmak üzere herkesi alıp karakola götürdüğünü belirten Semih, "Orada ifade verdim. Daha önceden bir infazım vardı, şimdi ceviz kabuğunu doldurmayacak bir olay yüzünden infazım yandı. Benim de çoluğum çocuğum var. Bu konuda yetkililerden yardım bekliyorum. Köy halkı camiye gidip namaz kılamıyor. Onlar da mağdur. Çocuklar Kur’an okuyamıyor, onlar da mağdur. Benim imamla hiçbir sorunum yoktu. Olayı yanlış anladı. Keşke doğrudan gelip bizimle konuşsaydı" dedi.


Köyde yaşayan bir vatandaş, "Sadece kavgayı ayırmaya çalıştım. Ama imam benden de şikâyetçi olmuş"


Tesadüfen yoldan geçerken yaşanan tartışmayı görünce tanıdık oldukları için ayırmak isteyen köy halkından Osman isimli vatandaş, "Semih’i belinden tutup kenara çektim. Orada da bir arbede oldu. Birbirlerini itmeleri sırasında ben kesinlikle imama vurmadım. Sadece ayırmaya çalıştım. Ama imam benden de şikayetçi olmuş. İsmimi bile bilmeyen adam jandarmaya ifade verirken Süleyman demiş. Benim adım Osman. Sadece ayırmaya çalıştım, şimdi bana düşman oldu. O benden şikayetçi olursa ben de ondan olacağım" şeklinde konuştu.



10 kişilik bir grup olmadığı öne sürüldü


İmamın iddialarına göre 8-10 kişilik bir grubun olmadığını belirten Osman, "Ortalıkta zaten kalabalık yoktu. İmam, herkesin önünde ‘Ben kamu görevlisiyim, memurum, erkekseniz teker teker gelin, ben hepinizi süründürürüm’ gibi sözlerle insanları tahrik etti. Şimdi röportajlarda ‘köye giremiyorum, tehdit ediliyorum’ demiş. Biz öyle insanlar olsak, şimdiye kadar evine zarar verilirdi. Ama kimse bir şey yapmadı. Çocukların psikolojisinin bozulduğunu söylüyorlar. Olay anında çocukları da yanındaydı. Eğer Semih imamla dövüşecek olsa, çoluk çocukla neden olay yerine gelsin? Olayın tatlıya bağlanmasını istiyoruz. Şu an camiye giden yok ama imam kesinlikle darp edilmedi. Zaten halinden belli olurdu. Olayın üzerinden 24 saat geçmeden gidip görüntü çektiren biri, gerçekten dövülmüş olabilir mi?" ifadelerini kullandı.



"Onlar kamu personeli arkasında sendikalar var, biz köylüyüz bizim arkamızda kimse yok"


İmam köylüleri kötülediğini ama imamın buraya ev yaparken köydeki herkesin ona yardımcı olduğunu belirten Semih ise, "Görüntülerde bizim onu tehdit ettiğimizi söylüyor. O da bizi tehdit etti. Arkasında kamu ve sendikaların olduğunu söyledi. Ama biz köylüyüz, bizim arkamızda kim var? Kimse yok" dedi.


Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği ve soruşturma kapsamında Semih Ö’nün yurt dışına çıkış yasağı getirildiği ve adli kontrol şartıyla her gün imza attığı öğrenildi.



İmamın darp ve ölüm tehdidi iddiasına yanıt geldi: "Çok film izlemiş galiba"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Ereğli’de 23 Nisan iki ayrı törenle kutlandı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen iki ayrı programla kutlandı. Kutlamalar, sabah saat 10.30’da Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreni ile başladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül tarafından anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören, yapılan protokol düzeninin ardından sona erdi. Programın ikinci bölümü ise saat 11.00’de Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İlkokulu tarafından hazırlanan program, Ereğli İmam Hatip Lisesi öğrencisi Beytullah Özkan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan İlkokul Müdürü İlker Kıbrıs, 23 Nisan’ın milli iradenin simgesi olduğunu belirterek, "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği bu anlamlı günün 106’ncı yıl dönümünü kutluyoruz" dedi. Konuşmasında son dönemde yaşanan üzücü olaylara da değinen Kıbrıs, çocukların güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan ve hepimizi derinden etkileyen hadiseler, çocuklarımızın huzur ve güvenliğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda özgürlük ve milli iradenin simgesi olduğunu ifade eden Kıbrıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Program, öğrenciler tarafından şiirlerin okunması ve çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi. Törenlere, ilçe protokolü, eğitim camiası, öğrenciler ve veliler katıldı.
İstanbul Maltepe’de 23 Nisan coşkusu Maltepe’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı büyük bir heyecan ve coşkuyla kutlandı. Maltepe Belediyesi’nin organize ettiği çocuk şenliğinde çocuklar, gönüllerince eğlendi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106’ncı yıl dönümünde Maltepe, tarihinin en renkli çocuk şenliklerinden birine ev sahipliği yaptı. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sloganıyla sabah saatlerinde Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu. Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen’in de katıldığı resmi törenin ardından, kutlamalar Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan dev şenlik alanında devam etti. Öğle saatlerinde başlayan şenlikte çocuklar için oyun parkı kuruldu. Meydana kurulan Survivor parkuru, tırmanma duvarı, basketbol sahası ve langırt çocukların en çok ilgi gösterdiği noktalar oldu. Ayrıca gün boyu süren bando gösterileri, karaoke, yüz boyama etkinlikleri, palyaço ve illüzyon şovları meydandaki coşkuyu zirveye taşıdı. Şenlik kapsamında hazırlanan sahne programı ise çocuklara eğlenceli anlar yaşattı. Çocuk zumbası, danslar, jonglör gösterileriyle Eski Moda Çocuk konseri alandaki coşkuyu taçlandırdı. Maltepe Belediyesi’nin "Maltepe’de Yaşam Var" vizyonuyla düzenlediği ücretsiz etkinlik, hem çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı hem de 23 Nisan ruhunu tüm ilçeye yaydı. "Atatürk’ün dediği gibi geleceğimiz sizlersiniz, yarınlarımız sizlersiniz" Şenlik alanında çocuklarla bir araya gelen Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, yaptığı konuşmada Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına vurgu yaparak, "Atatürk’ün dediği gibi; geleceğimiz sizlersiniz, yarınlarımız sizlersiniz. Sizlere söyleyebileceğim tek şey; umutlarınızı diri tutun. Lütfen gülün, eğlenin ve yaptığınız her işin çok iyisini yapın. Pırıl pırıl çocuklar yetiştirdikleri için ailelerinize de çok teşekkür ediyorum. Hepinizin bayramı kutlu olsun, sizleri çok seviyorum" dedi.