ÇEVRE - 15 Eylül 2025 Pazartesi 09:23

Isparta’da 53 yıllık Çarşı Polis Karakolu binası riskli yapı olduğu için yıkıldı

A
A
A
Isparta’da 53 yıllık Çarşı Polis Karakolu binası riskli yapı olduğu için yıkıldı

Isparta’da 1972 yılında yapılan ve uzun yıllar Çarşı Polis Karakolu olarak hizmet veren binanın riskli yapı olması dolayısıyla yıkımı gerçekleştirildi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, binanın yıkım çalışmalarını yerinde inceledi, ilgili birimlerden bilgi aldı. Başkan Başdeğirmen, binanın riskli yapı olmasından dolayı yıkımının yapıldığını belirterek, eski binalar üzerinden hem ev sahiplerine hem de müteahhitlere kentsel dönüşüm çağrısında bulundu.


Isparta’nın tam anlamıyla simgesi halinde gelen 53 yıllık Çarşı Polis Karakolu binasının depreme dayanıksız olması dolayısıyla yıkımı nedeniyle gerçekleştirildi. 1972 yılında yapılan binanın yıkımı öncesi Isparta Belediyesi’ne bağlı zabıta ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Ardından yıkım işlemi başladı. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta Belediyesi tarafından daha önce devralınan binanın yıkım çalışmalarını yerinde incelemek üzere alana geldi. Hem ilgili birimlerden hem de yıkım gerçekleştiren firma yetkililerinden bilgi alan Başkan Başdeğirmen, Çarşı Polis Karakolu binası ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.



Başkan Başdeğirmen: "Binadan 7 ton demirin çıkması bekleniyor"


Binanın riskli bina olmasından dolayı yıkımının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Başdeğirmen, yapılan tespitlerde binada olması gerekenden daha az demirin kullanıldığını söyledi. Başkan Başdeğirmen, ""Uzun yıllardır Isparta’mıza hizmet eden, çoğu yaşlı insanlarımızın da bildiği Çarşı Polis Karakolu ismindeki binamızın yıkımını yapıyoruz. Biz belediye olarak burayı devraldık. Bizim kontrolümüzde yıkımını gerçekleştiriyoruz. Burayı bundan sonra Isparta halkımızın hizmetine sunacak şekilde yeniden projelendireceğiz. Şuan da burada gördüğüm durum gerçekten çok sıkıntılı. Betonundan tutun, demirine kadar. Bu binanın yerinde yeni bir bina yapılmış olsaydı, en az 35 ton demir kullanılması lazımdı. Ama arkadaşlarımızın yaptığı tespitlerle bu binadan yaklaşık 7 ton demir çıkacağını söylediler. Bu binada hem düz demir, hem de ince demir kullanılmış. Allah korusun bir deprem anında buralarda birçok binada hasar görülebilir. Şuan bu binadaki durum gerçekten iyi değil. Daha önce biz bunu Kafeler Caddesi’nde de yaşadık. Sürekli biz buralarda olan arkadaşlarımıza imkan tanımaya çalışıyoruz" dedi.



"1999 öncesi yapılarda problemler var"


Eski ve riskli yapıların doğal afetlerden korunmak için yenilenmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Başdeğirmen, hem ev sahiplerine hem de müteahhitlere çağrıda bulundu. Başkan Başdeğirmen, "Ben buradan vatandaşlarımıza özellikle şunu söylemek istiyorum. Eski dönemlerde yapılan özellikle de 1999 depreminden önce yapılan düz ve az miktarda demir kullanıp elle dökülen betonlarda çok büyük problem var. Bizler deprem bölgesindeyiz. Eski binaların artık hızlı bir şekilde mutlaka sahipleri tarafından yerinde dönüşümle, bizdeki kentsel dönüşüm yetkililerini kullanarak veya farklı imkanlarını da değerlendirerek, değiştirmeleri gerektiği inancındayım. Anadolu Mahallesi’nde kentsel dönüşüm imkanı verdik. Müteahhidin girip de orada iş yapabilmesi imkanını sağladık. Anadolu Mahallesi’nde müteahhitlerin girdiği bölgelerdeki ev sahipleri dairesine karşılık daire istiyor. Biz de tüm planlarımızı ve çalışmalarımızı ona göre yaptık. Ama nedense maalesef ki kendi dairesinden daha büyük ve daha fazla daire isteyen vatandaşlarımız var. Bu da çözümsüz hale geliyor ya da apartman sakinleri birbirleriyle anlaşamıyor. Yaklaşık 6 aylık sürede inşaatların başlamasını beklerken, apartman sakinleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle müteahhitler işe başlayamıyor. Güvenli olmayan, asansörü, ısı yalıtımı olmayan evlerde neden ısrarla oturuluyor ve kentsel dönüşüme karşı çıkılıyor, bunu da anlamıyorum. Bu imkan her zaman ele geçmez" şeklinde konuştu.


Başkan Başdeğirmen ayrıca yıkılan binadan çıkan demir ve beton hakkında da teknik bilgiler verdi. Yeni yapılan yapılarda kullanılan demir ve betonlara göre Çarşı Polis Karakolu binasından çıkan demir ve betonların yapısının düzgün olmadığını belirten Başkan Başdeğirmen, "Bu bina zamanında o kadar projesiz ve bilinçsiz yapılmış ki, bunlar bizim eski binalarda dönüşüm yapmamız için değerli bir örnek" diye konuştu. Öte yandan Çarşı Polis Karakolu binasının yıkımı ve hafriyatının kaldırılması işlemi gün boyu devam etti.



Isparta’da 53 yıllık Çarşı Polis Karakolu binası riskli yapı olduğu için yıkıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Süper Lig’den 12 kulüp PFDK’ya sevk edildi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Süper Lig’den 12 kulübü Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti. TFF Hukuk Müşavirliği, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilen takımları açıkladı. Buna göre, Süper Lig’in 30. haftasında oynanan karşılaşmalar sonrası disiplin sevk raporları şöyle: Antalyaspor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Konyaspor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fenerbahçe Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Çaykur Rizespor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca ve ’6 futbolcusunun sarı kart ve 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fatih Karagümrük kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Fatih Karagümrük-Eyüpspor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kocaelispor Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-Göztepe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Göztepe Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-Göztepe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’7 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gençlerbirliği Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasındaki ’usulsüz seyirci alınması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Galatasaray Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Galatasaray Kulübü idarecisi Metin Öztürk’ün müsabaka sonrası basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ’futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Samsunspor Kulübü’nün 19.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Beşiktaş müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Beşiktaş Kulübü’nün 19.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Beşiktaş müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve "merdiven boşluklarının boş bırakılmaması" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gaziantep Futbol Kulübü’nün 20.04.2026 tarihinde oynanan Gaziantep Futbol Kulübü-Kayserispor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında sanık İBB Boğaziçi İmar Müdürü savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 25. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasının alınmasına devam edildi. Karaoğlu hakkında iddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı, sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun, rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına devam eden tutuklu sanık Karaoğlu, Süleyman Atik’in etkin pişmanlık ifadesinde, tadilat ruhsatı işlerinin hızlandırılması için, 10 milyon dolar değerinde market kartının alınarak, İBB Sosyal İşler Daire Başkanlığı’na yönlendirildiğini söylediğini belirtti. Karaoğlu, "Yani BİM’den 10 milyon dolar. BİM kime vermiş 10 milyon dolarlık kart? Tarihinde var mı? Burada yalnız bir de enteresan bir şey söylemiş. Bunu bir arkadaşımdan duydum demiş. Bu kartların bana nasıl geldiğiyle ilgili yine somut hiçbir belge, bilgi hiçbir şey ortada yok. Bu iddialar arasında ben neredeyim? Bakıyorum, göremiyorum" dedi. Tutuklu sanık Karaoğlu, Sarıyer Emirgan’daki bir yapı için düzenlenen güçlendirme ruhsatına ilişkin menfaat temin edildiği iddiasına yönelik ise, "Ben de bu güçlendirme ruhsatını, bu talebi Yakup Öner’e yönlendirmekle suçlanıyorum. Fakat bakıyoruz iddianameye, Yakup Öner şüpheliler arasında yine yok. İfadesi dahi yok. Ruhsat başvurusu 7 Şubat 2024 tarihli. 2023 yılında daha ortada ruhsat başvurusu yok. Dolayısıyla benim bilgim de yok. Yönlendirdiğim kişi zaten eylemde yok. Bir iş insanı ve bir etkin pişmanlıkçı arasında geçen bir konuşmadan başka bir şey yok. İfadelerin hiçbir yerinde, hiçbir satırında, hiçbir kelimesinde benim adım yok" şeklinde konuştu. Karaoğlu savunmasının devamında, "Hakkımdaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Meslek hayatım boyunca suç teşkil edecek işin işlemin içerisinde olmadım. Yasadışı bir oluşumun içerisinde yer almadım. Haksız kazanç elde etmedim. Ailemin boğazından haram lokma geçirmedim. Hiçbir olayda hukuka aykırı bir davranışım olmadı. Ne yazık ki 1 yıldır özgürlüğümden mahrumum. Bu iddianame bir bütün olarak değerlendirildiğinde benim burada sanık olmamın tek gerekçesi Boğaziçi İmar Müdürü olmam. Yaşadığım bu süreç ailemi, sevdiklerimi mağdur eden bir sürece döndü. Beraat edeceğime inanıyorum. Önce tahliyemi sonra beratımı talep ediyorum" dedi. Duruşmaya sanık savunmasının ardından ara verildi. Aranın ardından rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu, sanık Karaoğlu’na, "Elçin bey size hukuksuz bir talimatım olmuş mudur?" sorusunu yöneltti. Sanık Elçin Karaoğlu, "Olmamıştır sayın başkanım" yanıtını verdi. İmamoğlu ardından sanık Karaoğlu’na "2019’dan bu yana Boğaz hattında tek bir yapı yapılıp bir işletmeye dönüşmüş müdür, ruhsat verilmiş usulsüz bir yapı var mıdır?" sorusunu yöneltti. Sanık Karaoğlu soruya, "Böyle bir şey yapılmamıştır" yanıtını verdi. Duruşma sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Erzurum Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ’da gözaltına alınan ve Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan daha sonra karayoluyla Erzurum’a getirilen Tuncay Sonel, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde yapılan 3 günlük sorgusu sonrası Erzurum Adliyesi’ne getirildi. Adliyeye geniş güvenlik önlemleri arasında getirilen Tuncay Sonel’e Gülistan Doku soruşturması ile ilgili hakkındaki iddialar yönetildi. Savcılık ifadesi Tuncay Sonel’in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadeden ilginç detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın en dikkat çeken detaylarından biri olan Gülistan Doku’ya ait sim kartın neden adli birimlere teslim edilmediği sorusuna Sonel, "hız kazanmak" savunmasıyla cevap verdi. Sonel, ifadesinde, "Valilik binasından çıkarken Aygül Doku’yu ağlarken gördüm. Bana ’Sayın Valim bir sim kart var, savcıya ulaşamıyorum, almıyorlar’ dedi. Ben de insani mülahazalarla aldım. Arama kurtarma yoğun devam ettiği için konum bilgisine hızlıca bakılması amacıyla, Ankara’da teknik bilgisine güvendiğim Gökhan komisere gönderdim" dedi. Bilirkişi raporlarında olay günü viyadüğü gören kameraların aktif olduğunu ancak emniyet görevlilerinin "kameralar çalışmıyordu" şeklinde tutanak tuttuğuyla ilgili sorusuna ise Sonel, şöyle cevap verdi: "Bu kamera kayıtlarının silinerek delillerin yok edilmesi talimatını ben vermedim. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa oraya sorulmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli Emniyeti’nin ’arıza yoktu’ şeklindeki cevaplarından haberim yoktur. Muhatabı İl Emniyet Müdürüdür." Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205) suçlarından tutuklanması istemiyle 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Yapılan duruşma sonrası mahkeme heyeti, Tuncay Sonel’in tutuklanmasına karar verdi. Tuncay Sonel daha sonra Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne gönderildi.