ÇEVRE - 03 Mart 2026 Salı 11:37

Isparta’da endemik bitkiden doğaya zarar vermeden kanserle mücadeleye umut olacak üretim modeli geliştiriliyor

A
A
A
Isparta’da endemik bitkiden doğaya zarar vermeden kanserle mücadeleye umut olacak üretim modeli geliştiriliyor

Isparta’da ISUBU Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar’ın yürüttüğü ve TÜBİTAK 1001 destekli projeyle, tıbbi değeri yüksek bitkiler doğadan toplanmadan laboratuvar ortamında üretilecek. Proje, doğaya zarar vermeden kanserle mücadeleye katkı sağlayabilecek sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirerek doğal popülasyonların korunmasını ve ilaç ile sanayi için güvenli üretimi amaçlıyor.


Türkiye florasında endemik olarak bulunan Gypsophila arrostii Guss. var. nebulosa türünde yer alan majör triterpenoid saponin bileşiklerinin doğadaki bitkilere zarar verilmeden üretilmesi için önemli bir bilimsel adım atıldı. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar tarafından yürütülen proje kapsamında, bitkiden elde edilen ve tıbbi ile endüstriyel açıdan yüksek öneme sahip saponinlerin in vitro kök kültürü tekniğiyle üretimi hedefleniyor. Projede geliştirilecek yenilikçi kök kültürü protokolü sayesinde, söz konusu bileşiklerin doğadaki popülasyonlara zarar vermeden ve yüksek verimle laboratuvar ortamında çoğaltılması planlanıyor. Böylece hem biyolojik çeşitliliğin korunması hem de sürdürülebilir üretim modeli oluşturulması amaçlanıyor.



Bilimsel analizler ve ölçeklenebilir üretim altyapısı geliştiriliyor


Çalışmada ayrıca metil jasmonat ve nanopartikül temelli elisitör uygulamalarının, bitkide metabolit birikimi ve biyosentez gen ekspresyonu üzerindeki etkileri moleküler ve kimyasal analizlerle incelenecek. Bu sayede saponin üretiminin artırılmasına yönelik bilimsel veriler ortaya konulacak. Elde edilen saponinlerin antikanser, antioksidan ve antimikrobiyal potansiyelleri de detaylı analizlerle değerlendirilecek. Araştırma sonuçlarının, özellikle kanser başta olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisine yönelik yeni doğal kaynaklı ürünlerin geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor. Proje kapsamında ayrıca biyoreaktör sistemiyle ölçeklenebilir üretim altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca akademik bir araştırma olmanın ötesinde, sanayiye entegre edilebilecek çevre dostu bir üretim modelinin temellerini atmayı amaçlıyor.



"Endemik çöven bitkisi laboratuvarda çoğaltılıyor"


Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, yürüttükleri projenin TÜBİTAK 1001 programı kapsamında yaklaşık 3 yıl süreyle desteklendiğini, projenin ikinci yılının tamamlandığını söyledi. Çalışmada halk arasında "çöven" olarak bilinen endemik bir bitki türü üzerinde çalıştıklarını belirten Baydar, "Bu bitki özellikle köklerinde bulunan saponinler nedeniyle temizlik malzemelerinde, kişisel bakım ürünlerinde ve kozmetik sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında tıbbi etkileri nedeniyle alternatif tıpta da değerlendirilmektedir. Yöresel olarak ise helva yapımında kıvam ve gevreklik kazandırmak amacıyla kullanılmaktadır" dedi. Bitkinin yüzey aktif özellikleri sayesinde endüstride farklı alanlarda ve biyolojik kökenli böcek ilacı olarak da kullanılabildiğini ifade eden Baydar, geniş kullanım alanı nedeniyle bitkiye olan talebin arttığını kaydetti.



"Amaç bitkiye zarar vermeden metabolit üretmek"


Yoğun talep nedeniyle bitkinin doğadan sökülmesinin neslinin azalmasına yol açtığını belirten Baydar, "Kök kaynaklı metabolitler için doğadan sürekli sökülmesi, türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bizim projemizin amacı, bitkiye zarar vermeden küçük bitki parçalarını laboratuvar ortamında çoğaltarak sekonder metabolit üretimini sağlamaktır" diye konuştu. Bu kapsamda tohumların çimlendirildiğini ve sıvı kültür ortamında çoğaltılarak uygun üretim protokolünün oluşturulduğunu dile getiren Baydar, köklerde değerli metabolit üretimini artırmak amacıyla çeşitli uygulamalar yaptıklarını söyledi. Baydar, "Metil jasmonat uygulaması gerçekleştirdik. Bu madde sekonder metabolit üretimini artırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Biz klasik formunun yanı sıra nano formunu da kullandık. Sentezlediğimiz kalsiyum karbonat nanopartiküllerine metil jasmonat yükleyerek uygulama yaptık" dedi.



"Laboratuvarda daha yüksek metabolit elde edildi"


Yapılan HPLC analizleri sonucunda laboratuvar ortamında elde edilen köklerin, doğada yetişen bitkilere kıyasla çok daha yüksek metabolit içeriğine sahip olduğunun belirlendiğini ifade eden Baydar, "Bu sonuç bizim için son derece sevindirici" dedi. Çalışmanın bir diğer aşamasında sekonder metabolit sentezinde rol oynayan genlerin aktivitesini incelediklerini aktaran Baydar, metabolit üretimi ile gen aktivitesi arasında paralel bir ilişki gözlemlediklerini belirtti.



"Bitki ekstraktlarında anlamlı antibakteriyel etki gözlemlendi"


SDÜ Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Ünal, projede mikrobiyolojik analizler bölümünde görev aldığını belirtti. Çalışma kapsamında bitki örneklerinin, hastalık yapıcı bakteriler olarak tanımlanan bazı patojenler üzerindeki antibakteriyel etkilerinin bilimsel yöntemlerle incelendiğini ifade eden Ünal, şu ana kadar elde edilen verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Projede değerlendirilen örneklerin büyük bir kısmında anlamlı düzeyde antibakteriyel etki gözlemlediklerini aktaran Ünal, deneysel antibakteriyel analizlerin tamamlandığını kaydetti. Moleküler çalışmaların ise devam ettiğini belirten Ünal, "Şu anda gen ifadesi düzeyindeki analizler sürüyor. Bu aşama da tamamlandığında mikrobiyolojik çalışmalarımızı tamamen sonuçlandırmış olacağız" dedi. Ünal, projenin fitoterapötik ürün geliştirme süreçlerine ve alternatif antimikrobiyal stratejilere önemli katkılar sağlayacağını düşündüklerini sözlerine ekledi.



Isparta’da endemik bitkiden doğaya zarar vermeden kanserle mücadeleye umut olacak üretim modeli geliştiriliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "İlk yarı ve ikinci yarı tamamen geceyle gündüz gibiydi" Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Galatasaray yenilgisinin ardından, "İlk yarı ve ikinci yarı tamamen geceyle gündüz gibiydi" dedi. Ziraat Türkiye Kupası A grubu son maçında Corendon Alanyaspor, evinde karşılaştığı Galatasaray’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Devre arası biraz soyunma odasında konuştuk. İlk yarıyı kesinlikle kabul etmediğimi söyledim. Benim sorumluluğum, ama birinci yarı yaptığımız şeyler beni ve ekibimi kesinlikle yansıtmıyor. Çünkü sahada hiç hırs yoktu. İkinci yarı farklı bir görüntü sergiledik gol attık, bir tane daha gol atabilirdik, iki gol de yiyebilirdik. Sonuç olarak sahada bir ruh vardı. Herkes koşuyordu, kötü durumlar olsa bile pes etmiyorlardı. Zaten Galatasaray da son dakikalarda zaman geçirmeye başladı, çünkü bizi hissettiler. Tabii ki ne olursa olsun ilk maçımız kadar iyi oynadığımızı düşünmüyorum. Ama ikinci yarı ne olursa olsun daha iyiydik. İlk yarı ve ikinci yarı tamamen geceyle gündüz gibiydi" dedi. "Hala gruptan çıkma ihtimalimiz var" "Her maç savaşmanız gerekiyor" diyerek sözlerini sürdüren Pereira, "Bir savaşta olursunuz, bazen öldürürsünüz, bazen ölürsünüz ama mücadele etmeden ölemezsiniz. Ben öleceksem her şeyimi vererek ölmeliyim. Pes etmeyi asla kabul edemem. O yüzden birinci yarı bizim için utanç verici de olsa zor bir gün benim için. İkinci yarı daha iyiydik ama maalesef şimdi diğer sonuçlara diğer gruplarda maçlara bakmamız gerekiyor, kupada devam edeceğimizi görebilmemiz için. Son olarak da unutmayayım grubumuz Galatasaray, Trabzonspor, Başakşehir ve biz vardık. Grupta bugünkü maça lider çıkma ihtimali olarak çıktık aslında ve üçüncü bitirdik. İlk grubu gördüğümde insanlar bize şans vermediler ama son maça lider olma umuduyla çıktık ve hala gruptan çıkma ihtimalimiz var" ifadelerine yer verdi.
Manisa Manisa FK’den hakem kararlarına ilişkin açıklama Manisa Futbol Kulübü, son haftalarda karşılaşmalarda verilen bazı hakem kararlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Manisa Futbol Kulübü, son haftalarda aleyhlerine verilen hakem kararlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak tartışmalı pozisyonları bundan sonraki süreçte kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu. Manisa FK’den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sezon başından bu yana karşılaşmalarımızda yaşanan bazı hakem kararlarını büyük bir sükûnetle takip etmiş ve sürecin doğal akışı içerisinde değerlendirilmesini tercih etmiş bulunmaktayız. Ancak son haftalarda yaşanan ve aleyhimize sonuçlar doğuran kararların artması üzerine görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma gereği doğmuştur. Türk hakemlerine olan güvenimizin tam olduğunu özellikle vurgulamak isteriz. Futbolun doğası gereği hakem kararlarının insani hata payı taşıyabileceğinin bilincindeyiz. Bununla birlikte, oyunun adalet duygusunu güçlendirmek ve Türk futbolunun gelişimine katkı sağlamak adına, tartışmaya açık pozisyonların şeffaflık çerçevesinde değerlendirilmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Son karşılaşmamızda rakip takımın penaltısında net kanıt olmamasına rağmen kolayca penaltı verilmesi; maçın ikinci yarısında ise oyuncumuz Ayberk Karapo’ya yapılan benzer müdahalede incelemeye dahi gerek duyulmaması spor kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açmıştır. Pozitif futbol anlayışı ve altyapısından yetiştirdiği genç oyuncularla Türk futboluna katkı sunmayı sürdüren Manisa Futbol Kulübü olarak, bundan sonraki süreçte karşılaşmalarımızda yaşanan ve değerlendirmeye açık gördüğümüz pozisyonları kamuoyu ile paylaşacağımızı saygıyla bildiririz. Sporun birleştirici gücüne olan inancımızla, kamuoyunun takdirine saygıyla sunarız."
Nevşehir Önce kaza, sonra kavga ettiler: 2 yaralı Nevşehir’de alkollü sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu park halindeki araçlara çarpmasıyla meydana gelen kazanın ardından taraflar arasında kavga çıktı. Olayda 2 kişi yaralandı. Olay, Cevher Dudayev Mahallesi Vatan Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 50 ACJ 893 plakalı minibüs sürücüsü Melih Ç., seyir halindeyken cadde üzerinde park halinde bulunan 50 AAR 540 plakalı çekici ve buna bağlı 50 ACJ 302 plakalı römorka çarpmamak için manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan minibüs, park halinde bulunan 41 BT 607 plakalı Volkswagen marka otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil de arkasında park halinde bulunan 50 HO 1043 plakalı halk otobüsüne çarptı. Minibüs ise çarpmanın ardından KGYS kameralarının panolarına çarparak kaldırıma çıkarak durabildi. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan minibüs sürücüsü Melih Ç. ile yanında yolcu olarak bulunan bir kişi, iddiaya göre kaza sonrası araçtan inerek park halindeki otomobilin sürücüsüne saldırdı. Kısa sürede büyüyen olayda tarafların yakınları da bölgeye gelince kavga çıktı. Park halindeki otomobilin sürücüsü Turan Köstekçi, "Biz aracımızı park edip eve gidiyorduk. Yukarıdan son sürat geldi. Önce aracımıza çarptı, sonra da bize saldırdı. Daha sonra 10 kişi çağırarak yeniden saldırdılar. Arabamız perte çıktı. Sürücü alkollüydü, aracın içi alkol şişeleriyle dolu" dedi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan 2 yaralı, ambulansla Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Öte yandan, minibüs sürücüsü Melih Ç.’nin yapılan alkol kontrolünde 180 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye alkollü araç kullanmaktan 25 bin lira para cezası uygulanırken, sürücü belgesine de 6 ay süreyle geçici olarak el konuldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
İstanbul Fatih Tekke: "Çeyrek finale yükseldiğimiz için çok mutluyuz" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Türkiye’deki en güçlü kadrolardan birine karşı oynadıkları söyleyerek, "Çeyrek finale yükseldiğimiz için çok mutluyuz" dedi. Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 4. ve son maçında deplasmanda RAMS Başakşehir’i 4-2 mağlup etti. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Çeyrek finale yükseldiğimiz için çok mutluyuz. Olması gereken de buydu ama zor bir karşılaşma oldu. Zor olacağını biliyorduk. Türkiye’deki en güçlü kadrolardan birine karşı oynadık. Alternatifleri ve yeteneği açısından da iyi kadroları var. Genel hatlarıyla oyun içindeki alan olarak top bizde olduğu durumlarda final öncesi yapamadığımız şeyler var. Bizim açımızdan belli süreleri sene boyunca göremeyen oyuncuların sürelerini artırmak gibi bir durum da vardı. Oyuncularımız ellerinden gelenin en iyisini yaptı" değerlendirmesinde bulundu. "Şu an beklentilere göre önde gidiyoruz, inşallah böyle devam eder" İkinci yarının başında beklemedikleri bir gol yediklerini aktaran Tekke, "Arkasından hızlı hücumdan bir gol daha yedik. Akabinde giren oyuncuların coşkusuyla oyun bizim lehimize döndü. Teknik adam takımıyla oynadık. Onlara da başarılar dilerim. İyi bir karşılaşma oldu. Çeyrek finale çıktık. Şimdi lige döneceğiz, sakatlarımız ve hazır olmayanlar var. Önümüzde zor maçlar var. Mental ve fiziksel hazırlanmaya devam edeceğiz. Oyun evriliyor, oyun değişiyor. Birkaç formasyon üzerinden oynanıyor, tek formasyon değil. İyi yoldayız. Kesinlikle daha iyi olabiliriz. Taraftarımız çok coşkuluydu, sağ olsunlar. Oyuncularım iyi çalışıyor. Herkes ciddi pozitif enerji saçıyor ama burada beklenti ne? Ben beklentiyi gerçekçi düzleme oturttuğumda insanlar bana kızıyor. Şu an önde gidiyoruz. İnşallah böyle devam eder" ifadelerini kullandı. "Onuachu’ya sahip olduğumuz için çok şanslıyız" Nijeryalı santrfor Paul Onuachu’nun son haftalarda yüklesen performansıyla ilgili de konuşan Tekke, şunları söyledi: "Onuachu’nun bence daha fazla gol atması lazım. Öyle bir oyuncu. Onuachu’nun antrenmanı her şeyiyle antrenman. Tam bir profesyonel antrenman. Onuachu her antrenmanda yüzde yüzünü veriyor. Maçta istediklerimin bazen çok azını yapıyor, beni kızdırıyor ama antrenmanı yüzde yüz. Gol atma isteği hep var. Saygıyı, alkışı hak ediyor. İlla gol atması gerekmiyor. O mücadeleyi bize verince bize geçiyor. Ona sahip olduğumuz için çok şanslıyız."