ASAYİŞ - 28 Ağustos 2025 Perşembe 12:30

Isparta’da gece denetimi 345 şahıs ve 41 araç sorgulandı

A
A
A
Isparta’da gece denetimi 345 şahıs ve 41 araç sorgulandı

Isparta İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, vatandaşların huzur ve güvenliği için 27 Ağustos Çarşamba günü akşam saatlerinde park, bahçe ve mesire alanlarında geniş kapsamlı denetim gerçekleştirildi.


Isparta İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Ağustos Çarşamba günü akşam saatlerinde kent genelindeki park, bahçe ve mesire alanlarında huzur ve güvenlik denetimi yaptı.


Denetimler; Atatürk Parkı, Dostluk Parkı, Şehit Onbaşı Hüseyin Gökhan Eriç Parkı, Ayazmana Mesireliği, Gökçay Mesireliği, Anadolu Mahallesi Parkı, Esmen Evleri Parkı, Havuzlu Park, Çayboyu ve Türkoloji Parkı’nda eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Yapılan denetimlerde 345 şahsın ve 41 aracın sorgulaması yapıldı. Kusurlu bulunan 7 araca ise idari işlem uygulandı.




Isparta’da gece denetimi 345 şahıs ve 41 araç sorgulandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’dan Uluslararasılaşmada Önemli Adım: Özbekistan’da 3 Üniversiteyle İş Birliği Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Türk dünyasıyla akademik bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirilen temaslar, üniversitenin uluslararası iş birliği ağını daha da genişletti. 15 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen "Türk Üniversiteleri Tanıtım Fuarı" kapsamında Taşkent’te bulunan BEUN heyeti, gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde, Özbekistan’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarıyla önemli iş birliklerine imza attı. BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu’nun öncülüğünde yürütülen ziyaret programında; Tashkent Metropolitan University (Taşkent Metropolitan Üniversitesi), University of Science and Technologies (Fen ve Teknoloji Üniversitesi, Taşkent) ve Tashkent State Technical University (Taşkent Devlet Teknik Üniversitesi) ile kapsamlı temaslar gerçekleştirildi. Ziyaretlerde akademik iş birlikleri, ortak programlar ve öğrenci-akademisyen hareketlilikleri gibi birçok başlık ele alındı. Görüşmeler kapsamında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu’ya, BEUN Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Ufuk Tok eşlik etti. BEUN heyetinin ilk durağı Taşkent Metropolitan Üniversitesi oldu. Gerçekleştirilen görüşmelerde özellikle eğitim dili İngilizce olan programlar üzerinden iş birliği olanakları değerlendirildi. Türk Üniversiteleri ile iş birliğinin öneminin altını çizen Kurucu Rektör Bekhzod Djalilov, Rektör Yardımcısı Aziz Islamkhodjaev, Sanat ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Munisa Muhtarova, BEUN ile temaslarının faydalı olduğunu ve yeni iş birliklerine vesile olacağını belirtti. Ziyaretin ikinci durağında Bilim ve Teknolojiler Üniversitesi ile daha önce başlatılan iş birliği süreci ele alındı. 2025 yılı Ekim ayında, Üniversitenin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Morud Akhmedov, Açık Öğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Naim Khojikulov ve Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Dr. Jokhangir Odilov’un BEUN’u ve BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i ziyareti sırasında, BEUN Rektörlüğü Senato Salonu’nda iş birliği anlaşması imzalandı. Söz konusu anlaşma kapsamında planlanan faaliyetler bu ziyaret vesilesiyle detaylı şekilde değerlendirildi. Taraflar, akademik ve bilimsel alanlarda yürütülecek ortak çalışmaların kapsamının genişletilmesi konusunda mutabakata vardı. Programın üçüncü ayağında ise Taşkent Devlet Teknik Üniversitesi (TDTU) ile önemli bir iş birliği anlaşması imzalandı. Görüşmelerde araştırma ve proje odaklı ortaklıklar, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile uluslararası yayın ve projelerin hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca ortak konferanslar, çalıştaylar düzenlenmesi ve kütüphane imkânlarının paylaşılması gibi birçok başlıkta iş birliği yapılması konusunda fikir birliğine varıldı. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen iş birliklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda attığımız bu adımların, üniversitemizin akademik gücünü daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Özbekistan’ın saygın üniversiteleriyle kurduğumuz bu iş birlikleri, sadece iki ülke arasındaki akademik ilişkileri değil, aynı zamanda Türk dünyası içerisindeki bilimsel dayanışmayı da güçlendirecektir. Üniversiteler arası iş birliği anlaşmaları; bilgi paylaşımını artıran, ortak projeleri teşvik eden ve öğrencilerimize küresel ölçekte fırsatlar sunan son derece kıymetli adımlardır. Özellikle Türk dünyasıyla kurulan bu tür akademik bağların, ortak tarih ve kültür zemininde daha da anlamlı hale geldiğine inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Özbekistan’da yürütülen çalışmalarımız kapsamında verdiği emeklerden dolayı Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Servet Karasu’ya ve sürece katkı sunan Kurumsal İletişim Koordinatörümüz Öğr. Gör. Ufuk Tok’a teşekkür ediyorum. Ayrıca bizleri son derece samimi bir şekilde ağırlayan Taşkent Metropolitan Üniversitesi, Fen ve Teknoloji Üniversitesi ile Taşkent Devlet Teknik Üniversitesi yönetimlerine de teşekkürlerimi sunuyorum. İmzalanan anlaşmaların kısa sürede faaliyete dönüşeceğine hem üniversitemiz hem de paydaş kurumlar için önemli kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Üniversitemizi uluslararası alanda daha görünür kılmak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."
Kayseri Vali koltuğuna oturan Zeynep’ten il emniyet müdürüne talimat: "Okulların çevresinde güvenliği artırın" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla temsili olarak koltuğunu Talas ilçesi TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu 4. sınıf öğrencilerinden Zeynep Gedikbaş’a devretti. Vali koltuğuna oturan Gedikbaş, İl emniyet Müdürü Atanur Aydın’ı arayarak, "Okulların çevresinde güvenliği artırın" talimatı verdi. Vali Gökmen Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü sebebiyle makamında İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ve beraberinde Talas ilçesi TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu öğretmen ve öğrencilerini makamında kabul etti. Valilik koltuğuna oturan Zeynep Gedikbaş, "Sayın Valim, öncelikle bizleri makamınızda kabul ettiğiniz için şahsım ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunmak, ilimizin en üst yöneticisiyle tanışmak bizler için büyük bir onur ve heyecan kaynağı. Bizler Cumhuriyetimizin emanetçisi olan öğrenciler olarak, vatanına ve milletine bağlı bireyler olarak yetişmek için çalışıyoruz. Şehrimizde göreve başladığınız günden bu yana himayenizde yürütülen çalışmaları büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Kadın kooperatiflerinden Soğanlı Vadisi’nin turizme kazandırılmasına, gençlere yeni imkânlar sunan ERVA spor kulüplerine kadar her bir adım bizleri heyecanlandırıyor" dedi. Konuşmasında Sensiz Olmaz Projesi’nden ve Talas Marifet Mektebi Projesi’nden de bahseden Vali Gedikbaş, "Bununla birlikte Sensiz Olmaz Projesi ile aile yapımızı güçlendirip çocuklarımıza güvenli bir gelecek inşa etmeniz, Talas Marifet Mektebi ile öğrencilerimizin akademik ve kültürel gelişimine rehberlik etmeniz bizler için çok değerli. Özellikle GÖKTİM Projesi ile teknoloji ve inovasyon yolculuğumuza ışık tutarak bizleri yarınlara hazırlamanız, verdiğiniz desteğin en somut göstergesidir" diye konuştu. Vali Gedikbaş, konuşmasının devamında, "Sizden aldığımız ilhamla, gelecekte bu güzel vatanı daha ileriye taşımak için gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere bu fırsatı sunduğunuz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programın devamında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ı telefonla arayan Vali Gedikbaş, inşaatı devam eden Kartal Katlı Kavşağı hakkında bilgi aldı. Ardından İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ile de görüşen Vali Gedikbaş; okulların çevresinde güvenliğin artırılması, çocukların trafik kuralları konusunda bilinçlendirilmesi ve özellikle internet güvenliği konusunda çalışmalar yapılması talimatını verdi. Son olarak Vali Gedikbaş, İl Millî Eğitim Müdürü Coşkun Esen’e okullarla ilgili çeşitli talimatlar verdi. Programın sonunda aynı okuldan Fatih İlbay Şen, Eray Uluçay ve Hatem Ela Mangal da sırasıyla Vali Çiçek’in koltuğuna temsili olarak oturdular. Öğrencilerin aileleriyle telefonda görüşerek teşekkür eden Vali Çiçek, tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı ve öğrencilerle bir süre sohbet ederek yakın ilgi gösterdi. Ziyaret, Gökmen Çiçek tarafından çocuklara çeşitli hediyeler verilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi
Ankara Bakan Tekin: "İçişleri Bakanlığımız, bütün okullarımızda çocuklarımızın güvenli bir biçimde eğitimlerine devam etmesi için çalışmalarını devam ettiriyor" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına ilişkin, "İçişleri Bakanlığımız, bünyesindeki güvenlik kuvvetleri vasıtasıyla bütün okullarımızda çocuklarımızın güvenli bir biçimde eğitimlerine devam etmesi için çalışmalarını devam ettiriyor" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara’da bulunan Şehit Öğretmenler Abidesi’ni ziyaret etti. Abideyi dolaşan Bakan Tekin, şehit öğretmenler için dua ederek, abidede yer alan isimleri inceledi. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile birlikte süreci şeffaf bir şekilde sürdüreceklerini belirtti. Tekin, ayrıca İçişleri Bakanlığı ile yapılacak ortak çalışmalar neticesinde okullara güvenlik kuvvetleri konuşlanacağını söyledi. "Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu olarak sürecin içindeyiz" Bakan Tekin, okul saldırıları ile ilgili süreci titizlikle takip ettiklerini belirterek, "Devletle millet arasındaki kucaklaşmanın güçlendiği dönemlerde karanlık yapılar, bundan rahatsız olan yapılar hemen devreye giriyorlar. Bu birlikteliği ortadan kaldıracak, zayıflatacak şeyler yapıyorlar. Bu hafta Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde Cumhurbaşkanımızın bu konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığımıza ve diğer bütün bakanlıklara talimatları oldu. Olayın ilk duyulduğu andan itibaren Cumhurbaşkanımız doğrudan sürecin içerisinde bulundu ve süreci koordine etti. Dolayısıyla şu anda İçişleri Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığımız, süreci bütün detaylarıyla ayrıntılı bir biçimde inceliyorlar. Arkasında hangi güç, hangi kişiler varsa en kısa süre içerisinde bulunup cezasını çekeceğini düşünüyoruz. Şu anda iki bakanlık ve biz de Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu olarak sürecin içerisindeyiz" diye konuştu. "İçişleri Bakanlığımız, bütün okullarımızda çocuklarımızın güvenli bir biçimde eğitimlerine devam etmesi için çalışmalarını devam ettiriyor" Türkiye’deki okullarda birçok önlem alınacağının altını çizen Bakan Tekin, "Çocuklarımızda ve ailelerimizde ortaya çıkan tedirginliği giderecek, İçişleri Bakanlığımızla birlikte okullarda kısa vadeli güvenlik tedbirlerini alacak bir dizi etkinlik başlattık. Şu anda İçişleri Bakanlığımız, bünyesindeki güvenlik kuvvetleri vasıtasıyla bütün okullarımızda çocuklarımızın güvenli bir biçimde eğitimlerine devam etmesi için çalışmalarını devam ettiriyor" şeklinde konuştu.
Antalya Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmenin detaylarını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da destek verdiği üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirten Rektör Özkan, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Antalya’da bulunduğu sırada Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etmişti. Görüşmede Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında sunum yapılmıştı. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. "Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı" Görüşme ile ilgili İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu. "Tam destek aldık" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor" Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin dünyada 8’inci merkez olarak üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu. "Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak" Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi. "Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız" Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu. Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu. Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.
Samsun MHP Genel Başkan Yardımcısı Topsakal: "Avrupa Türklerle iyi geçinmek zorunda" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, "Avrupa, dünyaya açılmak istiyorsa Türk dünyasıyla iyi geçinmek zorunda. Onlarla kardeşçe münasebetler ve adaletli münasebetler kurmak zorunda" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Topsakal, Samsun’da katıldığı 2. Türk Dünyası Çocuk Festivali etkinliğinde açıklamalarda bulundu. Türk Devletleri Teşkilatı’nın güvenli alan projesinden bahseden Prof. Dr. İlyas Topsakal, "Bizim güvenli alan diye bir projemiz var. Güvenli alanın merkezinde Türk dünyası var. Rusya ile Çin’in arasında Adriyatik’ten Avrupa’nın ortalarına kadar büyük bir Türk dünyasıyız. Yaklaşık 300 milyon Türk insanı bu bölgede yaşıyor. Burada Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan. Bu bölge tam da dünyanın kalbi ve Türklerin yaşadığı bölge. Biz Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurduk. 2040 vizyonunu da açıkladık. Bu bölge güvenli alan. Türkiye’de bu bölgenin en önemli etkin unsuru, merkez gücü. Biz şöyle diyoruz: ‘Bizim alanımız güvenli, Rusya ve Çin de bizim komşumuz. Biz barış içinde yaşamak istiyoruz, Orta Doğu’ya barış getirmek istiyoruz.’ Orta Doğu’daki Müslüman kardeşlerimize de bu konuda her türlü yardımı yapıyoruz. İran Savaşı’nda gördüğünüz Türkiye, en güzel şekilde İran’ı destekleyerek savaşın olmamasını, İsrail’e karşı ve Amerika’ya karşı savaş olmaması için büyük bir politik mücadele veriyor" diye konuştu. "Avrupa dünyaya açılmak istiyorsa Türklerle iyi geçinmek zorunda" Avrupa ülkelerine de seslenen Topsakal, Türkiye’nin dünyadaki önemine değinerek, "Irak’ta, Suriye’de, Somali’de, Libya’da yani Müslüman coğrafyada da bizim ordumuz her zaman burada barışı ve huzuru temsil ediyor. Avrupa’ya da bir şey söylemek istiyoruz. Avrupa da dünyaya açılmak istiyorsa Türk dünyasıyla iyi geçinmek zorunda. Onlarla kardeşçe münasebetler ve adaletli münasebetler kurmak zorunda. Rusya’yla da Çin’le de iyi anlaşmak istiyorsa bu bölgede Türklerle iyi geçinmek zorundadır. O yüzden bizim mottomuz ‘Türk dünyası geleceğimiz, Türk dünyası bölgede güvenli alan’ diyoruz. Bizim devletimiz de bu konuda büyük çalışmalar yürütüyor. Cumhur İttifakı’nda hem Cumhurbaşkanımız hem de Devlet Bahçeli Beyefendi bu konuda büyük bir çaba gösteriyorlar ve biz de huzur ve refah içinde devletimizin gücüyle bu bölgede sakince yaşıyoruz" şeklinde konuştu.