KÜLTÜR SANAT - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 13:24

Kirazlıdere’de cuma akşamları müzik ziyafeti yaşanıyor

A
A
A
Kirazlıdere’de cuma akşamları müzik ziyafeti yaşanıyor

Isparta Belediyesi Kirazlıdere’de yaz akşamlarının huzur veren atmosferini, müziğin ritmiyle buluşturmaya devam ediyor. Her cuma akşamı sanatçı Ertuğrul Kiraz, Kirazlıdere Amfi Tiyatro’da vatandaşlara müzik ziyafeti yaşatıyor.


Isparta Belediyesi, ‘Yaz Seninle Güzel’ sloganıyla yaz akşamlarında vatandaşlara yönelik kültürel ve sosyal aktivite etkinlikleri düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda kentin cazibe mekanlarından biri olan ve eşsiz manzarasıyla adeta büyüleyen Kirazlıdere’de cuma akşamı canlı müzik dinletisi düzenlendi. Düzenlenen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli anlara sahne olan gecede, sahne alan sanatçı Ertuğrul Kiraz, sevilen şarkıları kendisini dinlemeyen gelenler için seslendirdi. Kirazlıdere’nin eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleştirilen dinleti, vatandaşlardan tam not aldı. Alanı dolduran vatandaşlar, hep birlikte şarkılara eşlik etti, alkışlarla ve telefonlarının ışıklarıyla tempo tuttu. Isparta Belediyesi tarafından alanı dolduran vatandaşlara ikramlarda bulunuldu.



"Bu tür etkinlikler şehrimize bir ihtiyaçtı"


Isparta Belediyesi’nin düzenlediği yaz etkinliklerinden herkesin çok memnun olduğunu belirten vatandaşlar, "Bu tür etkinlikler şehrimize bir ihtiyaçtı. Güzel etkinlik oluyor. Cuma akşamına güzel bir faaliyet, keyifle dinlemeye çalışıyoruz. Fırsat buldukça geliyoruz. Belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Çok teşekkür ederiz" dediler.



Kirazlıdere’de cuma akşamları müzik ziyafeti yaşanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.