POLİTİKA - 01 Eylül 2025 Pazartesi 18:27

Kürşad Zorlu’dan Özgür Özel’e gönderme: "Sayın Özel balıkçılığı önemsiyorsa İzmir Körfezi’ne gidip bir baksın"

A
A
A
Kürşad Zorlu’dan Özgür Özel’e gönderme: "Sayın Özel balıkçılığı önemsiyorsa İzmir Körfezi’ne gidip bir baksın"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Isparta ziyareti kapsamında yaptığı konuşmada "Türkiye Yüzyılı" hedefinin üç temelini açıkladı. Zorlu, ayrıca ’Çelik Kubbe’ hava savunma sistemi üzerinden CHP lideri Özgür Özel’i eleştirerek, "Sayın Özel’e tavsiyem, madem balıkçılığı bu kadar önemsiyor, önce İzmir Körfezi’ndeki kirliliğe, atık sulara ve oksijensiz kalarak toplu balık ölümlerine bakmasını tavsiye ediyorum. Böylece çok daha büyük bir görevi yerine getirmiş olacağı kanaatindeyim" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Isparta programına partisinin il başkanlığı ve MHP İl Başkanlığı ziyaretleriyle başladı. Daha sonra esnaf ve vatandaşlarla sohbet ederek sorunlarını dinleyen Zorlu, halkla yakın temas kurdu. Zorlu, beraberindeki heyetle birlikte AK Parti milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz ve Osman Zabun, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, İl Başkanı Furkan Cem Er ve parti teşkilatlarıyla birlikte Vali Abdullah Erin’i de ziyaret etti. Ziyaretler kapsamında gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Zorlu, AK Parti’nin hedefleri ve çalışmaları hakkında bilgiler paylaştı.



"Türkiye Yüzyılı’nın üç temel hedefi"


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu yaptığı konuşmada, "Türkiye Yüzyılı" hedefinin üç önemli temel üzerine kurulduğunu belirtti. Zorlu, "Bu temellerin birincisi geçmişimizden güç alarak geleceğe ilerleyen bir ülke inşa etmek, ikincisi her sahada kendi ayakları üzerinde durabilen, bölgesel ve küresel gelişmelere etki edebilen bir Türkiye oluşturmak, dünyanın rekabetçi ülkeleri arasında yer alarak milletin refahını artıracak büyük bir kalkınma seferberliğini gerçekleştirmek" şeklinde konuştu.



"’Terörsüz Türkiye’ süreci kararlılıkla sürüyor"


Zorlu, bu hedeflerin hayata geçmesini sağlayacak gelişmelere değinerek, "Cumhurbaşkanımızın iradesiyle ’iç cepheyi güçlendirme’ hedefimiz doğrultusunda ’Terörsüz Türkiye’ süreci başlatıldı. Ardından TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Ben de partimizin burada görevlendirdiği milletvekillerinden biriyim. Bu komisyonun arkasında herhangi bir pazarlık, al-ver süreci veya müzakere yoktur. Türkiye, 2017’den itibaren terörle mücadele stratejisi çerçevesinde hiçbir terör örgütüne prim vermeden, zaaf göstermeden mücadeleyi sürdürmüştür. Sonuçta terör örgütü silah bırakma kararı almıştır. Bizim hedefimiz, örgütün yalnızca Türkiye’de değil, Suriye başta olmak üzere tüm kollarıyla silah bırakmasıdır" ifadelerini kullandı.



"Şehitlerimizin hatırasına saygı, terörle mücadelede taviz yok"


Şehitlerin aziz hatıralarını incitecek hiçbir gelişmeye müsamaha göstermeyeceklerini vurgulayan Zorlu, "Gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı baş tacı kabul eden bir siyasi anlayışın temsilcileriyiz. Terörle mücadelede kazanımlarımızı geriye götürecek hiçbir adıma izin vermeyeceğiz" dedi.



"Savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 80’i aştı"


Milli savunma sanayiindeki atılımlara da dikkat çeken Zorlu, "Bir zamanlar yüzde 20 olan yerli üretim oranımız bugün yüzde 80’i aşmış durumda. Dünyadaki insansız hava araçlarının yüzde 6-8’ini Türkiye üretiyor. Toplam kapasitemiz 20 milyar dolardan 80 milyar dolara yükseldi. İthalata bağımlılığımız azalıyor. Türkiye artık karada, denizde ve havada güçlü bir savunma hamlesi gerçekleştirmiş durumda" ifadelerine yer verdi.



Zorlu: "Özgür Özel önce İzmir Körfezi’ne baksın"


Zorlu, "Çelik Kubbe" hava savunma sistemiyle ilgili eleştirilere de değinerek, "Bu sistem 86 milyon vatandaşımızı koruyacak. Buna karşı çıkmak ciddiyetsizliktir. Ana muhalefet lideri Özgür Özel’in Sinop’taki test merkeziyle ilgili sözleri de aynı anlayışın ürünü. Oysa biz savunma sanayimizin ürünlerini test ediyoruz. Sayın Özel’e tavsiyem, madem balıkçılığı bu kadar önemsiyor ki balıkçılar bizim baş tacımız, bol kazançlar diliyorum. Önce İzmir Körfezi’ndeki kirliliğe, atık sulara ve oksijensiz kalarak toplu balık ölümlerine bakmasını tavsiye ediyorum. Böylece çok daha büyük bir görevi yerine getirmiş olacağı kanaatindeyim" diye konuştu.



"Türk Devletleri Teşkilatı ile 2030 hedefi"


Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir diğer ayağının Türk Devletleri Teşkilatı olduğuna dikkat çeken Zorlu, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2021’de ismi Türk Devletleri Teşkilatı olarak değişen bu yapıyla 8 devlet, 250 milyonu aşkın nüfus ve 4,5 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada birlik oluşturuyoruz. 2030 yılında 3 trilyon dolarlık milli hasılaya ulaşarak dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefliyoruz" dedi.



Kürşad Zorlu’dan Özgür Özel’e gönderme: "Sayın Özel balıkçılığı önemsiyorsa İzmir Körfezi’ne gidip bir baksın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tahmazoğlu, 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutladı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu anlamlı günün, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için mutluluğun, huzurun ve başarının başlangıcı olması temennisinde bulundu. Ulusal egemenliğin 106. yılında çocuklara daha güzel yarınlar bırakmak için çalıştıklarını söyleyen Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Hayatta bir çocuğun gülümsemesinden daha büyük bir mutluluk yoktur. Çocuklarımız güldüğü ve mutlu olduğu zaman biz de güleriz; bütün bir şehir güler. Biz projelerimizle çalışmalarımızla çocuklarımızı mutlu edecek, işlere imza atmaya çalışıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milleti, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir’ demiştir. Bugün bizlere düşen görev de teslim aldığımız bu kutsal emaneti bizden sonra yaşatacak olan nesillere en ileri seviyede teslim etmektir. Hepimiz biliyoruz ki medeniyet yarışının bir sonu yoktur. Bizler ulaşabildiğimiz en son noktada bayrağı sevgili çocuklarımıza emanet edeceğiz. Yüzlerinde gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmamasını temenni ettiğimiz, bunun için büyük gayret sarf ettiğimiz bütün çocuklarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) kuruluş yılını kutluyorum " dedi.
İstanbul Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu. Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu. Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu. Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu. Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,3 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,1 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında yüzde 26,4, ulaştırma harcamalarında yüzde 25,6 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 48,2’lik artış görüldü. Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 23,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 25 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 43,1’lik artış görüldü. Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 57,7 ile ilk sırada yer aldı Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 34,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise yüzde 61,8 ile "yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 26 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 4,9 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Uşak Başkanvekili Özkan; "Çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz" Uşak Belediye Başkanvekili Av. Hatice Terekeci Özkan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, "Çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz" dedi. Başkanvekili Terekeci Özkan, kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi; "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ulusal egemenliğin halkın iradesine emanet edildiği, demokrasimizin temel taşlarından olan milli iradenin tecellisi Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 106. açılış yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. 23 Nisan yalnızca bir tarih değil; halkın söz sahibi olduğu, eşitlik, özgürlük ve adalet değerlerinin hayat bulduğu bir dönüm noktasıdır. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi ise daha adil, daha demokratik ve daha aydınlık bir geleceğin çocuklarımızın ellerinde yükseleceğine olan inancın en güçlü ifadesidir. Güçlü bir toplum için eşit ve adaletli politikalarla yürümeye devam edecek, çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz. Çocuklarımızın emeğinin sömürülmediği, bilgiye eşit bir şekilde ulaşabildikleri ve gelecek kaygısı çekmeden eğitim görebildikleri bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz" Başkanvekili Terekeci Özkan mesajına şöyle devam etti; "Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenlik mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor; çocuklarımızın yüzünün güldüğü, umutlarının büyüdüğü bir gelecek için hep birlikte çalışacağımızı bir kez daha vurguluyorum. Tüm çocuklarımızın ve kıymetli hemşerilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, eşit, özgür ve adil yarınlar diliyorum"
Düzce Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sunmaya devam ediyor Düzce Üniversitesi, bilimsel bilgi birikimini toplumla buluşturma misyonu doğrultusunda gerçekleştirdiği Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sağlamaya devam ediyor. Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Düzce BELTUR iş birliğinde düzenlenen, "Gıda Alerjenleri ve Zehirlenmeleri" başlıklı Bilim Kafe etkinliği, Düzce Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşmacı olarak ise Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış yer aldı. Bilim Kafe etkinliğinin açılışında konuşan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin bilimsel üretimini toplumla buluşturmayı temel hedef olarak benimsediğini ifade etti. Düzce Üniversitesi’nin Bilim Kafe etkinlikleriyle ön planda olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, etkinliğe katkılarından dolayı Düzce BELTUR’a ve katılımcılara teşekkür etti. "Alerjen ve zehirlenme kavramları birbirinden farklıdır" Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, gıda alerjenleri ile gıda zehirlenmeleri arasındaki farklara dikkat çekerek, alerjinin vücudun belirli gıdalardaki proteinlere karşı gösterdiği hassasiyet olduğunu, zehirlenmenin ise bakteri, virüs ve diğer zararlı etkenlerin gıdalara bulaşması sonucu ortaya çıktığını belirtti. "Bazı gıdalar alerji riskini daha fazla taşımaktadır" Dünya genelinde en yaygın alerjenler arasında süt, yumurta, deniz ürünleri ve yer fıstığı gibi ürünlerin yer aldığını ifade eden Öğr. Gör. Dr. Kayış, bu gıdaların bireyden bireye farklı reaksiyonlara neden olabileceğini dile getirdi. Gıda alerjilerinin genetik yatkınlıkla da ilişkili olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, "Aile bireylerinizde eğer bir ürüne karşı bir alerjen tepkisi oluşuyorsa sizde de ortaya çıkma ihtimali yüksektir" dedi. "Gıda zehirlenmelerinin en büyük nedeni uygunsuz saklama" Gıda zehirlenmeleri ekseriya uygun olmayan saklama ve hijyen şartlarından kaynaklandığını belirten Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, özellikle hayvansal ürünlerin hijyen kurallarına uygun ortamlarda saklanması gerektiğini ifade etti. Özellikle kanatlı et ürünlerinin dikkatli tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Kayış, gıda alerjilerinin ve zehirlenmelerinin basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Katılımcılara günlük hayatta karşılaşılabilecek riskleri hakkında da bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Kayış, bilinçli tüketim alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen Bilim Kafe buluşması, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.