KÜLTÜR SANAT - 19 Ocak 2025 Pazar 08:27

Pandemi döneminde hobi olarak başladı, evini müzeye dönüştürdü

A
A
A

Isparta’da 60 yaşındaki emekli esnaf Rıfat Küçükşahin, pandemi döneminde hobi olarak başladığı atıl malzemelerle sanat yapma merakı sayesinde evini adeta bir müzeye dönüştürdü. Trakya Üniversitesi restorasyon bölümü mezunu olan Küçükşahin, mezatlardan ve sokaktan bulduğu malzemeleri sanata dönüştürerek tablolar, figürler ve ev eşyaları üretmeye başladı.Çoğunu sokaktan bulduğu ahşap, metal ve teneke malzemelerden yaptığı tablolar, figürler ve ev eşyalarını, evinin içinde ve bahçesinde sergiliyor.

Atıl malzemelerle sanat yapmaya başladı

Emekli olduktan sonra ahşap ve atıl malzemelerden sanat yapma düşüncesinin olduğunu belirten Küçükşahin, “Mezatlardan aldığım ve sokaktan bulduğum malzemeleri değerlendirmeye başladım. Hediye gelen ürünler de oldu. İlk başta, böyle bir kulübe yapmayı düşünmüştüm, malzemelerimi buraya aktararak arkadaşlarım geldiğinde burada vakit geçirmelerini istedim. Ancak zamanla evim ve kulübe malzemelerle doldu. Genellikle ahşap malzemelerden, şişelerden, tenekelerden, ne bulursam kullanarak bir şeyler yapıyorum. Kullanabileceğim atıl malzemeleri değerlendirmeye çalışıyorum. Daha önce de sanata ilgim vardı, resim ve karikatür çiziyorum” ifadelerini kullandı.

Pandemi döneminde hobi olarak başladı, evini müzeye dönüştürdü

Pandemi dönemi ile sanatına yöneldi

Sanat, Küçükşahin için bir hobi haline geldi. Pandemi döneminde evde daha fazla vakit geçirme fırsatı olduğunu ve bunu değerlendirmek istediğini söyleyen Küçükşahin, “Pandemi döneminde evde daha fazla vakit geçirme fırsatım olunca, bu işe yöneldim. Hazırda aletlerim de vardı ve sosyal medyadan izleyerek çoğu şeyi öğrendim. Eşim de çok yardımcı oldu. Biz bu merakla böyle başladık. Birinci pandemi döneminde çok ürün çıkardım, ikinci dönemde ise bu sayı daha da arttı. Üçüncü dönemde, kapanmanın etkisiyle daha fazla ürün yapmaya başladım ve eve sığmaz olunca bu kulübeyi inşa ettim” şeklinde konuştu.

Evini bir müzeye dönüştürdü

Küçükşahin, yaptığı sanat eserlerini evinin içinde ve bahçesinde sergilediğini belirterek, ”İnsanların çoğu ilgi gösteriyor. Evime gelip görüntü çekmek isteyenler oluyor, merak edip kendilerinin yapıp yapamayacaklarını soruyorlar. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı oluyorum. Aslında evimi bir müze gibi tasarladım, ancak hiçbir ticari amaç gütmüyorum. Merak eden vatandaşlar gelsin, görsünler istedim” dedi.

Pandemi döneminde hobi olarak başladı, evini müzeye dönüştürdü

Çocukların bu alanda kendilerini geliştirmelerini istiyor

Küçükşahin, özellikle çocukların sanatla tanışmalarını ve bu alanda kendilerini geliştirmelerini arzuladığını belirtiyor. Ayrıca Küçükşahin, gelecekte bu alandaki birikimlerini çocuklarına miras bırakmayı hedefliyor.

Pandemi döneminde hobi olarak başladı, evini müzeye dönüştürdüFaik Güven Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.