ÇEVRE - 24 Eylül 2025 Çarşamba 09:55

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

A
A
A

Türkiye’nin dördüncü büyük gölü ve en önemli içme suyu rezervi olan Eğirdir Gölü, kuraklık ve yoğun tarımsal sulamanın etkisiyle geçtiğimiz günlerde ikiye ayrıldı. Dronla havadan kaydedilen görüntülerde, gölün orta kesimlerinde suyun tamamen çekildiği, yer yer adacıkların oluştuğu ve gölün adeta ikiye bölündüğü görüldü. Bölgeye gelen bazı vatandaşlar ise, gölün ayrılan kısmından yürüyerek karşıya geçmeye çalıştı.

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde yer alan ve "yedi renkli göl" olarak bilinen Eğirdir Gölü, kuraklık, azalan yağışlar ve yoğun tarımsal sulama nedeniyle dramatik şekilde küçüldü. 1950’li yıllarda ortalama 16 metre olan göl derinliği günümüzde 3,2 metreye kadar gerilerken, Hoyran mevkii ile gölü birbirine bağlayan Kemer Boğazı’ndaki su tamamen çekildi. Bölgeye gelen vatandaşlar, gölün ortasından yürüyerek karşıya geçmeye çalıştı ve oluşan bu şaşırtıcı tablo karşısında hayretlerini gizleyemedi.

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

Eğirdir Gölü için endişe büyüyor

Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda İl Genel Meclis Üyesi Abdurrahman Sinap, gölün karşı karşıya kaldığı kuraklık ve su kaybını "içler acısı" olarak nitelendirdi. Geçen yıl 18 Eylül’de aynı bölgede yayın yaptıklarını hatırlatan Sinap, "O günden bugüne gölümüzün bu hale gelmesi gerçekten üzücü. Göller Bölgesi adım adım Çöller Bölgesi’ne dönüşüyor" dedi. Sinap, küresel ısınma, buharlaşma, vahşi sulama, göl çevresine kurulan güneş enerji santralleri ve mermer ocaklarının su kaybını artırdığına dikkat çekti. Bu tür tesislerin yağış rejimini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Artık gölümüzün etrafında bu tür tesislere kesinlikle izin verilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

"Bataklık kuşlarının görülmesi bile gölün can çekiştiğinin işareti"

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından acil eylem planına alınan Eğirdir Gölü’nün "kesin korunacak hassas alan" ilan edildiğini hatırlatan Sinap, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 9 maddelik eylem planına rağmen somut adımların yetersiz kaldığını belirtti. "Eylem planı kapsamında sadece liman içindeki otlar temizlendi. Bu da yanlış bir uygulamaydı çünkü otlar Kasım-Aralık aylarında kendiliğinden çürüyordu" dedi. Kemer Köprü tarafında göl dip temizliği yapılacağına dair verilen sözlerin tutulmadığını dile getiren Sinap, "Devasa makinelerle çalışma planlanmıştı ama gölün derinliği 20 santime düştüğü için bu mümkün olmadı. Karşıda bataklık kuşlarının görülmesi bile gölün can çekiştiğinin işareti" diye konuştu.

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

Su kaybının tarıma etkisi

Sinap, 2022 yılına kadar gölden Aşağı Gökdere Santrali’ne sürekli su aktığını belirterek, "Bu su nereye gitti, gerçekten sorgulamak lazım. Çiftçilerimiz bu yüzden perişan oldu" dedi. Serpil Köyü’nün yaşadığı zorluklara değinen Sinap, "Köylüler ellerine para geçmeden sondajlara, su borularına ve tankerlerine harcama yapmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

Toplumsal Sorumluluk Çağrısı

Eğirdir Gölü’nün korunmasının herkesin görevi olduğunu vurgulayan Sinap, "Tarım ve Orman Bakanlığı gölümüzü hassas alan ilan ettiyse, bu gölü korumak hepimizin görevidir. gölün dip temizliği konusunda sizden destek bekliyorum" diyerek çağrısını yineledi.

"Kayıklarımız ve teknelerimiz kıyıya yaklaşamıyor"

Balıkçı Murat Gülyiğit, Eğirdir Gölü’ndeki su çekilmesinin son aylarda belirgin şekilde arttığını belirterek, "Burada yaşıyorum ve yaklaşık 5-6 aydır gölümüz çok fazla çekilmeye başladı. Balıkçılıkla uğraşıyorum, kelevik gibi balıklar tutuyorum. Ancak bu süreçte kayıklarımız ve teknelerimiz kıyıya yaklaşamıyor, ne biz göle çıkabiliyoruz ne de tekneler kıyıya yanaşabiliyor. Yağmurların da yağmaması durumu daha da kötüleştiriyor. Gölümüz şu an gerçekten çok kötü durumda" şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

"Bu göle artık ‘Çığlık atan Göl’ denmeli"

Eski dispanser hekimi, emekli Doç. Dr. Canan Ağırtan Eğirdir Gölü’ndeki değişimi, "33 yıl önce burada 7 ay kaldım. O zamanlar yedi ayrı rengiyle bu göl, kalbimde çok özel bir yere sahipti. Mayıs ayı sonunda sohbet ederken Abdurrahman abi, ‘Ağlayan Göl’ olsun demişti ama bugün artık ‘Çığlık atan Göl’ denmeli. Çünkü su ve yaşam neredeyse bitmek üzere. Önce su çekilecek, ardından kuşlar gidecek; çiçekler, ağaçlar ve en sonunda insanlar etkilenecek. Elimizden geleni yapalım, bir damla suyun kıymetini bilelim. Bir gün gelecek, su her şeyden daha pahalı olacak. En değerli varlığımız olan suya sahip çıkalım. Herkesi bu konuya ilgi göstermeye ve çözüm üretmeye davet ediyorum" sözleriyle anlattı. Dronla yapılan havadan çekimlerde, gölün orta kesimlerinde suyun tamamen çekildiği ve yer yer adacıkların oluştuğu görüldü. Gölün adeta ikiye bölünmesi ise dikkat çekti.

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü kuraklık nedeniyle ortadan ikiye bölündü

Emel Turan Kartal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.