KÜLTÜR SANAT - 24 Şubat 2024 Cumartesi 11:05

Yaptığı şarkılarla engellilerin sesi oldu

A
A
A
Yaptığı şarkılarla engellilerin sesi oldu

Isparta’da yaşayan doğuştan yürüme engelli Muammer Emre Gökgöz hayatın hiçbir noktasında engel olmadığını kanıtlamak amacıyla şarkı besteledi. Engelliler konusunda farkındalığı artırmayı hedefleyen Gökgöz “Engellerin müzikte de var olduğunu, müziği de yapabildiklerini görsünler istedim” dedi.


Isparta’da yaşayan 30 yaşındaki doğuştan yürüme engelli Muammer Emre Gökgöz engelliler konusunda farkındalığı artırmak amacıyla şarkı besteledi. 12 kez geçirdiği ameliyat sonrası 15 yaşında iken yürümeye başlayan Gökgöz hobi olarak sürdürdüğü müzik hayatını, engelsiz bir hayatın olabileceğini göstermek amacıyla profesyonel olarak dijital platforma taşıdı. Isparta Belediyesi Engelli Koordinasyon birimi sorumlusu olarak iş hayatına devam eden Gökgöz 15 yaşından sonra tam olarak hayata bağlanmaya başladığını belirterek “Engelsiz bir hayatım olabileceğini gördüm ve sonrasında hayallerimi gerçekleştirmeye başladım. Adım adım bunlara çabaladım ve cidden engelsiz bir yaşamın olabileceğini net bir şekilde görmüş oldum. İş hayatına atıldıktan sonra engelsiz bir hayata adım atmanın aslında zor gibi görünen kolay bir şey olduğunu gördüm ve “Engelsiz hayata dair” sloganıyla kendi yaşamıma yön vermeye karar verdim ve hayat felsefe hayat felsefem ’mutluluk’ dedim” dedi.



“Hayatın hiçbir noktasında engel olmadığını kanıtlamak amacıyla yazdım”


Sosyal hayattan hiç kopmak istemediğini ve bunun için birçok faaliyet gerçekleştirdiğini söyleyen Gökgöz “Bir anım olsun, bir şeyler yapayım insanlar bunu görsünler ve engellilerin hayatın her noktasında olabildiğini görsünler istedim. Tekerlekli sandalye basketbol takımından başlayarak sosyal faaliyetlerde daha fazla aslında ama müzik hayatına girdik. “Sensiz kalayım” isimli şarkısı ile aslında bir çok kişi aşka yoracak biliyorum ama bu tamamen benim kendi öz düşüncemle yazdığım tamamen aşka adamadığım bir parça oldu. Engelli bir bireyin hayatının hiçbir noktasında yine engel olmadığını kanıtlamak amacıyla yazdım. Benim herhangi bir kişi yanımda olmadan ben bir şeyleri becerebilirim ya da görme engelli bir arkadaşımız elindeki bastonla bir yerden bir yere gidebilir. Hayatta hani muhtaçlık diyoruz ya aslında muhtaç değiliz, özgürüz sadece bunu göstermek amacımız inşallah bunu başaracağımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.


“Engellerin müzikte de var olduğunu, müziği de yapabildiklerini görsünler istedim”


Geçmiş dönemlerde yaptığı internet radyo yayıncılığı ile müziğe olan ilgisini fark eden Gökgöz “Kendimi geliştirerek söz yazarlığına başladım ve yazabildiğimi fark ettim. 2021 yılında da ilk parçam olan “Engel yok” isimli parçayı yaptım ve 16 Mayıs Engeller Haftasında yayınladım. Şimdi ise daha fazla kişiye ulaşsın, daha büyük bir anım olsun istedim yine bu konuda da hayatın hiçbir noktasında engel olmadığı gibi müzikte de engelin olmadığını göstermeye uğraştım. Engellerin müzikte de var olduğunu, müziği de yapabildiklerini görsünler istedim” dedi.


Hayalini gerçekleştirmek isteyen birçok engelliye örnek olan Gökgöz, “İçine kapanık yaşıyor birçok engelli. Ben de zamanında öyleydim. Kesinlikle içine kapanık yaşamasınlar. Hayatta bir yerlere gelebileceklerini, bir adım atabileceklerini görsünler. Bizlere ulaşsınlar, hayallerini söylesinler birlikte gerçekleştirelim” dedi.


Gökgöz, konuşmasının devamında engellilerin sosyal yaşam konusunda hayatını kolaylaştırmak amacıyla vatandaşlara mesaj verdi.



Yaptığı şarkılarla engellilerin sesi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.