POLİTİKA - 13 Nisan 2012 Cuma 18:04

DÖNEMİN SİNCAN BELEDİYE BAŞKANI, 28 ŞUBATI DEОERLENDİRDİ

A
A
A
DÖNEMİN SİNCAN BELEDİYE BAŞKANI, 28 ŞUBATI DEОERLENDİRDİ

28 Şubat`ta tankların yürüdüğü Sincan`ın o dönemki Belediye Başkanı Bekir Yıldız, davaya müdahil olmak istediğini belirterek, "O gün tankları yürütenlerin, balans ayarı çekenlerin bugün başka bir ayarla ayarlanabileceklerinin de görülmüş olması Türk milleti adına sevindirici" dedi.
28 Şubat`ta tankların yürüdüğü Sinca`ın o dönemki Belediye Başkanı Bekir Yıldız, dava sürecini İHA`ya değerlendirdi.
28 Şubat döneminde yaşanan süreci anlatan Yıldız, "1995 yılında refah-yol koalisyonu oluşmuştu. Bu koalisyonu belirli güçler hazmedemedi. İç ve dış güçler bir şekilde iktidardan uzaklaştırmak istiyorlardı. Amerika`dan gelen kripto ve iç uzantıların kullanılması ile Türkiye`de o hükümeti yok etmek için bir kampanya başlatılmıştı. Bu kampanya ile sendikalar, üniversiteler, hukukçular ve askeriyenin kullanılması ile hükümeti indirdiler" dedi.
O dönemde "Kudüs gecesi" düzenlediği iddialarını da dağerlendiren Yıldız, "Biz o geceyi Filistin halkı için düzenlemiştik. Türkiye Cumhuriyeti`ne yönelik hiçbir eylem yoktu. Ama bunu çok büyütüp ciddi bir malzeme olarak kullandılar. Arkasından içişleri bakanlığı tarafından görevden alınmamız söz konusu oldu. Daha sonra Tankların Sincan`den geçişi söz konusu oldu. Bunun arkasından tutuklandım ve cezaevine gönderildim. 5 ay yattım hükümet gidince beni de serbest bıraktılar" diye konuştu.
Tankların yürüdüğünü tanklar geçtikten sonra öğrendiklerini belirten Yıldız, "Sabahın erken saatlerinde daha güneş doğmadan tanklar geçiyor. Görüntü alamayan bazı televizyonlar komutanlara ricada bulunup ikinci kez geçmelerini sağladılar. İkinci geçiş ikindi vakti oldu. İşin neden bu kadar büyütüldüğünü çok düşündük" ifadelerini kullandı.
Davaya müdahil olmayı düşündüklerini belirten Yıldız şunları söyledi:
"Bu bizim ve bizimle yargılanan bütün arkadaşların hakkıdır. Kaldı ki bizim en azından bir konuşmamız vardı. Fakat o salonun tanziminde görevli olan işçi statüsünde çalışan sandalye dizen vatandaşa bile 3 yıl 9 ay ceza verdiler. Onlar o zaman demişlerdi. Bu etki bin yıl sürecek diye ama zamanın ve mekanın sahibi olan Allah, işte bin yıl değil de 2002 yılında yani 5 yıl sonra milli irade ile yeni bir siyasi oluşumun Türkiyede toplumun büyük bir kısmını temsil eden bir siyasi teşekkülün ülkemizi idare
etmesine neden oldu. Şimdi de hukuki süreç başladı. Bu hukuki süreç bir müddet önce soruşturma ile başladı. Şimdi ise gözaltılarla devam etti. Sanıyorum yarın veya öbür gün mahkemeye çıkarılacaklar. İfade verecekler. Sonucu hep birlikte göreceğiz" dedi.
Emekli Orgeneral Çevik Bir`in "balans ayarı çektik" sözlerini yıllar sonra yorumlayan Yıldız şunları söyledi:
"Önemli olan Allahın ayarıdır. Zamanla bu ayarlanış şekli değişiyor. Ben nasıl yapmış olduğumun bir gecenin bedelini madden ve manen yaşamışsam, bugün de o gün tankları yürütenlerin balans ayarı çekenlerin başka bir ayarla ayarlanabileceklerinin de görülmüş olması Türk milleti adına sevindiricidir ve mutluluk vericidir"
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.