POLİTİKA - 23 Nisan 2012 Pazartesi 16:29

SEBAHAT TUNCEL: "BUGÜN 23 NİSAN, NEŞE DOLMUYOR İNSAN"

A
A
A
SEBAHAT TUNCEL: "BUGÜN 23 NİSAN, NEŞE DOLMUYOR İNSAN"

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, 23 Nisan`da siyasilerin sembolik olarak koltuklarını küçüklere bırakmak yerine, daha özgür ve demokratik bir gelecek bırakmak için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini belirterek, "Bugün 23 Nisan ama hiç neşe dolmuyoruz" dedi.
BDP İstanbul Milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder, 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin parti il binasında basın toplantısı düzenledi. Olaylı Nevruz kutlamalarını örnek gösteren Sırrı Süreyya Önder, "Bir halkın kendi bayramını kutlama iradesine karşı çıkış gerekçeleri, iki yıl öncesine gittiğimizde 1 Mayıs`ın kutlanmasına karşı çıkma gerekçesiyle tıpa tıp aynıdır. Bunu tekrar hatırladığımızda egemenlerin hak ve özgürlük talepleri karşısındaki tutumlarını da görmüş oluyoruz" diye konuştu.
Türkiye`de işçi sınıfı başta olmak üzere halkın ağır bedeller ödeyerek 1 Mayıs`ı bir mücadele günü haline getirip, kendisi için büyük anlamlar taşıyan Taksim Meydanı`nda kutlama hakkını söke söke aldığını anlatan Önder, "Aynı durumun Nevruz için de olabileceğini gören egemenler büyük bir telaşa kapılmışlardır. Biz 1 Mayıs`ta alanlarda olacağız. Hak, özgürlük ve eşitlik talebimizi bütün ezilenlerle birlikte kol kola, omuz omuza o alanda haykırmaya kararlı olduğumuzu paylaşıyorum" dedi.
Sebahat Tuncel ise bugünün anlamına değinerek, 23 Nisan`ın biraz buruk kutlandığını söyledi. Bu ülkede gerçek anlamda demokrasi ve özgürlük sağlanmadığı sürece 23 Nisan kutlamalarının da eksik kalacağını anlatan Tuncel, "Her yıl 23 Nisan`da büyükler koltuklarını küçüklere bırakarak sembolik olarak ne yapmak istediklerini ifade ediyor. Artık bu koltukları bırakmaktan vazgeçip gerçekten çocuklara daha özgür, eşit, demokratik bir gelecek bırakmalarının sorumluluğunu yerine getirmelerini gerekiyor. Örneğin
bu ülkede Kürt sorununun çözümü, Kürt çocukları başta olmak üzere tüm çocukların ana dilde eğitimlerini yapabilecek, onların daha eşit ve özgür bir Türkiye`de yaşamasını sağlayacak demokratik adımların atılması ve yeni anayasa çalışmalarına bu perspektiften bakılması daha anlamlı olur. Yoksa sadece sembolik olarak bir kutlama ne yazık ki çok coşkulu kutlamayı getirmiyor. Benim çocukluğumda hep şöyle deniliyordu; `bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan.` Hiç neşe dolmuyoruz. Bizim çocuklarımız TMK mağduru
çocuklar. Çocuklar yoksul, geleceği elinden alınmış bir halde. Dolayısıyla eğer bu sloganın gerçek olmasını istiyorsak siyasi sorumluların daha etkin bir süreç başlatması gerekiyor" diye konuştu.
1 Mayıs`ın bu yıl Türkiye`nin her yerinde görkemli bir şekilde kutlanacağını da ifade eden Tuncel, "Halkların Demokratik Kongresi olarak da biz örgütlü olduğumuz tüm alanlarda bileşenlerimizle birlikte alanlarda olacağız. İstanbul`da da Taksim Meydanı`nda olacağız ve emeğin özgürlüğü için, işçilerin hak ve özgürlük mücadelesi için oradayız. BDP`de işçilerin, emekçilerin hak ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğunu göstermesi açısından Nevruz coşkusuyla, Nevruz ruhuyla 1 Mayıs alanını dolduracak"
şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te öğrencilerden Filistinlilere yönelik idam kararına tepki Gaziantep’te imam hatip ortaokul ve lise öğrencileri, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmasına ve Filistinli esirlere yönelik idam kararına tepki gösterdi. Gaziantep’in Şahinbey ilçesindeki Prof. Dr. Mehmet Görmez Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu öğrencileri, İsrail Parlamentosu’nun yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası yasasını onaylamasını ve Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasını düzenledikleri basın açıklamasıyla kınadı. Okulun bahçesinde düzenlenen basın açıklamasında öğrenciler ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile "Mescid-i Aksa Onurumuzdur", "Mescid-i Aksa Özgür Olacak", "Nehirden Denize Özgür Filistin" ve "İdama Hayır Zulme Karşı Haykır" sloganları atarak tekbir getirdi. Öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan Bedrettin Arslan, işgalci İsrail’in Filistinli esirlere yönelik idam kararını eleştirerek, kararın "gayrimeşru" olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini söyledi. "Bu tüm dünyanın ortak utancı olacaktır" İdam kararlarının tüm insanlığın vicdanını hedef aldığını ifade eden Arslan, "Bugün insanlık vicdanını derinden etkileyen büyük bir acının tam ortasındayız. Bugün susmayı tercih edersek bir ömür boyu içimizdeki vicdanın sesini susturamayız. Vicdan sahibi herkesi bu tarihi dönemeçte doğru tarafta durmaya davet ediyoruz. Eğer bugün 12 bin masum, çocuk, kadın ve erkek idam edilirse bu tüm dünyanın ortak utancı olacaktır. İsrail ve Amerika bu zulmü yaptığı için ve dünyanın geri kalanı ise sustuğu için hakkın huzurunda mahkum olacaktır" dedi. "Gerçek ve etkili müdahaleler gereklidir" Gazze’ye yönelik saldırıların tarihin en büyük insan hakları ihlallerinden biri haline geldiğini söyleyen Arslan, "Bugün Gazze’de yaşananların artık bir çatışma değil, açık ve sistematik bir soykırım ve insanlık suçudur. Bu tabloyu görmezden gelenler, sessiz kalanlar ve harekete geçmeyenler de bu suçun ortağıdır. Buradan vicdan sahibi olan herkese sesleniyoruz; bu zulüm kabul edilemez, bu sessizlik sürdürülemez. Derhal somut adımlar atılmalıdır. Artık kınama mesajları değil, gerçek ve etkili müdahaleler gereklidir. Adalet geciktikçe vicdan sahibi insanların da sabrı tükeniyor. İnsanlık kaybediyor" ifadelerini kullandı. "Mescid-i Aksa’nın kapanmasıyla tüm mabetlerimize gölge düştü" İşgalci İsrail’in "olağanüstü hal" ve İran’a yönelik savaştan kaynaklanan güvenlik şartları bahanesiyle Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmasına da tepki gösteren Arslan, "Bununla beraber ilk kıblemiz Mescid-i Aksa, 850 yıldır ilk defa ibadete kapatıldı. İnsanlık haklarından hiçbirine saygısı olmayan Siyonist devlet, insanların ibadet haklarına da müdahale etti. Bunlar bu cesareti ellerindeki güç ve silahla beraber 2 milyar Müslüman aleminin sessizliğinden almaktadır. Bu konuda İslam dünyasının liderlerinden ortak ve etkili bir irade bekliyoruz. Mescid-i Aksa’nın kapanmasıyla tüm mabetlerimize gölge düşmüş, mabedimize namahrem eli değmiştir. Biz Müslüman gençler olarak buradan haykırıyoruz. Mescid-i Aksa bir gün mutlaka özgürleşecektir. Mescid-i Aksa’nın kutsallığına gölge düşüren her namahrem el kırılacak ve bunun hesabı mutlaka sorulacaktır. Filistin halkı da Mescid-i Aksa da yalnız değildir. Zulme karşı susmayacağız. Geri adım atmayacağız, insanlık onuru için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Buradan vicdan sahibi herkesi bu zulmü haykırmaya ve protesto etmeye davet ediyoruz. Gülşen Batar Anadolu Lisesi gençliğine çağrıda bulunuyoruz; bu konuda bizimle misiniz? ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ diyor ve Gazze’nin zindanlarında şehadeti bekleyen yiğitlere selamlarımızı ve dualarımızı gönderiyoruz" diye konuştu.