POLİTİKA - 17 Aralık 2011 Cumartesi 00:59

DAVUTOĞLU: "TARİHİMİZİ YARGILAMAYA KALKANLAR, GELSİNLER BU TABLOYA BAKSINLAR"

A
A
A
DAVUTOĞLU: "TARİHİMİZİ YARGILAMAYA KALKANLAR, GELSİNLER BU TABLOYA BAKSINLAR"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Bugün bizim tarihimizi yargılamaya kalkan sömürge güçler, tarihin üzerine ambargo koymak isteyenler, gelsinler bu tabloya baksınlar" dedi.
Dışişleri Bakanlığı tarafından TUSKON’un ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen "Türkiye-Afrika Ortaklığı Bakanlar Düzeyinde Gözden Geçirme Konferansı"nın sonunda konuk heyet başkanları onuruna Conrad Otel’de akşam yemeği veren Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, 2014 yılında Türkiye ile Afrika arasında 50 milyar dolar ticaret hacmi hedeflediklerini belirtti. 2005’te Sahra Güneyi Afrika ile toplam dış ticaret 3 milyar dolar iken, şu an 2011’in ilk 10 ayında 6 milyar dolar olduğunu kaydeden
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bu rakamın 8 milyar doları bulacağını ümit ettiklerini ifade etti. Afrika’nın tamamı ile olan ticaretin ise ilk 10 ayda 9 milyar dolardan 14.5 milyar dolara çıktığını anlatan Davutoğlu, geçen sene bir yıl içinde yakalanan 14.1 milyar doları 10 ayda yaptıklarını vurgulayarak, "Hedefimizi de bugün bütün bakanlarla birlikte tespit ettik, 2014’te Türkiye-Afrika arasında 50 milyar dolardır ticaret hacmi hedefliyoruz. Siyasiler olarak bu kararları ortaya koyarken en çok
güvendiğimiz insan grubu da bizim en büyük destekçimiz de Afrikalı ve Türk işadamları. Bugün yapılanları, 21. yüzyılın en önemli stratejik adımlarından biri olarak görüyoruz. Bundan sonra gerçekleştirilecek çok hedef var. Bu hedefleri gerçekleştirirken en büyük güç kaynakları, dinamik sivil toplum ve iş adamları teşkilatları" diye konuştu.
Bu konuda TİM’e, TUSKON’a ve diğer iş dünyası örgütlerine büyük görevler düştüğünü belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ne olur bütün Afrika’yı dolaşın, oradaki kardeşlerimizle buluşun, nerede bir engelle karşılaşırsanız Dışişleri Bakanlığı yanınızda olacak. Afrika bizim için uzak bir kıta değil. Belki şu anda Afrika ile stratejik ortağız, ama biz ruhen, zihnen kendimizi Afrika Birliği’ne tam üye kabul ediyoruz. Biz onların ayrı kıtalardaki kardeşleriyiz ve hep birbirimize kardeş olarak, eşit olarak bakacağız, karşılıklı saygı içinde bakacağız. Bizim anlayışımız budur. El ele 21.yüzyılı kat edeceğiz. Asırlarca
sömürgeciliğin ıstırabı altında ezilmiş bu halklar ve sömürgecilere karşı en onurlu direnişi göstermiş bu millet, 21.yüzyılı el ele yürüyecekler ve 21. yüzyılda yükselen güç olacaklar. Bugün bizim tarihimizi yargılamaya kalkan sömürge güçler, tarihin üzerine ambargo koymak isteyenler, gelsinler bu tabloya baksınlar. Burada kimleri kastettiğimi çok iyi biliyorsunuz. Tarihimizi savunma hakkını bile elimizden almaya kalkanlar, kendilerinin terk ettiği Afrika ile bugün bizim buluştuğumuz Afrika’yı
karşılaştırsın. Ten rengine, ırkına bakmaksızın, dinine, mezhebine bakmaksızın, Türklerle Afrikalıların nasıl buluştuğunu görsünler ve kendi tarihleri ile karşılaştırıp bir kez daha utansınlar. Biz bir daha sömürgeci zihniyetin Afrika’ya egemen olmaması için Afrikalı kardeşlerimizle kader birliği yapalım dedik. Onun için Başbakanımız Somali’ye, kendi ailesi ile, en yakın arkadaşları ile, çocuğu ile, Türkiye’nin en seçkin aydınlarıyla gitti. Göstermek istediği tekbir şey vardı; o da Somalili
bu fakir, cılız, aç çocukların kaderi bizim kaderimizdi. Afrika’nın her köşesinde olacağız ve Afrika’nın bu makûs talihini hep birlikte yeneceğiz. Bir daha Afrika, geri kalmışlığın, ezilmişliğin coğrafyası değil; onurun, başı dik duruşun ve ekonomik kalkınmanın coğrafyası olacak."
Türkiye ile Afrika arasındaki bu işbirliğinin, alabilene en büyük ders olduğunu vurgulayan Davutoğlu, ancak tarihe tek perspektif ve tek yanlı bakanlara hiçbir tablonun yeterli gelmeyebileceğini kaydederek, "Ama biz onlara da bu tablonun neler üreteceğini göstereceğiz. Türkiye ile Afrika Birliği arasında 2008 yılında atılan büyük stratejik adımı önümüzdeki yıllarda daha ilerilere taşımalıyız. Daha çok Afrikalı kardeşlerimizi Türkiye’de, İstanbul’da görmek istiyoruz. Daha çok Türk kardeşlerini de bundan
sonra Afrika’nın her köşesinde görecekler" dedi.
Gala yemeğinde konuşan Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Nur Meral ise, TUSKON çatısı altında 7 federasyon ve 168 işadamı derneği faaliyet gösterdiğini, bu derneklere 100 bin firmayı temsilen 35 bin işadamının üye olduğunu söyledi. TUSKON’un bu yapısı ile Türkiye’nin en yaygın ve en büyük, gönüllü iş dünyası sivil toplum kuruluşu olduğunu kaydeden Meral, "Washington, Brüksel, Moskova ve Pekin’de temsilcilik ofisleri ve 130 ülkede yerel iş ortakları
mevcuttur. TUSKON bu yönüyle sadece Türkiye’de değil, küresel iş dünyasındaki en önemli sivil aktörlerden birisidir. Ticaret Köprüsü programlarının ilkini 2006 yılında Türkiye Afrika Ticaret Köprüsü 1 adı altında gerçekleştirdi. Afrika programını Avrasya, Asya Pasifik ve Doğu Avrupa ticaret köprüsü etkinlikleri takip etti. Bugüne kadar gerçekleştirilen 23 ticaret köprüsü programına 15 bin civarında yabancı ve 30 bin civarında Türk işadamı katıldı. Bu programlarında milyarlarca dolarlık ticaret hacmi
oluşturuldu. Ticaret köprüsü programları sadece karşılıklı ticaretin artmasına vesile olmamıştır. Aynı zamanda Türk işadamlarının daha önce adını çok sık duymadığı birçok Afrika ülkesini yakından tanımalarına imkân sağlamıştır. Ticaret köprüsü programları kapsamında misafir edilen çoğu ülkeye ticaret heyetleri düzenlenerek kurulan ilişkiler daha da güçlendirilmiştir. Bu heyetler sayesinde Türk İşadamları birçok Afrika ülkesinde tarım, hayvancılık, gıda, madencilik, inşaat, mobilya, plastik, enerji, eğitim
ve sağlık gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirmiştir" diye konuştu.
Türkiye İhracatçılar Merkezi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de, ikili iş görüşmeleri ile oldukça verimli ortaklıklar kurulduğunu söyledi. Büyükekşi, "İş dünyasının temsilcileri olarak bizler ticarete, yatırıma, karşılıklı iş ortaklıklarına değer veriyoruz. Hem ülkemizin hem de Afrika’da kalkınmanın, refah ve barışının yatırım ve ticaret yoluyla sağlanacağına inanıyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
Yemeğe, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra, Afrika Birliği Dönem Başkanke kader birliği yapalım dedikı Ekvator Ginesi Bakanı Eustaquio Nseng Esono ve Afrika Birliği Komisyonu Barış ve Güvenlik Konseyi Komiseri Ramtane Lamamra da katıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da teleferikte bakım zamanı Ordu Büyükşehir Belediyesi, şehrin simge noktalarından Boztepe’ye ulaşımı sağlayan teleferik hattının daha güvenli ve konforlu kullanılması amacıyla, üretici firma ile birlikte 60 bin saatlik periyodik bakım çalışmaları başlattı. Ordu’nun misafir odası olarak nitelendirilen ve her yıl binlerce ziyaretçi ağırlayan Boztepe’ye ulaşım sağlayan teleferik hattı bakıma alındı. Büyükşehir Belediyesi ve üretici firmanın ortaklaşa yürüteceği çalışmalar kapsamında, 60 bin işletim saati revizyonu yapılacak, direkler üzerindeki bataryalar hattan indirilerek gerekli revizyon çalışmaları gerçekleştirilecek ve tesisin tüm kaynak noktalarına tahribatsız muayene uygulanacak. Ayrıca sürüş çarkı revizyonu kapsamında çark üzerinde bulunan rulman parçaları değiştirilecek ve gerekli testler yapılacak. Elektrik motoru revizyon çalışmaları da bakım programı içinde yer alacak. Yaklaşık 1 ay sürmesi planlanan çalışmalar, üretici firma tarafından orijinal yedek parçalar kullanılarak gerçekleştirilecek. "Güvenlik her şeyden önce gelir" Teleferik hattında vatandaşın güvenliğini önceleyen çalışmaları yerinde takip eden Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, son durum hakkında yetkililerden bilgi aldı. Bakım sürecine ilişkin yaptığı açıklamada güvenlik vurgusu yapan Başkan Güler, "Şehrimizin misafir odası Boztepe’ye ulaşımı sağlayan teleferik hattımızda 60 bin saatlik periyodik bakım çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Hemşehrilerimizin ve şehrimizi ziyaret eden misafirlerimizin güvenliği bizim için her şeyden önce gelir. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmaların 13 Mart tarihinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Bakımların ardından teleferiğimiz, Boztepe’ye daha güvenli, daha konforlu ve daha keyifli bir yolculuk sunmaya devam edecek" dedi.
Bursa Ramazan ayı, ağız bakımında alışkanlıkları güçlendirme fırsatıdır Ramazan ayında ağız bakımı hakkında merak edilenleri açıklayan Diş Hekimi Cevher Elif Öztürk, "Ramazan ayının ağız bakımını ihmal etme dönemi değil, sağlıklı alışkanlıkları güçlendirme fırsatı olarak değerlendirilmesi gerekir" dedi. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeni ve uzun süreli açlık, ağız ve diş sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Diş Hekimi Cevher Elif Öztürk, bu dönemde ağız hijyenine ekstra özen gösterilmesinin püf noktalarını sıraladı. Santral Klinik Diş Hekimi Öztürk, "Oruç sırasında tükürük salgısının azalması ağız kuruluğuna sebep olur. Bu durumla birlikte, ağız kokusunda değişiklik, diş çürükleri ve diş eti problemleri fark edilebilir. Ancak doğru bakım alışkanlıklarıyla bu risk ortadan kalkabilir" diye konuştu. Öztürk, Ramazan ayında ağız ve diş sağlığı için altın kuralları şu şekilde sıraladı; "Sahurdan sonra mutlaka dişler fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalı. İftardan sonra ağız hijyeni tekrar sağlanmalı. Şekerli ve yapışkan gıdalar tüketildikten sonra ağız çalkalanmalı. Gün içinde ağız kuruluğu için iftar-sahur arasında bol su içilmeli. Dil temizliği ihmal edilmemeli. Ağız gargaraları ve şekersiz sakızlar iftar sonrası ağız sağlığı için destek olabilir. Ancak en etkili yöntem düzenli ve doğru fırçalamadır." Ramazan’da diş tedavilerinin de ertelenmesine gerek olmadığını belirten Öztürk, "Birçok kişinin Ramazan ayı sebebiyle diş hekimi kontrollerini ertelemektedir. Ancak, iftar sonrası gereken müdahaleler yapılabilir. Ramazan ayının ağız bakımını ihmal etme dönemi değil, sağlıklı alışkanlıkları güçlendirme fırsatı olarak değerlendirilmesi gerekir" dedi.