ASAYİŞ - 21 Mart 2017 Salı 14:26

Türkiye’nin ilk satanist cinayeti hükümlüleri, Şehriban Coşkunfırat’ın ailesine 142 bin TL tazminat ödeyecek

A
A
A
Türkiye’nin ilk satanist cinayeti  hükümlüleri, Şehriban Coşkunfırat’ın ailesine 142 bin TL tazminat ödeyecek

Ortaköy Mezarlığında 1999 yılında 17 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat’ı satanist cinayete kurban eden 3 hükümlünün, Coşkunfırat ailesine toplamda 142 bin TL tazminat ödemesine karar verildi.

Ortaköy Mezarlığında 1999 yılında 17 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat’ı satanist cinayete kurban eden 3 hükümlünün, Coşkunfırat ailesine toplamda 142 bin TL tazminat ödemesine karar verildi.


Türkiye’nin ilk satanist cinayeti olarak anılan Şehriban Coşkunfırat davasında 16’şar yıl hapis yattıktan sonra tahliye edilen cinayet hükümlüleri Engin Arslan, Ömer Çelik ve Zinnur Gülşah Dinçer’e karşı Coşkunfırat ailesinin açtığı tazminat davası 2 yıl sonra karara bağlandı.


İstanbul 4’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davacılar ve davalılar katılmadı. Duruşmada Şehriban Coşkunfırat’ın ailesini avukat Onur Demirbozan temsil etti. Avukat Demirbozan davanın kabulüne karar verilmesini talep etti.


Davayı karara bağlayan mahkeme, olayın çok vahim olduğunu belirterek, davalılar Engin Arslan, Zinnur Gülşah Dinçer ve Ömer Çelik’in, baba Mehmet Coşkunfırat’a 13 Eylül 1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 22 Bin TL maddi tazminat ödemesine hükmetti. Mahkeme ayrıca davalıların, baba Mehmet Coşkunfırat’a 30 Bin TL, diğer davacılar Ceylan İmirli, Ayten Coşkunfırat, Derya Coşkunfırat, Hülya Benli, Deniz Coşkunfırat ve Suna Coşkunfırat’a ise yasal faiziyle birlikte 15 ‘er Bin TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 142 Bin TL ödemesine karar verdi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı yerinde görmesi halinde, davalılar, tazminatı eşit şekilde taksitle ödeyecek.


“Hayatları boyunca unutmasınlar istiyoruz”


Kararı değerlendiren Coşkunfırat ailesi avukatı Onur Demirbozan, “Davayı açmaktaki amacımız, 16 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olan hükümlülerin hayatları boyunca bu cinayeti unutmamasıydı. Her yerde karşılarına çıkmasını istiyoruz. Duyduğumuz kadarıyla davalılardan biri evlenmiş, Zinnur kendini dine adamış. Hatta Zinnur, mahkemeye ‘Allah bile affediyor, kendimi dine verdim. Çok pişmanım. İstanbul’da yaşamak istemiyorum’ diye dilekçe göndermişti. Bir de zaman aşımı olduğunu iddia etmişti” dedi.


Olayın geçmişi


İstanbul Ortaköy’de 13 Eylül 1999’da 8 çocuklu ailenin kızı Şehriban Coşkunfırat, Engin Arslan, kız arkadaşı Zinnur Gülşah Dinçer ve Ömer Çelik tarafından öldürülmüştü. Coşkunfırat, 17 Ağustos depreminin ardından yaşanan 5.8’lik artçı deprem üzerine Engin Arslan’ın, “Bugün ayın 13’ü. Şeytanla konuştum, kurban istiyor. Deprem de işaretiydi. Şehriban’ı seçtim” sözleri üzerine vahşice bıçaklanarak öldürülmüştü. Arslan, Dinçer ve Çelik müebbet hapisle cezalandırılmıştı. Hükümlüler 16 yıl hapis yattıktan sonra tahliye edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Manyas’tan karate şampiyonasında çifte derece Antalya’da düzenlenen Türkiye Minik ve Yıldız Karate Şampiyonası’na katılan Manyas Belediyespor sporcuları, 5 binin üzerinde sporcunun mücadele ettiği organizasyonda bir Türkiye şampiyonluğu ve bir üçüncülük elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Antalya’da geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Türkiye Minik ve Yıldız Karate Şampiyonası’nda Manyas Belediyespor karate takımı sporcuları önemli başarılara imza attı. 59 ilden 468 kulüp ve 5 bin 130 sporcunun katıldığı şampiyonada Manyas ekibi, bir şampiyonluk ve bir üçüncülük elde etti. Şampiyonada kata dalında mücadele eden Özen Egemen Efe Er Türkiye şampiyonu olurken, kumite dalında 47 kiloda yarışan Ceydanur Mira Ören ise üçüncü olarak kürsüye çıkma başarısı gösterdi. Elde edilen derecelerle birlikte iki sporcunun da milli takıma seçildiği bildirildi. Sporcuların Mayıs ayında düzenlenecek Balkan Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edeceği öğrenildi. Antrenörler Cenk Dere ve Emrehan Egen, aldıkları davet üzerine önümüzdeki hafta 7 sporcu ile özel bir turnuvaya katılacaklarını belirterek, asıl hedeflerinin Balkan Şampiyonası’na en iyi şekilde hazırlanmak olduğunu ifade etti. Öte yandan şampiyon sporcu Özen Egemen Efe Er ile üçüncü olan Ceydanur Mira Ören, antrenörleri ve İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Kudret Egen ile birlikte Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram ve Belediye Başkanı Ahmet Duru’yu ziyaret etti.
Antalya Can pazarının yaşandığı sahilde boğulan genç yüzündeki egzama için denize girmiş Antalya’da fırtınalı havada girdiği denizde kuzenlerinin tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybeden gencin cenazesi adli tıptan teslim alındı. Diyarbakır’dan gezmek için gelen gencin yüzündeki egzama nedeniyle denize girdiği öğrenildi. Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili’nde dün saat 17.00 sıralarında meydana gelen olayda, Diyarbakır’dan Antalya’ya geldiği öğrenilen Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç (26) gezmek için Konyaaltı Sahili’ne geldi. Yüzünde egzama rahatsızlığı bulunan Ali Ülkaç, tuzlu suyun iyi geleceğini düşünerek denize girdi. Sert dalgaların olduğu denizde Ülkaç’ın açığa doğru sürüklendiğini ve suda çırpındığını gören kuzenleri Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak genci kurtarmak için suya girdi. İnsan zinciri ile kurtarmaya çalıştılar Ancak sert dalgalar nedeniyle Mazlum Kaymak da boğulma tehlikesi geçirdi. Mazlum Kaymak kendi imkanlarıyla yüzerek kıyıya çıkarken, ağabeyi ile kuzeni dalgaların arasında kaldı. İki genci dalgaların arasında gören vatandaşlar, insan zinciri oluşturarak iki genci kurtarmak için harekete geçti. Şiyar Kaymak, kardeşi ve vatandaşlarla birlikte uzatılan demir çubuk yardımıyla dev dalgaların arasından kıyıya alındı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesinin ardından olay yerine polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde can pazarının yaşandığı o anlar kameralara anbean yansıdı. Vatandaşlar tarafından insan zinciri oluşturularak kıyıya çekilen Şiyar Kaymak sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülürken, yaklaşık 25 metre açıkta suda hareketsiz duran Ali Ülkaç ise deniz polisi ekiplerince bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı’na götürüldü. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Ülkaç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ali Ülkaç’ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Egzama nedeniyle denize girmiş Diyarbakır’dan gezmek için geldikleri Antalya’da egzamaya iyi geleceği düşüncesi ile girdiği denizde boğularak hayatını kaybeden gencin cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından kuzeni Mazlum Kaymak ve yakınları tarafından teslim alındı. Gözyaşları içinde teslim alınan gencin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Diyarbakır’a götürüldü.
İstanbul Tüpraş’tan 100 bin fidanla ağaçlandırmaya destek Enerji şirketi Tüpraş, "Enerjimiz Geleceğe" yaklaşımıyla rafinerilerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde dikilmek üzere 100 bin fidan bağışı yaparak ağaçlandırma çalışmalarına destek sağladı. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) iş birliğinde dört ilde ağaç dikme törenleri düzenleyen şirket, oluşturduğu hatıra ormanlarının yanı sıra yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılması çabalarının parçası olarak ekosistemin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Tüpraş, sürdürülebilirlik stratejisi ve çevre yönetimi anlayışıyla Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde Türkiye’nin orman varlığını artırmayı amaçlıyor. Şirket, Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle rafinelerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde hatıra ormanlarının oluşturulması ve yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılmasını desteklemek üzere 100 bin fidan bağışladı. Ağaçlandırma çalışmaları biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine, toprak erozyonunun azaltılmasına, karbon yutak alanlarının güçlendirilmesine ve iklim değişikliğiyle mücadelede doğal ekosistemlerin dayanıklılığının artırılmasına katkı sağlıyor. "Ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz" Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Ormanlar yalnızca doğal yaşamın sürekliliğini sağlayan alanlar değil, aynı zamanda toplumların ve ekonomilerin sürdürülebilir geleceğinin temelini oluşturan ekosistemlerdir. İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda doğal varlıkların korunması her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Şirket olarak çevre ve insan odaklı yaklaşımımızı tüm iş süreçlerimize ve toplumsal yatırım programlarımıza entegre ediyor; ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yıl boyunca 100 bin fidanı toprakla buluşturarak bu yolda kıymetli bir adım attığımıza inanıyorum." Şirketin faaliyet gösterdiği illerde gerçekleşen ağaçlandırma etkinliklerine Tüpraş Rafineri müdürleri, çevre ve sürdürülebilirlik ekipleri ile gönüllü çalışanlar katıldı. Orman Genel Müdürlüğü’nün ilgili şube müdürlüklerinden temsilcilerin de yer aldığı etkinliklerde ağaçlandırma süreçleri ve ekosistem üzerindeki etkilerine ilişkin bilgilendirmeler de yapıldı. Hatıra ormanları, bölgesel ekosistemlerin güçlenmesine katkı sunarken gelecek nesiller için de kalıcı bir çevresel değer oluşturuyor; çalışanların gönüllü katılımı sayesinde çevre bilinci kurum kültüründe daha da yaygınlaşıyor. Bu yaklaşım, doğaya ve topluma uzun vadeli fayda sağlayan bütünsel sürdürülebilirlik anlayışını güçlendiriyor. Tüpraş, ağaçlandırma çalışmalarını yeni alanların yeşillendirilmesiyle sınırlı tutmuyor, aynı zamanda İzmir ve İzmit’te orman yangınlarından etkilenen sahaların rehabilitasyonuna da katkı sağlıyor. Dikilecek fidan türleri; bölgesel bitki örtüsü, ekosistem ihtiyaçları ve olası yangın riski dikkate alınarak Orman Genel Müdürlüğü uzmanlarının yönlendirmeleriyle belirleniyor. Bu kapsamda Batman’da gerçekleştirilen fidan dikiminde bölgedeki kuş türleri için önemli bir besin kaynağı olan, ekosisteme ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak Menengiç fidanları tercih edildi. Şirket, bu yaklaşımıyla ekolojik iyileşmeyi destekleyen ve uzun vadeli çevresel fayda oluşturan bir ağaçlandırma modeli benimsiyor.