GENEL - 20 Eylül 2012 Perşembe 19:58

HANEFİ BOSTAN: ``MEB, ÖОRETMENLERİN ALAN DEĞžİŞİKLİĞžİ İŞİNİ YÜZÜNE GÖZÜNE BULAŞTIRDI``

A
A
A
HANEFİ BOSTAN: ``MEB, ÖОRETMENLERİN ALAN DEĞžİŞİKLİĞžİ İŞİNİ YÜZÜNE GÖZÜNE BULAŞTIRDI``

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, Milli Eğitim Bakanlığı`nın 13 Eylül 2012 tarihli kendi duyurusunda açıkça ilan ettiği il içi alan değişikliği başvurularının alınmaya başlayacağı tarih olan 19 Eylül 2012 tarihinin geçmiş olmasına karşın ne bir duyuru yayınladığını ne de başvuru ekranını açıldığını söyledi.
Yazılı açıklama yapan Bostan, ``Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından13 Eylül 2012 tarihinde alanlarında açık norm kadro olmaması sebebiyle özür durumundan yer değişikliği gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin özür gereklerini karşılamaya yönelik olarak alan değişikliği ve bu değişikliğe bağlı olarak yer değişikliği hakkı verilmiştir. Bu uygulamanın yapıldığı duyuruda öğretmenlerin il iç alan değişikliği başvurularının 10-13 Eylül 2012 tarihleri arasında alınacağı ilan edilmişti. Ancak, iller arası özür durumundan yer değişikliği alanlarında açık norm kadro olmaması nedeniyle ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerimizin taleplerinin karşılanması ve 40.000 yeni öğretmen alımı ve okulların açılması sonrasında doğabilecek yeni öğretmen ihtiyaçları gözetilerek yapılan yeni değerlendirmeler üzerine il içi alan değişikliklerinin 19-24 Eylül 2012 tarihleri arasında başvurular kabul edilip 25 Eylül 2012 tarihinde tamamlanacağı`` bildirilmiştir. Ancak, il içi alan değişikliği başvuruları 19 Eylül 2012 tarihinde başlayacak olmasına karşın halen herhangi bir duyuru yapılmamıştır`` dedi.
Öğretmenlerin alanını değiştirmek ya da özrünün bulunduğu yere gitmemek arasında seçim yapmak zorunda kaldığını belirten Bostan, ``13 Eylül 2012 Tarihinde yayınlanan bir duyuru ile il dışı alan ve yer değişikliği sürecini başlatan Bakanlık herhangi bir kılavuz yayınlamadan özür durumundan yer değiştirmek isteyenleri özrünün bulunduğu ile ancak alanını değiştirir ise gitmeye zorlamıştır. Öğretmenler alanını değiştirmek ya da özrünün bulunduğu yere gitmemek arasında seçim yapmak zorunda kalmıştır. Bu öğretmenlere Ağustos ayında boş ilan edilmeyen kadrolar alan değişikliğinde açık ilan edilmiş öğretmenler asıl branşlarından açık olmasına rağmen alan değiştirme zorunluluğu olduğu alanlarındaki kontenjanlara tercihte bulunamamıştır. Gelinen nokta da öyle ya da böyle bir kısım öğretmenin özür durumuna bağlı yer değişikliği gerçekleşmiştir`` diye konuştu.
Bostan, bakanlığın il içi alan değişikliği başvurularının alınmaya başlayacağı tarih olan 19.09.2012 tarihi geçmiş olmasına karşın bir duyuru yapmadığını ifade ederek, ``Şimdi ise Bakanlık 13.09.2012 tarihli kendi duyurusunda açıkça ilan ettiği il içi alan değişikliği başvurularının alınmaya başlayacağı tarih olan 19.09.2012 tarihi geçmiş olmasına karşın ne bir duyuru yayınlamış ne de başvuru ekranını açmıştır. İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü özür durumuna bağlı yer değişikliği işlemlerini eline yüzüne bulaştırmakla yetinmemiş, alan değişikliği işlemlerinde de kuralı bozmamış, kimlerin alan değişikliğine başvuruda bulunacağını, kimlerin hangi alanlara alan değişikliği yapacağını dahi açıklayamamıştır`` dedi.
İl içi alan değişikliği başvurularının bir an önce başlatılmasını beklediklerini belirten Bostan sözlerini şu şekilde tamamladı:
``Türk Eğitim-Sen olarak bugüne kadar, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün iş bilmediği, Genel Müdür Hikmet Çolak`ın acemiliği ile ilgili birçok yazı yazmak durumunda kaldık. Anlaşılan o ki; Genel Müdürü Hikmet ÇOLAK bu eleştirilerden hiçbir ders çıkaramamış, aynı vurdumduymazlık değişmeden devam ediyor, tüm tepkilere kulak tıkayan anlayışla, hiçbir açıklama yapmaya gerek bile duymuyor. Bu sebeplerle, işleri aylardır eline yüzüne bulaştıran Genel Müdür Hikmet Çolak`â ``sen bu işlerin adamı olmadığını, her uygulaman ile ortaya koyuyorsun, beceremiyorsun çek git, bu işi alın akı ile yapacak birçok becerikli insan var, ya işini doğru dürüst yap, ya da beceremediğini kabul ederek gerekeni yap. Hem kendini hem de öğretmenleri bu ıstıraptan kurtar`` diye sesleniyor ve il içi alan değişikliği başvurularının bir an önce başlatılmasını bekliyoruz.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu: "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır" Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Erhan Afyoncu, "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" dedi. MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu, TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada kendisine yönelik iddialarına sosyal medya hesabından yanıt veren bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, "Gazeteci Müyesser Yıldız, kendi internet sitesinde 23 Mart 2026’da yayınladığı yazısında TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun yaşananlara ilişkin fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiği, Cumhurbaşkanı’na "Bu kılıçlar size çekiliyor" dediği, bunun rektörlüğünün devamı için kurguladığını beyan ettiği yolunda iddiada bulunmuş ve diğer bazı haber siteleri de bu iddiayı iktibas etmişlerdir. Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" ifadelerini kullandı. "Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir" Gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Afyoncu, "Avukat Namık Öztürk’ün dava ile ilgili belgelerde ve duruşma zaptında böyle bir beyanına rastlanmaması bir tarafa, bu gerçek dışı iddiaları nakleden Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’ün mahkemeye hitaben hakkımda asılsız suçlamalarda bulunurken "Doğru, yanlış" şeklinde sözler kullandığını yazması, yani iddialarında bilgi sahibi olmamaktan doğan bir kararsızlık ifadesinin bulunduğunu açıkça ifade etmesi de, Öztürk’ün söylediklerinin yalan ve iftira olduğunun kanıtıdır. Dolayısı ile, Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir. Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi. "Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden kişiler de bu yalanlara alet olmaktadır" FETÖ’cülerin yalanlara ve karalama kampanyalarına devam ettiğini ifade eden Afyoncu, paylaşımında şunları kaydetti: "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün yıllar boyu devam eden tahribatına uğramış olan askeri eğitim kurumları ayağa kaldırılmış ve darbenin ardından kurulan Milli Savunma Üniversitesi, TSK’ya bugüne kadar 62 bin subay, astsubay ve kurmay subay yetiştirmiştir. Bu gelişmeleri hazmedemeyen hain FETÖ mensupları yalanlarına, iftiralarına, karalama kampanyalarına ve kara propagandalarına devam etmekte, Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bazı kişiler ile çevreler de bu yalanlara alet olmaktadır. Atılan iftiralar beni Türk Milleti’ne ve devletine hizmet yolundan geri döndürmeyecek, Milli Savunma Üniversitesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece Türk devletine bağlı, demokrasinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde nitelikli subaylar ile astsubaylar yetiştirmeye devam edecektir."
Bursa Bursaspor’a özel ’Cendere’ hazırlanıyor: Kırdar’dan şampiyonluk mesajı Müzisyen Gökhan Kırdar, Bursaspor’un Güzide Gebzespor ile karşılaşması öncesinde Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda sahne alarak unutulmaz bir atmosfer oluşturdu. Yeşil-beyazlı taraftarların büyük ilgi gösterdiği performansta, Kırdar’ın yıllardır geniş kitleler tarafından sevilen eseri Cendere, bu kez Bursaspor tribünlerinin atkı şovlarıyla birleşerek adeta marş havasına büründü. Müzisyen Gökhan Kırdar, Bursaspor - Güzide Gebzespor maçının ardından açıklamalarda bulundu. Kırdar, Bursaspor taraftarını heyecanlandıran bir projeyi de ilk kez duyurdu. Deneyimli sanatçı, ’Cendere’nin Bursaspor’a özel yeni bir versiyonu üzerinde çalıştıklarını belirterek, eserin Bursa’nın kültürel dokusunu yansıtacak enstrümanlar ve yerel ezgilerle yeniden düzenleneceğini söyledi. "Bursa’nın ruhunu taşıyan bir eser olacak" Kırdar, projenin sadece bir uyarlama olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Cendere’nin Bursaspor’a özel farklı bir versiyonunu hazırlıyoruz. Bursa’ya özgü tınılar, yerel enstrümanlar ve tribün ruhunu yansıtan detaylar olacak. Taraftarların enerjisini hissettiren özel bir çalışma hazırlamak istiyoruz. Umarım şampiyonluk kutlamalarına yetiştirebiliriz." Bu açıklama, özellikle son dönemde takımlarına büyük destek veren Bursaspor taraftarları arasında büyük heyecan oluşturdu. Tribünlerin yeni marşı olabilir Daha önce tribünlerde sıkça çalınan ve taraftarla bütünleşen Cendere’nin Bursa’ya özel versiyonunun, tamamlanması halinde Bursaspor tribünlerinin yeni marşlarından biri olması bekleniyor. Projenin şampiyonluk hedefiyle ilerleyen yeşil-beyazlı camiaya ayrı bir motivasyon katması da hedefleniyor. Hazırlıkların devam ettiğini belirten Kırdar’ın çalışmasının önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.