MAGAZİN - 14 Ağustos 2019 Çarşamba 10:01

(Özel) Türkiye’nin yerli “Jennifer Lopez’inin” başarı öyküsü

A
A
A
(Özel) Türkiye’nin yerli “Jennifer Lopez’inin” başarı öyküsü

Asıl mesleği Adli Tıp Uzmanlığı olan 33 yaşındaki sanatçı Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun hayat hikayesi ve başarısı duyanları kendine hayran bıraktı.

Asıl mesleği Adli Tıp Uzmanlığı olan 33 yaşındaki sanatçı Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun hayat hikayesi ve başarısı duyanları kendine hayran bıraktı. Türkiye’nin yerli “Jennifer Lopez’i” olan genç kadın çeşitli mekanlarda Türkçe’nin yanı sıra 10 dilde şarkı söylerken, bir yandan da okuluna devam ediyor. Hayatı boyunca kimseden maddi bir destek almadan hem okuyan hem de sanatçılık yapan genç kadın bu başarısını, “Buraya kadar kendi tırnaklarımla kazıyarak geldim, hiç kimseye menfaat ilişkisi kurmadım” diyerek açıkladı.


Aslen Selanik göçmeni olan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Yüksek Lisans öğrencisi 33 yaşındaki yerli “Jennifer Lopez” olarak bilinen Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun yaşam öyküsü bir reklam ajansında modellik yaparak başladı. Televizyon dünyasına diziler sayesinde giren genç sanatçı, aslında haber spikeri olmak istedi. Haber sunabilmek için çeşitli kanallardaki tecrübeli isimlerden dersler alan Kasapbaşoğlu, öğretmenlerinin “senin yüzün güleç” magazin programı sunabilirsin tavsiyesi üzerine yönünü yine değiştirerek dönemin ünlü yarışma programlarının sunucularının yanında tecrübe edindi. Genç kadının hayatı bu şekilde devam ederken, ailesinin en büyük isteği olan “üniversite mezunu” olmak için de derslerine dört kolla sarıldı.



Hem okudu hem de sunuculuk yaptı


Bir yandan yarışma programlarında ünlü isimlerin yanında çalışan genç kadın, gösterdiği azimle İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbı Biyolojik Bilimler Bölümünü kazandı. Genç kadın istediği bölümün ve ailesinin isteğini yerine getirmesinin mutluluğunu yaşarken, iş çevresi “hepsini bir anda yapamazsın, okul hayatın biter sürdüremezsin” dediler. Ancak çevresindekilere aldırış etmeyen Sevtuğ Kasapbaşoğlu, gecesini gündüzüne katarak hem okulunu hem de işini bırakmadı. Başarıyla üniversite hayatını sürdüren genç kadın, bir yandan okuyup bir yandan da çalışarak 5 senenin sonunda mezun olarak diplomasını aldı. Ailesine diplomasını getiren genç kadın bu kez de bölümünün bir üst kademesi olan Yüksek Lisansa başvurdu.



Ünlü isimlerin önerisi üzerine albüm çıkarttı


Kasapbaşoğlu’nun hayatını bu şekilde sürerken bir gün ünlü müzisyen Selami Şahin ile yolları keşişti. Bir televizyon kanalında kendi programını yapan genç kadını fark eden Şahin, sesini duymak istediğini söyledi. Şahin’in isteği üzerine daha önce hiç şarkı söylemediğini ifade eden genç kadın, zor bir parçayı seslendirdi. Söylediği şarkı karşısında şaşıran Şahin genç kadına, “Sende bu ses varken nasıl şarkı yapmıyorsun? Sahneye yönel” demesiyle Kasapbaşoğlu, sahneye yöneldi. Kendisini geliştiren genç kadın, birkaç tekli parçalardan sonra albüm çıkarttı. Başarısı dudak ısırtan genç sanatçı, aldığı olumlu tepkiler sonrasında şimdilerde doludizgin işine devam ediyor.



Türkiye’nin yerli “Jennifer Lopez’i”


Beyonce ve Jennifer Lopez hayranı olan genç kadın, bir gün bir şarkısının klip çekimlerinde dansları ve duruşu izleyenler tarafından dünyaca ünlü şarkıcı Jennifer Lopez’e benzetildi. Basında bu şekilde haberlerin çıkmasının ardından adı bu benzetmeyle yayılan genç sanatçının lakabı, Türkiye ve dış basında tarafından bu şekilde kaldı. Hiç boş zamanı olmadığını ifade eden Kasapbaşoğlu, kitap okuyarak kendini geliştirdiğini ve işi dışında ise Yüksek Lisans tezini yazmakta olduğunu söyledi.



10 ayrı dilde şarkı söyleyebiliyor


Ayrıca İngilizce’yi ana dili gibi bilen ve Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Arapça, Yunanca, İbranice ve Rusça başta olmak üzere 10 farklı dilde şarkı söyleyen Sevtuğ Kasapbaşoğlu, evinde yaklaşık 10 hayvanla birlikte yaşıyor. Sevtuğ Kasapbaşoğlu, iyi şarkıcının nasıl olduğu sorusunu ise, “İyi şarkıcı ahlaklı, güzel bir ses, duruşu olan bana göre topluma örnek olması gereken kişidir. Sanatçı topluma örnektir. Çünkü kitleleri etrafında toplar ve sürükler. Hem dans edecek hem görüntü olacak her şeyin bir arada olduğu yani bunların karışımı olmasıdır sanatçı. Kendini de devamlı geliştirmelidir” sözleriyle yanıtladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Recep Uçar: "İyi bir takıma karşı güzel bir galibiyet aldık" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Konyaspor maçının ardından "İyi bir takıma karşı, oyun disiplininden kopmadan mücadele ederek güzel bir galibiyet aldık" dedi Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Konyaspor’u 3-2 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, "Maçın geneline baktığımızda aslında bizim için çok anlamlı, çok değerli ve çok önemli bir takıma karşı oynadık bugün. Maçın genelinde aslında ilk 30-35 dakikalık sürede belki çok fazla üretemedik ama kendi kalemizde de çok fazla pozisyon vermedik, bizim kalecimize de çok top gelmedi. Ancak oyunun kontrolünü elimizde tutmaya çalıştığımız bir bölümdü. Geriye düştüğümüz anlarda bile vazgeçmeyen, sahada karakter koyan bir oyuncu grubu vardı. İyi bir takıma karşı, oyun disiplininden kopmadan mücadele ederek güzel bir galibiyet aldık. Tabii ki eksiklerimiz var, hatalarımız var ama kazanırken bunları düzeltmek çok daha kolay. Bugün sahada doğruları yapan taraf bizdik. Ortaya koyduğumuz bu mücadele ve özellikle kazanma isteği, gelecek adına gerçekten çok iyi sinyaller veriyor. Bunu daha fazla geliştireceğiz ve kendimizi daha üst sıralara atacağız. Bunun için daha fazla antrenman yapmamız, daha çok çalışmamız gerekiyor. Öncelikli hedefimiz bu alt gruptan kendimizi tamamen sıyırıp üste atmak. Sonrasında ise çok daha farklı hedefler koymak istiyoruz; çünkü bunu yapabilecek bir oyuncu kalitemizin olduğunu net bir şekilde düşünüyoruz. Bugün bu inancı sahada gördüm" diye konuştu.
Bolu Boluspor - Serikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 38. haftasında oynanan Boluspor Serikspor maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 38. haftasında Boluspor sahasında Serikspor’u 3-1 mağlup etti. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi. "Bizi Adana Demir maçı lige tutundurdu" Adana Demirspor maçıyla lige tutunduklarını söyleyen Boluspor Teknik Direktörü Nevzat Dinçbudak, "Öncelikle ligin son maçını kazanarak bitirmek bizim adımıza iyi oldu. Oyuncularımız sezon boyunca iyi mücadele etmeye çalıştılar. Son süreçteki türbülansı kendimize pozitif olarak çevirmeye çalıştık ve ligde kalarak, son maçı da kazanarak iyi işler yaptılar. Bizim bu sene hizmet eden bütün oyuncular karakterli oyuncular, onlara tekrar önünüzde teşekkür ediyorum. Burada erkenden işi bitirmeye çalıştık. Orada da tabii rakibin de aldığı sonuçlar bizi Adana Demir maçıyla lige tutundurdu ve bazı genç oyunculara da şans vererek onlara da bir alan açmış olduk" dedi. "Biz 3 hafta önce ligden düşmüştük" İnişli çıkışlı bir sezon geçirdiklerini ifade eden Serikspor Teknik Direktörü Branimir Petrovic ise, "Herkese öncelikle merhaba demek istiyorum. Karşı takımı da galibiyet için kutlarım. Bugün 60 dakika oynadık, son 30 dakikada iyi bir tempo gösteremedik. Rakibe önümüzdeki sezon için başarılar dilerim. Bildiğim kadarıyla takım içerisinde bizim gibi problemler yaşıyorlar ve bunu çözmelerini dilerim. Seyirciler için güzel bir maçtı bence; iki takım da hücuma gidiyordu ve seyirciler 4 gollü bir maç izlemiş oldu. Bugün stada gelen taraftarların da mutlu kaldığını düşünüyorum. Kendi takımım hakkında konuşacak olursak, biz 3 hafta önce ligden düşmüştük. İkinci lige hazırlıklarımızı başlatıyoruz. Tüm yılı analiz ederek, inişli çıkışlı bir sezon yaşadık. Takımda sürekli değişiklikler olduğu zaman olumlu sonuçlara zor varabiliriz. Tekrar söylemek isterim, ikinci lige hazırlıklarımızı başlatıyoruz ve her zaman iki adım ileriye gidebilmek için bir adım geriye atmak gerekebilir. Bizim takımın imkanları çok yüksek, umarım önümüzdeki sezonda performansımız bunu gösterir ve biz bu lige hızlıca dönebiliriz. Bugün oyuna giren tüm oyunculara ve çabalayanlara teşekkür etmek istiyorum. Kümeye düşmemize rağmen bugün herkes istiyordu ve herkes çabalıyordu. Herkes birbiri için savaşıyor. Hepsine teşekkür ettim ve ancak böyle bir davranışla olumlu sonuçlara varabileceğimizi belirttim" ifadelerine verdi.
Denizli Tavas’ta emeğin bayramı sofrada kutlandı; Başkan Tatıl’tan anlamlı buluşma Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde, şehrin temizliğinden ve bakımından sorumlu olan saha personeliyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Kamu hizmetinin aksamaması adına normal şartlarda resmî tatillerde de vardiyalı olarak çalışan belediye işçileri, bu yıl Başkan Tatık’ın özel hassasiyetiyle bayramı sahada değil, kurulan gönül sofrasında kutladı. Belediyecilik hizmetlerinin 7/24 esasına dayalı olması nedeniyle bayram günlerinde bile görev başında olan temizlik ve saha personeli için bu yıl farklı bir uygulama hayata geçirildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Hizmet bir şekilde yürür ama kırılan gönüller onarılamaz" anlayışıyla, bayramın asıl sahibi olan işçilerin dinlenmesi ve onurlandırılması için saha çalışmalarına ara vererek personeliyle sofra başında buluştu. "Biz büyük bir aileyiz" Öğle saatlerinde gerçekleşen buluşmada, protokol kurallarını bir kenara bırakarak işçilerin yanına oturan Başkan Kadir Tatık, personeliyle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Tavas’ın her sokağında emeği olan işçilerin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Tatık, belediye çalışanlarının birer "personel" olmanın ötesinde, Tavas’ın geleceğini inşa eden birer aile ferdi olduğunu vurguladı. Bu anlamlı buluşma, belediye koridorlarında ve sahada hakim olan "Gönül Belediyeciliği" anlayışının en somut örneği olarak kayda geçti. Tavas’ı daha güzel bir yarın için çalışan işçilerin bayramını yürekten kutlayan Başkan Tatık; "Bizim anlayışımızda işçi, sadece işi yapan değil; bu şehre hayat veren, onu ayakta tutan asli güçtür. Bugün 1 Mayıs; yani bu şehrin her sokağında izi olan, gecesini gündüzüne katan işçi kardeşlerimin günü. İstedik ki, her gün bizim için ter döken mesai arkadaşlarımız, bu özel günü çalışarak değil, bir nebze de olsa nefes alarak geçirsinler. Bizim için en büyük proje, çalışanımızın yüzündeki tebessümdür. Ekmeğini helalinden kazanan, Tavas’ı daha güzel bir yarın için ilmek ilmek dokuyan tüm işçi kardeşlerimin bayramını yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız" dedi.