ASAYİŞ - 13 Aralık 2019 Cuma 11:38

Zindashti’nin kızının ve yeğeninin öldürülmesine ilişkin davada gerekçeli karar açıklandı

A
A
A
Zindashti’nin kızının ve yeğeninin öldürülmesine ilişkin davada gerekçeli karar açıklandı

Büyükçekmece’de araçları trafik ışıklarındayken Devrim Öztunç ve Arzu Sharifi Zindashti’nin öldürülmesine ilişkin mahkeme 9 sanığa verilen beraat kararırın gerekçesini açıkladı.

Büyükçekmece’de araçları trafik ışıklarındayken Devrim Öztunç ve Arzu Sharifi Zindashti’nin öldürülmesine ilişkin mahkeme 9 sanığa verilen beraat kararırın gerekçesini açıkladı. Gerekçeli kararda sanıklar hakkında somut bir delil bulunamadığı aktarıldı.


Büyükçekmece’de 2014 yılında trafik ışıklarında durdukları esnada Devrim Öztunç (25) ve Naji Sharifi Zindashti’nın kızı Arzu Sharifi Zindashti’nin(21) ateş edilerek öldürülmesine ilişkin 10 sanık yargılanmıştı. Geçtiğimiz günlerde karara bağlanan davada mahkeme yargılama aşamasında hayatını kaybeden 1 kişinin dosyasını düşürürken 9 sanığın ise beraatine karar vermişti. Mahkeme, hükmüne ilişkin gerekçeli kararını açıkladı.



Orhan Ünğan Zindashti ile arabulucu görüşme yapmış


Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 42 sayfalık gerekçeli kararda davanın sanıklarından Orhan ve İlhan Ünğan’ın husumeti oluşturan Yunanistan’da uyuşturucu ticareti konusu ile ilgili soruşturmada adlarının geçmediği belirtildi. Kararda uyuşturucu konusuyla ilgili 2 sanık hakkında takipsizlik kararı verildiği de belirtildi. Sanık Orhan Üngan’ın Hollanda yetkilileri tarafından farklı bir soruşturma ile ilgili dinlenen telefon kayıtlarında ise, olayla ilgisi olmadığı ve Zindashti ile arasında arabulucu görüşmesi yaptırmaya çalıştığı da gerekçeli kararda aktarıldı.



Sanıkların cinayetin işlendiği yerde baz kayıtları bulunamadı


Cinayete ilişkin gerekçeli kararda “Suç konusu yerde tespit edilen kamera görüntüleri ile aracı kullanan ve suça katılan kişilerin görüntüleri tespit edilememiştir. Cinayeti işlemeye sanıklar Orhan ve İlhan Ünğan azmettirdiği söylenen şahısların suç tarihinde suç yerinde bulundukları yönünde delil bulunamamıştır. HTS kayıtlarında da farklı yerlerde bulundukları tespit edilmiştir. Suç tarihinde cinayet anına ilişkin kamera görüntüleri olmasına karşın görüntüler uzaktan çekildikleri için kim oldukları tespit edilememiştir. Cinayet suçunu işledikleri öne sürülen Hacı Osman Sezen ve Turgay Akar’ın olay anında orada bulunduklarına ilişkin telefon kayıtlarının olmadığı, aksine farklı yerlerde baz kayıtları olduğu anlaşılmıştır. Suçta kullanılan araçta yapılan DNA incelemesinde sanıklar İlhan ve Orhan Ünğan’ın azmettirdiği iddia edilen Hacı Osman Sezen ve Turgay Akar’ın DNA kayıtları ile uyum tespit edilememiştir. Bu şekilde cinayet suçunu işlediği söylenen Sezen ve Akar’ın cinayet anında orada bulunduğuna ilişkin maddi delil bulunmamaktadır” denildi.



2 kardeşin azmettirici olduğuna ilişkin delil tespit edilemedi


Davanın sanıklarından İlhan ve Orhan Ünğan’a yönelik uyuşturucu ticareti suçlamasıyla ilgili olarak ise bir tespit olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği aktarıldı. Gerekçeli karada sanıklar Orhan ve İlhan Ünğan’ın diğer sanıklar Sezen ve Akar’ı cinayet suçuna azmettirdiği iddiasına ilişkin ise maddi olgu ve delil tespit edilemediği açıklanarak beraatlerine karar verildiği belirtildi.


Silahlı saldırıya uğrayıp hayatını kaybeden İlhan Ünğan hakkında düşme kararı


Sanıklardan İlhan Ünğan’ın ise vefatı nedeniyle hakkında düşme kararı verildiği aktarıldı. Mahkeme gerekçeli kararında diğer sanıklar hakkında ise suç ile ilişkileri bulunduğuna dair şüpheden uzak delil bulunamadığından beraatlerine karar verildiğini açıkladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu Gülistan Doku davasında hakkında kırmızı bülten çıkartılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD’de güvenlik güçlerine teslim oldu. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. Altaş, sabah saatlerinde ilk kez bir basın kuruluşuna açıklama yapmış ve bu olayın artık çözülmesini istediğini belirtmişti. Umut Altaş’ın ABD’de güvenlik güçlerine teslim olduğu öğrenildi. Öte yandan Altaş, sabah saatlerinde Akşam Gazetesi’ne verdiği röportajda Türkay Sonel’in cinayeti bizzat kendisine valilik konutunda itiraf ettiğini aktararak, "O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, ’Çok bağırıyordu ben de sıktım’ dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum" demişti. Tahminlerini dile getiren Altaş, "Viyadükte öldürmüştür, ardından koruma Şükrü’yü aramıştır. Oradan bir ’Santa Fe’ marka araçla cesedi götürmüşlerdir diye düşünüyorum. Zaten o korumanın her şeyini yapıyordu, valinin korumasıydı. Tam adam gömecek biriydi, yüzünde seri katil tipi var" diye konuşmuştu. Cesedin tam yerini bilmediğini ifade eden Altaş, üniversite, Aktuluk Mahallesi, Bayraktepe mevkiindeki su arıtma tesisi yanındaki çöplük alana bakılması gerektiğini belirtmişti.
Elazığ Elazığ’da üreticiler tedirgin: Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar Elazığ’da etkisini sürdüren yağışlar ve Keban Baraj Gölü’nün su tahliyesine başlamasıyla birlikte üreticiler, suyun çiftliklere ulaşmaması için ahır önlerine set çekerek nöbet tutmaya başladı. Sular altında kalma tehlikesi geçiren bölge, dron ile görüntülendi. Elazığ ve bölgesi bu yıl rekor düzeyde kar ve yağmur yağışı aldı. Yüksek kesimlerdeki karların erimeye başlaması ve yağışların devam etmesiyle birlikte Keban Barajı 843.10 koduna ulaştı. Baraj savakları 7 yılın ardından ilk kez açılarak su tahliyesine başladı. Baraj sahasına yüksek debide su girişinin devam etmesi ve yağışların sürmesiyle birlikte su seviyesinde yükselme devam ediyor. Bu kapsamda Yurtbaşı beldesinde üreticiler, çiftliklerinin sular altında kalmaması için iş makinelerinin yardımıyla suyun geldiği bölgeye toprakla set çekti. İşletme sahipleri, gece gündüz nöbet tutarak suyun artışını takip ediyor. "Kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk" Artışla birlikte suyun yaklaşık 2,5 kilometre geldiğini belirten Mehmet Yücedağ, "Belli bir kısım DSİ’ye ait fakat bizim tapulu alanımız 100 metre suyun içerisinde kaldı. Ekinlerimiz sular altında kaldı, bundan dolayı bir sıkıntı yaşamıyoruz ama bizim panik yaptığımız durum, çiftliklerimizde hayvanların olmasıdır. Burada kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk. Karşıda bulunan ev suyun içerisinde kaldı. Onlar iş makinelerini çalıştıramadıkları için önlem alamadılar. Komşumla beraber iş makineleriyle buralara set çektik" dedi. "Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz " Yurtbaşı’nın sahil kenarında olduklarını aktaran Ercan Kahvecioğlu, "Biz bu tesisi 2015 yılında arkadaşlar yapmıştı biz de onlardan 2 sene önce aldık. Maalesef bu sene yağışlardan ve iklim değişikliğinden dolayı 2015 yılından sonra su ilk defa bu kadar yükseldi. Burada önlem aldık. Burada hayvancılık mı yapalım yoksa balıkçılık mı yapalım. Sadece benim tesisim olsa devletimize kurban olsun fakat burada bulunan herkes aynı durumdan şikayetçi. Yetkililerden destek bekliyoruz. En azından bize bir çözüm veya hayvanlarınızı alın su yükseliyor desinler, biz de ona göre önlemimizi alıp tesisi terk edelim. Şu anda tesiste 70 büyükbaş hayvanımız var. 2015 yılından sonra ilk defa su bu kadar yükseldi. Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz ki hayvanlarımız suyun içerisinde kalmasın. Saat başı gelip suya bakıyoruz. Dün gece yağıştan dolayı sabaha kadar yatamadık" ifadelerini kullandı.