SAĞLIK - 17 Mart 2020 Salı 11:54

Virüsleri boğazda durdurun

A
A
A
Virüsleri boğazda durdurun

Yeni tip koronavirüs bir çok ülkede can almaya devam ediyor.

Yeni tip koronavirüs bir çok ülkede can almaya devam ediyor. Virüsün bulaşmasını önlemek için alınacak tedbirler konuşulurken, enfekte bireylerin bu süreci nasıl yürüteceği ise önemli bir soru işareti bırakıyor. Enfekte olan bireylerin de almaları gereken tedbirler olduğunu belirten Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Turgut, virüslerin vücuda giriş yeri olan boğazda durdurulması için tavsiyelerde bulundu.


Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüsten korunmak için virüslere karşı uygulanan genel kuralların geçerli olduğunu ifade eden Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Kliniği Şefi Prof. Dr. Suat Turgut, hastalığın ilk 3-4 gün boğaz ağrısı yaptığını ve bu dönemde virüslerin boğaza yerleşmemesi için boğazın temiz tutulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Suat Turgut, alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı: “Genel hijyen kurallara uymak, ellerimizi yıkadığımız gibi ağzımızı ve burnumuzu da yıkamak önemlidir. Ellerimizi sabunla yıkamak, sabun yoksa antiseptikler ya da alkol kullanmak, boğazımızı temizlerken de içeriğinde propolis, ekinezya ve kekik olan spreyler kullanmak uygun olacaktır.”



“İlk üç gün önemli”


Koronavirüs için ilk belirtinin boğaz ağrısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Suat Turgut, virüslerin boğaza yerleştikten sonra ilk üç-dört gün ağrı yaptığını, bu dönemde tedbir alınmasının önemli olduğunu belirterek, “Virüsler burundan ve ağızdan giriyor. Bu bölgedeki lenf dokularına yapışarak oralarda çoğalmaya başlıyor. İlk belirtileri genizde ve boğazda yanma ve ağrı şeklindedir. Çoğalma belli bir limite gelince (10-14 gün) genel hastalık belirtileri çıkar. Alt solunum yoluna intikal ederek pnomoni - zatüre belirtileri verebilir. Bu arada tabloya yüksek ateş, kas ağrısı ve solunum güçlüğü de eşlik eder. Hasta boğuluyormuş hissine kapılır. Hasta kişinin acil olarak hastaneye başvurması, 112 acil servisi araması ve maske takması önemlidir” dedi.



“Propolis doğal antiseptik”


Doğal antibiyotik olarak tanımlanan propolisin tedavi amaçlı kullanılabileceğini belirten Prof. Dr. Suat Turgut, “Propolis arıların kovanlarını korumak, dışarıdaki virüs, bakteri ve böceklerin girmesini engellemek için kullanır. İçinde 180 farklı bileşik tanımlanmıştır. Çok sayıda virüs üzerinde inhibitör etkisi vardır. Kekik virüslerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olduğu gibi toksin atımını da destekler. Ekinezyanın, güçlü antiviral etkilerini ortaya koyan pek çok araştırma vardır” diye konuştu.


"Boğazınızı temiz tutun”


Prof. Dr. Suat Turgut Boğazı temiz tutmak için yapılabilecekleri şöyle sıraladı:


“Ellerinizi sık sık yıkayın. Ellerinizi ağzınıza ve burnunuza götürmeyin. Ellerinizi yıkadığınız gibi burun, boğaz, dil ve dişlerinizi de gün içinde birkaç kez yıkayabilirsiniz. Sirkeli su ile gargara yapabilirsiniz. Boğaz spreyleri kullanabilirsiniz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gaziosmanpaşa’da Dünya Otizm Farkındalık Günü etkinliği düzenlendi Gaziosmanpaşa Belediyesince 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle bir dizi anlamlı etkinlik düzenlendi. Etkinlik kapsamında otizmli öğrenciler şiirler okuyup, atölye çalışmaları gerçekleştirdi. Renkli görüntülerin de yaşandığı sahne gösterilerinde etkinliğe katılan öğrencilere patlamış mısır ve pamuk şeker ikram edildi. Gaziosmanpaşa Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizm spektrum bozukluğuna yönelik toplumsal farkındalığı artırmak, özel gereksinimli öğrencilerin sosyal hayata aktif katılımını desteklemek ve toplumsal anlayışı güçlendirmek amacıyla bir dizi etkinlik düzenledi. Hüseyin Keçici Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda gerçekleşen programa aileleriyle katılan öğrenciler, çeşitli etkinliklerle yeteneklerini sergileyebildikleri, sosyal etkileşim becerilerini geliştirebildikleri güvenli ve destekleyici bir ortamda buluştu. Programda sahneye çıkan otizmli öğrenciler şiir okuyup, halk oyunları gösterisi düzenledi. Öte yandan program geleneksel kukla gösterimiyle devam etti. Sahne etkinliklerinin ardından maske, figür ve yüz boyama etkinliğinde yeteneklerini sergileyen öğrenciler, okul bahçesinde ise hazırlanan bilim şov gösterisi ve uygulamalı deneylerle karşılaştı. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerde tüm katılımcılara patlamış mısır, pamuk şeker ikram edildi. Etkinlikte otizm farkındalığına dikkat çekilirken, otizmli öğrencilerin bilişsel becerilerini geliştirilmesi amaçlandı.
Adana Yüreğir Belediye Başkanı Demirçalı’dan adalet çağrısı: "Mahkemeden adil bir karar vermesini bekliyorum" Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, hakkında Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın Cuma günü sonuçlanacağını belirterek, "Mahkemeden adil bir karar vermesini bekliyorum" dedi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, yargılandığı bir dava hakkında açıklamalarda bulundu. Demirçalı açıklamasında şunları söyledi: "Yüreğir Belediye Başkanı seçildikten sonra, bir iftiracının 8 yıl önce yaşandığını iddia ettiği bir olay nedeniyle hakkımda Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Açılan bu davada cuma günü karar verilmesi bekleniyor. 2024 Yerel Seçimlerinde Yüreğir Belediye Başkanlığını kazandıktan sonra aradan geçen 2 yıl içerisinde Yüreğir’de halkımıza hizmet ettik, belediyenin borçlarını ödedik ve birçok projeyi hayata geçirdik. Bu başarımızın bir kısım odakları ve çevreleri rahatsız ettiği açıkça görülmektedir. Ben de Ali Demirçalı olarak her vatandaş gibi yargılanabilirim. Hakkımda dava açılabilir. Ben yargıdan muaf olduğumu iddia etmiyorum. Ancak bilinmelidir ki; her vatandaş gibi adil yargılanmak benim de anayasal hakkımdır. Mahkeme yargılama yaparken adaletin terazisini bozmamalıdır. Belediye başkanı olmam yargılama konusunda bir avantaj olmayacağı gibi dezavantaj da olmamalıdır. Mahkemenin vereceği karar vicdanlarda mahkûm edilmemelidir. Bu ise ancak adil bir karar ile mümkündür. Mahkemeden adil bir karar vermesini bekliyorum. Bu vesile ile cuma günü verilecek kararın Adana ve Yüreğir kamuoyundaki beklentiye uygun olarak adil olacağını ümit etmekteyim. Verilecek karar ne yönde olursa olsun Yüreğirli ve Adanalı hemşerilerime hizmet etmeye ve onlarla birlikte çalışmaya devam edeceğim."
Kocaeli Hastanede deprem farkındalığı etkinliği Kocaeli’de hastanede düzenlenen "Depreme Karşı Bilinçli Toplum, Güvenli Gelecek" temalı farkındalık etkinliği, vatandaşlar, öğrenciler ve kurum temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda afetlere hazırlık, risk azaltma ve toplum bilincinin artırılması konuları uzmanlar tarafından ele alındı. Kocaeli’de faaliyet gösteren Büyük Anadolu Hastanesi tarafından düzenlenen ve alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı programda, afetlere hazırlık, risk azaltma ve toplum bilincinin artırılması konuları konuşuldu. Kocaeli AFAD, Darıca Kaymakamlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü, Kocaeli Üniversitesi Hastanesi ve Gebze Teknik Üniversitesinin yanı sıra UMKE, ÇAKTİM, İHH ve KOSHADOS gibi arama kurtarma ekipleri alanda tanıtım ve faaliyet stantları açtı. Özellikle Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin organizasyonuyla kurulan ve afet anındaki doğru uygulamaların yerinde deneyimlendiği "Güvenli Yaşam Odası", minik öğrenciler ve katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Uzmanlardan "deprem öncesi hazırlık" vurgusu Alanında uzman isimlerin sunum yaptığı programda; İl Risk Azaltma Planı (İRAP), Hastane Afet Planı (HAP), yerel düzeyde sağlık hizmetlerinin organizasyonu ve afet bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Uzmanlar, özellikle deprem öncesi hazırlığın hayati önem taşıdığına dikkati çekerek, doğru bilgi ve bilinçli hareket etmenin can kayıplarını önemli ölçüde azaltacağını vurguladı. Katılımcılar, sunumların ardından soru-cevap bölümünde merak ettikleri konulara yanıt bulma fırsatı yakaladı. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, bu tür organizasyonların toplumda farkındalık oluşturma açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, daha fazla kişiye ulaşılması temennisinde bulunuldu.
Manisa Akhisar’da gıda güvenliğine ’Kadın eli’ dokunuşu Manisa’nın Akhisar ilçesinde "Kadın Eli Projesi" kapsamında düzenlenen seminerde öğrenci ve velilere gıda güvenliği, sağlıklı tüketim ve gıda hijyeni konularında önemli bilgiler verildi. Akhisar’da düzenlenen "Kadın Eli Projesi" seminerinde öğrenci ve velilere güvenilir gıda tüketimi, pestisit kalıntılarının zararları ve gıda hijyeni konusunda bilinçlendirme yapıldı. Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından "Kadın Eli Projesi" kapsamında bilgilendirme semineri düzenlendi. Akhisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen seminere İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Kadir Saygılı ile Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenleri de katkı sağladı. İlçe genelinden çok sayıda öğrenci ve öğrenci velisinin katıldığı etkinlik yoğun ilgi gördü. Seminerde katılımcılara güvenilir ve sağlıklı gıda tüketimi, gıda ürünleri satın alırken dikkat edilmesi gereken hususlar, pestisit kalıntılarının insan sağlığı üzerindeki etkileri ve gıdaya uygun kap ile ambalaj kullanımı konularında detaylı bilgiler verildi. Programda ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen "Tarım Cebimde" mobil uygulaması tanıtılarak vatandaşların uygulamayı nasıl etkin şekilde kullanabilecekleri anlatıldı. Öte yandan Alo 174 Gıda Hattı’nın işleyişi, olabilecek gıda zehirlenmelerinde izlenmesi gereken prosedürler ve temel gıda hijyeni kuralları hakkında Gıda Kontrol Görevlileri Veteriner Hekim Şahin Kartal ve Ziraat Mühendisi Nevin Kulakman tarafından bilgilendirme yapıldı. Seminer, öğrenciler ve veliler açısından bilinç artırıcı ve farkındalık oluşturucu bir etkinlik olarak büyük ilgi gördü.
Gaziantep Gaziantep Dijital İnşaat Zirvesi’nde sektörün geleceği konuşuldu Gaziantep Ticaret Odası (GTO), inşaat sektöründe dijital dönüşümün tüm boyutlarıyla ele alındığı Gaziantep Dijital İnşaat Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. GTO 27 Nolu Mimarlar, Mühendisler, Yapı Denetim Firmaları Meslek Komitesi ile Yapı Bilgi Modellemesi ve Yönetimi Derneği’ne bağlı BIM4TÜRKİYE platformu iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve sektör profesyonellerini, akademisyenleri, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. İnşaat sektöründe dijitalleşmenin giderek önemli hale geldiği ve hız kazandığı dönemde düzenlenen zirvede, Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) teknolojileri, şantiye yönetiminde dijital çözümler, veri odaklı mühendislik uygulamaları, kamu ve özel sektörde entegrasyon süreçleri ile geleceğin akıllı yapı sistemleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. "Artık yapılar sadece betonla, demirle değil; veriyle, yazılımla ve akılla inşa ediliyor" Zirvenin açılış konuşmasında dijital dönüşümün artık inşaat sektörü için bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurgulayan GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, sektörün geleceğinin veri, yazılım ve akıllı sistemler üzerine inşa edildiğini ifade ederek, "Artık yapılar sadece betonla, demirle değil; veriyle, yazılımla ve akılla inşa ediliyor. Projeler artık sahada değil, önce dijital ortamda kuruluyor; hatalar sahada değil, model üzerinde çözülüyor. Zaman, maliyet ve kalite veriyle yönetiliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise çok güçlü bir kavram var: Yapı Bilgi Modellemesi Önümüzdeki süreçte yapı bilgi modellemesi bir tercih olmaktan çıkacak, zorunluluk haline gelecek. İlgili bakanlığımız bu konuda altyapı ve yönetmelik çalışmalarını başlatmış durumda. Yakın gelecekte bu sistemi kullanmayan firmalar için ihalelere erişim dahi zorlaşacak. Bu dönüşüm artık geleceğin değil, bugünün meselesidir" dedi. "Yapı bilgi modellemesi bir teknoloji değil, doğrudan rekabet avantajıdır" Yıldırım, BIM teknolojisinin firmalara doğrudan rekabet avantajı sağladığını belirterek, özellikle yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde dijital kapasitenin belirleyici unsur haline geldiğine dikkat çekti. Başkan Yıldırım, "Türk müteahhitlik sektörü bugün dünyada önemli bir yere sahip. Ancak artık uluslararası projelerde rekabet sadece maliyetle değil; dijital kapasiteyle, entegre proje yönetimiyle ve veriyle karar alma becerisiyle belirleniyor. Yapı bilgi modellemesi kullanan firmalar daha az hata yapıyor, daha hızlı teslim ediyor ve daha düşük maliyetle çalışıyor. Açıkça ifade etmek gerekir ki; yapı bilgi modellemesi bir teknoloji değil, doğrudan rekabet avantajıdır" şeklinde konuştu. Konuşmasında gençlere de özel bir çağrıda bulunan Başkan Yıldırım, dijital yetkinliklerin kariyer yolculuğunda belirleyici olacağını vurgulayarak, "Artık diplomanız tek başına yeterli değil. Sizi öne çıkaracak olan şey dijital yetkinliklerinizdir. Eğer mimarlık ya da mühendislik okuyorsanız, yapı bilgi modellemesini öğrenin, dijital tasarım araçlarını öğrenin, veriyle çalışmayı öğrenin. Bunu yapanlar istihdamda tercih edilen, projelerde aranan ve uluslararası işlerde öne çıkan kişiler olacak" dedi. Gaziantep’in üretim gücünü dijital dönüşümle daha ileri taşıması gerektiğini belirten Yıldırım, şehrin bu süreçte öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade ederek, "Gaziantep üretimde güçlü bir şehir. Ama artık sadece üretmek yetmez; daha hızlı, daha verimli ve daha akıllı üretmek zorundayız. İnşaat sektörü de bu dönüşümün en kritik alanlarından biri. Gaziantep olarak bu sürecin gerisinde kalan değil, öncülük eden şehirlerden biri olmak zorundayız" diye konuştu. "Gaziantep, uluslararası ölçekte merkez olma potansiyeline sahip" BIM4TÜRKİYE Başkanı Dr. Mehmet Sakin ise Gaziantep’in sahip olduğu üretim kabiliyeti, teknik insan kaynağı, girişimcilik kültürü ve bölgesel etkisiyle dijital inşaat alanında yalnızca Türkiye için değil, uluslararası ölçekte de önemli bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Dr. Sakin, "Gaziantep’in dünyaya hizmet üreten bir tasarım, mühendislik ve dijital inşaat üssü haline gelmesi yönünde gerekli çalışmalar başladı. Bu dönüşümün; kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşlarımızın ortak vizyonu ve iş birliğiyle çok daha güçlü bir zemine taşınacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı.