GENEL - 25 Haziran 2020 Perşembe 14:42

Yassıada Kararları’nın “yok” sayılmasının ardından maktul ile katil’in mezarları böyle görüntülendi

A
A
A
Yassıada Kararları’nın “yok” sayılmasının ardından maktul ile katil’in mezarları böyle görüntülendi

Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren teklifin yasalaşmasının ardından, birçok vatandaş merhum Başbakan Adnan Menderes’in mezarını ziyaret etti.

Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren teklifin yasalaşmasının ardından, birçok vatandaş merhum Başbakan Adnan Menderes’in mezarını ziyaret etti. Yassıada kararları “yok” sayılarak tarihten silinirken Adnan Menderes’in anıt mezarında sevgi hakimdi. Doğu Türkistan göçmeni 60 yaşındaki bir kadın Menderes’in mezarı başında namaz kıldıktan sonra Menderes’e olan sevgisinden bahsederek, “Bizi buralara Menderes getirdi. Bu adamı nasıl idam ettiler?” dedi. Kararların ortadan kaldırılmasının ardından Yassıada kararlarına imza atan Salim Başol’un Ankara’da bulunan mezarında ise sessizlik hakimdi.


AK Parti, MHP ve CHP’nin desteklediği, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Yüksek Adalet Divanı’nın verdiği tüm kararları hükümsüz hale getirilecek olan kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Böylece Türkiye Cumhuriyeti 9’uncu Başbakanı Adnan Menderes ile dönemin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edildiği Yassıada’da yargılananlara ya da varislerine tazminat hakkı doğmuş oldu. Kararın mecliste yasalaşmasının ardından birçok vatandaş Adnan Menderes’in Topkapı’daki Anıt Mezar’ını ziyaret etti. Vatandaşlar, Menderes, Zorlu ve Polatkan için dualar okudu, yaşlı bir kadın mezarları başında namaz kıldı. Doğu Türkistanlı Kazakistan göçmeni olduğunu söyleyen bir vatandaş ise Türkiye’ye gelmelerini sağlayan kişinin Adnan Menderes olduğunu ifade ederek, “Bizi buralara Menderes getirdi. Bu adamı nasıl idam ettiler?” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanı iken 27 Mayıs darbesinden sonra Milli Birlik Komitesi’nce Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı Başkanı olan ve Menderes ve arkadaşlarının idam kararını veren Salim Başol’un mezarı ise Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda bulunuyor. Darbeciler tarafından hukuksuz bir şekilde idam edilen Adnan Menderes’in İstanbul Vatan Caddesinde bulunan anıt mezarında ziyaretçi eksik olmazken gelen vatandaşlar dua etmeyi ihmal etmiyor. Dönemin mahkeme başkanı olan ve hukuksuz kararlara imza atarak Menderes ve arkadaşlarının katledilmesine karar veren Salim Başol’un Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda bulunan mezarında ise sessizlik hakim.



“Bizi buralara Menderes getirdi. Bu adamı nasıl idam ettiler”


Doğu Türkistanlı Kazak göçmeni olduğunu söyleyen Kul Ahmet Üşümez isimli vatandaş, Pakistan’dan Türkiye’ye gelmelerini sağlayan kişinin Menderes olduğunu söyleyerek, “Adnan Menderes’e Allah gani gani rahmet eylesin. Çok değer verdiğimiz devlet büyüklerimizden biridir. Doğu Türkistan’dan gelip 12-13 sene kaldığımız zamanlarda bizi Türkiye’ye iskanlı göçmen olarak kabul eden bir devlet başbakanımızdır. Kendisine çok değer veriyoruz. Büyüklerimiz onu rahmetle anardı, bizler de rahmetle anıyoruz. Biz buraya gelmeden önce Pakistan henüz yoktu, Hindistan vardı. Bizimkiler de Pakistan tarafındaydı. Pakistan, bizim orada kalmamızı istedi. Bizimkiler ise Türkiye’ye gitmek istediklerini söyledi ama göçmen işlerimiz bir türlü hallolmuyordu. Daha sonra rahmetlik Yaşar Doğu Pakistan’da güreşmeye geldi ve onu seyretmeye giden bizim büyüklerimiz orada Yaşar Doğu’yu destekledi. Bunu gören büyükelçimiz “Bunlar kim?” diye sordu ve “Bunlar Doğu Türkistan’dan gelen Türkmen kardeşlerimiz” yanıtını aldı. Bunun üzerine bizimkilerle irtibat kuruldu ve bir dernek kurmamız istendi. Bu şekilde göç taleplerinin kabul edileceği söylendi ve kabul edildi. Daha sonra Adnan Menderes bir kısmımızı iskanlı göçmen olarak İzmir’e, Niğde’ye, Konya’ya ve Kayseri gibi değişik yerlere yerleştirdi. Allah bu millete bu devlete zeval vermesin, Allah razı olsun. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan büyüklerimize Allah gani gani rahmet eylesin. Büyüklerimiz, benim babam Menderes’in idam edildiği dönemden bir dergideki resmi senelerce saklar. Ona bakıp “Yahu bu adamı nasıl idam ettiler” deyip üzülürdü. Çok duygulandım, rahmetlik babam aklıma geldi. O dönemlerde 6-7 yaşlarında bir çocuktum ama ne olup bittiğini hatırlıyorum. Allah bu devlete, millete zeval vermesin. Bizi kendi öz evladından üstün gördü, bize baktı, yer verdi, ev verdi, sahip çıktı. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız” sözleriyle duygularını ifade etti.



“Çok güzel ama geç kalındı”


Üşümez, Yassıada’da yargılananlara ya da varislerine tazminat hakkı veren teklifin TBMM Genel Kurulunda yasalaşmış olmasıyla ilgili ise, “Çok güzel ama geç kalındı, daha önceden yapılması gerekirdi. Varisleri, arkasında davasını yürüten insanlar varken daha önceden verilmesi gerekirdi. Bunu verenlerden de Allah milyonlarca kez razı olsun. Onları hakkaniyetle yargıladıklarına inanmıyorum. Biz çocuktuk görmedik ama büyüklerimiz anlatır. Adnan Menderese, bu millete en büyük hizmeti veren, milletin gözünü, ufkunu açan ve devletin önünü açan bir büyüğümüzdü. Kendisini her zaman rahmetle anıyoruz” ifadelerini kullandı.



60 yaşındaki Firdevs Teyze, Menderes’in mezarı başında namaz kıldı


Adnan Menderes’i çok sevdiğini ve her gün onun için buraya geldiğini söyleyen 60 yaşındaki Firdevs Kaplan isimli vatandaş ise Menderes’in mezarı başında namaz kılıp dua ettikten sonra, “Bunu yürekten söylüyorum, o çok iyi bir insanmış. Vatan Caddesini, buraları hep o yaptı. Ezanın bu şekilde okunmasını sağlamış. Menderes’in bir günahı yokmuş, boşu boşuna idam etmişler onu. Menderes’i tanımaz bilmezdim ama onu anlatan bir film izledim. O günden sonra buraya sürekli geliyorum. Ben Güngören’de yaşıyorum. Oradan buraya geliyorum. Sabah namazlarını Eyüpsultan’da kılar, sonra da buraya gelirim. Kurban olduğum Allah’ım, onun yerini cennet eylesin. Okuduğum duaları Allah onun için kabul etsin. Çok haksız bir şekilde, hiçbir suçu günahı yokken onu idam etmişler. Böyle bir şey olabilir mi? Recep Tayyip Erdoğan da Adnan Menderes’in idam edildiği yerleri ne de güzel yaptı. Allah Erdoğan’ı da başımızdan eksik etmesin. Allah Adnan Menderes’i nur içinde yatırsın” diye konuştu.


Kaldırılan kararlarda imzası bulunan kaldırılan kararlarda imzası bulunan 27 Mayıs Darbesi’nin ardından Adnan Menderes ve iki bakanı darağacına gönderen mahkemelerin başkanlığını yürüten Salim Başol 28 Şubat 1990’da Ankara’da hayatını kaybetmişti. Salim Başol, Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanı iken 27 Mayıs Darbesi’nden sonra Milli Birlik Komitesi’nce Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı başkanlığına atanmıştı ve idam kararlarını veren isimdi.


Yassıada Mahkemesi’nin Demokrat Partili 15 kişiyi idama mahkum edip Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edilmelerinden sonra Yargıtay’a dönen Başol, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca 2 Mayıs 1962 tarihinde Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine seçilmiş, 14 Temmuz 1970 tarihinde emekliye ayrılmıştı. Başol, 28 Şubat 1990’da da Ankara’da hayatını kaybetti. Başol’un mezarı, Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda bulunuyor. Salim Başol’un hemen yanında ise 2001 yılında hayatını kaybeden eşi Meliha Başol’un mezarı bulunmakta.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ebeveynlere dijital çağ rehberi Özel Bursa Kültür Okulları’nın geleneksel hale gelen ’MomTalks 2026’ etkinliğinde farklı alanlardan uzman isimler, ebeveynlikten dijital güvenliğe kadar geniş bir yelpazede önemli konular ele aldı. Sağlıklı, başarılı ve mutlu çocuklar yetiştirmenin ebeveyn eğitiminden geçtiğine inanan ve ’Gelecek Aileden Başlar’ diyen Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn - uzman buluşma platformu Momtalks, bu yıl da özel Bursa Kültür Okulları’nın ev sahipliğinde Bursa’da düzenlendi. Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yıldırım Sırakaya, anne baba olma bilinci taşıyan, bu sorumluluğu önemseyen ve hem evladına hem de öğrencisine karşı görevlerinin farkında olan bireyleri bir arada buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sırakaya konuşmasında ebeveynlik sorumluluğunun giderek arttığına vurgu yaparak, "Bugün burada gerçekten anne baba olmanın bilincinde, bunu dert edinmiş bireylerle birlikteyiz. Çocuklarımız artık mahallenin, sokağın, büyük ailenin çocuğu olarak yetişemiyor. Modern hayat bizleri biraz daha yalnızlaştırdı. Kaygılarımız artıyor ve farkında olmadan bunları çocuklarımıza da aktarıyoruz. Oysa çocukların en büyük ihtiyacı sevgi, şefkat ve kendilerini önemli hissetmeleri. Bunları şartsız şekilde hissettirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Çocukları hayata hazırlamalıyız" Sırakaya, etkinlik kapsamında çocuklara yönelik şartsız sevgi, şefkat ve muhabbetin nasıl ifade edileceği üzerinde durulacağını vurgulayarak şunları kaydetti; "Özellikle sosyal medyada çok farklı içeriklerin servis edildiğini, iyi öğrencinin, iyi çocuğun, mükemmel çocuğun nasıl ve ne şekilde hayata hazırlanacağıyla ilgili belli bilgi kirliliklerini de hep beraber gözlemliyoruz. Editoryal anlamda neyin doğru neyin yanlış olduğunu maalesef şu an ölçemiyoruz. Hep birlikte bu yolculukta sorumluluk alarak siz anne baba olarak, biz eğitimciler olarak çocuklarımızın hayatında olan, onlara değinen, dokunan, ilgili kurumlarla birlikte çocuklarımızın temel yoksunluklarını gidererek onları hayata hazırlamak gibi bir görevimiz var." "Ebeveynlerin gelişime ve değişime ihtiyacı var" MomTalks’ın fikir annesi Bahar Eriş de, etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Bizim etkinliklere gelen insanlar genelde öğrenmeye açık insanlar. Bizim temel derdimiz, o gelmeyen insanları buraya nasıl çağırabileceğimiz. Ebeveynlerin gelişime ve değişime çok ihtiyacı var. Siz bugün burada olmak yerine başka bir yerde olmayı tercih edebilirdiniz. Ama buraya çocuğunuzu daha iyi anlamak ve onu daha iyi yetiştirebilmek için geldiniz" dedi. Momtalks Partneri Zeynep İşman ise, çocukları doğu şekilde dinlemenin önemine vurgu yaptı. Anne babaların çocuklarının eğitiminde kullandıkları bilgilerin kaynaklarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten Zeynep İşman, "Günümüzde bilgileri genel geçer bir şekilde alıp kullanıyoruz ancak bu bilgilerin hayatımızda, ailemizde ve çocuklarımızın kişiliğindeki geçerliliğini süzgeçten geçirmek gerekiyor. Çocuklarımız dünyayı ilk önce bizim gözlerimizden görüyorlar, bu yüzden davranışlarımızla örnek olmamız çok önemli" şeklinde konuştu. Klinik Psikolog Çağla Tuğba Selveroğlu da, "Duygusal kasları güçlü çocukları yetiştirmek" başlıklı sunumunda çocukların ömürlerinin ebeveynleri ile birlikte geçirdikleri bölümünün yüzde 70’ini 12 yaşına kadar yaşadıklarını belirterek, çocukların bu süre zarfında hayatı ebeveynlerinin tutum ve davranışları ile gördüklerini ifade ederek, bu süreçte çocuklara doğru örnek olmanın önemine vurgu yaptı. Klinik Psikolog Betül Güldal ise, "Mükemmel ebeveyn yorgunluğu" konulu sunumunda günümüzde ebeveynlerin mükemmel anne babalık yapmaya çalışırken yaşadıkları yorgunluktan bahsederek, "Bu konu sosyal medyanın ve teknolojinin gelişimi ile daha da ayyuka çıktı. Şu anda ebeveynlerimiz çocuklara hata yapma hakkı tanımıyor ve bu yolda psikolojik olarak çok yorulup bazen, bu sürecin zevkli taraflarını göremiyorlar. Çocuklarımızın yaptıkları hataların ortaya çıkardığı sorunları çözme yeteneklerini geliştirmeliyiz" dedi. Akademisyen - Yazar Saniye Bencik Kangal, "Ergenlik kapıyı çarpmadan" başlıklı bir sonum gerçekleştirdi. Kangal, insanı insan yapan özelliklerin hayatta kazandığı sosyal beceriler ve manevi ilkeler olduğunu anlatarak, "Biz bu kural ve özellikleri doğduğumuz andan itibaren ebeveynlerimizden öğreniyoruz. Çocukların mizacı çevreleriyle şekilleniyor. Bu anlamda ebeveynlerin sorumluluk almaları çok önemli" şeklinde konuştu. "Yapay zeka çağında ebevenylik: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik" konusunda görüşlerini açıklayan Siber Güvenlik Uzmanı - Yazar Elçin Biren de, teknoloji çağında ebeveynlerin ve çocukların teknolojik imkanları doğru ve güvenli bir şekilde kullanabilmelerinin yollarını anlatırken, Eğitimci - Yazar Müjdat Ataman da "Akran zorbalığına dur de" başlığı altında günümüz şartlarında çocukları hayatın her alanına doğru şekilde hazırlanmasının yolların anlattı. Konuşmacıların, davetlilerin sorularını da yanıtladığı programda aynı zamanda konuşmacılar, kitaplarını okurları için imzaladı. Etkinlikte aynı zamanda çocuklar için çeşitli dallarda atölye etkinlikleri düzenlendi.
Şırnak Vali Ekici hem makamda dinledi hem sahada esnafın nabzını tuttu Şırnak Valisi Birol Ekici, vatandaşla doğrudan temas kurmayı esas alan Açık Kapı Projesi kapsamında hafta sonu da yoğun mesaisini sürdürdü. Valilik makamında vatandaşları kabul eden Ekici, iletilen talep ve sorunları tek tek dinleyerek çözüm için anında talimat verdi. Şırnak Valiliğinde gerçekleştirilen görüşmelerde, toplumun farklı kesimlerinden gelen vatandaşların dile getirdiği sorunlar masaya yatırıldı. Vatandaş odaklı yönetim anlayışıyla hareket eden Ekici’nin, her başlığı titizlikle değerlendirdiği ve çözüm sürecini hızlandırmak adına ilgili kurumları devreye aldığı belirtildi. Valilikten yapılan açıklamada, "Açık Kapı (Milletin Kapısı)" anlayışıyla yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğü vurgulanarak, vatandaşların devlete doğrudan ulaşabilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Hafta sonu gerçekleştirilen kabul, bu yaklaşımın sahaya yansıması olarak değerlendirildi. Valilikteki yoğun programının ardından sahaya inen Vali Ekici, kent merkezinde esnaf ziyaretleri gerçekleştirerek ekonomik hayatın nabzını tuttu. Esnafla birebir temas kuran Ekici, iş yerlerinde samimi sohbetler gerçekleştirip hayırlı kazanç temennisinde bulundu. Ziyaretler kapsamında Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Erdal Uysal ile bir araya gelen Ekici, bölgedeki ticari hareketlilik hakkında bilgi aldı. Ardından esnaftan Bülent Fidan ve Süleyman Ermiş’i ziyaret eden Ekici, işletme sahiplerinin talep ve beklentilerini yerinde dinledi. Ziyaretlerde öne çıkan başlıklar arasında ekonomik şartlar, iş hacmi ve yerel ticaretin gelişimi yer alırken, Ekici’nin çözüm odaklı yaklaşımı esnaf tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, devletin sahada ve ulaşılabilir olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Vali Ekici’nin hem makamda hem sahada sürdürdüğü yoğun temas trafiği, Şırnak’ta kamu yönetiminin aktif ve erişilebilir yüzünü ortaya koydu. Vatandaşın derdini dinleyen, esnafın sorunlarını yerinde tespit eden bu yaklaşımın, şehirdeki sosyal ve ekonomik dengeye katkı sağlaması bekleniyor. Şırnak’ta "devlet kapısı"nın her zaman açık olduğunu bir kez daha ortaya koyan programlar, vatandaş ile kamu arasında kurulan güçlü bağın en somut örneklerinden biri olarak değerlendirildi.