EKONOMİ - 04 Aralık 2020 Cuma 11:30

Kral Şakir 100 milyon TL’lik lisans geliriyle 2020’de perakendecinin yüzünü güldürdü

A
A
A
Kral Şakir 100 milyon TL’lik lisans geliriyle 2020’de perakendecinin yüzünü güldürdü

Türkiye’nin en çok seyredilen çizgi dizisi Kral Şakir karakterini geliştiren Grafi2000 Prodüksiyon’un kurucusu Karikatürist Varol Yaşaroğlu, lisanslı ürünler kapsamında 50 kategoride 40’tan fazla şirketle iş birlikleri bulunduğunu ve 2020’yi 100 milyon TL’nin üzerinde bir lisans geliriyle kapatmaya hazırlandıklarını söyledi.

Türkiye’nin en çok seyredilen çizgi dizisi Kral Şakir karakterini geliştiren Grafi2000 Prodüksiyon’un kurucusu Karikatürist Varol Yaşaroğlu, lisanslı ürünler kapsamında 50 kategoride 40’tan fazla şirketle iş birlikleri bulunduğunu ve 2020’yi 100 milyon TL’nin üzerinde bir lisans geliriyle kapatmaya hazırlandıklarını söyledi.


Türkiye’den TV satış ve lisanslı ürün satışı olarak dünyaya açılmış tek yerli karakter Kral Şakir, lisanslı 200’ü aşkın ürününün satışıyla 2020’yi geçen yıla oranla 1.5 kat artışla kapatmaya hazırlanıyor. Kral Şakir’in lisans acentası olan ve ‘Kral Şakir’i Türkiye dışında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde de temsil eden Planeta Junior ise, yılın sonuna doğru yaklaşırken toplamda 50 kategoride 40’tan fazla firmayla iş birliği gerçekleştirdi.


Kral Şakir’in karakterini geliştiren Grafi2000 Prodüksiyon kurucusu Karikatürist Varol Yaşaroğlu ile Planeta Junior Ülke Müdürü Özlem Aydaş Civelek, 2020 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak gelecek dönem hedeflerine ilişkin bilgi verdi. Kral Şakir karakterinin ortaya çıktığı 2016 yılından bu yana perakende ve TV kategorisinde önemli bir büyüme gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yaşaroğlu, “Bugün artık Ortadoğu’dan Afrika ve Türki Cumhuriyetlere kadar 18 farklı ülkede 8 ayrı dilde gösterimde olan ve ürünleri Türk perakendecileri tarafından yurt dışı pazarlarda satışa sunulan Kral Şakir’in yükselen trendi, Kral Şakir ile sadece çocukların çok sevdiği bir karakter değil, yerli firmalarımız için de aslında bir ‘karakter fabrikası’ oluşturduğumuzu göstermiş oldu. Türk firmalarının Kral Şakir ve arkadaşlarını toplam 10 milyon adet üretimle ve 200’ü aşan ürünle yurt dışına taşıyor olmasından çok memnunuz” dedi.



2021 hedefi iki kat artış


“2021 yılı için lisanslı ürünlerimizde satış hedefimizi iki kat artış olarak belirledik” ifadesini kullanan Varol Yaşaroğlu, şöyle devam etti:


“Teknolojiye, gizeme ve yeniliğe meraklı bir karakter olan Kral Şakir, uluslararası çizgi film kanalı Cartoon Network’te yayınlanan ilk Türk çizgi dizisi olarak Mayıs 2016’da yayın hayatına başladı. O günden bu yana çocukların ilgiyle izlediği çizgi dizi karakterlerimiz, kendisine bugün lisanslı ürünleri ve filmlerle yepyeni alanlar açmasının yanı sıra üretici firmalar ve perakendeciler için de yeni fırsatlar açarak yol almaya devam ediyor. Yeni kategorilerle birlikte bu iş birliklerinin daha da artarak, ürünlerimizin önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa da dahil toplamda 35 ülkede satılır hale gelmesini istiyoruz.”



Okul kategorisi üç kat büyümeyle uzaktan eğitim dinlemedi


Okul kategorisine ayrı önem verdiklerini belirten Varol Yaşaroğlu, şunları söyledi:


“2020 yılında eğitimin çoğunlukla uzaktan verilmiş olmasına rağmen Kral Şakir, okul kategorisinde faaliyet gösteren perakendecinin de yüzünü güldürdü. Bu yılın ilk üç çeyreğinde okul gereçleri kategorisinde toplam 8 milyon 820 bin TL’lik ürünümüz satıldı ve satışların çoğu sert kırtasiye grubundan yani çocukların evde de sürekli kullandığı ürünlerden geldi. Çantada ise 1 milyon 530 bin TL’lik satış gerçekleşti. Toplamda baktığımızda okul kategorisinde 2020 yılını geçen seneye kıyasla 3 kat artış ile kapatacağımızı söyleyebilirim. 2021’de pandemi önlemlerinin azaltılacağı ve okulların açılacağını düşünerek, satışta hedefimizi bu kategoride 2020’e göre minimum iki kat artış olarak belirlemiş durumdayız.”



En çok satan ürünler kitap ve tekstil grubu


Planeta Junior Ülke Müdürü Özlem Civelek ise, Kral Şakir’in hedef kitlesinin ilkokul 1, 2 ve 3. sınıf çocukları olduğunu kaydederek, “Gıdadan tekstile, oyuncaktan aksesuar ve kitaba kadar oldukça geniş bir yelpazede lisansiye çalışmaları devam ediyor. Rakamlardan görüyoruz ki bu ilgiyi pandemi de kesemedi” dedi.


Kral Şakir’in çocuklarla buluşan ilk ürünlerinin dergi ve kitaplar olduğunu hatırlatan Civelek, “Kitaplar en çok satan ürünlerimiz. Oyuncaklarımız ve tekstil grubumuz neredeyse kitaplarımıza yetişti. Türkiye’deki pek çok yabancı lisansı geride bırakmış durumdayız ki bu bizim için gurur verici. Oyuncak cirolarında yılın ilk üç çeyreğinde 8 milyon 340 bin TL’ye ulaştık. Oyuncakta yılbaşının da etkisiyle asıl satış dönemi olan son çeyrekte satış hedefimiz 4.5 milyon TL” dedi.



3.5 milyon adet Kral Şakir maskesi satıldı


Pandemi nedeniyle yeni ürün kategorilerine de girdiklerini dile getiren Özlem Civelek, şunları söyledi:


“Sağlık kategorisinde yer alan vitamin ve gıda takviyesi ürünlerimizde ciromuz 2020 yılının ilk çeyreğinde 5.5 milyon TL olarak gerçekleşti. Maskede ise 3 ayda 3.5 milyon TL’lik kullan-at satışımız oldu. Henüz 1 aydır satışta olan dezenfektan sprey satışlarımız ise 35 bin adet olarak gerçekleşti. Satış rakamları, son çeyrekte önemli ölçüde artacak. Söz konusu kategorilerdeki ürünlerimizi Kral Şakir karakteri ve 3D paketlemeleriyle çocuklarımıza Covid-19 salgınıyla mücadelede hijyeni benimsetmek ve sevdirmek adına da oldukça önemli buluyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Tanfer: ’’Anneler geleceğimizin mimarıdır" Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Anneler Gününedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Tanfer, "Annelerimize duyduğumuz saygı ve sevgi, sağlam ve huzurlu bir toplumun temelini oluşturur" ifadelerine yer verdi. Kent Konseyi Yürütme Kurulu Adına Başkan Tanfer, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; "Annelik, insanlığın varoluşundan beri kutsal ve saygı duyulan bir kavram olmuştur. Annelerimiz, yaşamın yanı sıra sevgi, şefkat, merhamet ve insani değerleri de bizlere aşılayan, varlığımızın temelini oluşturan önemli varlıklardır. Anneler geleceğimizin mimarıdır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın yetişmesinde annelerimizin rolü ve sorumluluğu unutulmayacak bir gerçektir. Toplumumuzun temel yapı taşları olan anneler, geleceğimizi şekillendiren önemli bir güçtür. Annelerimizin fedakarlıklarını ve emeğini hiçbir maddi değerle ölçmek mümkün değildir. Onlara gösterebileceğimiz en büyük saygı ve sevgi, sadece özel günlerde değil, her daim yanlarında olarak ve değer verdiğimizi göstererek hayatlarını kolaylaştırmak ve bunu içtenlikle ifade etmektir" dedi. ’Ana Gibi Yar Olmaz’ Annelere duyulan saygı ve sevginin, sağlam ve huzurlu bir toplumun temelini oluşturduğunu hatırlatan Tanfer, "Peygamber Efendimizin "Cennet, anaların ayakları altındadır" hadis-i şerifi, İslam dininin annelere verdiği önemi açıkça ortaya koymaktadır. ’ana gibi yar olmaz’ atasözü ile, anneye hürmeti esas alan, anneliği dünyanın en müstesna mertebesi olarak gören kültür ve geleneğin temsilcileriyiz. Annelerimiz sabır, hoşgörü ve sevgi dolu yürekleriyle, toplumsal yaşamda huzur ve barışın tesisinde önemli rol oynamaktadır. Sevgiyi, saygıyı, dayanışmayı, paylaşmayı ve hoşgörüyü bizlere öğreten annelerimiz; ülkemizde mutluluğu ve huzuru tesis etmede en büyük gücümüzdür. Bu bilinçle annelerimize saygı duymak, onları sevgi ve şefkatle kucaklamak dinimizin gereğidir. Devletimiz de annelerimizin toplumda hak ettikleri değeri görmeleri ve daha iyi yaşam şartlarına sahip olmaları için yasal düzenlemeler yapmaktadır. Annelerimizin yaşam standartlarını yükseltmek ve onlara daha mutlu bir hayat sunmak toplum olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir. Bu vesileyle, başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlar, Sevdiklerinizle birlikte nice mutlu ve huzurlu Kurban Bayramları geçirmenizi dileriz" şeklinde konuştu.
İzmir Direksiyon başında bir anne, durakta bekleyen dört kalp İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü’nde otobüs şoförlüğü yapan Zerrin Tuncay Karadavut, dördüz çocuklarının kendisine hazırladığı sürprizle unutamayacağı bir Anneler Günü yaşadı. Karadavut, sefer sırasında duraktan yolcu olarak binen çocuklarının kendisine verdiği çiçekler karşısında bir hayli duygulandı. ESHOT Genel Müdürlüğü çatısı altında görev yapan 300’e yakın kadın şoförden biri olan 51 yaşındaki Zerrin Tuncay Karadavut, Anneler Günü’nde büyük bir mutluluk yaşadı. ESHOT’un 472 numaralı İşçi Evleri - Tınaztepe hattında çalışan dördüz annesi Zerrin Tuncay Karadavut, Buca Papatya durağına yanaştığında ilkokul birinci sınıfa giden 6 yaşındaki Kumsal Nazik, Doruk, Kayra ve Ömer isimli çocuklarının sürpriziyle karşılaştı. Çiçeklerle annelerini bekleyen dördüzler, Karadavut’un durağa yanaşmasıyla otobüse bindi ve annelerine sarılarak Anneler Günü’nü kutladı. "Çok heyecanlandım, mutlu oldum" Çocuklarını kucaklayan Zerrin Tuncay Karadavut, "Beklemiyordum, hazırlıksız yakalandım. Bu sürpriz çok hoşuma gitti. Çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Heyecanlı bir gün, Anneler Günü. Bu duyguyu yaşamak için anne olmak gerekiyormuş; Yaradan bana bir değil dört çocuk verdi" dedi. İşini severek yaptığını dile getiren Karadavut, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşim zevkli ama bir o kadar da yorucu. Otobüs kullanmayı seviyorum. Çocukluğumdan beri araba kullanıyorum. Çocuklarıma da yavaş yavaş öğretmeye başladım. Babalarıyla birlikte motor sürüyorlar. Trafiğe çıktığımda kendimin ve yolcularımın güvenliğini düşünüyorum. Herkesin evine sağlıklı gitmesini istiyoruz. Herkesin bekleyeni var. Ben gelmeden çocuklarım bensiz uyumuyor." Annelerine sarılarak kutladılar Karadavut’un dördüz çocuklarından Kumsal Nazik, "Annemi direksiyon başında görmek beni çok mutlu ediyor. Onu çalışırken izlemek gurur verici" dedi. Ömer, "Annem geldiğinde bizi öptü, sarıldı. O an çok duygulandım, çok güzeldi" ifadelerini kullandı. Kayra, "Annemi beklerken çok heyecanlandım. Onu görünce dünyanın en mutlu çocuğu gibi hissettim" dedi. Doruk ise "Annemi görünce çok heyecanlandım. Otobüsüne bindik, birlikte gezdik ve fotoğraf çektirdik. Annemi çok seviyorum" diye konuştu. Çocuklar annelerine sarılarak Anneler Günü’nü kutladı.
İstanbul Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak Genç mühendisler SAHA 2026’da yerli ve milli olarak geliştirdiği ürünlerini sergiledi. Akışkan balistik koruma sistemleri, güvenlik güçlerine saha da konfor alanı sunacak. Tamamen şeffaf, sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içini kaplayacak. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda bir çok yerli ve milli ürün sergilendi. Fuarda genç girişimciler de ürünlerini sergileme fırsatı buldu. Genç bir girişimci tarafından kurulan ATAPARS Savunma akışkan balistik koruma sistemleri geliştirdi. Üstün darbe sönümleme özelliğine sahip ve çift kullanımlı olarak geliştirildi. Güvenlik güçlerinin saha da işini kolaylaştıracak şekilde üretildi. Akışkan sıvı, Balistik yeleklerde, helikopter altlarında koruma olarak kullanılabilecek. Tamamen şeffaf, bir sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içini kaplayacak. Balistik atış testleri, Jandarma tarafından gerçekleştirildi. Bir diğer taraftan Külünk Teknoloji tarafından geliştirilen insansız deniz araçları ve tekneler için sallanmayı engelleyici sistem geliştirdi. Türkiye’de ilk defa genç bir mühendis tarafından geliştirilen sistem çalıştırıldığı anda dalgaların tekneleri ve insansız deniz araçlarını savrulmasını sallanmasını engelliyor. Genç mühendislerin geliştirdiği ürünler hakkında bilgi veren Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, "Türkiye olarak aslında teknolojik olarak geldiğimiz noktayı gösterme fırsatı bulduğumuz çok kritik bir fuar oldu. Türkiye teknolojik eşiği aştı ve Ar-Ge altyapısını neredeyse birçok anlamda tamamladı. Kamikaze dronlardan yüksek teknoloji ürünlere kadar, anti-jam sistemlerinden siber güvenlik, yapay zekâ, jiroskop sistemlerimizden batarya sistemlerimize kadar çok geniş bir yelpazede ürünlerimizi burada tanıtma fırsatı bulduk. Biz de Teknopark İstanbul olarak buraya 20 firmayla standımızda geldik ama Savunma Sanayii Başkanlığımızın standında 20 firmamız ve toplamda da yine dışarıda kendi Ar-Ge stantlarını alan Ar-Ge firmalarımızla toplamda 100’e yakın firmayla buraya geldik. Oldukça güçlü bir çıkarma yaptık. Bizim de kendi alanımızda, odak alanlarımızda çok güçlü firmalarımızın ilk defa lansman ürünlerini burada sergileme fırsatı bulduk. Özellikle şimdi yanı başında gördüğümüz bir deniz teknolojilerinde dalgaların denizdeki hareketli ortamı sağladığı yerde dalga dengeleyici jiroskop; Türkiye’de ilk defa bir genç mühendis arkadaşımız bunu başardı. Dünyada bir iki örneği olmasına rağmen Türkiye’de bunu başaran ilk mühendis arkadaşımız. Prototip ürünleri şu anda tamamlandı ve 20 metreye kadar bunu deniz teknelerine, insansız deniz araçlarına ve farklı deniz araçlarında bunu kullanabiliyor. Dolayısıyla oldukça iddialı ve ses getirecek bir projeyle de burada tanıtma fırsatı bulduk. "Emniyet güçlerimizin konfor alanını artıracak ve ekstra güvenlik önlemleri sağlayacak bir zırh" Akışkan zırh hakkında bilgi veren Akyol, "Türkiye’de bir ilk olan, dünyada çok nadir bir iki örneği var ama Türkiye’de hiç bugüne kadar örneği olmayan bir ürünü gerçekleştirdi: Bir çelik zırh... emniyet güçlerimizin kullandığı çelik zırh yerine, akışkan zırh, balistik koruma sağlayan bir zırh geliştirildi. Tamamen şeffaf, bir sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içine kaplanarak dolayısıyla emniyet güçlerinin esnek hareket edebilmesini sağlıyor ve aslında mevcut konvansiyonel çelik zırhlardan çok daha hafif. Çelik zırhlar 3-5 kiloya kadar yüksek olabiliyor ve 3-5 saat, 10 saat üzerinizde kaldığında da bu çok büyük bir ağırlık ve yük oluşturmaya başlıyor. Dolayısıyla çok daha esnek, bir su şişesi kadar hafifliğinde bir aslında çelik yeleğe sahip olmuş oluyorsunuz. Tabii daha önemli olan tarafı biliyorsunuz; mevcut konvansiyonel yeleklerde bir paket çelikler, koruma zırhlar var. Dolayısıyla boşlukları var, aralar var, koltuk altı var; çeşitli farklı noktalara bunu koruyamıyor, oradan bir kurşun aldığı zaman yine hayati tehlike kazanıyor. Emniyet güçlerimizin konfor alanını artıracak ve ekstra güvenlik önlemleri sağlayacak bir zırh. Bütün testleri yapıldı. Şuan seri üretim aşamasına geçmek üzere. Sadece çelik yelekte kullanılmayacak. Bir helikopterin altına bunu kapladığınız zaman helikopter pilotunun alttan yediği kurşun en risk bölge. Bir helikopterin altına zırh olarak yapabileceksiniz. Şeffaf olduğu için bir çok yerde bu zırh olarak kullanılabilecek" dedi.
Antalya Antalya’da 130 bin çiçekle renkli rekabet Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Çiçek Desenleri Günleri’nde, 9 liseden öğrenciler 130 bin dal çiçek kullanarak en güzel deseni oluşturmak için yarıştı. 30 bin lira değerindeki birincilik ödülü ise güneş içerisine konumlandırılmış akrep figürüyle Antalya Anadolu Lisesi’nin oldu. Etkinlik, Antalya’nın Akdeniz’e uzandığı en uç noktalardan biri olan Ziya Gökalp Kent Parkı’nda düzenlendi. 9 liseden öğrencilerin en iyi çiçek desenini oluşturmak için yarıştığı etkinlikte, bu yıl belediyenin üretim tesislerinde özel olarak yetiştirilen 130 bin dal çiçek kullanıldı. Tagetes, karanfil, osteospermum, zinnia ve petunyaların oluşturduğu renk cümbüşü parkı adeta açık hava sanat galerisine dönüştürdü. 9 liseden kıyasıya rekabet Organizasyona bu yıl Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Akant Koleji, Bahçeşehir Koleji, Özel Renk Okulları Anadolu Lisesi, Antalya Barosu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Vizyoner Koleji, Antalya Anadolu Lisesi ve ODTÜ Gençlik Parkı öğrencileri, görsel sanatlar öğretmenleri eşliğinde katıldı. Öğrenciler iki gün boyunca birincilik elde edebilmek için kıyasıya mücadele etti. İlk etapta, önceden belirledikleri desen krokilerinin yer aldığı ahşap zemin üzerine toprak sererek çalışmalarının altyapısını oluşturdular. Çiçekleri kesme ve ayıklama işlemlerinden geçiren yarışmacılar, desen sınırlarını toprakla belirginleştirerek uygun renklerdeki çiçekleri sabitleyip çalışmalarını tamamladı. Belediye Başkanı Ümit Uysal, okulların çiçek desenlerini tek tek inceleyerek öğrencilerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Dereceye giren okullar belli oldu Çalışmaların tamamlanmasının ardından, 5 kişiden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda güneş içerisine konumlandırılmış akrep figürüyle Antalya Anadolu Lisesi birinci oldu. Kuyruklu at figürüyle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi ikinci olurken, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi üçüncü sırayı aldı. Dereceye giren okullara ödüllerini Belediye Başkanı Ümit Uysal takdim etti. Başkan Uysal:" Şehrimizin güzelliklerini dünyayla buluşturmak istiyoruz" Ödül töreninde konuşan Başkan Uysal, Çiçek Desenleri Günleri’nin düzenlenme amacını, "Burada asıl yapmak istediğimiz şey, şehrimizin güzelliklerini doğanın harika ürünleri olan çiçeklerle birleştirerek, şehrimizin üretim kapasitesinin de altını çizip bunu dünyayla buluşturmak" sözleriyle açıkladı. Gençlerin aylardır bu etkinliğe hazırlandığını belirten Uysal, "Çocuklarımızı estetiğe, sanata, üretime, birlikte kolektif iş yapmaya ve takım ruhuna özendirmek için harika bir çalışma oldu" dedi. Antalya Anadolu Lisesi öğrencilerinden Asya Bengü Sağlam, hazırladıkları çiçek deseni hakkında şunları söyledi: "Antalya’mızın mitolojik tarihinde yer alan Pamfilya ve Likya krallıklarının sembolü olarak gösterilen akrebi temsil etmek istedik. Akrep, yenilgiye karşı koymayı ve rekabeti simgeliyor. Aynı zamanda Antalyaspor’un da sembolü. Çalışmamızda Antalya’nın denizine ve güneşine de yer verdik. Muratpaşa Belediyesi’nin bize bu fırsatı sunması çok değerli. Burada arkadaşlarımızla sosyalleştik, eğlendik ve çok güzel bir deneyim yaşadık." Çiçek Desenleri Günleri, ödül töreninin ardından Ersan Tay konseriyle sona erdi.