MAGAZİN - 02 Temmuz 2021 Cuma 12:59

Sıla ile Ahmet Kural’ın yeniden görülen davasında tanık dinlendi

A
A
A
Sıla ile Ahmet Kural’ın yeniden görülen davasında tanık dinlendi

Oyuncu Ahmet Kural’ın şarkıcı Sıla’yı darp ettiği gerekçesiyle yeniden yargılandığı davada tanık dinlendi.

Oyuncu Ahmet Kural’ın şarkıcı Sıla’yı darp ettiği gerekçesiyle yeniden yargılandığı davada tanık dinlendi. Duruşmada beyanda bulunan tanık, “Bağrışmalar başladı. Biz başta polisi aramayı düşündük. Sonra korktuğumuz için aramadık. Sonra olayı magazinlerde görmeye başladık. Vicdan azabı çektik çünkü böyle bir şey bizim de başımıza gelebilir” dedi.


Oyuncu Ahmet Kural’ın şarkıcı Sıla’yı darp ettiği gerekçesiyle yargılandığı dava karara bağlanmış, karar İstinaf Mahkemesi’nce bozulmuştu. Bozma kararının ardından Kural’ın yeniden yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. İstanbul 60’ıncı Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile tarafların avukatları hazır bulundu.



“Korktuğumuz için polisi aramadık”


Duruşmada tanık olarak dinlenen Çağla Yılmaz, “Arkadaşımın evindeydik. Yan tarafta Ahmet Kural’ın evi olduğunu biliyorduk. Bağrışmalar başladı. Ahmet Kural, ‘seni öldürürüm o., dayak istiyorsun’ sen şeklinde şeyler söylemeye başladı. Biz başta polisi aramayı düşündük. Sonra korktuğumuz için aramadık. 2-3 gün sonra olayı magazinlerde görmeye başladık. Vicdan azabı çektik çünkü böyle bir şey bizim de başımıza gelebilir. Bağrışma sesleri duyduk, seslerden dayak attığı kesin bir şekilde belliydi. 15-20 dakika boyunca bağrışma sesleri duyduk. Sıla ‘yapma’ diye bağırıyordu” ifadelerini kullandı.



“Müvekkilim tüm Türkiye’nin tanıdığı bir sanatçıdır”


Tanığın anlatımlarının olayı doğruladığını belirten Sıla’nın avukatı Rezan Epözdemir, “Müvekkil tüm Türkiye’nin tanıdığı bir kadın sanatçıdır. Bu nedenle topluma çıkıp, kendisine bir şeyler yapıldığına dair kamuoyuna açıklama yapmaz. Geçen celse duruşma savcısının sunduğu mütalaaya doğrultusunda karar verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.



“Keşif yapılmasını talep ediyoruz”


Sanık Ahmet Kural’ın avukatı Sibel Aydın ise savunmasında, “Bilimsel mütalaada evlerin arasında 12 metre olduğu yazılmıştır. Arada ağaçlar ve duvar bulunmaktadır. Tanıkların ne duyduğunu bilmesi imkansızdır. İstinaf Mahkemesi’nin bozma ilamı doğrultusunda keşif yapılmasını talep ediyoruz. Mahkeme aksi takdirde ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda sanığın beraatine karar verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.


Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, aynı şartların oluşmasının neredeyse imkansız olduğu gerekçesiyle keşif talebinin reddedilmesini istedi.


Sanık Ahmet Kural’ın avukatının keşif talebini reddeden mahkeme, sanık avukatlarına tanık beyanına karşı savunma yapmak için 1 haftalık süre vererek duruşmayı 14 Temmuz’a erteledi.



Olayın geçmişi


Oyuncu Ahmet Kural, şarkıcı Sıla Gençoğlu’nu darp ettiği gerekçesiyle İstanbul 60’ıncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada, 22 Nisan 2019 tarihinde ‘hakaret’, ‘yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından toplamda 1 yıl 4 ay 20 gün hapse çarptırılmıştı. Taraf avukatları, davanın karara bağlanmasının ardından dosyayı İstinaf Mahkemesi’ne taşımıştı. Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30’uncu Ceza Dairesi, istinaf başvurularını kabul ederek, yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Daire kararında, dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasını ve ‘hakaret’ ile ‘tehdit’ suçları yönünden de mevcut delillerin değerlendirilmesinde zorunluluk olduğunu belirterek, olay yerinde keşif yapılması gerektiğini gerekçe göstermişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Köprübaşı çileği bu sene de çiftçinin yüzünü güldürdü Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde tescilli Köprübaşı çileğinde yıl boyunca seralarda üretimler devam ederken, hem Demirköprü Barajının dolması hem de ilçe çiftçilerinin üretim tecrübesinin artmasıyla bu yılda yüksek verim ve kazanç bekleniyor. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde 2017 yılında coğrafi işaret tescilini alan Köprübaşı çileği, ilçede tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe genelinde yaklaşık 4 bin 500 dekar alanda üretimi yapılan çilekte, açık alanda ve serada toplamda yıllık üretim miktarı 9 milyon kilogram seviyesine ulaşıyor. 450 kayıtlı çiftçinin üretim gerçekleştirdiği bölgede, özellikle son dönemde etkili olan yağışların Demirköprü Barajı’nı doldurması, sulama imkanlarını artırarak verimin de artmasını sağladı. Suya erişimin kolaylaşmasıyla birlikte ürün kalitesinde de gözle görülür bir artışın yaşandığı Köprübaşı çileğinde üreticilerin üretim tecrübelerini arttırmasıyla hem verimli hem de kaliteli ürünler elde ediliyor. Seracılık faaliyetlerinin yaygın olduğu ilçede yılın büyük bölümünde üretim yapılabilmesi, Köprübaşı çileğini geniş bir pazar ağında yer bulmasını sağlıyor. Bu yıl beklenen üretim artışıyla hem çiftçinin gelirine olumlu yansıması hem de bölge ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Köprübaşı çileği, aroması, raf ömrü ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, coğrafi işaret tescili sayesinde markalaşma sürecini de güçlendirerek bölgenin önemli tarımsal değerleri arasında yer almayı sürdürüyor. İlçede gerek serada gerekse de açık alan üretimi yapan çiftçilerden Selçuk Kayacan, "Bu sene üretimden memnunum. Daha önce açıkta üretim yapıyordum. Bu sene de serada üretim yapmaya başladım. Açıkta da kazanıyorduk ama açık alanda 2 buçuk tonda kalırken serada 5 tonu geçmeyi hedefliyorum. Fiyatlarımız da bu yıl güzel gitti. Köprübaşı çileğinin en büyük özelliği aroma ve tadı. Başka yerlerin aroma ve tatları bu çileğin tadını tutturamıyor. Barajın da dolmasıyla üretim arttı. Su hayat demektir" dedi.
İstanbul Balık sezonu sona erdi, Balıkçı Kenan hamsiye "madalya" taktı Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’nin kurucusu Balıkçı Kenan Balcı, bereketli geçen balık sezonunun şampiyonunu açıkladı. Bu yıl hamsi bolluğu yaşandığını söyleyen Kenan Balcı şampiyon hamsiye madalya taktı. Balıkçı Kenan, bu yıl denizlerin cömert davrandığını belirterek hamsi miktarında son 20 yılın en yüksek seviyelerine ulaşıldığını ifade etti. Geçtiğimiz sezonlarda azlığı nedeniyle fiyatı yüksek olan hamsinin, bu yıl halkın her kesimine ulaştığını söyleyen Balcı, çarpıcı rakamlar verdi: "Geçen yıl tezgahta 200-300 lira bandında seyreden hamsi, bu sezon bolluk sayesinde 50 liraya kadar geriledi. Bu sadece bir fiyat düşüşü değil, hamsinin enflasyona karşı açtığı bir savaştır. Vatandaşın mutfağına giren en ucuz ve en kaliteli protein hamsi oldu. Biz de bu başarısından dolayı hamsiyi bu yılın şampiyonu ilan ettik ve sembolik olarak madalyasını taktık" Hamsinin sağlık açısından faydalarına değinen Balcı, "Hamsi aslında bir fikir gıdasıdır. İçeriğindeki Omega-3 ve minerallerle beyni besler. Çocuklarımızın gelişimi için paha biçilemez bir kaynaktır. İçinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan, doğanın bize sunduğu en saf besin balıktır. Kan dolaşımını hızlandırır, kemik yapısını güçlendirir. Bu yıl halkımız balığa doydu. 1 ton sattığımız dönemleri geride bıraktık, bu yıl tonlarca satış gerçekleştirdik. Adeta bir balık bayramı ilan ettik" ifadelerini kullandı. Büyük gırgır ve teknelerin av sezonunu tamamlayarak bakıma girmesiyle birlikte denizlerde "dümenlerin değiştiğini" belirten Balcı, balık arzının kesilmeyeceği müjdesini verdi. "Endüstriyel balıkçılık yerini kıyı balıkçılığına bıraktı" diyen Balcı, küçük teknelerin, el emeğiyle atılan ağların ve oltaların sahnede olduğunu söyledi. Kıyı kaptanlarının Marmara ve Karadeniz’de taze balık avına devam edeceğini, vatandaşın sofrasından taze balığın eksik olmayacağını belirtti. "Büyük gemilerin karaya çıkması bizi daha çok mutlu ediyor diyen Balcı, "Gemiler karaya çıkıyor. Bu sayede balıklar çoğalıyor. Balık türlerinin üreme ve yumurtlama dönemleri korunuyor. Nesillerinin devamını sağlanıyor. Deniz ekosisteminin sürdürülebilirliğini korunuyor. Bu dönemde balıkların rahatça çoğalıyor. Bizlerde bu sayede her dönem bir öncekine göre daha çok balık yiyoruz" şeklinde konuştu. "Türk balığı dünya sofralarında" Türkiye’nin deniz kaynaklarının sadece ülke içine değil, tüm dünyaya yettiğini belirten Kenan Balcı, ihracat rakamlarındaki artışa da dikkat çekti. Türk balıkçılığının küresel bir güç haline geldiğini ifade eden Balcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Sadece kendi insanımızı değil, artık dünyayı balığa doyuruyoruz. Avrupa’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanına Türk karasularında tutulan balıkları ihraç ediyoruz. Bu yıl ihracat hacmimiz geçmiş yılların çok üzerine çıktı. Denizlerimiz ülkemiz için hem sağlık hem de büyük bir ekonomik katma değer üretmeye devam ediyor."