MAGAZİN - 12 Temmuz 2021 Pazartesi 11:05

Survivor 2016’nın ünlüleri katalog çekiminde bir araya geldi

A
A
A
Survivor 2016’nın ünlüleri katalog çekiminde bir araya geldi

İSTANBUL (İHA) Survivor 2016’nın ünlülerinden Tuğba Özay ve Nagihan Karadere bir tekstil firmasının katalog çekimlerinde bir araya geldi.

İSTANBUL (İHA) Survivor 2016’nın ünlülerinden Tuğba Özay ve Nagihan Karadere bir tekstil firmasının katalog çekimlerinde bir araya geldi. İkili Survivor All Star söylentileri hakkında, “Henüz resmi bir şey yok ama tekrar birlikte yarışmayı çok isteriz” dedi.


Yayınlandığı dönemde en çok reyting alanlar arasında olan Survivor 2016’nın iki ünlü ismi model Tuğba Özay ve milli sporcu Nagihan Karadere, bir tekstil firmasının katalog çekimlerinde bir araya geldi. İkili “Cervus” adıyla perakendeye adım atan köklü tekstil firmasının reklam yüzü oldu. Katalog çekimlerinde Tuğba Özay ve Nagihan Karadere’nin yanı sıra model Can Toprak da boy gösterdi. Son derece neşeli bir ortamda gerçekleştirilen çekimlerde eğlenceli anlar yaşandı. Survivor 2016’dan bu yana aralarında iyi bir dostluk olduğu bilinen Tuğba Özay ve Nagihan Karadere son dönemde sıkça konuşulan “Survivor All Star 2021”e katılacakları yönündeki söylentilere de cevap verdi.



“Çok başarılı ve kaliteli ürünler var”


Firmanın reklam yüzlerinden ünlü model Tuğba Özay, “Açıkçası çok mutluyum çünkü çok güzel bir ekiple çalışıyorum. Firma, marka çok başarılı ve çok kaliteli ürünlere sahip. Kendimi bu kıyafetlerin, özellikle taytların içerisinde çok iyi ve fit hissettim. Bu anlamda çok başarılı ve çok kaliteli ürünleri var. Kendilerine başarılar dilerim. Firmanın reklam yüzleri bizleriz. Yanımda dişi çita var. Tabiatın kızı ve dişi çita yaklaşık 5 sene sonra yeniden güzel bir projede buluştuk. İkimizin de sporcu kimliği var ama tabii ki Nagihan milli sporcudur” dedi.



“Survivor All Star ile ilgili resmi bir şey yok”


Nagihan Karadere ile Survivor All Star 2021’e katılacakları yönündeki söylentilere cevap veren başarılı model, “Eğer Survivor’a tekrar gidersek bu sefer sen beni çalıştırırsın dedim. Nagihan da bana “Sen de bana poz vermeyi öğret” diyor. İşte bu kadın dayanışması. Sevenlerimiz sosyal medya üzerinden sürekli baskı yapıyor. Sevenlerimiz kendilerine göre kadrolar oluşturuyorlar ve o kadroların içinde en başta ikimizin adını sürekli görüyorum. Ama şu an için bu konuda resmi bir şey yok. Geriye dönüp baktığımız zaman “Bir daha olsa bir daha gitsek bir daha yaşasaydık” diyoruz. Bir de Cervus herkese ve her keseye hitap eder demek istiyorum” ifadelerini kullandı.


Yıllardır sektörde olan köklü bir firmanın reklam yüzü olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren milli sporcu Nagihan Karadere ise, “25 yıllık köklü, güçlü ve sportif bir firmada olmaktan mutluluk duyuyorum. Ekip arkadaşlarım, marka yüzü arkadaşlarım muhteşemler. Onlarla birlikte olduğum için hem çok mutlu hem de çok rahatım. Sporcu kimliğimiz var. Tam da bizi yansıtan kıyafetleri var. Bu markayı el birliğiyle bir noktaya getireceğimize inanıyoruz. Sportif giyimler, sporcu kadınlar, sporcu erkekler ve son dönemdeki gençlerin tercih ettiği bir tarz. Bu yüzden çok mutluyuz. İnşallah çok güzel dönüşler alacağız” diye konuştu.



“Tuğba ile aynı projede olmayı her zaman isterim”


Milli sporcu Nagihan Karadere de Survivor All Star söylentileri hakkında konuşarak, “Tabii ki şu an çok fazla söylenti var. Bizim isimlerimiz de ilk başta anılan isimler. Survivor 2016’da çok güzel rekabet ve dostluğumuz vardı. Olursa Tuğba ile aynı projede her zaman yer almak isterim. Bu projede Tuğba’nın olması da beni ayrıca çok mutlu etti. Tabii tekrar gitmek istiyoruz ve ayrıca üzerimizdeki bu “Cervus” markasıyla birlikte Survivor’da olmak çok farklı bir etki de yaratabilir” cümlelerini kullandı.


“Herkesin denemesini tavsiye ediyorum”


Firmanın katalog çekimlerine katılan genç model Can Toprak ise, “Ben burada olduğum için çok mutluyum. Çünkü böyle insanlarla çalışmak çok güzel. Zaten bunlar köklü bir firma ve başka markaları da var. Cervus şu anda perakendeye yeni geçti. Ürünleri üzerimize giydiğimizde kalitesi belli oluyor. Her şey çok güzel, herkesin denemesini tavsiye ederim” dedi.


“Gücümüzü perekande de göstermek için güçlü isimlerle sektöre giriş yaptık”


Cervus firmasının ortağı Büşra Sapma Şahin, “Cervus” perakande anlamında sektöre yeni giriyor ama geçmişi 25-30 yıla dayanan bir firmadır. Mızıkçı ve Şımart Tekstil olarak toptanı bir firmaydık. İhracat ağırlıklı çalışan, aynı zamanda kendi toptan mağazalarında satış yapan bir firmaydık. Aynı zamanda Mızıkçı tekstil medikal anlamda güçlü bir firma. 2020 yılında Türkiye’de ihracatta ilk 20’ye girmişti. Şimdi bu gücümüzü perakende de göstermek istedik ve grup şirketimiz olarak “Cervus”u kurduk. Çok güçlü isimlerle birlikte sektöre giriş yapıyoruz” dedi. Şirketin CEO’su Hüseyin Şahin ise, “Toptan ayağımızda “Şımart” ile insanlarımızı nasıl şımarttıysak İnşallah “Cervus” ile de insanlarımızı güldüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Kacır: "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" dedi. Bakan Kacır, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) araştırma, yenilik ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunacak ODTÜ Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Kacır, Türkiye’nin bilim temelli kalkınma yolculuğunda öncü ve müstesna bir konuma sahip olan ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi’nin ODTÜ’ye, gençlere, Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı uğurlu olmasını temenni etti. Kacır, şöyle konuştu: "İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bu yana çevresini kuşatan tabiatı anlamlandırma, eşyanın hakikatini kavrama gayreti içerisinde oldu. Gözlem yaparak, sorgulayarak ufkunu genişletti. Bu kadim arayışı sistemli, disiplinli ve kalıcı bir yapıya kavuşturarak bilimi, insanlığın ortak hafızası ve en güçlü ilerleme vasıtalarından biri haline getirdi. Elbette medeniyetler tarihini, bilim tarihinden ve bilginin serüveninden ayrı düşünmek mümkün değil. Zira tarih boyunca bilim insanlarını himaye eden, bilgiyi en kıymetli hazinesi bilen ve bilime yatırım yapan milletler; tarihin akışına yön veren, çağ açan, çağ kapayan ve istikbali şekillendiren medeniyetler kurdu. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumlar ise ne yazık ki zamanla hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını kaybettiler. Tarihin bizlere anlattığı bu hakikat, bugün de geçerlidir. Yapay zekadan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan farklı sahalarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren, altyapılar inşa eden ülkelerin dünyanın geleceğini şekillendirdiği bir çağda yaşıyoruz. Bu doğrultuda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmek ve ülkemizi dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilimsel araştırma kapasitemizi dünyada örnek gösterilen bir konuma taşıdık. 23 yıl içinde Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısını 9 binden 52 bine yükselttik. Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya çıktık. Araştırmacılarımızın her geçen yıl niceliği ve niteliği artan bilimsel çalışmaları, fikrî mülkiyet kapasitemizde kayda değer bir ilerlemenin önünü açtı." "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız" 2002 yılında 414 olan yerli patent başvuru sayısının 2025’te 11 bin 394’e ulaştığını vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. Elbette araştırmadan ürüne, fikirden patente, laboratuvardan fabrikaya uzanan zinciri kuvvetlendirmek, bilimsel araştırmaların ülkemizin kalkınma yolculuğunu hızlandırması için hayati önem arz ediyor. Bu anlayışla üniversitelerimiz ile sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendirmeye yönelik adımlar attık. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızın sayısı, bundan 23 yıl önce yalnızca 2’ydi. Bugün, fikirlerin ürüne, projelerin markaya dönüştüğü, nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü 114 teknoparkı kapsayan güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahibiz. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformları, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor. 6550 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ulusal araştırma altyapıları; kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla, sanayimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda üst düzeyde Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük" "Bilimde, araştırmada ve inovasyonda attığımız çok boyutlu adımlar; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu hakikate dönüştürecek zemini sunuyor" diyen Bakan Kacır, "Bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçağımıza kadar pek çok kritik platformu kendi mühendislerinin, teknisyenlerinin alın ve akıl teriyle geliştiren bir Türkiye var. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi haberleşme uydumuzu geliştirdik, ürettik ve hizmete aldık. Tüm bu dev adımlar, Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca bir ön gösterimidir. Yeter ki gençlerimize güvenelim, inanalım. Milletimiz ve memleketimiz için yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini doğru imkanlarla buluşturalım. Bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olan TEKNOFEST, gençlerimize fikirlerini projelere dönüştürebilecekleri eşsiz bir platform sunuyor. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerinden biri haline gelen TEKNOFEST ile milyonlarca gencin teknolojiyle tanışmasına, kendini geliştirmesine ve uluslararası ölçekte başarılar elde etmesine imkan tanıyoruz" ifadelerini kullandı. "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" TÜBİTAK’ın sağladığı 30 milyon lira destekle ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine imkan sağlayacak bir altyapıyı tesis ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Gençlerimizin kampüs içerisinde edindikleri derin akademik bilgiyi, somut projelere ve yüksek teknolojili işlere dönüştürebileceği bir ortam sunuyoruz. Bizler yetiştirdiği mühendislerle, araştırmacılarla ve bilim insanlarıyla Milli Teknoloji Hamlemize çok kıymetli katkılar sunan ODTÜ’nün bilimde, teknolojide ve yenilikte öncü rolünü pekiştirecek her projeyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Bakınız 2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 1,936 projeye 10,2 milyar lira finansman sunduk. Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programı’yla ülkemize dönen 31 araştırmacının çalışmalarını ODTÜ’de sürdürmesini sağladık. Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Merkezi ile Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne 6550 sayılı Kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü verdik. Yenilikçi girişimler ve yenilikçi projeler için özelleştirilmiş çözümler sunan METU CREA ile Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde imalat sanayimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Merkezi’ni kurduk. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yetiştireceği nitelikli insan kaynağı, yürüteceği öncü araştırmalar ve geliştireceği yenilikçi projelerle ODTÜ, ülkemizin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna önemli katkı sağlayacak." "Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor" ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil ise yaklaşık 10 ay önce ODTÜ’de iki önemli projenin açılışında Bakan Kacır’ı misafir ettiğine değinerek, "Bugün ise Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli bir parçası olan Milli Teknoloji Atölyemizin açılışı vesilesiyle yeniden bir aradayız. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Bu atölyeyi biz açıkçası sadece fiziksel bir alan olarak görmüyoruz. Burayı fikirlerin ortaya çıktığı, denemelerin yapıldığı ve işlerin gerçekten ilerlediği bir ortam olarak görüyoruz. Bu bina, birazdan açılışını yapacağımız bina eskiden bir arşiv binasıydı. Burada kağıtlar, evraklar adeta uyuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada aynı mekanda Milli Teknoloji Atölyesi’nde bambaşka şeyler oluyor. Şimdi burada projeler üretiliyor. Hatta Ay yüzeyine erişecek ve Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor. Bu dönüşümün kendisi aslında çok şey anlatıyor bize. ODTÜ’de çok güçlü bir öğrenci ekosistemi var" dedi. Programa Bakan Kacır’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Programın sonunda Rektör Yozgatlıgil, Bakan Kacır’a plaket takdiminde bulundu.