MAGAZİN - 07 Ocak 2022 Cuma 13:11

Ünlü modacı Barbaros Şansal’a darp davasında 12 sanığa beraat

A
A
A
Ünlü modacı Barbaros Şansal’a darp davasında 12 sanığa beraat

Atatürk Havalimanı’nda “b boğul Türkiye” sözleri nedeniyle gözaltına alınacağı esnada darp edilen ünlü modacı Barbaros Şansal’ın davasında karar açıklandı.

Atatürk Havalimanı’nda “b boğul Türkiye” sözleri nedeniyle gözaltına alınacağı esnada darp edilen ünlü modacı Barbaros Şansal’ın davasında karar açıklandı. Mahkeme kararında Şansal’ı darp ettiği iddiasıyla yargılanan 12 sanığın beraatine 1 sanığın ise adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.


Ünlü modacı Barbaros Şansal 2016 yılını 2017 yılına bağlayan gece sosyal medya hesabından yaptığı bir video paylaşımında ‘b boğul Türkiye’ sözleri nedeniyle büyük tepki toplamıştı. Tepkilerin ardından Şansal hakkında gözaltı kararı verilmişti. 2 Ocak 2017’de Kıbrıs’tan İstanbul Atatürk Havalimanı’na inen uçağından çıktığı esnada Şansal’ın onlarca kişi tarafından darp edildiği iddia edilmişti. Başlatılan soruşturma kapsamında olaya karışan 13 kişinin havalimanında yer hizmetleri personeli olduğu tespit edilerek dava açılmıştı. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında bir kısım sanık avukatları ile 3 tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı Barbaros Şansal’ın 2 sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirterek beraatlarını talep etti. Savcı diğer 11 sanığın ise çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılmasını talep etti.


Savcının mütalaasının ardından kararını açıklayan mahkeme sanık Yasin Böcekli’nin ‘basit yaralama’ suçundan 2 bin 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Verilen para cezasında hükmün açıklanması geri bırakıldı. Mahkeme 12 sanık hakkında ise beraat ve açılan davanın düşmesi kararını verdi.



İddianameden


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Barbaros Şansal müşteki, 13 kişi ise şüpheli olarak yer almıştı. İddianamede ünlü modacı hakkında ‘b boğul Türkiye’ sözleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildiği aktarılmıştı. Şansal’ın 2 Ocak 2017’de Kıbrıs’tan Atatürk Havalimanı’na geldiği ve ekip otosuna bindirileceği sırada havalimanında yer hizmeti sağlayan şirket personelleri tarafından darp edildiği de iddianamede belirtilmişti. Personellerin burada ayrıca Barbaros Şansal’a cinsiyetçi, ayrımcı ve sinkaflı küfürler ettiği ve ‘buradan çıkamayacaksın, seni öldüreceğiz’ şeklinde tehdit cümleleri kurduğu da açıklanmıştı. Barbaros Şansal’ın şikayetçi olduğunun da ifade edildiği iddianamede, personellerin suçlamaları kabul etmediği anlatılmıştı. İddianamede 13 şüphelinin ‘basit yaralama’, ‘tehdit’ ve ‘hakaret’ suçlarından 5 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı: Karı-koca hayatını kaybetti TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 2 tır, LPG yüklü tanker ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle uzun araç kuyruklarının oluştuğu Ankara istikametinde trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Kaza, saat 15.30 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Malta Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan İzzet Kaysi idaresindeki 34 VE 5842 plakalı otomobil ile sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 34 HG 9019 plakalı mıcır yüklü tır, 06 FH 8538 plakalı tır ve 02 EB 786 plakalı LPG yüklü tanker zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle 34 HG 9019 plakalı tırın dorsesi devrildi, yüklü mıcırlar yola savruldu. Devrilen dorsenin altında kalan otomobilde bulunan sürücü İzzet Kaysi (78) ile eşi Mesude Kaysi (73) araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla araçtan çıkarılan İzzet ve Mesudiye Kaysi çiftinin, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu’nun Ankara istikameti bir süre ulaşıma kapanırken, bölgede kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Jandarma ekipleri, sürücüleri Kurçeşme (Batı) TEM gişelerinden D-100 kara yoluna yönlendirdi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik akışı kontrollü olarak sağlanmaya başladı. Öte yandan, otoyol dron ile havadan da görüntülendi.
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.