EKONOMİ - 31 Mayıs 2022 Salı 13:48

Kadınların emeği uluslararası zirvede

A
A
A
Kadınların emeği uluslararası zirvede

Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım" projesinin zirve toplantısı gerçekleşti.

Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım" projesinin zirve toplantısı gerçekleşti. Programda, kadın istihdamının artırılmasına yönelik görüşler sunuldu.


Avrupa Birliği tarafından desteklenen İşte Kadın Derneği ile Macaristan JOL-LET Derneği ve Adıyaman Genç Kuşak Kadın Girişimciler ve İstihdam Derneği (AKİD) ortaklığıyla yürütülen "Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım" projesinin zirve toplantısı gerçekleşti.


2021 Nisan ayı itibarıyla başlayan proje kapsamında İstanbul-Adıyaman-Budapeşte arasında STK’lar aracılığıyla kadın girişimciler için kurumsal kapasite artırımına yönelik bir dizi eğitim ve farkındalık faaliyetleri gerçekleştirildi. Önemli ve derin araştırma içeren bu projede temel hedef, kadınların ücretsiz emeğinin farkına varılması ve ücretli emeğe dönüştürülmesi oldu. Projenin Türkiye’de istihdam ve sosyal politika üzerinde olumlu bir etki oluşturması hedefleniyor.


SGK, İŞKUR, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetleri’nden yetkililer, AB uzmanları, Kıdemli Araştırma Görevlisi Dr. Dorottya Szikra, Ohio APSAC Çocuk Politikası Başkanı Kıdemli Araştırma Görevlisi Dr. Maria Herczog, iş adamları ve gazetecilerin de konuşmacı olarak katılım sağladığı programda konuklar, kadın istihdamının artırılmasına yönelik görüşlerini sundu.


Sağlık problemi sebebiyle bir süredir hastanede bulunan İşte Kadın Derneği Başkanı Gülhan Akyazı, toplantıya video konferans metoduyla katılarak projeyi yürütmenin önemine dikkat çekti. Türkiye ve Macaristan’daki kamuoyu, STK’lar ve özel sektör kuruluşları arasında diyaloğu artırmanın yanı sıra Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerine ve istihdam için politika önerilerine katkıda bulunacağına inandığını söyleyen Akyazı, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Derneğin Başkan Vekili Fatma Çınar da hedeflerinin bu projeyle tarihte bir iz bırakacak, kadınların gerçekten hayatlarını değiştirecek ve onları olumlu etkileyecek bir politika önerisi sunmak olduğunun altını çizdi. AKİD Başkanı Birsen Günay ise “Dernek olarak kadınlarımızın emeklerine ve geleceğine katkıda bulunacak bu projede yer almaktan gurur duyduk” dedi.


Toplantıya katılan, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı AB Uzmanı Ayşe Deniz Arıcan, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nın STK’lara yönelik yeni proje çağrılarından bahsederek şunları söyledi: “STK’ların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almalarını sağlayan bir hibe programımız olacak. Buna odaklanan çalışmalar desteklenecek. Ayrıca sosyal girişimciliği odağına alan bir destek programımız olacak. Şu an uygulaması devam eden bir Erasmus programı var. Bu kapsamda sivil toplum kuruluşları, çok çeşitli alanlarda iş birlikleri geliştirebilecekleri ve yapmak istedikleri çalışmalara form bulabilecekler.”


“Türk ortaklarımızdan çok şey öğrendim”


JOL-LET Denetim Kurulu Başkanı Dr. Zsolt Nemeskri ise üç gündür İstanbul’da olduğunu belirterek Türk ortaklarından çok şey öğrendiğini söyledi. Dr. Nemeskri sözlerini şöyle sürdürdü: “Yuvarlak masa görüşmeleri yaptık. En önemli şeylerden biri, iyi tartışmalar için çok yemek yememizdi. Çok lezzetliydi. Macar JOL-LET vakfının başkanı olmak, esenlik-refah demektir. Bu vakıf ve ben vakfımızın Türk ortaklarla ilk projesinde yer almaktan dolayı çok mutluyum. Bu, vakfımızın hayatında büyük bir adımdır. 20 yıldır işverenlerle, cinsiyet programları ile çalışıyoruz. Türk ortağımızla birlikte olmak bizim için gerçekten önemli. Çünkü belki Macaristan’da da benimseyebileceğimiz bir şeyler vardır. Ben aynı zamanda bir üniversite profesörüyüm. Ortaklığınız ve arkadaşlığınız için çok teşekkürler.”


Daha sonra söz alan Kıdemli Araştırma Görevlisi, Sosyal ve Kamu Politikası Araştırma Departmanı’ndan Dr. Dorottya Szikra ise Macaristan’daki aile politikalarından ve doğum izinlerinin öneminden bahsederek, “Macaristan’da doğum izinleri ücretsiz emeğin ücretli emeğe dönüşmesine yardımcı oluyor. Böylece her yerde kadınlar tarafından tamamen ücretsiz bakım işi olmak yerine devlet tarafından ödeniyor” dedi.


Kıdemli politika analisti, İnsan Hizmetleri Enstitüsü, Columbus, Ohio Çocuk Politikası Merkezi Başkanı ve Program Direktörü Dr. Maria Herczog, Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak yürüttüğü projelerden bahsetti. Herczog, “Yüzleşmemiz gereken en önemi sorunlardan biri bakım emeği krizi. Türkiye’de çoğunlukla büyükanne ve büyükbabalar küçük çocuklara bakıyor. Bu iyi çalışıyorsa, harika bir şey. Türkiye’de geleneksel aile yapısı şehirlerde de büyüyor fakat sanırım siz de bu konuda artan bir gerilimle karşı karşıyasınız. Macaristan’da sorun şu ki, akrabalarına evde bakılanlar için ödenen ücretler çok çok düşük” dedi.


Türkiye Gazetesi Ekonomi Müdürü Canan Eraslan ise şöyle konuştu:


“Kadına pozitif ayrımcılık son dönemin önemli unsurlarından biri. Fakat ben ayrımcılığın her türüne karşıyım. Aslına bakarsanız biz hakkımız olan ama yavaş yavaş elimizden alınan hakların iadesini alıyoruz. Türk toplumu anaerkil bir toplum. Annelerin sözü geçer evlerde. Bunun genele yayılması lazım. Dünyada beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz her şey aslında kadının yetiştirdiği insanlarla oluyor. Diktatörü de bir kadın yetiştiriyor, demokratı da; sanatçıyı da bir anne yetiştiriyor. Onun için her alanda bir izimiz var. Ben haberlerde kadının başarısını içeren haberleri yazmak istemiyorum. Çünkü kadın her işin üstesinde geliyor ve çok daha iyisini yapıyor. Sadece gölge olmayın yeter.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da özel çocuklar sahnede alkış aldı Bodrum Sağlık Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Çocuk Şenliği", 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Turgutreis’te büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Özel bireyler ve ailelerinin katıldığı etkinlikte, bayram coşkusu renkli görüntülere sahne oldu. Turgutreis’te vakıf bahçesinde başlayan programda, özel bireyler sahne alarak hazırladıkları gösterileri sergiledi. Etkinliğe katılan aileler ve davetliler, çocukların performanslarını uzun süre alkışladı. Açılış konuşmalarını Orçun Mert, Vakıf Müdürü İlknur Şengül ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ülker İnan yaptı. Konuşmalarda milli egemenliğin önemi ile özel bireylerin sosyal hayata katılımının taşıdığı değer vurgulandı. Sanatçı Bora Gencer de yaptığı konuşmayla katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Program kapsamında vakfın farklı yaş gruplarındaki öğrencilerinin uzun süredir hazırlandığı dans gösterileri sahnelendi. Gösteriler, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Etkinlikte ayrıca geleneksel bayram pastası kesildi. Şenlikte Atölye Piera Nostalji Korosu’nun seslendirdiği şarkılar ve TED Koleji Halk Oyunları ekibinin gösterisi programa renk kattı. Animasyon ve müziklerle devam eden etkinlik, katılımcıların birlikte dans ettiği anlarla sona erdi. Etkinlik sonrası açıklama yapan vakıf yetkilileri programa katılanlara teşekkür ederek, "Bugün sadece bir bayramı değil, çocuklarımızın neleri başarabileceğini de kutladık. Eğitim kurumlarının güvenliği ve toplumsal huzurun önemini bir kez daha hatırlatıyor, şiddetin her türlüsünü kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Malatya Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü’nün kente kazandırılacağını ifade ederek, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunarak alanı Malatyalılara açacağız. Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek alan üzerinde incelemede bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Başkan Er ve beraberindeki heyete enstitü hakkında bilgi verdi. Erdoğan, enstitü olarak üç kampüste hizmet verdiklerini belirterek, "40 AR-GE personelimiz var. Projeler bazında hareket ediyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alanın Malatya’nın kalbi, önemli ve kıymetli bir yer olduğunu ifade etti. Üstlendiği vazife itibariyle müdürlüğün yer aldığı arazinin önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Er, "Bu alana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü binasının yapılması gündemdeydi. Biz, Tarım İl Müdürlüğüne bina için farklı bir yer üzerinde çalıştık. Hazırlıklı bir şekilde Tarım ve Orman Bakanımıza gittik. Bakanımızdan burayı istedik, ‘Malatya’ya kazandıralım’ dedik. Bakanımıza, bu alana dokunmadan Malatya halkına açacağımızı söyledik" dedi. "Doğal haline dokunmadan Malatyalılara açacağız" Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alan üzerinde çeşitli projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Doğal dokusuna, ağaç ve bitki zenginliğine dokunmadan ve hatta zenginleştirerek burayı Malatyalılara açacağız. İnsanlarımızın, ailelerin ve çocuklarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği, tarımı tanıyacakları birtakım projelerimiz var. Tarım ve Orman Bakanımız projeyi birlikte yapmayı teklif edince çok mutlu olduk. Malatya’ya yakışacak bir projeyi inşallah hep birlikte üretiriz. Malatya’nın istifadesine sunarız. Hızlı hareket etmemiz lazım. Birçok proje var. İnşallah hızlı bir şekilde yol alırız" ifadelerini kullandı. "Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "İnsanlarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği bir yer olacak. Dünyada bunun örnekleri var. Gerekirse komisyondaki arkadaşları yurt dışına da göndeririz. Türkiye’de de örnekleri vardır. Mümkün mertebe buradaki dokuya dokunmadan bu çalışmaları yapacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsü de önemli bir görev ifa ediyor. Yine onların görevlerini yapabilecekleri bir bina olacak. Ağaçlara zarar vermeden buranın dokusuna uygun zihnimizden geçen bir Kayısı Müzesi projesi var. Bu müze gerek panoramik gerekse de geleneksel olacak. Panoramik müzenin ana ekseni kayısı olmakla birlikte Malatya ile ilgili farklı şeylerde ilave edilebilir. Kayısı ana temalı böyle bir müzenin olmasını arzuluyoruz. Bununla ilgili çalışmamız olacak. Kayısı araştırmayla ilgili laboratuvarlar olacak. Hızlı bir şekilde çalışıp, projelerimizi tamamlayarak burayı Malatya’ya kazandıracağız" bilgilerini verdi. Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının olduğu haliyle muhafaza edileceğini kaydeden Başkan Er, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunacak. Sadece eski yapıların yerine Panoramik ve manuel kayısı müzesi olacak" dedi. Başkan Sami Er daha sonra müdürlük içinde incelemede bulunarak, binalar hakkında bilgi aldı. Glutensiz ürünler AR-GE üretim merkezi, seralarda incelemede bulunan Başkan Er, hızlı bir çalışmayla Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının Malatyalılara açılacağını da sözlerine ekledi.