EKONOMİ - 01 Aralık 2022 Perşembe 15:28

İş Bankası ve ODTÜ’den denizler için iş birliği

A
A
A
İş Bankası ve ODTÜ’den denizler için iş birliği

Türkiye İş Bankası’nın ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunduğu ‘Deniz Kâşifi’ adlı glider cihazı, gemilerden bağımsız olarak denizlerde ölçüm yaparak bilim insanlarının ihtiyaç duyduğu verileri toplayacak.

Türkiye İş Bankası’nın ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunduğu ‘Deniz Kâşifi’ adlı glider cihazı, gemilerden bağımsız olarak denizlerde ölçüm yaparak bilim insanlarının ihtiyaç duyduğu verileri toplayacak.



Türkiye İş Bankası ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), denizlerimizdeki yaşama dair bilimsel ve akademik çalışmalara destek olmak üzere bir iş birliğine gitti. Denizlerle ilgili araştırma yapan bilim insanları, akademisyenler ve araştırmacılar açısından büyük önem taşıyan iş birliği kapsamında, İş Bankası, Fransa’da üretilen ve ‘Deniz Kâşifi’ adı verilen, ülkemizde ilk kez kullanılacağı belirtilen insansız su altı planörü glider cihazını, ODTÜ bünyesindeki Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sundu. ‘Deniz Kâşifi’nin üniversiteye teslimi vesilesiyle İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu ve bilim dünyasından konukların katılımıyla bir tanıtım toplantısı düzenlendi.



Gemiden bağımsız 100 güne kadar ölçüm yapabiliyor ve 1000 metre derinliğe inebiliyor


Yapılan açıklamaya göre, deniz altında gemiden bağımsız olarak belirlenen bir rota çerçevesinde 100 güne kadar ölçüm yapabilen ve 1000 metre derinliğe kadar inebilen cihaz, yüzeye çıktığında topladığı verileri belli aralıklarla uydu sistemi üzerinden bilim insanlarına aktarabiliyor. Sıcaklık, tuzluluk, oksijen, klorofil, bulanıklık gibi su kolonunun özelliklerini ölçebilen çok çeşitli sensörlerle donatılan glider cihazı, her türlü koşulda oşinografik ölçümler için kullanılabiliyor. Cihazı dünyadaki benzerlerinden ayıran en önemli özelliği ise üzerinde taşıdığı gerçek zamanlı azot ölçebilen sensörü. Bu sensör, şu anda denizlerde besin tuzu ölçümü yapabilen en son teknolojiyi içeriyor.



Kirliliğin önlenmesi ve ekosistemin sürdürülebilirliğinde yol gösterici olacak


Cihaz, iklim değişikliğinin denizlerdeki olumsuz etkileri başta olmak üzere veri ihtiyacı çok fazla olan sorunların tespit edilmesi, takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınabilmesi, çözüm önerilerinin geliştirilebilmesi için veri toplayacak. ‘Deniz Kâşifi’ topladığı verilerle denizlerimizin sağlığının korunması, kirliliğin önlenmesi ve giderilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması başta olmak üzere denizlerimizdeki ekosistemin sürdürülebilirliğinde bilim dünyasına yol gösterici olacak.



Cihazın topladığı verilerden elde edilen sonuçlardan, denizlerle ilgili araştırma yapan ülkemizdeki tüm bilim dünyası, akademisyenlerin yanı sıra karar vericiler de yararlanabilecek.



“Kaynakların sınırsız olduğunu düşünerek başladığımız yolculukta sınırlara yaklaşıyoruz”


İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, toplantıda şöyle konuştu: “Aklıyla, muhakeme gücüyle, iletişim becerileri ve hayal kurma kabiliyeti ile diğer türlerden ayrışan, araç gereç geliştirme yetenekleriyle diğer türlerden üstün olan insanoğlu, üzerinde yaşadığı gezegenin sonunu getirme konusunda da bu üstünlüklerini kullanmada kararlı ve emin görünüyor. Boş ve çok güzel bir gezegende kaynakların sonsuz, sınırsız olduğunu düşünerek başladığımız yolculukta, yavaş yavaş sınırlara yaklaştığımızı görüyoruz.”



Savaşlar, yoksulluk, göçlerle susuzluk, kıtlık ve çevre kirliliği arasında çok yakın bir ilişki bulunduğuna dikkat çeken Aran, “İhtiyacımızdan fazlasını tüketerek, yok ederek, kirleterek acımasızca ve düşüncesizce, büyük bir hırsla, kaybet-kaybet anlayışıyla hareket ediyoruz. Yakın geçmişte başlayan savaş, enerji ve gıda krizi, su baskınları ve orman yangınları bizi kendimize getirmeye maalesef yetmedi” dedi.



2021 yılında Marmara Denizi’nde görülen müsilajı hatırlatan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir sabah uyandığımızda masmavi denizimizin üzerinde daha önce hiç görmediğimiz adını da daha sonra öğrendiğimiz müsilaj gerçeğiyle yüzleştik. Bilim insanlarımızın yıllarca dile getirdikleri, kendilerine dert edindikleri gerçekleri ve riskleri anlayabilmemiz için illa görmemiz, yaşam kalitemizi etkileyecek boyutlara yükselmesini beklememiz gerekiyor. İşte bizlere, kurumlara düşen görev, o gün gelmeden sorumluluk almak ve elimizi taşın altına koymaktır.”



“Cihaz, geleceğe dair umudumuzun göstergesi olması açısından bizim için çok anlamlı”


Üniversitenin kullanımına sundukları ‘Deniz Kâşifi’nin, böyle bir sorumluluk ve inisiyatife örnek olduğunu vurgulayan Aran, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde deniz kirliliği konusundaki bilimsel ve akademik çalışmalara destek olacak cihazın denizlerle ilgili yürütülen bilimsel ve akademik çalışmaların daha verimli ve büyük ölçekli yapılabilmesine olanak sağlayacağını ifade etti.



Hakan Aran, “Cihaz, geleceğe dair umudumuzun bir göstergesi olması açısından bizim için çok anlamlı. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına girerken ‘önemli olan geçmişten ne getirdiğimiz değil, bizim geleceğe ne götüreceğimiz’ anlayışıyla, ‘dünya bizim gelecek bizim’ diyerek sürdürdüğümüz bu yolculukta inisiyatif almaya devam edeceğiz” dedi.



“Amacımız denizlerden planlı, sürdürülebilir ve daha verimli faydalanmak “


Glider cihazıyla iklim değişikliği başta olmak üzere denizlerde birçok soruna çözüm geliştirebilecek çalışmaların mümkün olacağını belirten Rektör Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, “Bu kapsamda denizlerimizin daha iyi anlaşılması ve ekosistem sağlığının durumunu daha iyi tespit edilmesi sağlanacak. Bunun, İş Bankası ile denizlerimiz üzerindeki iş birliğimizde çok önemli bir başlangıç olduğuna inanıyoruz. Bilimsel mükemmeliyet önceliğimiz yanında üniversite-sanayi iş birliği vizyonumuzu da desteklemek amacıyla bir süre önce bünyemizde bir İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi kurduk. Bu merkez çatısı altında da özellikle topumu bilinçlendirme, kapasite geliştirme ve farkındalık konularında İş Bankası ile iş birliğini çok önemsiyoruz. Ülke ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak denizlerden planlı, sürdürülebilir ve daha verimli faydalanmak adına bu proje süresince yürütülecek çalışmalara herkesi katkı vermeye davet ediyorum. Umuyorum ki İş Bankası ile denizlerimiz üzerine başlattığımız bu iş birliği güçlenerek devam edecek ve en başta Marmara Deniz olmak üzere tüm denizlerimizin sağlığına yönelik çığır açıcı çalışmalara ve çözümlere yönelik adımlar atılacaktır.’’



“Daha temiz bir dünya için çalışıyoruz”


Prof. Dr. Barış Salihoğlu da Deniz Kaşifi, glider gibi mobil otonom cihazların, esasında merkezinde ODTÜ Bilim gibi oşinografik araştırma gemileri olan, gemi, sabit ve mobil araç ve cihazları içeren entegre gözlem sistemleri içerisinde anlam ve etki oluşturacağını söyledi. Deniz Kâşifi’nin, bu yönde atılmış kritik bir adım olduğunun altını çizen Prof. Dr. Salihoğlu, “Bu tür gözlem sistemleri, umarız ülkemizde artarak yayılacak. Bu konuda çalışmak isteyen her kuruma destek olmaya hazırız. Deniz Kâşifi’nin, Türkiye İş Bankası ile deniz araştırmalarıyla ilgili iş birliğinde çok önemli bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. İş Bankası ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitümüz iş birliğini toplumu bilinçlendirme, deniz ve iklim okuryazarlığını arttırma yönünde de ilerletmek arzusundayız. Gerek DEKOSİM - Deniz Ekosistem ve İklim Araştırmaları Merkezi gerek yeni kurulan ODTÜ İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi kapsamında yeni fikirler ve projeler geliştiriyoruz. Umudumuz gelecek nesillere daha mavi denizler, daha temiz bir dünya bırakabilmek.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Muğla ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ yazma eser sergisi açıldı Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Tören öncesi MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Programda; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz serginin önemine değinen birer konuşma yaptı. Yazma eserlerin korunması, tanıtılması ve toplumla buluşturulmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğine değinen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, serginin kültürel farkındalığın artmasına katkı sağlayacağını ve gençlerde tarih bilinci ile aidiyet duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programının ardından davetliler, Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’ndeki sergi alanına geçti. Programa Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ile protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Anadolu’nun önemli düşünce ve kültür merkezlerinden biri olan Muğla’nın yetiştirdiği sufi, şair ve eğitimcilerden Şâhidî İbrahim Dede’nin hayatı, eserleri ve ilmî çevresini konu alan sergide, yazma eser geleneğinin seçkin örnekleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında davetliler sergiyi dolaşarak eserler hakkında bilgi aldı. Şâhidî İbrahim Dede’nin düşünce dünyası ve Muğla’nın kültürel hafızasındaki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sergi aracılığıyla, bölgenin tarihî ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. Programda ayrıca, Muğla’nın önemli manevi ve kültürel miraslarından biri olan Şâhidî Camii ve Türbesi’nin bakım ve yeniden restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu. Gerçekleştirilecek çalışmaların, şehrin tarihî ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacağı belirtildi. ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, 11 Mayıs - 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında MSKÜ Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.