ASAYİŞ - 18 Nisan 2023 Salı 11:34

İstanbul’da şok operasyon: 1 milyon dolarlık elmas ele geçirildi

A
A
A
İstanbul’da şok operasyon: 1 milyon dolarlık elmas ele geçirildi

İstanbul’un tarihi ticaret merkezlerinden Kapalıçarşı’da düzenlenen operasyonda, piyasa değeri 20 milyon lirayı bulan ve 61,38 karat olduğu değerlendirilen ham elmas ele geçirildi.

İstanbul’un tarihi ticaret merkezlerinden Kapalıçarşı’da düzenlenen operasyonda, piyasa değeri 20 milyon lirayı bulan ve 61,38 karat olduğu değerlendirilen ham elmas ele geçirildi. Elmasla bağlantılı Suriye kökenli 4 mücevher kaçakçısının yakalandığı bildirildi.


Edinilen bilgiye göre, polisi alarma geçiren yasadışı elmas kaçakçılığı İstanbul’daki tarihi Kapalıçarşı’da yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ilk etapta yabancı uyruklu 2 kişinin, tarihi Kapalıçarşı’da kaçak elmas satmaya çalıştığı istihbaratına ulaştı. Alınan istihbarat üzerine 12 Nisan’da geniş çaplı çalışma gerçekleştiren ve çarşı çevresinde takip başlatan polis, ilk olarak işlenmemiş ham elması satacaklarından şüphelenilen Suriye uyruklu M.M.D. ve M.F.M. ile bu elması alacak olan işyeri sahibi M.A. ve A.A. adlı 4 Suriyeliyi tespit etti. Bölgede sivil kıyafetle “müşteri” kılığında dolaşarak çarşı çevresinde tedbir alan emniyet ekipleri, kuşkulu davranışlarda bulunan alıcı ve satıcı durumundaki 4 kişiyi takibe aldı. Bu şüphelileri takibe alan ekipler, adım adım izledikleri söz konusu şüphelilere yönelik operasyon için savcılıktan izin aldı. Adli karar ile operasyonun düğmesine basan İstanbul Mali Şube Polisi, işyerine baskın düzenledi. Elmas kaçakçılarının işyerinde 2 parça halinde 61,38 karat işlenmemiş elmas ele geçirildi. Polis ekiplerinin, pırlanta uzmanları ile yaptığı inceleme sonucunda ele geçirilen elmasın orijinal olduğu ve ön ekspertiz raporuna göre piyasa değerinin yaklaşık 1 milyon doları bulduğu (20 milyon lira) öğrenildi. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin ele geçirdiği elmasın operasyon kapsamında ele geçirilen iki parça halindeki elmasın Afrika üzerinden önce Suriye’ye, oradan da yasa dışı yollarla Türkiye’ye getirildiği belirlendi. Yurda nasıl sokulduğu ve hangi Afrika ülkesinden getirildiği araştırılan elmasla ilgili yürütülen operasyonun, ülke tarihinin en önemli elmas operasyonlarından biri olduğu ifade ediliyor. Yakalanan şüpheliler, polisteki ifade işlemlerinden sonra adliyeye sevk edildi. 4 Suriyeli, savcılık sorgularının ardından adli kontrol şartı ile salıverildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.