- 30 Nisan 2023 Pazar 09:22

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdür Yardımcısı Şimşek: "Türkiye’nin yarısı oyun oynuyor"

A
A
A
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdür Yardımcısı Şimşek: "Türkiye’nin yarısı oyun oynuyor"

Dünyada her yıl ivme kazanan ve en fazla yatırım alan sektörlerden olan dijital oyun sektöründe gençlerin önü açılıyor.

Dünyada her yıl ivme kazanan ve en fazla yatırım alan sektörlerden olan dijital oyun sektöründe gençlerin önü açılıyor.


Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonuyla yürütülen “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon için Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi” toplantısında konuşan Batı Balkanlar ve Türkiye Bölge Başkanı Tamer Kılıç, “Bu proje, Türkiye’de geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin ve Türk vatandaşlarının yeteneklerinin ekonomiye kazandırılması için hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda Türkiye’de istihdam oluşturmak ve üretimi artırmak için değişik içeriklerle çalışıyoruz. Bunun ötesinde ise girişimcilik eko-sistemini geliştirmek üzere çalışmalar yürütüyoruz. Burada iki stratejik amacımız olduğunu belirtmek isterim. İlki hem Türk vatandaşları hem de Suriyeliler için istihdamı arttırmak, ikincisi ise genel anlamda Türk ekonomisinin üreterek büyümesine katkı sağlamak. Bu çalışmaları yaparken Türkiye’nin ulusal ve yerel düzeyde kalkınma hedeflerini önemsiyoruz. Kalkınmanın ivmelenmesi adına hibelerle istihdam oluşturmaya çalışıyoruz. Bu süreçte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yürümek bizler için çok önemli. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile eşgüdüm halinde mobilya, ayakkabı, tekstil, gıda, makine ve yenilikçi sektörlerde Avrupa Birliği’nden aldığımız finansal desteği değerlendirmek üzere çalışıyoruz. Umuyoruz ki bu etkinlikle birlikte fikirleriniz gelişir ve yatırım için destek bulur, bizde hibe programlarımızla bu çalışmalara devam ederiz” dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Şimşek ise Türkiye’nin genç nüfusuyla büyük bir potansiyel arz ettiğine dikkat çekerek, “Son dönemde, özellikle yenilik tabanlı girişimlerimizin başarısı herkes tarafından biliniyor. Bu tür etkinliklerde bu başarılara ivme kazandıran etkenler. Bir çok bileşeni içinde barındıran ve 32,5 milyon avroluk bütçesi ile oldukça büyük bir proje. Kobilerden kooperatiflere, genç ve yenilikçi fikri olan girişimcileri desteklemek üzere birçok boyutu var. Bu anlamda bugüne kadar 100’ün üzerinde projeyi finanse ettik ve destekledik. Projelerde kadınların ve gençlerin girişimcilik potansiyelinin desteklenmesi de önemli hedeflerden biri. Biz Bakanlık olarak bu tarz projelerle ekonominin farklı alanlarında müdahaleler geliştiriyoruz. Bu müdahalelerin en önemlisi de girişimcilik tarafı, çünkü biz ülkemizin girişimcilik tarafında yüksek bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Eğitim ve kapasite geliştirme etkinlikleri ile girişimcilik ekosistemini canlı tutmaya çalışıyoruz. Çocukların ve gençlerin, hatta ilkokul çağındakilerin girişimci olabilmesi için onlara sanal şirketler kurduruyor ve fikirlerini realize edecek işler yapmalarını sağlıyoruz. Yani girişimciliği genç yaşlardan itibaren ele almayı çalışıyoruz. İş fikri olan gençlerin bir araya gelmesini önemsiyor, kurduğumuz alt yapıların verimli kullanılmasını hedefliyor ve girişimlerin finansmana erişimine öncelik veriyoruz. Bu noktada, bazen hibe şeklinde, bazen kredi vermek ve kredinin faizini karşılamak suretiyle farklı uygulamalar geliştiriyoruz. Bunlardan en önemlisi de son dönemde uygulamaya koyduğumuz girişim sermayesi fonu uygulamaları. Türkiye son dönemde oyun sektörüyle adını duyuran bir ülke. Küresel çapta başarılı şirketlerimizin oyun sektöründen çıktığını biliyoruz. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de bizim teknolojiye olan yatkınlığımız ve genç nüfusumuz. Türkiye’de oyun oynayan büyük bir kitle var ve bu kitle bir takım kabiliyetlerle birleşince büyüme potansiyeli olan şirketlerimizin çıkmaması mümkün değil. Dünya oyun sektörü 200 milyar dolarlık bir hacme sahip, animasyon sektöründe ise 400 milyar dolarlık bir hacim söz konusu. Türkiye’de ise oyun sektörünün 1,2 milyar dolarlık bir ekonomik hacmi olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de oyun oynayan nüfus sayısı 42 milyon, yani nüfusun yarısı oyun oynuyor. Dolayısı ile bu büyük bir pazar ve gelişme potansiyeli de aynı ölçüde yüksek. Biz Bakanlık olarak projelerimizle birlikte bu alanı sürekli desteklemeye çalışıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Evde tansiyon ölçümünde dikkat edilmesi gerekenler Özel Denizli Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şeyma Akan İlhan, evde tansiyon ölçümünün nasıl yapılması gerektiğini ve 40 yaş üzeri bireyleri düzenli olarak ölçüm yapmaları konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şeyma Akan İlhan, evde tansiyon ölçümünün doğru şekilde yapılmasının erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tansiyon ölçümünden önce mutlaka 5-10 dakika dinlenilmiş olması gerektiğini ifade eden Dr. İlhan, son 30 dakika içinde çay, kahve ve sigara tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ölçüm sırasında kişinin oturur pozisyonda, sırtı yaslanmış halde olması gerektiğini vurgulayan Dr. İlhan, kolun kalp hizasında tutulmasının ve bacak bacak üstüne atılmaması konusunda uyarılarda bulundu ve bu hususların dikkat edilmediğinde yanlış sonuç alınılacağını söyledi. Tansiyon aletinin manşonunun kola ne çok sıkı ne de çok gevşek bağlanması gerektiğini belirten İlhan, ölçüm esnasında konuşulmaması gerektiğinin de altını çizdi. Ailesinde tansiyon hastalığı bulunan bireyler ile özellikle 40 yaş üzerindeki kişilerin evde belirli aralıklarla tansiyon ölçümü yapmasının erken tanı açısından önemli olduğunu ifade eden Dr. İlhan, tansiyonun uzun süre belirti vermeden yüksek seyredebildiğini söyledi. Yüksek tansiyonun göz, kalp, beyin ve böbrek sağlığını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren İlhan, erken tanı ve düzenli takibin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Ayrıca uzun süredir aynı tansiyon ilacını kullanan hastaların da ölçümü ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. İlhan, "İlaç kullanan bireyler, herhangi bir şikayetleri olmasa bile belirli aralıklarla tansiyonlarını ölçmeli ve anormal bir değerle karşılaştıklarında mutlaka hekime başvurmalıdır" dedi.
Bursa Başkan Mustafa Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’deki dünya sıcaklığına 2025’te ulaşıldı Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. "Türkiye, su kıtlığı çeken ülke durumuna gelebilir" Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi. "Suyu nasıl koruyacağımızı konuşmalıyız" Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Su seviyesi 250 metrenin altına indi" Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. "Üretim ile su arasında yeni bir denge kurmalıyız" Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu. "Geri kazan, yeniden değerlendir" Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu çerçevede ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.
Ankara Bakan Tunç: "Hakikatle güçlenen bilirkişilik, güven veren yargının teminatıdır" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargının güvenilirliğinin güçlü ve nitelikli bir bilirkişilik müessesesiyle mümkün olduğunu vurguladı. Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bilirkişilik kurumunun yargılamada özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hâkim ve savcılara alanında uzman kişiler tarafından tarafsız ve bilimsel görüş sunulmasını sağladığını belirtti. Tunç, yargılamada bilimsel ve teknik bilginin doğru değerlendirilmesinin güçlü ve güvenilir bir bilirkişilik sistemiyle mümkün olduğunun altını çizdi. Bu anlayışla bilirkişiliği liyakat, eğitim ve etik ilkeler temelinde yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Bakan Tunç, temel ve yenileme eğitimlerinin ihtiyaca uygun şekilde yaygınlaştırıldığını, denetim ve performans değerlendirmeleriyle hesap verebilirliğin esas alındığını kaydetti. Tunç, bugüne kadar 221 bin 122 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 33 bin 61 kişiye ise bilirkişi yenileme eğitimi verildiğini açıkladı. Görevini gereği gibi yerine getirmeyenler hakkında denetim ve soruşturma süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirten Bakan Tunç, yapılan denetimler sonucunda 5 bin 926 uyarma, 3 bin 381 geçici süreyle listeden çıkarma, 2 bin 79 kişiye kalıcı olarak sicil ve listeden çıkarma, 288 kişiye ise bilirkişilik yapmaktan yasaklama yaptırımı uygulandığını bildirdi. Yargı mercilerinin ihtiyaçları doğrultusunda Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar’da düzenlemeler yaptıklarını aktaran Tunç, bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanları ile bu alanlarda aranan niteliklerin güncellendiğini ifade etti. Tunç, ayrıca ilk kez gayrimenkul değerleme alanında özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik başvurularının alınmaya başlandığını duyurdu. Bilirkişilik başvuru süresi 16 Şubat tarihine kadar uzatıldı Nitelikli uzmanların sisteme katılımını teşvik etmek amacıyla yeni bilirkişi listelerinin liyakat ve uzmanlık esasına göre yeniden belirlendiğini belirten Tunç, vatandaşlardan gelen yoğun talepler doğrultusunda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için bilirkişilik başvuru süresinin 16 Şubat tarihine kadar uzatıldığını da açıkladı. Bakan Tunç, bilirkişilik sistemini daha da güçlendirecek bu adımların yargı camiasına ve millete hayırlı olmasını diledi.
Bursa Başkan Karabatı, emekçileri kahvaltıda ağırladı Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin dört bir yanında fedakârca görev yapan saha personelini kahvaltı programında ağırladı. Destek Hizmetleri, Fen İşleri, Temizlik İşleri ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü çalışanlarının katıldığı programda birlik ve dayanışma vurgusu yapan Karabatı, personelin özverili çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Karabatı, saha personelinin belediye hizmetlerinde vatandaşla en güçlü bağı kurduğunu belirterek, emek ve özverinin karşılıksız kalmayacağını ifade etti. Karabatı, "Vatandaşa en çok dokunan sizlersiniz. Ben sizlerle gurur duyuyorum" sözleriyle personeline teşekkür etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Başkan Karabatı, sahada görev yapan personelle tek tek ilgilenerek emekleri için teşekkür etti. Göreve geldikleri günden bu yana ekip ruhuyla hareket ettiklerini vurgulayan Karabatı, 2025 yılının Karacabey Belediyesi açısından oldukça verimli geçtiğini belirtti. Personelin sorun ve taleplerine her zaman açık olduğunu dile getiren Karabatı, belediyede birlik ve dayanışma anlayışının altını çizdi. "Ben her zaman yanınızdayım. Derdinizi, sıkıntınızı bizzat benimle de paylaşabilirsiniz. Çünkü bizler bir bütünüz" diyen Karabatı, çalışanların sahadaki mücadelesini yakından takip ettiğini belirtti. "Halk için, hizmet için varız" Yeni yıl temennilerini de paylaşan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 2026 yılının kazasız, belasız ve verimli geçmesini dileyerek, "Halk için, hizmet için var olduğumuzu asla unutmayalım. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu özverili çalışmaların 2026 yılında da aynı kararlılıkla devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. Kahvaltı programı, hatıra fotoğrafı çekimi ve personelin Başkan Karabatı ile birebir sohbet etmesiyle sona erdi.