GENEL - 20 Mayıs 2023 Cumartesi 14:42

TİKA Başkan Yardımcısı Urdun: “Afrika’nın sorunları, Türkiye’nin sahip olduğu tecrübe ve birikimle Afrikalılarla gayet güzel çözülebilir"

A
A
A
TİKA Başkan Yardımcısı Urdun: “Afrika’nın sorunları, Türkiye’nin sahip olduğu tecrübe ve birikimle Afrikalılarla gayet güzel çözülebilir"

Afrika’da yaşam standartlarını yükseltmek için geçici ve kısa vadeli çözümler yerine kalıcı projeleri hayata geçiren TADD, 25 Mayıs Afrika Birliği’nin kuruluşunun 60. yılı sebebiyle paneller düzenledi.

Afrika’da yaşam standartlarını yükseltmek için geçici ve kısa vadeli çözümler yerine kalıcı projeleri hayata geçiren Tüm Afrika’nın Dostları Derneği (TADD), 25 Mayıs Afrika Birliği’nin kuruluşunun 60. yılı sebebiyle paneller düzenledi.


Afrika’nın birlik olmak için attığı ilk adım olan ve sömürgeciliğin pençesinden kurtulmak için gerçekleşen ilk hareket olan Afrika Birliği’nin kuruluşunun 60. yılında düzenlenen etkinliğe, Tüm Afrika’nın Dostları Derneği (TADD) Başkanı Dr. Bilgehan Güntekin, TİKA Başkan Yardımcısı Rahman Nurdun ve Afrika kıtasından gelen misafirler katıldı. Tüm Afrika’nın Dostları Derneği (TADD) Afrika kıtasındaki ülkelerde yaşayan insanların yaşam standartlarını yükseltmek için tüm gücüyle seferber olurken, burada yaşayan insanların su, barınma, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçların yoksunluğunu giderebilmek adına da, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Derneğin 25 Mayıs Afrika Birliği’nin kuruluşunun Afrika Günü olarak kutlanmasının 60. yılına özel düzenlediği panelde Afrika’nın bağımsızlık, aralarında birlik, sağlık ve eğitim gibi konularda nasıl daha ileri gidebileceği hakkında konular görüşüldü.


Tüm Afrika’nın Dostları Derneği Başkanı Dr. Bilgehan Güntekin, “Afrika’nın sorunlarını, nasıl Afrikalılar çözer diyor ve inanıyorsak Afrika’nın tam bağımsızlığını da muhakkak ki Afrikalı kardeşlerimiz gerçekleştirecektir. Bu kardeşlerimizin bir kısmı bugün bu salonda bizimle beraberler. Geleceğin Mandelaları, Lumumbaları ve Thomas Sankaraları bugün bu salonda bizimle beraberler. Öğrenci kardeşlerimin her zaman söylediğim gibi geleceğin bağımsız ve güçlü Afrika’sının mimarları kurucusu sizler olacaksınız. Tarih bu şerefli yükü omuzlarınıza yüklemiş durumda bunu başaracağınıza inancımız tam. Afrika’nın bu tam bağımsızlık yolculuğunda Türkiye ve TADD olarak ön koşulsuz destek olmaya ve yol arkadaşlığı yapmaya hazırız. Bugün Afrikalı ihtiyacı olan daha fazla sömürü veya acıma değil yeni fırsatlar ve adalettir. Sözlerime son verirken Fransızların 1789 tüm dünyaya haykırdıkları özgürlük, eşitlik ve kardeşlik sloganının sadece Batı medeniyeti için değil, tüm insanlık ve Afrika’nın geçerli olduğu günleri en yakın zamanda Görmek umuduyla hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” dedi.


Türk İşbirliği ve Koordinasyon Başkanlığı (TİKA) Başkan Yardımcısı Rahman Urdun, “Afrika’nın sorunları, Türkiye’nin sahip olduğu tecrübe ve birikimle Afrikalılarla gayet güzel çözülebilir. Bu ilke çerçevesinde, Türkiye - Afrika ilişkilerinin geliştirilmesi en temel öncelik olarak belirlenmiştir. Bunun için de meslek edindirme merkezlerinden, tarımsal kalkınma projelerine, hastane ve okul inşasından, kadın girişimciliğini desteklemeye kadar ihtiyaçlara göre projeler ortaya çıkar. Kıtanın farkındalığı artırmaya ve kıta insanı ile doğrudan temas kurmak amaçlanmaktadır. Sektör olarak sağlık sektörü çok önemlidir. TİKA’nın Afrika faaliyetlerinde sağlık sektörü öncelikli olmaktadır. Sağlık alanında gerçekleşen projelerde, tüm kamu kurumu kuruluşları ile tüm STK’larla Türkiye’nin dost ve kardeş elinin Afrika kıtasına uzanmasında işbirliği ve koordinasyon halinde hareket edilmektedir” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’ 9-15 Mayıs Dünya Çölyak Haftası kapsamında uzmanlar uyarıyor: Toplumda her 100 kişiden 1’ini etkileyen çölyak hastalığı çoğu zaman sessiz ilerliyor, tanı gecikebiliyor. Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koruk, Çölyak hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Genetik yatkınlığı olan bireylerde ortaya çıkan bu kronik hastalığın, ince bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini bozduğunu belirten Koruk, erken tanı, doğru diyet ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Gluten hassasiyeti ince bağırsakta kalıcı hasara yol açabiliyor" Çölyak hastalığının temelinde gluten proteinine karşı gelişen anormal bağışıklık yanıtının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. İrfan Koruk, şu bilgileri verdi: "Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gliadin ve glutenin proteinlerinden oluşur. Bu proteine karşı gelişen hassasiyet sonucunda ince bağırsakta besin emilimini sağlayan villus adı verilen yapılar düzleşir ve hasar görür. Bu durum vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinin emilememesine neden olarak çok sayıda sistemik soruna yol açabilir." ’’Toplumda görülme sıklığı yüzde 1’e yakın’’ Dünya genelinde çölyak hastalığının görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 olduğunu belirten Koruk, tanı almamış hasta sayısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti: "Birçok hasta hafif veya atipik belirtiler nedeniyle uzun süre tanı alamayabiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine ve farklı organ sistemlerini etkilemesine neden oluyor." ’’Belirtiler sadece bağırsakla sınırlı değil’’ Çölyak hastalığının çok geniş bir klinik tabloya sahip olduğunu belirten Koruk, belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini söyledi: "Şişkinlik, kronik ishal veya kabızlık, karın ağrısı, yağlı ve kötü kokulu dışkı gibi sindirim sistemi bulgularının yanı sıra; açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk sık görülür. Bunun dışında demir eksikliği anemisi, kemik erimesi (osteoporoz), boy kısalığı, diş minesi bozuklukları ve kaşıntılı deri döküntüleri gibi bağırsak dışı bulgular da çölyak hastalığının önemli ipuçlarıdır." Tanı sürecinde doğru zamanlama kritik Tanı yöntemlerine değinen Prof. Dr. Koruk, şu uyarıda bulundu: "Kan testleri ile gluten ve bileşenlerine karşı oluşan antikorların ölçülmesi tanıda yol göstericidir. Ancak test öncesinde glutensiz diyete başlanması yanlış sonuçlara neden olabilir. Antikor testi pozitif olan bireylerde kesin tanı için endoskopi ile ince bağırsaktan biyopsi alınması gereklidir." "Tek tedavi ömür boyu glutensiz diyet" Çölyak hastalığında ilaç tedavisinin bulunmadığını belirten Koruk, tedavinin temelini beslenme düzeninin oluşturduğunu söyledi: "Buğday, arpa ve çavdar içeren tüm ürünler kesinlikle tüketilmemelidir. Ekmek, makarna, hamur işleri başta olmak üzere bu tahılları içeren tüm gıdalardan kaçınılmalıdır. Ayrıca işlenmiş gıdalarda gizli gluten bulunabileceği için etiket okuma alışkanlığı büyük önem taşır." Gizli gluten kaynaklarına dikkat Glutenin sadece temel gıdalarda değil, birçok işlenmiş üründe de bulunabileceğini vurgulayan Koruk, şu bilgileri paylaştı: "Hazır çorbalar, bulyonlar, salata sosları, soya sosu, paketli baharat karışımları ve işlenmiş et ürünleri riskli olabilir. Ürün içeriklerinde ‘hidrolize bitkisel protein’, kaynağı belirtilmemiş ‘nişasta’ veya ‘aroma verici’ ifadeleri varsa dikkatli olunmalı, gerekirse üretici firmadan bilgi alınmalıdır." İçecekler ve yulaf tüketimi konusunda uyarı "Bira, boza ve malt içeren içecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Yulaf doğal olarak gluten içermese de üretim sırasında buğdayla temas edebileceği için çapraz bulaşma riski taşır. Bu nedenle yalnızca ‘glutensiz’ sertifikalı yulaf ürünleri tercih edilmelidir." Güvenli gıdalarla sağlıklı beslenmek mümkün Glutensiz beslenmenin doğru planlandığında sağlıklı bir şekilde sürdürülebileceğini belirten Koruk, şu önerilerde bulundu: "Pirinç, mısır, patates, kinoa, karabuğday gibi tahıllar; et, balık, yumurta ve baklagiller; katkısız süt ve süt ürünleri; taze sebze ve meyveler güvenle tüketilebilir. Çiğ ve katkısız kuruyemişler de beslenmede yer alabilir." Çapraz bulaşma ciddi risk oluşturuyor Ev ortamında bile gluten bulaşmasının bağırsak hasarını tetikleyebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Koruk, şu uyarılarda bulundu: "Aynı kesme tahtası, tost makinesi, kaşık veya süzgeçlerin kullanılması bulaşmaya neden olabilir. Kavanoz ürünlere glutenli ekmekle temas eden bıçakların sokulması dahi risklidir. Bu nedenle çölyak hastaları için ayrı mutfak ekipmanları kullanılmalı ve maksimum hassasiyet gösterilmelidir." Dışarıda yemek yerken bilinçli olunmalı Restoranlarda yemek yerken çölyak hastalığının mutlaka belirtilmesi gerektiğini söyleyen Koruk, "Personelden özel hazırlık talep edilmeli, çapraz bulaşma riski göz önünde bulundurulmalıdır" dedi. Diyetin dengeli olması önemli Glutensiz diyetin bazı besin öğeleri açısından yetersiz kalabileceğine dikkat çeken Koruk, şu değerlendirmede bulundu: "Glutensiz diyet bazen lif, demir ve B vitaminleri açısından fakir olabilir. Bu nedenle sadece paketli glutensiz ürünlere yönelmek yerine, besin değeri yüksek doğal gıdalar tercih edilmelidir." "Uzman takibi ihmal edilmemeli" Hastalığın düzenli takip gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koruk, sözlerini şöyle tamamladı: "Çölyak hastaları mutlaka bir gastroenteroloji uzmanı tarafından izlenmeli, gerekli durumlarda tetkikler ve endoskopik değerlendirmeler yapılmalıdır. Diyete uyumsuzluk durumunda hastalık ilerleyerek farklı organ ve sistemlerde ciddi sorunlara yol açabilir."
İstanbul Dünya Ralli Şampiyonası’nın Portekiz ayağında Ali Türkkan birinci oldu Castrol Ford Team Türkiye, Dünya Ralli Şampiyonası’nın Portekiz ayağını Junior WRC sınıfında birincilikle tamamladı. Ali Türkkan-Oytun Albayrak ikilisi, zorlu Portekiz Rallisi’nde elde ettikleri bu birincilikle şampiyonada liderle puan farkını iki puana kadar indirerek Türk bayrağını podyumda gururla dalgalandırdı. İkili geçen yıl Akropol Rallisi’nin ardından kariyerlerindeki üçüncü WRC zaferini Portekiz’de elde ederken, bu sonuçla üst üste ikinci galibiyetlerini kazandı. Türkiye’nin önde gelen motorsporları takımlarından Castrol Ford Team Türkiye, Dünya Ralli Şampiyonası’nın Portekiz ayağını sınıfında birincilikle tamamlayarak önemli bir başarı elde etti. Türkkan - Albayrak ikilisi, zorlu Portekiz Rallisi’nde Türk bayrağını birincilik kürsüsünde gururla dalgalandırdı. Yarışta mücadeleyi önde sürdüren fakat yaşanan talihsiz bir teknik sorun nedeniyle zaman kaybeden Ali Türkkan - Oytun Albayrak ikilisi, Portekiz Rallisi’nin son günü gösterdikleri olağanüstü performansla tabloyu tersine çevirmeyi başardı. Yarışın başından sonuna kadar sergiledikleri azim ve motivasyonla göz dolduran ekip Junior WRC’de birinciliğe ulaşarak ralliseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Portekiz’in Porto, Lousa ve Arganil şehirlerinde düzenlenen ve toplam 23 etapta koşulan rallinin üçüncü gününden itibaren etkili olan yağmurlu ve değişken hava koşulları sürücülere adeta meydan okudu. 2026 Dünya Ralli Şampiyonası’nda Türk ekibin üçüncü yarışı olan Portekiz Rallisi, seyircinin büyük ilgi gösterdiği adrenalin dolu etapları, teknik olarak oldukça zorlayıcı parkurlarıyla sezon takviminin en önemli yarışlarından biri kabul ediliyor. Şampiyonanın en köklü ve ikonik etaplarından biri olarak gösterilen ve 1967’den bu yana WRC takviminde yer alan Portekiz Rallisi, kumlu ve çamurlu toprak zeminde sıklıkla kayalık ve çukurların ortaya çıktığı zorlu sürprizlerle sürücülere heyecan dolu anlar yaşatan karakteriyle ayrışıyor. Dünya Ralli Şampiyonası’nda bir sonraki durak: Finlandiya Rallisi Murat Bostancı’nın koçluğunda şampiyonluk hedefine ilerleyen Castrol Ford Team Türkiye Ekibi, Dünya Ralli Şampiyonası’nın kendileri için bir sonraki ayağı olan Finlandiya Rallisi’nde şampiyonluğu kovalamaya devam edecek. Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak’ın 30 Temmuz - 2 Ağustos tarihlerinde Türkiye’yi temsil edeceği Finlandiya Rallisi, Dünya Ralli Şampiyonası’nın en hızlı parkurlarına ev sahipliği yapıyor. Castrol Ford Team Türkiye, şampiyonluk yolunda yükselişini sürdürüyor Son iki sezonda Dünya Ralli Şampiyonası JWRC sınıfında ülkemize üst üste dünya üçüncülükleri kazandıran Castrol Ford Team Türkiye ekibi, zorlu Hırvatistan ve Portekiz rallilerinde elde ettiği derecelerle iddiasını koruyor. Takım , geçen yılki Acropolis Rallisi, bu yılki Hırvatistan Rallisi ve şimdi de Portekiz Rallisi’nde elde ettiğikleri sonuçlarla, Türkiye motor sporları tarihinde bir WRC kategorisinde üç kez birincilik kazanan ilk ekip olarak adlarını tarihe yazdırdı. İkili, Portekiz Rallisi’ndeki bu başarılarıyla şampiyonluk koşusunu ilk sırada sürdürüyor. Bir önceki yarış olan Hırvatistan Rallisi’nde elde ettikleri sonuçla, Türkiye motor sporları tarihinde bir WRC kategorisinde ikinci kez birincilik kazanan ilk ekip olarak adlarını tarihe yazdırdı. Ali Türkkan ve Oytun Albayrak ikilisi başarı çizgisini Portekiz Rallisi’nde sürdürdü. Takım, 5 yarıştan oluşan ve Eylül ayında Şili Rallisi ile sona erecek olan Junior WRC sınıfında Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak ile Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandırmayı hedefliyor.