SAĞLIK - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 10:50

’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’

A
A
A
’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’

9-15 Mayıs Dünya Çölyak Haftası kapsamında uzmanlar uyarıyor: Toplumda her 100 kişiden 1’ini etkileyen çölyak hastalığı çoğu zaman sessiz ilerliyor, tanı gecikebiliyor.



Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koruk, Çölyak hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Genetik yatkınlığı olan bireylerde ortaya çıkan bu kronik hastalığın, ince bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini bozduğunu belirten Koruk, erken tanı, doğru diyet ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını vurguladı.


"Gluten hassasiyeti ince bağırsakta kalıcı hasara yol açabiliyor"


Çölyak hastalığının temelinde gluten proteinine karşı gelişen anormal bağışıklık yanıtının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. İrfan Koruk, şu bilgileri verdi:


"Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gliadin ve glutenin proteinlerinden oluşur. Bu proteine karşı gelişen hassasiyet sonucunda ince bağırsakta besin emilimini sağlayan villus adı verilen yapılar düzleşir ve hasar görür. Bu durum vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinin emilememesine neden olarak çok sayıda sistemik soruna yol açabilir."


’’Toplumda görülme sıklığı yüzde 1’e yakın’’


Dünya genelinde çölyak hastalığının görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 olduğunu belirten Koruk, tanı almamış hasta sayısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti:


"Birçok hasta hafif veya atipik belirtiler nedeniyle uzun süre tanı alamayabiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine ve farklı organ sistemlerini etkilemesine neden oluyor."


’’Belirtiler sadece bağırsakla sınırlı değil’’


Çölyak hastalığının çok geniş bir klinik tabloya sahip olduğunu belirten Koruk, belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini söyledi:


"Şişkinlik, kronik ishal veya kabızlık, karın ağrısı, yağlı ve kötü kokulu dışkı gibi sindirim sistemi bulgularının yanı sıra; açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk sık görülür. Bunun dışında demir eksikliği anemisi, kemik erimesi (osteoporoz), boy kısalığı, diş minesi bozuklukları ve kaşıntılı deri döküntüleri gibi bağırsak dışı bulgular da çölyak hastalığının önemli ipuçlarıdır."


Tanı sürecinde doğru zamanlama kritik


Tanı yöntemlerine değinen Prof. Dr. Koruk, şu uyarıda bulundu:


"Kan testleri ile gluten ve bileşenlerine karşı oluşan antikorların ölçülmesi tanıda yol göstericidir. Ancak test öncesinde glutensiz diyete başlanması yanlış sonuçlara neden olabilir. Antikor testi pozitif olan bireylerde kesin tanı için endoskopi ile ince bağırsaktan biyopsi alınması gereklidir."


"Tek tedavi ömür boyu glutensiz diyet"


Çölyak hastalığında ilaç tedavisinin bulunmadığını belirten Koruk, tedavinin temelini beslenme düzeninin oluşturduğunu söyledi:


"Buğday, arpa ve çavdar içeren tüm ürünler kesinlikle tüketilmemelidir. Ekmek, makarna, hamur işleri başta olmak üzere bu tahılları içeren tüm gıdalardan kaçınılmalıdır. Ayrıca işlenmiş gıdalarda gizli gluten bulunabileceği için etiket okuma alışkanlığı büyük önem taşır."


Gizli gluten kaynaklarına dikkat


Glutenin sadece temel gıdalarda değil, birçok işlenmiş üründe de bulunabileceğini vurgulayan Koruk, şu bilgileri paylaştı:


"Hazır çorbalar, bulyonlar, salata sosları, soya sosu, paketli baharat karışımları ve işlenmiş et ürünleri riskli olabilir. Ürün içeriklerinde ‘hidrolize bitkisel protein’, kaynağı belirtilmemiş ‘nişasta’ veya ‘aroma verici’ ifadeleri varsa dikkatli olunmalı, gerekirse üretici firmadan bilgi alınmalıdır."


İçecekler ve yulaf tüketimi konusunda uyarı


"Bira, boza ve malt içeren içecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Yulaf doğal olarak gluten içermese de üretim sırasında buğdayla temas edebileceği için çapraz bulaşma riski taşır. Bu nedenle yalnızca ‘glutensiz’ sertifikalı yulaf ürünleri tercih edilmelidir."


Güvenli gıdalarla sağlıklı beslenmek mümkün


Glutensiz beslenmenin doğru planlandığında sağlıklı bir şekilde sürdürülebileceğini belirten Koruk, şu önerilerde bulundu:


"Pirinç, mısır, patates, kinoa, karabuğday gibi tahıllar; et, balık, yumurta ve baklagiller; katkısız süt ve süt ürünleri; taze sebze ve meyveler güvenle tüketilebilir. Çiğ ve katkısız kuruyemişler de beslenmede yer alabilir."


Çapraz bulaşma ciddi risk oluşturuyor


Ev ortamında bile gluten bulaşmasının bağırsak hasarını tetikleyebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Koruk, şu uyarılarda bulundu:


"Aynı kesme tahtası, tost makinesi, kaşık veya süzgeçlerin kullanılması bulaşmaya neden olabilir. Kavanoz ürünlere glutenli ekmekle temas eden bıçakların sokulması dahi risklidir. Bu nedenle çölyak hastaları için ayrı mutfak ekipmanları kullanılmalı ve maksimum hassasiyet gösterilmelidir."


Dışarıda yemek yerken bilinçli olunmalı


Restoranlarda yemek yerken çölyak hastalığının mutlaka belirtilmesi gerektiğini söyleyen Koruk, "Personelden özel hazırlık talep edilmeli, çapraz bulaşma riski göz önünde bulundurulmalıdır" dedi.


Diyetin dengeli olması önemli


Glutensiz diyetin bazı besin öğeleri açısından yetersiz kalabileceğine dikkat çeken Koruk, şu değerlendirmede bulundu:


"Glutensiz diyet bazen lif, demir ve B vitaminleri açısından fakir olabilir. Bu nedenle sadece paketli glutensiz ürünlere yönelmek yerine, besin değeri yüksek doğal gıdalar tercih edilmelidir."


"Uzman takibi ihmal edilmemeli"


Hastalığın düzenli takip gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koruk, sözlerini şöyle tamamladı:


"Çölyak hastaları mutlaka bir gastroenteroloji uzmanı tarafından izlenmeli, gerekli durumlarda tetkikler ve endoskopik değerlendirmeler yapılmalıdır. Diyete uyumsuzluk durumunda hastalık ilerleyerek farklı organ ve sistemlerde ciddi sorunlara yol açabilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Devrek Belediyesindeki ’yolsuzluk’ davasında ilk duruşma başladı: Sanıklardan "Borç verdik" savunması Zonguldak’ın Devrek Belediyesinde, 2019-2024 yılları arasında yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve zimmet iddialarına ilişkin hazırlanan 30 sanıklı iddianamenin ilk duruşması Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Aralarında eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un da bulunduğu sanıklar, hakim karşısında savunmalarını yaptı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve eski CHP’li Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezalarının istendiği davanın ilk celsesi geniş katılımla başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Tuncay Ulupınar, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Ercan K. katıldı. Rüşvet değil, borç ve mahsuplaşma Duruşmada savunma yapan sanıklar, iddianamedeki para transferlerinin rüşvet değil, "borç ilişkisi", "ticari mahsuplaşma" veya "yardım" olduğunu ileri sürdü. Tutuksuz sanıklardan Zekeriya C., İsmail K.’ya gönderdiği paralar için "Kızı rahatsızdı, borç olarak verdim, elden geri aldım. Belediye ile 50 yıldır çalışıyoruz" dedi. Diğer sanıklar Yunus Kaan D. ve Bircan K. da benzer şekilde paraların borç mahiyetinde olduğunu, kredi kartı ödemeleri veya pos kullanımından kaynaklandığını savundu. Yardım amacıyla gönderilmiş İddianamede yer alan hesap hareketlerine ilişkin ilginç savunmalar da dikkat çekti. Sanık Semih K., Engin K.’ya gönderilen paranın bir kısmının personel ihtiyacı için alınan bir motosikletle ilgili olduğunu, bir kısmının ise ticari mahsuplaşma olduğunu belirtti. SEGBİS ile bağlanan Ercan K. ise rüşvet suçlamasını reddederek, "Annemin vefatı nedeniyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım edilmesi için gönderilen bir paraydı" ifadelerini kullandı. "Ruhsat için para istendi, yatırdım" İsmail Y. isimli sanık, rüşvet iddiasına ilişkin yaptığı savunmada, ruhsat bedeli belirterek, "Ruhsat bedeli istendi, karşılığında ödemeyi yaptım. Vatandaşların belediyeden alacağı olduğunu, mahsuplaşarak ruhsat verileceğini söylediler. Parayı yatırıp dekontları verdim" dedi. Şişli Belediyesi ile yapılan iş sonrası ihale komisyonu üyesi olduğunu söyleyen Sedat K. ise sadece geçici kabul komisyonunda yer aldığını, eksikleri raporladığını savundu. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının ardından duruşmaya 20 dakika ara verdi. Davanın görülmesine sanık savunmalarıyla devam edilecek.
İstanbul Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminde hedef 15 milyar dolar Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirterek, hedefin 15 milyar dolar olduğunu söyledi. Forum kapsamında Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Türkiye-Belçika İş Forumu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul’da düzenlendi. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot, DEİK Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders, Flandre Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve çok sayıda iş adamı katıldı. Forumda, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Avrupa, Asya ve Afrika’nın kavşak noktasındaki stratejik konumuyla Türkiye; 1,3 milyardan fazla tüketicinin bulunduğu bir pazara doğrudan erişim sunmaktadır. Türkiye; genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemiyle küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik merkezine dönüşmüştür. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, küresel ölçekte 16. büyük ekonomi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Bu sağlam ekonomik temel üzerine inşa edilen Türkiye, kendisini giderek küresel yönetişim ve inovasyon için merkezi bir merkez olarak konumlandırmaktadır. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi’ne, Birleşmiş Milletler COP 31. Zirvesi’ne ve Ekim ayında Uluslararası Astronotik Kongresi’ne ev sahipliği yapacaktır" şeklinde konuştu. "İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız" Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, "Güçlü müttefikimiz Belçika ile ikili ticaret hacmimiz istikrarlı bir yükseliş trendi göstermiş ve geçen yıl 9.3 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız. Belçika’nın Türkiye’deki yatırımları yaklaşık 719 Belçikalı şirketle 5 milyar dolara ulaşmış durumda; Türklerin Belçika’daki yatırımları ise yaklaşık 750 milyon dolar değerindedir. Aynı şekilde, Türk şirketleri Belçika’da lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde varlıklarını genişletmektedir. İş birliğimizde güçlü ve büyüyen bir potansiyel gördüğümüz temel stratejik alanlara kısaca değinmek istiyorum. Birincisi, son derece gelişmiş ve küresel düzeyde rekabetçi bir ekosisteme dönüşen Türkiye’nin savunma sanayisidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son 20 yılda neredeyse 40 kat artarak 2002 yılındaki 248 milyon dolardan geçen yıl 10 milyar doların üzerine çıkmıştır. Türkiye, dünyanın en büyük 11. savunma ürünleri ihracatçısı konumundadır. Savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir Belçika ilgisi görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Ordu Tezgahı küçük, gönlü büyük engelli simitçi Ordu’da, geçirdiği trafik kazası sonrası yüzde 85 engelli kalan Murat Altunoğlu, seyyar simit tezgâhında ihtiyaç sahipleri için ’askıda simit’ uygulaması başlattı. İstanbul’da 2018 yılında geçirdiği trafik kazasında 3 akrabasını kaybeden Murat Altunoğlu (60), 70 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra iyileşmeye başladı. Vücudunun büyük kısmında kırıklar bulunan, sol tarafında kısmi felç olan ve iki kalçasında protez bulunan Altunoğlu, bu şekilde çalışamayınca simit satmaya karar verdi. Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan ve seyyar tezgâhında simit satarak geçimini sağlayan engelli simitçi Altunoğlu, başlattığı askıda simit uygulamasıyla parası olmayanlara her gün ücretsiz simit veriyor. Simit tezgâhının üzerine ’askıda simit’, ’bu tezgah hayır tezgahı’ ve ’garip engelli’ yazılı kağıtlar yapıştıran Murat Altunoğlu, günlük ortalama 20 simit verdiğini belirtiyor. "2 çocuğun annesinden simit istemesiyle bu işe başladım" Bir süre önce 2 çocuğun annesinden simit istediğini ve çocuklara ücretsiz simit verdikten sonra uygulamayı başlattığını ifade eden Altunoğlu, "2018 yılında trafik kazası geçirdim, yanımdaki 3 akrabam hayatını kaybetti. Ben 70 gün yoğun bakımda kaldım. Kemiklerim kırık, 2 kalçamda protez var, yürümekte zorlanıyorum. Sol tarafımda kısmi felç var, kollarım kırık. Bu halimle iş yapamadığım için simit satmaya başladım. Engelliyim ve Ordu’da simit sattığım esnada 2 tane çocuk annesine sarıldı ve simit istedi. Onlara ücretsiz verdim ve o günden sonra askıda simit uygulaması başlattım. Artık parası olana da olmayana da simit veriyorum. Bu benim tercihim. İnsanları hayır kurtarır. Herkes paylaşımcı olursa sevinirim" dedi. "Uygulama her gün devam ediyor" Günlük ortalama 20 simidi ücretsiz verdiğini ifade eden Altunoğlu, "Şu ana kadar hiç ücretsiz simit vermediğim gün olmadı. 21 bin lira maaşım var, bir de buradan kazandıklarım oluyor. Çoğu zaman hayır işleri yapıyorum" diye konuştu. "Parası olmayanlar için güzel bir uygulama" Cemalettin Yeniyol isimli müşteri ise kendisinin para karşılığında simit aldığını ancak uygulamanın güzel olduğunu belirterek, "Çok güzel bir uygulama, özellikle parası olmayanlar için. Allah razı olsun" şeklinde konuştu.