MAGAZİN - 21 Mayıs 2023 Pazar 14:48

Usta sanatçı Nuri Sesigüzel son yolculuğuna uğurlandı

A
A
A
Usta sanatçı Nuri Sesigüzel son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul’da 86 yaşında hayatını kaybeden usta sanatçı Nuri Sesigüzel, Teşvikiye Camii’nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

İstanbul’da 86 yaşında hayatını kaybeden usta sanatçı Nuri Sesigüzel, Teşvikiye Camii’nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.


Hayatını kaybeden Türk müziğinin usta ismi Nuri Sesigüzel için Teşvikiye Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, birçok sanatçı ve sevenleri katıldı. Cenazede usta sanatçının ailesi taziyeleri kabul etti.


Cenazeye katılan sanatçı Selahattin Alpay, “Yine büyük mihenk taşlarından ağabeyimi kaybettik. Allah nurlar içinde yatırsın. Her şeyden evvel, sanatının dışında ondan şöyle örnek aldığım bir şey vardır; kişiliği, saygınlığı. Kimseye nasip olmayan bir şöhrete haizdi ama hiçbir zaman şımarmadı maddi ve manevi. Örnek alacağımız insanlardan bir tanesiydi. Hayatını kaybetmeden 15-20 gün önce aramıştım. ’Biraz rahatsızım’ dedi” ifadelerini kullandı.


Sanatçı Mahmut Tuncer ise, “Bir çınardı, abideydi. Halk müziğinin pirinin öldüğünü söyleyebilirim. Allah nur içinde yatırsın. Urfalı olması dolayısıyla bir hemşehrimizi, bir sanat ustasını kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Benim de yakınımdı, ’dayı’ diyorduk. Biz de dayımızı kaybetmiş olduk. Allah mekanını cennet etsin” ifadelerini kullandı.


Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, “Memlekette sanatçıların, mümtaz isimlerin en çok arandığı ve sevildiği zamanların son büyüklerini uğurluyoruz. Allah rahmet eylesin. Bizim içinde yaşadıkları dönem içinde hassasiyet gösterip çizgisini korumaya çalıştıkları sanat ve şahsiyet içinde çok mümtaz bir isimdi. Çok az insandır bu kadar sene sanat hayatında kalan, aralıksız iyiliklerle anılan” şeklinde konuştu.


Cenazede gazetecilere açıklamalarda bulunan Nuri Sesigüzel’in oğlu Mehmet Sesigüzel, “Evimizin direği yıkıldı, çınarımızı kaybettik. Ailecek çok üzgünüz. Uzun süredir tedavi görüyordu kalp yetmezliğinden. Sabaha karşı vefat etti. Tüm sevenlerin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun. Ben kendim zaten saz çalıyorum. Bizim bütün kardeşlerin sesi güzeldir aslında. Biz hep ailecek basın önüne çıkmayı seven bir aile olmadığımız için geri planda kalmayı tercih ettik. Babam da öyle tercih etti. Bizi hiçbir zaman sanat camiasıyla bir araya getirmedi. Onun için de babam bizleri oturttu hepimizi. Beş tane de torun sahibi, hepsi burada. Babamın evlatları olmaktan gurur duyuyoruz. Başımız sağ olsun. Mekanı cennet olsun” dedi.


Nuri Sesigüzel’in cenazesi defnedilmek üzere Büyükçekmece Mezarlığı’na götürüldü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Memduh Büyükkılıç: "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, büyükşehir belediyesi tarafından arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinin verildiğini söyleyerek, "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinde bulundu. Belediye tarafından toplam bin 500 kovan arının dağıtıldığı destek programına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı. 3 bin başvurunun arasında kura ile seçilen 750 üreticiye arılar teslim edildi. Kadir Has Kongre Merkezi otoparkında düzenlenen dağıtıma vatandaşlar erken saatlerde gelerek, sıra aldı. Otoparkın neredeyse tamamı arı desteği almak için alana gelen üreticilerin araçlarıyla doldu. Belediye personelinin de yardımıyla sırası gelen vatandaş arılarını alarak, alandan ayrıldı. Üreticilerin araçlarıyla dolan otopark havadan dronla görüntülendi. Alana gelerek, vatandaşlarla konuşan ve üretimlerinde bereket dileyen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Bugün görüldüğü gibi sabahın erken saatlerin de arılar uyanmadan, güneş doğmadan dağıtımını sağlamak amacıyla vatandaşlarımızın araçlarına yüklemek suretiyle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu yıl 750 vatandaşımıza arıcılık desteğini vermek üzerine çabamızı sürdürdük. Destekten faydalanacak vatandaşlarımızın, ya sertifikası olacak ya Tarım İl Müdürlüğü’nde kaydı olacak ya da bu işin yüksekokulunda mezun olmuş olacak. Önüne gelene arıları dağıtma mantığında bir yaklaşım söz konusu değil. Amacımız üretenin hizmetkarı olmak. Üretenin yanında yer almak. Şükürler olsun, tarım ve hayvancılığa en çok destek veren büyükşehir olarak arıcılıkla ilgili çalışmalarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Vatandaşımız biraz önce söyledi. ‘Arıcılıkta bu hizmeti tek yapan bir belediyeden bahsediyoruz’ diyor. Tarım ve hayvancılıkta ön plana çıkan bir il olmaya başladık. Kayseri denince ticaret ve sanayi akla gelir ama artık tarım ve hayvancılıkta bizde varız mantığı ve anlayışı içerisinde şehrimizi iyi bir noktaya taşımaya özen gösteriyoruz. Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz. Yapılan çalışmalar hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerinde bulundu. Üreticiler de büyükşehir belediyesinin yapmış olduğu üretim desteğinde ötürü ilgililere teşekkür etti.
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.