GENEL - 16 Haziran 2023 Cuma 09:10

Google’ın yeni kararı kumar bağımlılığında artışa neden olabilir

A
A
A
Google’ın yeni kararı kumar bağımlılığında artışa neden olabilir

Geçtiğimiz günlerde kumar uygulamalılarına Türkiye’de artık izin verileceğini duyuran Google’ın bu yeni kararının kumar bağımlılığını arttırabileceğini aktaran Psikiyatrist Prof.

Geçtiğimiz günlerde kumar uygulamalılarına Türkiye’de artık izin verileceğini duyuran Google’ın bu yeni kararının kumar bağımlılığını arttırabileceğini aktaran Psikiyatrist Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, “Bu kumar oyunlarının elimizdeki cep telefonlarında serbest hale gelmesi ile gençlerimiz, evlatlarımız ve vatandaşlarımız bunun pençesine düşecektir. Kumar bağımlılığı kaçınılmaz bir şekilde artar ve tedavisi diğer bağımlılıktan daha zordur” diyerek uyarılarda bulundu.


Geçtiğimiz yıllarda kumar uygulamalarının Play Store’da yayınlanmasına izin vereceğini duyuran Google, geçtiğimiz günlerde de artık Türkiye’de kumar uygulamalarına izin verileceğini aktardı. ‘Bu yeni karar kumar bağımlılığını artırır mı’ sorusu üzerine görüşlerini bildiren Psikiyatrist Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, “Özellikle 18 yaş altı gençlerimiz tehlike altına girer. Bu kadar kolay ulaşılır ve serbest olmaması lazım” diyerek değerlendirmelerde bulundu.


“Her türlü bağımlılık bir hastalıktır”


Her türlü bağımlılığın bir hastalık olarak ele alındığını söyleyen Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, “Madde, kumar, yeme-içme bağımlılığı gibi her türlü bağımlılık aslında bir hastalıktır. Bu sebeple kumar bağımlılığı da literatüre ‘kumar oynama bozukluğu’ adı altında geçer. Kim derdi ki bundan önce internet de zamanla bağımlılık olacak ve hastanelerde internet bağımlılığı polikliniği açılacak. Zaten internet ve bilgisayar kontrolsüz kullanılırsa bağımlılığa yol açıyor. Bir de buna kumarı eklediğiniz zaman artık kumar oynama bağımlılığına dönüşecektir ve birçok aile de sönecektir” dedi.


“Bağımlı olmak biyolojik hastalıklara ve başka bağımlılıklara neden olur”


Bağımlılığın beyni ipotek altına aldığını ve başka bağımlılıkları da tetiklediğini hatırlatan Prof. Dr. Balcıoğlu, “Kişi, kumar bağımlılığında zaman ve para harcar ve kazanma isteği vardır fakat bunu durduramaz. Durdurmadıkça daha fazla kazanacağını düşünerek daha fazla bu işe zaman ve para ayırır. Ayrıca sağlığından da oluyor ve biz buna tolerans artışı diyoruz. Diğer yandan bağımlılık bir süre sonra beynimizde ve vücudumuzda bir takım biyolojik hastalık belirtilerine de yol açıyor. Uykusu, yemesi-içmesi, insan ilişkileri, bozuluyor. Bunun dışında bir süre sonra başka bir başka bağımlılığı da çağrıştırır. Mesela bağımlı olduğu şeye ulaşma imkanı olmadığı zaman gidiyor madde kullanıyor ya da bilgisayar ya da internet bağımlısı olabiliyor gibi” şeklinde konuştu.


“Bağımlılık intihar düşüncesini tetikler, arttırır”


Online olarak oynanabilecek kumar oyunları ile özellikle gençlerin tehlike altında olduğunu ve bu durumun farklı sonuçlar da doğurabileceğini aktaran Balcıoğlu, “intihar” konusuna da dikkat çekti. Balcıoğlu sözlerine şöyle devam etti:


“Biz biliyoruz ki ergenlik döneminde edinilen alışkanlıklar ömür boyu sürer. Ergenlik döneminde intihara teşebbüs de daha fazladır. Bu bağımlılık sonucunda vatandaşlarımız da dahil diğer sosyal problemlerin yanı sıra intihara teşebbüs oranlarının ve düşüncelerinin artacağı da muhakkaktır. Diğer taraftan bu kumar oynama bağımlılığı sebebiyle insanlar ne bulacaksa, hangi maddeyi kullanacaksa onlara da yönelecektir. Kumar oynayan kişi ben sadece vakit geçiriyorum, oyalanıyorum diye düşünebilir bu da onun bu bağımlılığını daha da arttırabilir. Tabi maddi kayıplara da yol açabileceği ve düzeni de bozulacağı için boşanma oranları da artacaktır. Bu parçalanmış aile çocukları da ülkemizin geleceği için bir dert olacağını, en hafif ifadeyle düşünürsek, genel toplumsal bir salgın haline dönüşebilir.”


“Tedavisi diğer bağımlılıklardan daha zordur”


Kumar bağımlılığının diğerlerinden daha zor olduğunu çünkü kişinin bu bağımlılığı kabul etmediğini de aktaran Balcıoğlu, “Bir de kumar oynama bağımlılığının tedavisi var fakat çok zor. Çünkü kişi genellikle bu durumu hastalık olarak kabul etmiyor. Bu yüzden de diğer bağımlı kişiler gibi bizlere gelmezler” dedi.


“Kolay ulaşılabilir ve serbest olmaması lazım”


Son olarak “Bu oyunların serbest olmaması lazım” diyerek özlerini sürdüren Balcıoğlu, “Yukarıdaki ve daha fazla sorunlar, bu oyunların elimizdeki cep telefonlarında serbest hale gelmesi ile bir süre sonra gençlerimiz, evlatlarımız, vatandaşlarımız bunun pençesine düşecek ve sağlıkları bozulacaktır. Tabi arkasından neler gelebileceğini, kriminal anlamda da konuşmak dahi istemeyiz. Tedavisi de çok zor oluğu için biz daha ziyade bağımlı olmadan neler yapabiliriz diye düşünmek gerekir. Öncelikle bu oyunların serbest olmaması lazım. Anne-babalar, sivil toplum kuruluşları ve buna bağlı olarak medya, hepsi beraber el ele verip özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi bu dertten kurtarmanın yollarına bakmalıyız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı Tarihi Rami Kütüphanesi’nde "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali"nin açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" dedi. İstanbul’un en yeni ve önemli kültür mekanlarından biri olan Rami Kütüphanesi, çocukların hayal gücünü sanatla buluşturan büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Emine Erdoğan tarafından açılan "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali", "Resimli Çocuk Kitapları" teması ve "Renkliyse Gerçektir" mottosu ile 25 Nisan - 15 Haziran tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Bienalin açılışına Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. Birbirinden farklı ve tematik enstalasyon, interaktif sergi ve dijital deneyim alanlarının yanı sıra, Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde" temalı deneyim alanı da bienalin dikkat çeken alanları arasında yer aldı. "İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bienal yalnızca bir sanat etkinliği değildir. Aynı zamanda bir hayal kurma alanı, bir öğrenme yolculuğu ve çocuklarımızın dünyayı yeniden yorumladığı bir zemin olarak tasarlanmıştır. ’Renkli ise Gerçek’ sloganıyla yola çıkan bu önemli organizasyon, resimli çocuk kitaplarının iki boyutlu dünyasını üç boyutlu bir deneyime dönüştürerek kitabı yaşayan bir hale büründürmektedir. Bugün burada, çocuklarımız sadece okumuyor; dokunuyor, keşfediyor, sorguluyor ve üretiyor. İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" dedi. "Rami Kütüphanesi’nde bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik" 3 yılda Rami Kütüphanesini ziyaret eden ziyaretçi sayısına değinen Bakan Ersoy, "Avrupa’nın sayılı, ülkemizin ise en büyük kütüphanesi olan Rami Kütüphanesi’ni hayata geçirirken, tam da aslında bunu planlamıştık. Yaşayan kütüphane konseptiyle, 250 yıllık tarihi yapıyı cazibe merkezi haline getirmek. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" şeklinde konuştu. "Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor" Rami Çocuk ve Sanat Bienaline tüm vatandaşları davet eden Bakan Ersoy, "Bienal kapsamında yer alan Dede Korkut temalı alanlar, ’Işıldayan Masallar’ sergisi ve ’Kitabın Serüveni’ gibi deneyim alanları, geçmişten geleceğe uzanan kültürel hafızamızı çocuklarımızla buluşturmaktadır. Bu yönüyle bienal, köklerle bağ kurarken, geleceği de inşa etmektedir. Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor. 300’ün üzerinde atölye, panel ve etkinlikle bu organizasyon, yalnızca çocuklarımızı değil aileleri de kültürel etkinliklerin aktif bir parçası haline getirmektedir. Bu bienalin birçok başlıkta mesajları da olacaktır. Yeşilay iş birliğiyle yürütülen farkındalık çalışmaları ve eğitim projelerini çocuklarımızın sağlıklı ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamasını hedefliyoruz. Bu bienalin bir diğer önemli yönü ise taşıdığı vicdani ve insani mesajdır. Başta Filistin olmak üzere yerinden edilen çocukların yaşadığı acılara dikkat çeken ’Geri Dönüş İstasyonu’, sanatın evrensel diliyle dünyaya güçlü bir çağrı yapmaktadır. Bu çağrı insanlığın ortak vicdanına yöneliktir" diye konuştu. "Kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar" Çocukların kitapla ilgilendiklerinde bakış açılarında değişiklik olacağını söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bir çocuk için kitap, dünyayı tanımanın en zarif yollarından biridir. Çocuk, kelimeleri tam öğrenmeden önce de görerek ve hissederek anlam kurar. Bir karakterin yüzündeki duyguyu, bir rengin içindeki neşeyi, sayfalar arasında kurulan dünyayı fark eder. Böylece kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar. Bir çocuğun eline verilen nitelikli bir kitap; onun iç dünyasına incelik, dikkat, merak ve estetik duyarlılık taşır. Bu nedenle çocuk kitabı, sanatın çocukla kurduğu en erken ve en güçlü temaslardan biridir. Bugün açılışını yaptığımız Çocuk ve Sanat Bienali de tam olarak bu temasın değerini görünür kılıyor" şeklinde konuştu. "Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor" Bakan Göktaş, "Bu Bienal; çocuklarımız için kitabın, sanatın ve ailenin birlikte kurduğu o güçlü dünyaya yeni bir kapı aralıyor. Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor. Sessiz kitaplar sergisiyle çocuklar, kelimelerin ötesinde bir anlatı ile buluşuyor. Büyük ölçekli enstalasyonlar, kitabı ve hayali mekana taşıyor. Diorama alanları, hikayeleri üç boyutlu bir deneyime dönüştürüyor. Atölyeler, çocukları üretimin merkezine yerleştiriyor. Burada her çocuk, kendi hikayesini kurma imkanı buluyor" dedi. "Çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz düzenleme önemli bir adımdır" Bu hafta mecliste 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, "Dijital dünyanın içinde büyüyen çocuklarımızı risklerden korumak için çocuk odaklı, bilinçli ve güvenli bir Dijital yaşam anlayışını esas alıyoruz. Onları dijital risklerden korumak, sağlıklı medya kullanım alışkanlıkları kazandırmak ve dijital haklar konusunda bilinçlendirmek temel önceliklerimizdir. Bu hafta Meclis’te 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdik. Hiç şüphesiz, çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz bu düzenleme önemli bir adımdır" diye konuştu. "Amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" Bienalde bulunan eserlerin çocukların üretkenliğine katkı sağlayacağını belirten Bakan Göktaş, "Artık, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformları çocukları önceleyen bir çerçevede sorumluluk üstlenecek. Yaş doğrulama süreçlerini güçlendirme ve zararlı içeriklere karşı belirli yükümlülükleri yerine getirme konusunda daha etkin bir rol alacak. Bugün bu bienalde gördüğümüz her eser, her atölye ve her hikaye; çocuklarımız için ekranın ötesinde de renkli, üretken ve zengin bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren somut ve güzel bir örnektir. Bizim amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" diye konuştu. Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve alanda bulunan çocuklarla birlikte kesilen kurdele sonrası bienalin açılışı gerçekleşti.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Özgür Özel, "Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezinde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Buluşmasına katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Bugün beş ayrı salonda toplandık. Burada büyükşehrin ilçe belediyeleri vardı. İkinci katta belde belediye başkanlarımız vardı başımızın gözümüzün üstüne. Dördüncü katta illerin ilçe belediyeleri, yedinci katta il belediyeleri, 12’nci katta da büyükşehir belediyeleri vardı. Her bir masa tartıştı, önerdi. Çünkü kötülük durmuyor, plan yapıyor, saldırıyor. Elbette stratejimiz, mitinglerimiz, mücadelemiz, hukuk mücadelemiz devam edecek. Ama onlar nasıl durmuyorlarsa biz de durmayacağız" ifadelerini kullandı. Görüşmelerde herkesin teker teker dinlendiği ve gerekli raporların alındığını belirten Özel, "Bu akşam, yarın, yarın akşam, pazartesi günkü Parti Meclisi’ne yerel yönetimlerden, sizin her birinizin önerileri, talepleri, parlak fikirleri, gördüğü varsa aksaklıklar, düzeltilmesi gereken hususlar hepsi alınıp, Parti Meclisi’nde ve MYK’da çalışılacak" diye konuştu. "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nerede olduğumuzu, nerede durduğumuzu, bundan sonra nasıl duracağımızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Biraz önce söylediğimiz gibi işimize odaklıyız. Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez. En zor dönemde verdi ve herkes şunu bilsin. Öyle bir coğrafyadayız ki; sistemin tamamı bunun için de artık ne varsa, ama gözleyen de millet sonunda. Bu coğrafyanın kendisi belki de coğrafya kader ya. Sistemin tamamı devletin bütün yerleşik gelenekleri, genleri ve milletin ta kendisi, partimizi bir stres ve direnç testine tabi tutmaktadır" açıklamasında bulundu. "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız" Zorluklara karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Özel, şu ifadeleri kullandı: "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte. Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz. Sadece ülkenin değil bütün mazlum milletlerin umudusunuz. 100 yıl önce olduğu gibi, örnek olacağız, tek adamı da yeneceğiz, baskıları kıracağız, hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Bu mücadele bugünün değil, yarının mücadelesidir. Yolunuz açık olsun, hepinizi seviyorum, hepinize güveniyorum. Hepinize sonuna kadar inanıyorum. İyi ki sizinle aynı partideyim, iyi ki sizinle aynı yolda yürüyorum."